Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/3533 E. , 2021/5331 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/3533
Karar No:2021/5331
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Akaryakıt Dağıtım Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı ile faaliyet gösteren davacı şirketin, bayisine ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimde, otomasyon sistemine müdahale edildiği, otomasyon sisteminin çalışmadığı ve sistemdeki arızanın giderilmediğinden bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uyarınca 972.717,00-TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına dair Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (Kurul) 11/01/2018 tarih ve 7461-25 sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:2018/2339 sayılı kararda; davacı şirketin bayisi tarafından işletilen akaryakıt istasyonunda otomasyon sitemine müdahale edilerek sağlıklı çalışamaz hâle getirildiği, bu müdahale nedeniyle pompadan satış yapıldığı hâlde tank seviyesinde düşüş olmadığının tespit edildiği, otomasyon sistemine müdahale ederek sağlıklı çalışamaz hâle getiren bayisine yönelik takip, tedbir, denetim ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının 5015 sayılı Kanun’un 7. maddesinin 6. fıkrasını ihlâl ettiği anlaşıldığından, idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 7164 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değiştirilen 5015 sayılı Kanun’un 20. maddesinde yer alan ihtar müessesesinin lehe kanun hükmünde olduğu, davaya konu eylemin niteliği itibarıyla düzeltme imkânı olan fiillerden sayıldığı, akaryakıt dağıtım şirketlerinin bayilerindeki otomasyon sistemini bu piyasada faaliyet gösteren otomasyon firmalarından temin ettiği, yapılan sözleşme gereği şirketlerin bayilerden aldıkları verileri hem dağıtıcı şirkete hem de davalı idareye ilettiği, otomasyon sisteminde arıza olduğuna yönelik otomasyon şirketine veya davacı şirkete bayi tarafından herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, bayiler yada otomasyon firmaları tarafından gerçekleştirilen eylemler nedeniyle dağıtıcı şirketlere ceza verilemeyeceği, davacı şirketin kamusal düzeni veya akaryakıt piyasası düzenini bozan bir eyleminin bulunmadığı, otomasyon sisteminin mevzuata uygun şekilde kurulduğu ve verilerin davalı Kurum’a iletildiği, bayiye ait istasyonda gerekli kontrollerin yapılarak bayinin uyarıldığı, otomasyon verilerinin birbiriyle uyumlu olduğu, bayi tarafından otomasyon sistemine fiziki olarak yapılan müdahale veya yazılıma yapılan müdahale nedeniyle ortaya çıkan aykırılıktan dağıtıcının haberinin olmayacağı ve dolayısıyla aykırılık bildiriminde bulunamayacağı, kaçak akaryakıt satışına engel olmak ve akaryakıt piyasasını denetim altında tutmak görev ve sorumluluğunun davalı Kurum’a ait olduğu, dağıtıcı şirketin bayisine ait istasyona müdahale etme veya otomasyon sistemine bağlı olmaması nedeniyle yaptırım uygulama yetkisinin bulunmadığı, idarî para cezasının üst sınırdan uygulandığı ve fahiş olduğu, ön araştırma ve soruşturma prosedürünün usûlüne uygun şekilde yapılmadığı, isnat edilen eyleme yönelik kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 23/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.