Danıştay Kararı 13. Daire 2019/3676 E. 2022/3797 K. 25.10.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2019/3676 E.  ,  2022/3797 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/3676
Karar No:2022/3797

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVACI) … Petrol A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Dağıtıcı lisansı sahibi olan davacı tarafından, 20/03/2005 tarihinden itibaren lisans sahibi olmaksızın bayilik faaliyetinde bulunan gerçek ve tüzel kişilere akaryakıt ikmali yapıldığından bahisle 5015 sayılı Kanun’un 19/3. maddesi uyarınca 111 ayrı bayinin her biri için ayrı ayrı olmak üzere toplamda 5.550.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce Dairemizin 14/12/2017 tarih, E:2015/1615, K: 2017/3816 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirket tarafından bayilik lisansı bulunmayan gerçek veya tüzel kişilere 20/03/2005 tarihinden sonra akaryakıt ikmali yapıldığından bahisle 5015 sayılı Kanun’un 7. maddesinin ikinci fıkrasının ihlâl edildiği sonucuna ulaşılarak, aynı Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının a/4 bendi uyarınca idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı kararın iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 29/12/2008 tarih ve E:2006/4287, K:2008/8369 sayılı kararı ile; dağıtıcı lisansı sahiplerinin bayilik lisansı olmayan gerçek veya tüzel kişilere akaryakıt ikmali yapmasını yasaklayan ve bunu yaptırıma bağlayan bir düzenlemeye yer verilmediği, davacının eyleminin Kanun’un ceza veya yaptırım gerektiren bir başka maddesini ihlâl etmesi halinde, davacının eylemine uyan madde gereğince cezalandırılacağının açık olduğu gerekçesiyle Kurul kararının iptaline karar verildiği, anılan kararın temyiz incelemesinde, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 14/11/2012 tarih ve E:2019/617, K:2012/1883 sayılı kararı ile; “5015 sayılı Yasa’nın 7. maddesinin ikinci fıkrasında dağıtıcı lisansı sahiplerinin bayilik lisansı olmayan gerçek ve tüzel kişilere akaryakıt ikmali yapmasının yasak olduğuna ilişkin bir hükme yer verilmediğinden, davacıya verilen idari para cezasında dayanağı Yasa hükmüne ve hukuka uyarlık görülmemiştir. Ancak, davacı şirket, davalı idarenin 04/04/2005 ve 12/04/2005 tarihli yazılarıyla lisansı bulunmayan bayilerine akaryakıt ikmali yapmaması konusunda uyarılmasına karşın, anılan bayilere akaryakıt ikmaline devam ettiğinden, bu fiillerin Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Kanun’un getirdiği yükümlülüklere uymamak” kapsamında değerlendirilerek, 12/04/2005 tarihli yazının tebliğinden itibaren ikmalde bulunduğu lisanssız her bir bayi için ayrı ayrı para cezası uygulanması gerektiği de açıktır.” gerekçesine yer verilerek Danıştay 13. Dairesi’nin anılan kararının onanmasına karar verildiği, bu kararın karar düzeltme incelemesinden geçerek kesinleştiği, davalı idarece, Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 29/12/2008 tarih ve E:2006/4287, K:2008/8369 sayılı kararı uyarınca 12/04/2005 tarihli yazının tebliğ tarihi olan 17/04/2005 tarihinden sonra 111 adet gerçek ve tüzel kişiye akaryakıt ikmali yapıldığından bahisle 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacı şirketin her bir ikmal için 50.000,00-TL tutarında olmak üzere toplam 5.550.000,00-TL idari para cezası ile cezalandırılması üzerine bakılan davanın açıldığı,
Uyuşmazlıkta her ne kadar davacı şirketin 12/04/2005 tarihli yazının tebliğ tarihi olan 17/04/2005 tarihinden sonra 111 adet gerçek ve tüzel kişiye akaryakıt ikmali yaptığının yargı kararı ile sabit olduğu görülse de, dava konusu idari para cezasına esas alınan Kanun hükmünde, Kanun’un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca elli milyar Türk Lirasına kadar idarî para cezası verileceğinin belirtildiği, davacı şirket tarafından bayilere yapılan her bir ikmal için 50.000,00-TL olmak üzere toplam 5.550.000,00-TL idari para cezası verildiği,
Mevzuat hükümleri ve olayın birlikte değerlendirilmesinden, davalı idare tarafından, idarî para cezasının hangi nedenle üst sınırdan verildiğinin somut bilgi ve belgelerle ortaya konulamadığı, ayrıca bu konuda herhangi bir açıklama da getirilmediği gözönünde bulundurulduğunda, herhangi bir kriter gözetilmeksizin salt takdir yetkisinden hareketle Kanun’da öngörülen üst sınırdan idarî para cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, her ne kadar Mahkeme kararı neticesi itibarıyla lehlerine ise de, ilgili kararın gerekçesinin eksik olduğu, hakkında yaptırım uygulanan bazı bayilerin eylem tarihinde bayilik lisansına sahip olduğu, soruşturmanın usulüne uygun yapılmadığı, söz konusu hususlar da değerlendirilmek suretiyle Mahkeme kararının temyiz dilekçesinde belirtilen hususlar eklenerek gerekçeli olarak onanması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, davacıya isnat edilen fiilin sabit olduğu, caydırıcılık sağlamak amacı ile takdir yetkisi kapsamında dava konusu yaptırımın uygulandığı, Mahkeme kararının bu yönüyle hukuka aykırı olduğu, öte yandan, Kanun hükmü gereği harçtan muaf olduklarından aleyhlerine harca hükmedilmesinin de hukuka aykırı olduğu belirtilerek Mahkeme kararının bozulması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirket tarafından bayilik lisansı bulunmayan gerçek veya tüzel kişilere 20/03/2005 tarihinden sonra akaryakıt ikmali yapıldığından bahisle 5015 sayılı Kanun’un 7. maddesinin ikinci fıkrasının ihlâl edildiğinden bahisle aynı Kanun’un 19. maddesi uyarınca idarî para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı kararın iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 29/12/2008 tarih ve E:2006/4287, K:2008/8369 sayılı kararı ile; dağıtıcı lisansı sahiplerinin bayilik lisansı olmayan gerçek veya tüzel kişilere akaryakıt ikmali yapmasını yasaklayan ve bunu yaptırıma bağlayan bir düzenlemeye yer verilmediği, davacının eyleminin Kanun’un ceza veya yaptırım gerektiren bir başka maddesini ihlâl etmesi halinde, davacının eylemine uyan madde gereğince cezalandırılacağının açık olduğu gerekçesiyle Kurul kararının iptaline karar verilmiştir.
Anılan kararın temyiz incelemesinde, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 14/11/2012 tarih ve E:2019/617, K:2012/1883 sayılı kararı ile; “5015 sayılı Yasa’nın 7. maddesinin ikinci fıkrasında dağıtıcı lisansı sahiplerinin bayilik lisansı olmayan gerçek ve tüzel kişilere akaryakıt ikmali yapmasının yasak olduğuna ilişkin bir hükme yer verilmediğinden, davacıya verilen idari para cezasında dayanağı Yasa hükmüne ve hukuka uyarlık görülmemiştir. Ancak, davacı şirket, davalı idarenin 04/04/2005 ve 12/04/2005 tarihli yazılarıyla lisansı bulunmayan bayilerine akaryakıt ikmali yapmaması konusunda uyarılmasına karşın, anılan bayilere akaryakıt ikmaline devam ettiğinden, bu fiillerin Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “Kanun’un getirdiği yükümlülüklere uymamak” kapsamında değerlendirilerek, 12/04/2005 tarihli yazının tebliğinden itibaren ikmalde bulunduğu lisanssız her bir bayi için ayrı ayrı para cezası uygulanması gerektiği de açıktır.” gerekçesine yer verilerek Dairemizin anılan kararının belirtilen gerekçeyle onanmasına karar verilmiş, bu karar karar düzeltme incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.
Davalı idarece, anılan yargı kararları uyarınca davacı şirkete 12/04/2005 tarihli yazının tebliğ tarihi olan 17/04/2005 tarihinden sonra 111 adet gerçek ve tüzel kişiye akaryakıt ikmali yapıldığından bahisle 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 3. fıkrası uyarınca her bir ikmal için 50.000,00-TL tutarında olmak üzere toplam 5.550.000,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararı tesis edilmiş, söz konusu Kurul kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 1. maddesinde; “Bu Kanunun amacı; yurt içi ve yurt dışı kaynaklardan temin olunan petrolün doğrudan veya işlenerek güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerinin şeffaf, eşitlikçi ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi için yönlendirme, gözetim ve denetim faaliyetlerinin düzenlenmesini sağlamaktır. Bu Kanun; petrole ilişkin piyasaların sağlıklı ve düzenli işlemelerinin sağlanmasına ve geliştirilmesine yönelik; düzenleme, yönlendirme, gözetim ve denetim işlemlerini kapsar. ” hükmü, 2. maddesinde; “Akaryakıt istasyonu: Dağıtıcı veya bunlarla tek elden satış sözleşmesi yapmış bayilerce ilgili mevzuata uygun (teknik, kalite ve güvenlik) olarak kurulup, bir veya farklı alt başlıktan birer akaryakıt dağıtıcısının tescilli markası altında faaliyette bulunan ve esas itibarıyla araçların akaryakıt, madeni yağ, otogaz LPG, temizlik ve ihtiyarî olarak bakım ile kullanıcıların tüplü LPG hariç diğer asgarî ihtiyaçlarını karşılayacak imkânları sunan yerleri (…), Bayi: Bayilik faaliyeti için gerekli donanıma sahip gerçek ve tüzel kişileri, Bayilik: Karşılıklı yükümlülüklerin ekinde fizibilite olan bir sözleşmeye bağlanarak akaryakıt dağıtım şirketleri tarafından gerçek ve tüzel kişilere akaryakıtın kullanıcılara ikmali yetkisi verilmesi işlemini, Dağıtıcı: Akaryakıt dağıtım yetkisi olan ve lisansına işlenmesi halinde depolama, taşıma, ihrakiye ve madeni yağ üretimi işlemleri yapabilen sermaye şirketini, Dağıtım: Serbest kullanıcılara akaryakıt toptan satışı ve ikmali dahil bayilere akaryakıt satış ve ikmal faaliyetlerinin bütününü, (…) ifade eder.” hükmü, 7. maddesinde; “Dağıtıcı lisansı sahipleri, akaryakıt olarak tanımlanan ürünlerin dağıtım hakkına sahip olur. Dağıtıcı lisansı sahipleri, kendi mülkiyetlerindeki veya sözleşmelerle oluşturacakları bayilerinin istasyonlarına akaryakıt dağıtımının yanı sıra, serbest kullanıcılara akaryakıt toptan satışı ve depolama tesislerinin yakınındaki tesislere boru hatları ile taşıma faaliyetlerinde bulunabilir. Dağıtıcılar başka akaryakıt dağıtıcılarının bayilerine dağıtım yapamazlar.” hükmü, eylem tarihinde yürürlükte bulunan 19. maddesinin 3. fıkrasında; “Yukarıda belirtilenlerin dışında kalan ancak Kanunun getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca elli milyar Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir.” hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdarî para cezasına konu eylem nedeniyle verilecek idarî para cezasına ilişkin düzenlemenin yer aldığı Kanun maddesinde idarî para cezası için üst sınır belirlenmiş olması ve idarenin takdir yetkisini üst sınırdan kullanarak idarî para cezası vermesi uyuşmazlığa neden olmuştur.
Davacı şirket tarafından idarece yapılan uyarıya rağmen çok sayıda lisansız bayiye akaryakıt ikmaline devam edildiğinin tespit edilmesi üzerine her bayii için ayrı ayrı olmak üzere toplam 5.500.000,00-TL idarî para cezası uygulandığı anlaşılmaktadır.
Petrol piyasasına ilişkin düzenlemeler yapmak Kurul’un görevleri arasındadır. Kurul görevini yerine getirirken, tüketicileri ve diğer piyasa aktörlerini korumak ve piyasa faaliyetlerinin yapılan düzenlemelere uygun bir şekilde devamının sağlanması için gerektiğinde yaptırım uygulayabilmektedir. Dağıtıcı lisansı sahibi davacı şirketin, sektörde faaliyet gösteren tüm dağıtıcı lisansı sahiplerinin uymakla yükümlü oldukları ve ilgili mevzuat ile belirlenen usul ve esaslara göre faaliyet göstermediği ve kuralları ihlâl ettiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle sabit olduğu anlaşılan eylemin ağırlığı ve yürütülen faaliyetin niteliği göz önüne alınarak Kanun’da öngörülen üst sınırdan idarî para cezası uygulanması yönünde idarece takdir yetkisinin kullanılmış olmasında ölçülülük ilkesine aykırılık görülmemiştir.
Öte yandan, davacı tarafından dava konusu işleme mesnet bazı bayilerin eylem tarihinde lisans sahibi olduğu, buna rağmen gerekli inceleme ve araştırma yapılmaksızın karar verildiği yönündeki ısrarcı iddialarının da araştırılarak karşılanması gerektiği açıktır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
4. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.