Danıştay Kararı 13. Daire 2019/2837 E. 2022/4177 K. 14.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2019/2837 E.  ,  2022/4177 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/2837
Karar No:2022/4177

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Petrol Nakliyat Gıda İnşaat Sanayi ve
Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … tarih ve … sayılı bayilik lisansı kapsamında faaliyet gösteren davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 03/12/2015 tarihinde yapılan denetimde, davacı şirkete, otomasyon sistemine müdahale edilmesi ve arızalı durumda bulunan tanktan akaryakıt ikmal edilmesi nedeniyle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 80.106,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının ilgili kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; otomasyon sistemine müdahale etme ve arızalı durumda bulunan tanktan akaryakıt ikmal etme fiilinin işlendiği açık ise de, davalı idare tarafından idari para cezasının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulmadığı, ayrıca bu konuda herhangi bir açıklama da getirilmediği görülmüş olup, herhangi bir kriter gözetmeksizin salt takdir yetkisinden hareketle Kanun’da öngörülen üst sınırdan idari para cezası verilmesine ilişkin kararın dava konusu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; dağıtım şirketi ile istasyon otomasyon sistemi arasında akaryakıt alım miktarının farklı olduğu, yazarkasa fişlerinin üzerindeki plaka ve satış bilgilerinin otomasyon sisteminden kontrolü yapıldığında 17 adet plakaya yapılan satışların otomasyon sisteminde görülmediği, tanklara dolumlar ile istasyondaki adalara göre satışların birbirinden farklı olduğu, daha önceki tespitte dinamosunun arızalı olduğu saptanan ve otomasyona göre dolum da yapılmayan ve hâlen dinamosu arızalı olduğu beyan edilen tanktaki yakıt seviyesinin fiziki ölçümde 9 cm eksildiği, dolayısıyla tanktan bir şekilde satış yapıldığı yolundaki tespitler de dikkate alındığında, bu fiilin herhangi bir basit ihmalden kaynaklanmadığı, bu yöntemle mevzuatla yasaklanmış şekilde ticari faaliyet yürütülmeye çalışıldığının anlaşıldığı, bu durumda, fiilin, niteliği itibarıyla kasıtlı bir davranış sonucu gerçekleştiği, idari para cezasına konu olan fiilin niteliği de göz önünde bulundurulduğunda, davalı idarenin 5015 sayılı Kanun’un 19/7. maddesinde belirlenen üst sınır üzerinden takdir hakkını kullanmasında hukuka, adalete, hakkaniyete ve ölçülülük ilkesi yanında 5015 sayılı Kanun’un amaçlarına aykırılık, dava konusu işlemin iptaline dair Mahkeme kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulü ile Ankara 1. İdare Mahkemesi’nce verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı Kanun’un değişik 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7164 sayılı Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu ve 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları Kanunu’nda lehe olacak şekilde değişiklik yapılmış olduğundan, bu mevzuat değişikliği ve Danıştay Onikinci Dairesi’nin 12/02/2013 tarih ve E:2010/1591, K:2013/439 sayılı içtihadı da dikkate alınarak dava konusu işlem gibi değişiklik tarihinden önce davalı idarece verilen cezaların iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 14/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.