Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/3230 E. , 2022/4464 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/3230
Karar No:2022/4464
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … İletişim Hizmetleri A.Ş.
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Kurumu
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN_KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği’nin 25. maddesinin birinci fıkrası ve aynı yönetmeliğin 44. maddesi gereğince 2013 yılı net satışlarının %0.002’si oranında 76.163,62-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlem ile … tarih ve … sayılı yazı ekinde gönderilen idari para cezası karar tutanağı ve dayanağı olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının ikinci maddesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… verilen kararda; dava konusu Kurul kararının 7. maddesinde faturaların kendilerine posta ile gönderilmesini istemeyen abonelerden alınan talebin ispatına yönelik irade beyanlarının Kurul kararının davacı şirkete tebliğinden itibaren 6 ay içerisinde tamamlanması hususunda karar verildiği, bu durumda dava konusu Kurul kararında davacı şirkete eksikliklerin tamamlanması için 6 ay süre verildiği ve eksikliklerin tamamlanmaması hâlinde idarenin yeniden idarî para cezası verebileceği hususları da göz önünde bulundurulduğunda, uyarı yaptırımı ve bu yaptırımın uygulanabilmesi için 44. maddede öngörülen şartlar yönünden yeterli değerlendirme yapılmadan idarî para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce, Dairemizin 27/06/2018 tarih ve E: 2018/1172, K: 2018/2135 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği ile kanuna aykırı olarak getirilen “uyarı” müessesesinin hukukî dayanağı bulunmadığından, 5809 sayılı Kanun hükümlerine göre idari para cezası uygulanmasını gerektiren bir ihlâl ya da fiile, idarenin, kanunda sayılan hafifletici nedenleri gözeterek yine kanunda belirtilen alt ve üst sınır içerisinde para cezası uygulamak dışında, başka bir yaptırım uygulamak ya da hiç yaptırım uygulamamak şeklinde bir takdir yetkisinin olmadığı;
Dosyanın incelenmesinden, davacı şirket hakkında fatura düzenleme ve gönderme yükümlülüğü kapsamında elektronik fatura uygulamaları yönünden inceleme başlatıldığı, yapılan inceleme sonucunda 13/04/2015 tarihli “inceleme sorgusu” ile davacı şirketin mevzuata aykırı fiillerine ilişkin olarak 3 konuda tespitler belirtilerek, … tarih ve … sayılı yazıyla, söz konusu tespit ve değerlendirmelere ilişkin savunmanın 30 gün içerisinde iletilmesinin istenildiği, davacı şirketin 14/05/2015 tarihinde sunduğu savunmasında dava konusu cezai işleme sebep olan hususta, kanal bilgisine ulaşılamayan e-fatura servisi üyeliklerine ilişkin üyelerin üyelik tarihlerinin 2012 ve öncesi tarihlere ilişkin olduğu, arşiv kayıtları üzerinden incelemelere devam edildiği, buradaki durumun abonelerin irade beyanlarının bulunmadığı şeklinde değil, irade beyanlarına ilişkin bilişim sistemlerindeki log kayıtlarına ulaşılamaması şeklinde değerlendirilmesi gerektiğinin, bilişim sisteminden toplu olarak yapılan sorgulama sonucunda kanal bilgisine erişilememesinin irade beyanlarının bulunmadığı anlamına gelmediği, tekil sorgulamalar ve gerekli incelemelerin yapılması hâlinde irade beyanlarını ispatlayabilecek kayıtlara ulaşılabileceğinin ifade edildiği, buna karşın, … tarih ve … sayılı Kurul kararının dava konusu 2. maddesiyle, Elektronik Haberleşme Sektöründe Tüketici Hakları Yönetmeliğinin “fatura düzenleme ve gönderme yükümlülüğü” başlıklı 20. maddesi ve Bilgi Teknoloji ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği’nin “eksik bilgi ve/veya belge verilmesi” başlıklı 25. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; Kasım 2014 dönemine ilişkin olarak faturaların kendilerine posta ile gönderilmesini istemeyen 4.696.341 aboneden 946.954 abone talebine, Kasım 2014 itibarı ile düzenlenmiş faturaların posta ile gönderildiği, ancak daha önce faturaların posta ile gönderilmemesine yönelik talebi alınan ve bu talebinden vazgeçen 21.408 bireysel abone işlemine yönelik irade beyanlarının ispatına dair talebin alındığı kanal bilgisini Kurum tarafından öngörülen süre içerisinde eksiksiz olarak sunamadığından bahisle davacı şirket hakkında bir önceki takvim yılı (2013) net satış tutarının %0,002’si (yüz binde ikisi) oranında 76.163,62 TL idari para cezası uygulanmasına karar verildiği, idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemlerin tesis edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı,
Bu durumda, daha önce faturaların posta ile gönderilmemesine yönelik talebi alınan ve bu talebinden vazgeçen 21.408 bireysel abone işlemine yönelik irade beyanlarının ispatına dair talebin alındığı kanal bilgisini Kurum tarafından öngörülen süre içerisinde eksiksiz olarak idareye sunamadığı tartışmasız olan davacı şirket hakkında, bir önceki takvim yılı (2013) net satış tutarının %0,002’si (yüz binde ikisi) oranında idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, gerekçeli karar hakkının ihlâl edildiği, savunma yazısının ihlâle konu fiile ilişkin olmadığı, usulünce savunmasının alınmadığı, teknik kısıtlar ve sistemden kaynaklanan sorunlar nedeniyle istenilen bilgilerin verilemediği, fahiş ceza uygulandığı, istenilen bilgilerin toplu şekilde raporlanamamasının kendilerinde mevcut olmadığı anlamına gelmediği, lehe olan uyarı cezasının uygulanması gerektiği, işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 29/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.