Danıştay Kararı 13. Daire 2019/4067 E. 2022/4076 K. 08.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2019/4067 E.  ,  2022/4076 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/4067
Karar No:2022/4076

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

2- (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının yönetim kurulu üyeliğini yaptığı … Tütün San. Tic. A.Ş. unvanlı şirkete 4733 sayılı Kanun uyarınca Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK) tarafından verilen 171.696,00 TL tutarındaki idari para cezasının şirketten tahsil edilememesi nedeniyle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un mükerrer 35. maddesi uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla adına düzenlenen … tarih ve … ana takip dosya numaralı ödeme emrinin … kodlu ve … konulu 87. sırasında bulunan 171.696,00-TL tutarındaki kısmının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan … Tütün San. ve Tic. A.Ş.’nin 171.696,00 TL idari para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle şirket tarafından … İdare Mahkemesi’nin E:…, E:… ve E:… sayılı dosyalarında davalar açıldığı ve yapılan yargılama sonunda söz konusu idari yaptırım kararının 114,464,00 TL’lik kısmının iptal edildiği, 57.232,00 TL’lik kısmına ilişkin davanın ise reddedildiğinin görüldüğü, bu durumda, davacının uyuşmazlığa konu ödeme emrinde belirtilen idari para cezasının verilip tebliğ edildiği yani kamu alacağının doğduğu tarihte kanuni temsilci sıfatının bulunduğu, şirket tüzel kişiliğinden tahsil imkânı da kalmadığı anlaşılan kamu alacağından davacının sorumlu olduğu açık olmakla birlikte, … İdare Mahkemesi’nce verilen iptal kararları ile idari para cezasının 114.464,00-TL’lik kısmının hukuka aykırı olduğu tespit edildiğinden, bu cezanın tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin 114.464,00-TL’lik kısmında hukuka uygunluk, 57.232,00-TL’lik kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin kısmen iptaline, kısmen davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu istinaf başvurusunda bulunan taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davanın kabule ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı; Davacı tarafından, ödeme emrine konu fiillerle bir ilgisinin olmadığı, dava konusu ödeme emri kapsamındaki borçların şirkette yönetim kurulu üyesi olduğu döneme ait olmadığı, bu nedenle sorumlu tutulamayacağı, bu konuda uygulanan haciz işleminin iptal edildiği, asıl borçlu şirketin hâlen faal olduğu ve borçların şirketten tahsil edilebileceği, şirketin mal varlığına yönelinmesi gerekirken bu konuda hiçbir işlem yapılmadığı, ödeme emrinin tamamının iptali gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
… San. ve Tic. A.Ş.’ye 24/06/2009-04/10/2010 tarihleri arasında fabrika kurma izni bulunup üretim izni bulunmadan sarma sigara tütünü üretip satmak ve … İşletmeleri A.Ş. (…)’nin kullandığı ambalajla ve söz konusu ambalaj aynı kalmak suretiyle poşet ağzında … ibaresi bulunan “…” tütünü üretip satmak eylemleriyle 4733 sayılı Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 8. maddesinin 5. fıkrasının (c) bendini, ayrıca yapılan denetimlerde Kurum’a yanlış ve yanıltıcı bilgi veya belge verdiği tespit edildiğinden aynı Kanun’un 8/5-a maddesini ihlâl ettiğinden bahisle Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile her bir eylemi için ayrı ayrı 57.232,00-TL olmak üzere toplam 171.696,00-TL idari para cezası uygulanmıştır.
Bu karar 25/07/2012 tarihli yazı ile 06/08/2012 tarihinde şirket daimi çalışanına tebliğ edilmiş, … tarih ve … sayılı yazıyla, davalı idareye anılan işlemin tebliği üzerine herhangi bir ödeme yapılmadığı ve itiraz yoluna gidildiğine dair herhangi bir bilgi belgeye de ulaşılamadığı, bu nedenle idari para cezasının kesinleştirildiği ve 6183 sayılı Kanun uyarınca tahsil edilmesi gerektiği bildirilmiştir.
Akabinde, 28/01/2013 tarihinde anılan borç şirket adına tahakkuk ettirilerek aynı tarihli ve … takip numaralı ödeme emri düzenlenmiş ve 08/02/2013 tarihinde şirket çalışanlarına tebliğ edilmiştir. Kesinleşen amme alacağının tahsili için farklı tarihlerde şirket adına haciz varakaları düzenlenerek şirketin il ve ülke çapında mal varlığı araştırmasında söz konusu alacağın tespit edilen mal varlığından tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine, şirketin muhtelif kamu alacaklarının tahsili amacıyla 02/04/2012-16/11/2012 tarihleri arasında şirketin yönetim kurulu üyesi olan davacı adına 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla … tarih ve … ana takip dosya numaralı ödeme emri düzenlenerek tebliğ edilmiştir.
Söz konusu ödeme emrinin TAPDK’nın … tarih ve … sayılı kararı ile verilen 171.696,00 TL tutarındaki idari para cezasına ilişkin kısmının iptali istemine yönelik olarak bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un Mükerrer 35. maddesinde, “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.
” kuralı yer almaktadır.
Aynı Kanun’un işlem tarihinde yürürlükte bulunan hâliyle 55. maddesinde, kamu alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde ise, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabileceği kurala bağlanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Yönetim ve Temsil” başlıklı 365. maddesinde, “Anonim şirket, yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur. Kanundaki istisnai hükümler saklıdır.”; “Yönetimin Devri” başlıklı 367. maddesinde, “Yönetim kurulu esas sözleşmeye konulacak bir hükümle, düzenleyeceği bir iç yönergeye göre, yönetimi, kısmen veya tamamen bir veya birkaç yönetim kurulu üyesine veya üçüncü kişiye devretmeye yetkili kılınabilir. Bu iç yönerge şirketin yönetimini düzenler; bunun için gerekli olan görevleri tanımlar, yerlerini gösterir, özellikle kimin kime bağlı ve bilgi sunmakla yükümlü olduğunu belirler. Yönetim kurulu, istem üzerine pay sahiplerini ve korunmaya değer menfaatlerini ikna edici bir biçimde ortaya koyan alacaklıları, bu iç yönerge hakkında yazılı olarak bilgilendirir. (2) Yönetim, devredilmediği takdirde, yönetim kurulunun tüm üyelerine aittir.”; “Özen ve Bağlılık Yükümlülüğü” başlıklı 369. maddesinde ise, “Yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişiler, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altındadırlar.” kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Hukuk düzenince tüzel kişilik vasfı tanınan ticarî şirketlerin hukukî iş ve işlemleri, bunlar adına bunların idaresinden sorumlu gerçek kişiler tarafından yapılır. Şirketin kanunî temsilcisi sayılan bu gerçek kişiler; temsil ettikleri tüzel kişiliğin hukukî işlemlerini yürütmek, personelini ve mal varlığını idare etmek, yatırım ve faaliyetlerinin yönünü tayin etmek, iktisadî ve mâlî durumunun gerektirdiği tedbirleri almak gibi imkân ve kudreti haizdirler. Bununla bağlantılı olarak, şirketin kamusal ödevlerini ifa etmek ve kamuya olan borçlarını kanunî süreleri içinde ödemek de kanunî temsilcinin temel ödevleri arasındadır.
Kanunî temsilci, kamu alacağının doğmasına yol açan işlem veya fiilin nihaî sorumluluğunu taşıyan kişi olup sahip olduğu imkân ve gücü kullanarak, alacağı doğuran işlem veya fiilin ortaya çıkmasını önleyebilecek veya doğan kamu alacağının ödenmesini temin edebilecek en etkin konumdaki kişidir. Bu nedenle, ticarî şirketleri yöneten, şirketi temsilen iş ve işlemler yapan ve zararı doğuran olayın gerçekleştiği tarihte görev yapan kanunî temsilci, kamu alacağının doğmasına yol açan işlem veya fiilin sorumluluğunu taşıyan kişi olduğundan ve sahip olduğu imkân ve gücü kullanarak, alacağı doğuran işlem veya fiilin ortaya çıkmasını önleyebilecek en etkin kişi konumunda bulunduğundan, şirketten tahsil imkânı bulunmayan kamu alacaklarından müteselsil sorumluluk esasına göre sorumlu tutulması gerekmektedir.
Bu amaç doğrultusunda 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesinde, amme alacaklarının tahsili bakımından kanunî temsilcilerin sorumluluğu düzenlenmiştir. Bu madde gereğince bir tüzel kişiden tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tamamen veya kısmen tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından tüzel kişinin kanunî temsilcisi sorumlu tutulabilecektir. Ancak bunun için söz konusu amme alacağının kesinleşmesi sonrasında öncelikle şirketten tahsile çalışılması, tahsil edilememesi veya edilemeyeceğinin anlaşılması hâlinde ikinci derecede sorumlu kanunî temsilciye yönelinmesi gerekmektedir.
Dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan …San. ve Tic. A.Ş.’nin 171.696,00-TL idarî para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle anılan şirket tarafından … İdare Mahkemesi’nde E:… ve E:… sayılı davaların açıldığı, yapılan yargılama sonunda söz konusu idarî yaptırım kararının 4733 sayılı Kanun’un 8/5-c bendi uyarınca uygulanan 1 . ve 2. bendindeki 57.232,00-TL’lik para cezalarının iptal edildiği, iptal kararlarının Dairemizin 11/10/2019 tarihli ve E:2014/4800, K:2019/3027 sayılı ve E:2014/4891, K:2019/3028 sayılı kararlarıyla onandığı ve karar düzeltme aşamasından geçerek kesinleştiği, anılan kararın 3. bendinde yer alan 4733 sayılı Kanun’un 8/5-a bendi uyarınca verilen 57.232,00-TL’lik idarî para cezasına yönelik davanın ise …. İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedildiği ve temyiz edilmeden kesinleştiği görülmektedir.
Dava konusu ödeme emrine konu borcun ödenmesi gereken tarihte kanunî temsilci olan davacının söz konusu amme alacağının ödenmesinden sorumlu olduğu, ancak kanunî temsilcinin 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesi uyarınca sorumlu tutulması için, kamu alacağının doğduğu ya da ödenmesi gerektiği zamanda kanunî temsilci olarak görev yapması yeterli ise de, dava konusu … tarih ve … ana takip dosya numaralı ödeme emrinin 9033 kodlu ve TAPDK konulu 87. sırasında bulunan 171.696,00-TL tutarındaki amme alacağının dayanağı olan idarî para cezalarından 114.464,00-TL’lik kısmın Mahkeme kararıyla iptal edildiği görüldüğünden, iptal kararı üzerine geçmişe yönelik olarak ortadan kalkan bu borcu da kapsayacak şekilde davacı adına 171.696,00-TL tutarında ödeme emri düzenlenmesi işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, Dairemizin 2021/42 esasına kayıtlı dosya ile birlikte işbu dosya incelendiğinde, anılan dosyaya sunulan istinaf dilekçesinde, asıl borçlu şirketin 18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun uyarınca 26/06/2018 tarihinde amme borçlarını yapılandırdığı belirtilerek yapılandırma talep dilekçesi ile ödeme tablosunun sunulduğu görülmektedir.
Asıl amme borçlusu şirketin takip edilen ve kesinleşmiş bulunan tüm borçları yapılandırılarak yeni vadelerin belirlendiği ve ödeme emrinin hükmünün kalmadığı ileri sürüldüğünden, bu hususun araştırılarak, ödeme emrine konu alacakların 7143 sayılı Kanun uyarınca yapılandırılmış olması hâlinde bu hukukî durumun da dikkate alınması ve Mahkemece bu husus açıklığa kavuşturulmak suretiyle uyuşmazlığın yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin kısmen iptali, kısmen davanın reddi yönündeki Mahkeme kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesine, 08/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.