Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/2519 E. , 2022/3940 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/2519
Karar No:2022/3940
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Petrol Maden Taahhüt İnşaat Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Kurumu
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Karayolları 3. Bölge Müdürlüğ’ünce 13/06/2018 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen ”Karayolları 3. Bölge Müdürlüğü 33. ve 37. Şube Şeflikleri Yollarında Rutin Yol Bakım, Yapım ve Onarımı İşleri ile Kar ve Buzla Mücadele İşlerinin Yapılması” ihalesine yönelik davacı tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusu üzerine tesis edilen 08/08/2018 tarih ve 2018/UY.II-1485 sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; Mahkemelerinin 22/02/2019 tarihli duruşmasında davacı vekili tarafından; her ne kadar itirazen şikâyet başvurusunda farklı itirazlarda bulunulsa da dava dilekçesinde sadece yaklaşık maliyete ilişkin yapılan itirazın ihale dökümanına yapılmış gibi değerlendirilerek başvuru süresi geçtiğinden bahisle reddine ilişkin işlemin bu kısmı bakımından iptal hükmü kurulmasının talep edildiğinin belirtildiği;
Davacı şirketin 06/06/2018 tarihinde ihale dökümanını satın aldığı ve 13/06/2018 tarihinde gerçekleştirilen ihaleye katıldığı, ihaleye ilişkin 25/06/2018 tarihinde yapılan şikâyet başvurusunun reddi üzerine 05/07/2018 tarihinde, birim fiyat tariflerinde 16 adet iş kaleminin belirlendiği ve not kısmında yol ağı ve satıh durumu ile uygulama projesine atıfta bulunulduğu, ancak ihale dokümanında söz konusu projeye, pursantaja ve yapılacak işlere ilişkin bir bilginin yer almadığı iddiasıyla itirazen şikâyet başvurusunda bulunulduğu, Kurul tarafından, itirazen şikâyet başvurusunda dile getirilen bu iddianın ihale dokümanına yönelik olduğu ve söz konusu iddianın farkına varıldığı veya farkına varılmış olması gerektiği tarihin, anılan istekli tarafından dokümanın satın alındığı 06/06/2018 olduğu, bu tarihten itibaren 10 gün içerisinde ve her halükarda ihale tarihinden 3 iş günü öncesine kadar yapılması gerekirken, idareye şikâyet başvurusunun süresi geçtikten sonra 25/06/2018 tarihinde yapıldığı gerekçesiyle bu iddiaların dava konusu Kurul kararıyla süre yönünden reddedildiği;
Bu durumda, davacı şirket tarafından itirazen şikâyet başvurusunda ileri sürülen, birim fiyat tariflerinde 16 adet iş kaleminin belirlendiği ve not kısmında yol ağı ve satıh durumu ile uygulama projesine atıfta bulunulduğu, ancak ihale dokümanında söz konusu projeye, pursantaja ve yapılacak işlere ilişkin bir bilginin yer almadığına yönelik iddianın ihale dokümanına yönelik bir iddia olduğu anlaşıldığından, itirazen şikâyet başvurusunun süre yönünden reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, birim fiyat tariflerinde yapılacak 16 madde iş kalemi listelenmiş ise de pursantaj oranlarının alt birimlerinin belirtilmediği, yaklaşık maliyet hesaplanırken projedeki iş kalemlerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekirken iş kalemlerinin bir sayılarak tek bir pursantaj oranının belirlendiği ve işin alt icmallerin ve pursantaj dağılımları olmadan farklı imalatlar bir sayılarak yaklaşık maliyetin yanlış hesaplandığı, yaklaşık maliyete denk gelen iş kaleminin ne kadar maliyet oluşturduğu pursantajda belirtilmediğinden bu durumun yaklaşık maliyetin yanlış hesaplanmasına neden olduğu, dokümanda yer almayan ancak atıfta bulunulan projedeki pursantaj dağılımlarının ayrı ayrı değil de bir sayılarak yaklaşık maliyetin yanlış hesaplandığı hususunun ise yaklaşık maliyetin açıklandığı ihale gününde öğrenildiği, iddialarının dokümana yönelik değil yaklaşık maliyetin yanlış hesaplandığına ilişkin olduğu, Mahkemeden yaklaşık maliyetin hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporu alınması talep edildiği hâlde bilirkişi raporu alınmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Kurul kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 02/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.