Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/3552 E. , 2022/3801 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/3552
Karar No:2022/3801
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Temizlik Petrol Ürünleri Gıda Tarım Hayvancılık
Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
Vekili : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunda 14/05/2012 tarihinde yapılan denetimde teknik düzenlemeye aykırı akaryakıt ikmal edildiğinin tespit edildiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinin (4) numaralı alt bendi ile aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca 61.638,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce Dairemizin 14/12/2017 tarih ve E:2015/3502, K:2017/3890 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; … Köyü (Parsel:… ) … adresinde … tarih ve … sayılı lisans numarası ile faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunda 14/05/2012 tarihinde yapılan denetimde alınan motorin numunesinin TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nde yapılan analizleri sonucunda hazırlanan 26/06/2012 tarihli rapora göre kükürt oranının 38,1 mg/kg olarak belirlendiği, olması gereken referans sınır değerin ise 10 mg/kg olduğu, bu durumun 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 4. maddesinin 4. fıkrasının (ı) bendine ve Petrol Piyasasında Uygulanacak Teknik Kriterler Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinin 3. fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile aynı Yönetmeliğin 7. maddesinin (d) bendine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi ve 4. fıkrası uyarınca davacı şirket hakkında 61.638-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin işlem tesis edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı,
Uyuşmazlıkta, analiz yapılan laboratuvarın akredite olduğu, analiz sonuçlarının işleme esas alınabileceği, bayilik lisansı sahibi davacı şirketin akaryakıt istasyonunda bulunan motorinde kükürt oranının tebliğde belirlenen normal referans değerlerden yüksek olduğunun görüldüğü, bu durumun teknik düzenlemelere aykırılık teşkil ettiği,
Teknik düzenlemelere uygun olmayan akaryakıt ikmal ettiği akredite laboratuvar analizi sonucu düzenlenen rapor ile saptanan davacı şirket hakkında 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi ve 4. fıkrası uyarınca idarî para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ön araştırma ve soruşturma süreci işletilmediği, akaryakıta müdahale edilmediği ve üzerinde tağşiş yapılmadığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
… Köyü (Parsel:… ) … adresinde … tarih ve … sayılı lisans numarası ile faaliyet gösteren akaryakıt istasyonunda 14/05/2012 tarihinde yapılan denetimde alınan motorin numunesinin TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nde yapılan analizleri sonucunda hazırlanan 26/06/2012 tarihli rapora göre sınır değeri 10 mg/kg olan kükürt oranı, alınan numunede 38,1 mg/kg olarak belirlenmiş, bu durumun 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 4. maddesinin 4. fıkrasının (ı) bendine ve Petrol Piyasasında Uygulanacak Teknik Kriterler Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinin 3. fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile aynı Yönetmeliğin 7. maddesinin (d) bendine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendi ve 4. fıkrası uyarınca davacı şirket hakkında 61.638,00-TL idarî para cezası verilmesine karar verilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun “Lisans sahiplerinin temel hak ve yükümlülükleri” başlıklı 4. maddesinin dördüncü fıkrasının (ı) bendinde, bu Kanun’a göre faaliyette bulunanların; piyasa faaliyetlerinde, Kurul’un belirleyeceği teknik düzenlemelere uygun akaryakıt sağlamakla yükümlü oldukları; işlem tarihinde yürürlükte bulunan 19. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinin (3) numaralı alt bendinde, 4. madde hükümlerinin ihlâli hâlinde, sorumlularına ikiyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verileceği, aynı maddenin dördüncü fıkrasında, bayiler için para cezalarının beşte birinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır.
Petrol piyasasına ilişkin faaliyetler kapsamındaki tesislerin ve piyasaya sunulan petrol ve madenî yağın teknik düzenlemelere ve standartlara uygunluğu ile ilgili usul ve esasların belirlenmesi amacıyla çıkarılan ve 10/09/2004 tarih ve 25579 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Petrol Piyasasında Uygulanacak Teknik Kriterler Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde, akaryakıtın teknik düzenlemelere uygun olmasının zorunlu olduğu; (b) bendinde, ürünlerin öncelik sırasıyla TS veya EN standartlarına veya bu standartlar da yoksa, TSE tarafından kabul gören diğer standartlara uygun olmasının esas olduğu; 7. maddesinin (d) bendinde ise, lisans sahiplerinin akaryakıtı teknik düzenlemelere uygun olarak arz etmekle yükümlü oldukları kural altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu işlem, davacının teknik düzenlemelere aykırı akaryakıt ikmal ettiğinden bahisle tesis edilmiş olup, analize tâbi tutulan motorin numunesi yalnızca “kükürt” parametresi yönünden teknik düzenlemelere aykırı bulunmuştur.
Benzer bir uyuşmazlıkta, Dairemizin E:2010/4463 sayılı dosyasına kayden açılan davada uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için 12/12/2013 tarihli ara kararı ile TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nden, “…diğer bütün parametreler sınır değerlere uygun tutulmak suretiyle sadece kükürt parametresinin sonradan müdahale ile standardının altında veya üzerinde olacak şekilde değiştirilmesinin teknik olarak mümkün olup olmadığı ve saklama koşullarından ve analize başlama süresinden kaynaklanan sebeplerle kükürt parametresinin etkilenip etkilenmeyeceği…” sorulmuş; 07/03/2014 tarihli ara kararı cevabında, kükürt parametresi değerinin sonradan müdahale ile değiştirilmesinin teknik olarak mümkün olup olmadığı hakkındaki bilginin üretici firma olan Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş.’den alınabileceği, kükürt parametresinin laboratuvardaki saklama koşullarından ve analize başlama süresinden kaynaklanan sebeplerden etkilenmediği belirtilmiştir.
TÜBİTAK tarafından verilen bu cevap üzerine Dairemizin anılan dosya üzerinden 28/01/2015 tarihli ara kararı ile TÜPRAŞ’tan ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nden konuya ilişkin bilgi ve belge istenilmiş, ara kararına TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi’nce verilen 13/04/2015 tarihli cevapta, motorin numunelerinde kükürt parametresinin sonradan müdahale ile değiştirilmesinin teknik olarak mümkün olup olmadığının, çalışma konularının dışında olduğu; TÜPRAŞ tarafından verilen cevapta ise, ulusal marker seviyesi geçerli ve özellikleri itibarıyla teknik düzenlemelere uygun bir ürünün, kükürt haricindeki özelliklerini standartların dışında bırakmayacak şekilde sadece kükürt parametresinin belirlenen üst sınır değerinin üzerinde olan bir ürün ile karıştırılması durumunda kükürt parametresinin yüksek sonuç verebileceği teknik olarak mümkün olmakla birlikte, bu durumun farklı bir sebebe bağlı olarak ortaya çıkıp çıkmayacağına yönelik değerlendirmelerinin bulunmadığı ifade edilmiştir.
Akabinde Dairemizin 14/05/2015 tarihli ara kararı ile ODTÜ Petrol Araştırma Merkezi’nden; ulusal marker seviyesi geçerli çıkan ve yalnızca “kükürt” parametresi teknik düzenlemelere aykırı bulunan numunenin, diğer bütün parametreler sınır değerlere uygun tutulmak suretiyle sadece kükürt parametresinin sonradan müdahale ile standardının altında veya üzerinde olacak şekilde değiştirilmesinin teknik olarak mümkün olup olmadığının ve bu durumun farklı bir sebebe bağlı olarak ortaya çıkıp çıkmayacağının, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi ve TÜPRAŞ tarafından ara kararlarımıza verilen cevaplardaki değerlendirme farklılıklarının neden kaynaklanabileceğinin sorularak, analiz raporu, ara kararları ve ara kararlarına verilen cevapların bir bütün olarak değerlendirilmesi suretiyle konuya ilişkin ayrıntılı açıklama yapılmasının istenilmesine karar verilmiş; ODTÜ Petrol Araştırma Merkezi’nin 05/08/2015 tarihli cevabında, “…bahse konu numunenin alım tarihi olan 11/06/2009’da 29/11/2008 tarih ve 27069 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Motorin Türlerinin Üretimi, Yurtdışı ve Yurtiçi Kaynaklardan Temini ve Piyasaya Arzına İlişkin Teknik Düzenleme Tebliği (Akaryakıt Seri No:1)’nin yürürlükte olduğu, bu tarihte piyasada kırsal motorinin de bulunabileceği, yüksek kükürtlü kırsal motorin ile düşük kükürtlü motorin karıştırılmış ise elde edilen ürünün kükürt parametresinin standardın üzerinde olacak şekilde değişmesinin teknik olarak mümkün olabileceği değerlendirilmektedir.” şeklinde açıklama yapıldığı görülmüştür.
Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, kükürt parametresine ilişkin numune alınan yakıt tankında, yüksek kükürtlü kırsal motorin ile düşük kükürtlü motorin karıştırılmış ise elde edilen ürünün kükürt parametresinin standardın üzerinde olacak şekilde değişmesi mümkün olmakla birlikte, eğer böyle bir karıştırma işlemi yapıldı ise diğer parametrelerde de sınır değerlerine aykırılık olması beklenecektir.
Uyuşmazlık konusu olayda, davacıya ait akaryakıt istasyonundan alınan numunenin analizi sonucunda düzenlenen motorin muayene raporunda, analizi yapılan akaryakıtın ulusal marker seviyesinin geçerli olduğunun ve kükürt parametresi dışındaki diğer tüm parametrelerin teknik düzenlemelere uygun bulunduğunun tespit edildiği, ayrıca, davacının akaryakıta müdahale ettiğine ilişkin somut bir tespite de yer verilmediği görülmektedir.
Bu durumda, akredite laboratuvarlar tarafından verilen görüşler de göz önünde bulundurulduğunda, numunenin ulusal marker seviyesinin geçerli olması, sadece kükürt parametresinin teknik düzenlemelere aykırı çıkması, diğer parametrelerin uygun bulunması ve davacının numune alınan akaryakıta bir müdahalesinin olduğuna ilişkin somut bir tespitin de bulunmaması karşısında, davacının, lisans sahiplerinin akaryakıtı teknik düzenlemelere uygun olarak arz etme yükümlülüğünü yerine getirmediğinden söz etmeye imkân bulunmadığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 25/10/2022 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
(X) GEREKÇEDE KARŞI OY :
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun “Çeşitli Hükümler” başlıklı İkinci Kısmının “Cezalar, İdarî Yaptırımlar, Dava Hakkı, Yönetmelik ve Yürürlükten Kaldırılan ve Uygulanmayacak Hükümler” başlıklı Birinci Bölümünde yer alan “İdarî Para Cezaları” başlıklı 19. maddesinde idarî para cezaları ile ilgili düzenlemelere yer verilmiş; “Ön Araştırma, Soruşturma ve Dava Hakkı” başlıklı 21. maddesinde ise, Kurulun re’sen veya kendisine intikal eden ihbar veya şikâyetler üzerine doğrudan soruşturma açılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için ön araştırma yapılmasına karar vereceği belirtilmiştir.
Aktarılan bu Kanun hükümlerine göre, Kurulun idarî para cezası verilmesini gerektiren hâllerle ilgili olarak re’sen veya kendisine intikal eden ihbar veya şikâyetler üzerine doğrudan soruşturma açılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için ön araştırma yapılmasına karar vermesi gerektiği açıktır.
Öte yandan, 21. maddenin başlığında ve içeriğinde 19. maddede öngörülen idarî para cezasını gerektiren hâllerin ön araştırma veya soruşturma zorunluluğundan muaf tutulduğuna dair hiçbir ifadeye yer verilmediğinden, 21. maddede tüm idarî cezaları için zorunlu tutulan idarî usulün, 19. maddede öngörülen idarî cezalar için de uygulanmasının yasal bir yükümlülük olduğu ortadadır.
Keza, modern idare hukuku uygulamalarında kişilere idarî ceza verilmeden önce idarî soruşturma yapılması ve cezanın bir soruşturma sonucu verilmesi “idarî usul” kurallarının önemli bir kısmını oluşturmakta olup, regülasyon otoritelerinin verdiği idarî cezalarda bu uygulama çok daha belirgindir.
Nitekim, 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinde 28/03/2013 tarih ve 6455 sayılı Kanun’un 44. maddesiyle yapılan değişiklik ile, idarî para cezalarının, ön araştırma veya soruşturma aşamasının tamamlanmasından sonra Kurul tarafından en geç üç ay içinde karara bağlanacağı kuralı getirilmiştir.
Bu itibarla, 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinde düzenlenen idarî para cezasını gerektiren hâllerin gerçekleştiğinin Kurul tarafından re’sen belirlenmesi veya bu konuda Kurula ihbar veya şikâyetlerin intikal etmesi üzerine Kurul tarafından doğrudan soruşturma açılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için ön araştırma yapılmasına karar verilmesi zorunlu olmasına rağmen, davacı şirket hakkında ön araştırma veya soruşturma yapılmadan idarî para cezası uygulanmasına ilişkin Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığından Mahkeme kararının belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği oyu ile gerekçe yönünden karara katılmıyorum.