Danıştay Kararı 13. Daire 2019/2676 E. 2022/4466 K. 29.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2019/2676 E.  ,  2022/4466 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/2676
Karar No:2022/4466

TEMYİZ EDEN (DAVACI): … İletişim Hizmetleri A.Ş.
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Kurumu
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket hakkında 21/03/2012 ile 17/08/2014 tarihleri arasında bir kişi adına açılabilecek hat sayısı sınırına aykırı şekilde 61.320 hat açtığı gerekçesiyle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği’nin 12. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve aynı yönetmeliğin 44. maddesi gereğince 2013 yılı net satışlarının %0.02’si oranında (1.867.855,551TL) idari para cezası uygulanmasına ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının 1. maddesinin, söz konusu işlemin bildirilmesine yönelik … tarih ve … sayılı işlemin, anılan Kurul kararı uyarınca düzenlenen idari para cezası karar tutanağı ve ekindeki tahakkuk fişinin, söz konusu tutanağın bildirilmesine yönelik … tarih ve … sayılı işlemin ve davacı tarafından anılan Kurul kararına karşı 17/12/2015 tarihli dilekçe ile yapılan itirazın zımnen reddine yönelik işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu idari para cezasının 21/03/2012 -17/08/2014 tarihleri arasında bir kişi adına aynı mobil telefon işletmecisi tarafından açılabilecek ön ödemeli bireysel hat sayısına ilişkin sınırlamanın 61.320 hat ile aşılması sebebiyle 15/02/2014 tarihinde yürürlüğe giren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği uyarınca verildiği, bahsedilen ihlâllerin kaç adedinin söz konusu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce, kaç tanesinin sonra olduğu yönünde davalı idarece bir belirleme yapılmadığı, denetimi yapılan dönemin bir kısmının 15/02/2014’ten önceye ilişkin olduğu, dava konusu işlemin ise 15/02/2014 tarihinde yürürlüğe giren Yönetmelik hükmü uyarınca tesis edildiği, her ne kadar eylem tarihleri açıkça davalı idarece belirtilmemiş ise de, denetim tarihi gözetildiğinde bir kısım eylemlerin gerçekleştiği tarih itibarı ile Telekomünikasyon Kurumu Tarafından İşletmecilere Uygulanacak İdari Para Cezaları İle Diğer Müeyyide ve Tedbirler Hakkında Yönetmeliğin yürürlükte olduğu, söz konusu Yönetmelikte işleme esas alınan hükme benzer bir hüküm bulunmadığı, idari para cezalarına ilişkin eylem tarihi itibarı ile yürürlükte olan düzenlemeye göre değerlendirme yapılması gerektiği, bu durumda, davalı idarece idari para cezasına esas alınan 61.320 ihlâlden kaç tanesinin Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce ya da sonra gerçekleştiğine ilişkin bir belirlemenin yapılmadığı, söz konusu eylemlerden bir kısmının anılan tarihten öncesine ilişkin olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde bir kısım eylem tarihi itibarı ile yürürlükte olan düzenlemeye göre idari para cezası verilemeyecek olması sebebiyle, tüm ihlâller için eylem tarihinden sonra yürürlüğe giren mevzuat hükmü gözetilerek tesis edilen idari para cezasına yönelik işlemde, dolayısıyla anılan işlem nedeniyle tesis edilen ve iptali istenilen diğer işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce Dairemizin 27/06/2018 tarih ve E:2018/1415, K:2018/2164 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacı şirket nezdinde yapılan denetimde, 21/03/2012 – 17/08/2014 tarihleri arasında bir kişi adına aynı mobil telefon işletmecisi tarafından açılabilecek ön ödemeli bireysel hat sayısına ilişkin sınırlamanın 61.320 hat ile aşıldığı tespit edildiğinden, bu hâliyle davacı şirketin açık hatlara ilişkin ilgili mevzuata uymaması nedeniyle tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlemin tesisinde dayanak alınan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği’nin 15/02/2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, davacının idari para cezası verilmesine neden olan eylemlerinin ise 21/03/2012 – 17/08/2014 tarihleri arasında gerçekleştiği, Yönetmeliğin yürürlüğe girmesinden sonra da davacının söz konusu eylemlerinin devam ettiği göz önünde bulundurulduğunda, anılan Yönetmeliğin davacıya uygulanmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, kararın gerekçesinin isabetsiz ve çelişkili olduğu, kararda iddiaları karşılanmadığından hak arama ve adil yargılanma hakkının ihlâl edildiği, işlemlerin suç ve cezaların kanuniliği, hukuki güvenlik ve idari işlemlerin geriye yürümezliği ilkelerine aykırı olduğu, yıllara yaygın ihlâl fiillerinin sadece 22.127 adedinin yeni yönetmelik zamanında olduğu, hatların çoğunun savaştan kaçan ve zor durumdaki Suriyeli mültecilerin yoğun talebi ve temel ihtiyaçlarının karşılanması maksadıyla verildiği, yabancılara ait toplam sayısına göre ihlâlin %3 oranında kaldığı, idarenin kanun önünde eşitlik ve işletmeciler arasında ayrım gözetmeme yükümlülüğüne aykırı davrandığı, ihlâl sayısı belirlenirken abone sayısı yerine hat sayısının esas alınmasının öngörülebilirlik, belirlilik ve hukuki güvenlik ilkelerine aykırı olduğu, para cezasının miktarı takdir edilirken mevzuat uyarınca gözetilmesi gereken hususlara dikkat edilmeden fahiş ve orantısız ceza uygulandığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 29/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.