Danıştay Kararı 13. Daire 2019/4319 E. 2023/1381 K. 23.03.2023 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2019/4319 E.  ,  2023/1381 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/4319
Karar No:2023/1381

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurulu
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Radyo TV A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait “…” logosuyla yayın yapan televizyon kanalında, 08/10/2018 tarihinde yayınlanan “…” adlı dizide yer alan ifade ve görüntülerle 6112 sayılı Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde yer alan, “Toplumun milli ve manevi değerlerine genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamaz” şeklindeki yayın ilkesinin ihlâl edildiğinden bahisle program yayınının 5 (beş) kez durdurulması ve 1.105.517,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı toplantıda alınan … no.lu Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (Üst Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; uyuşmazlıkta, dosyaya sunulmuş olan CD görüntüleri ve deşifre metinleri incelendiğinde; gerek dava konusu işlemin dayanağı olan CD görüntülerinde gerekse aktörler arasında geçen diyaloglarda sarfedilen söz ve açıklamaların müstehcen olmadığının görüldüğü, davalı idarece; -özetle- ihlale konu dizi filmde aile ilişkilerinin temsil edildiği kalıpların toplumun genelinde kabul gören yargı ve anlayışları temsil etmeyen, sadece belli bir zümrenin kabul edebileceği nitelikte senaryo ile kurgulandığı, “eski eşin baştan çıkarılması, eski eşin ise evli olduğu halde bu baştan çıkarılmaya karşılık vererek aldatma fiilinin bir parçası olması”nın yayın kuruluşunun editoryal bağımsızlığının kapsamı dışında toplumun ahlaki milli ve manevi değerleri ve aileye ait değerlere zarar verebilecek nitelikte olduğu beyan edilmekte ise de, artan ve yaygınlaşan iletişim araçları ile teknolojik gelişmelere paralel olarak bireylerin farklı kültürlerle temasının arttığı ve bu durumun doğal ve kaçınılmaz sonucu olarak da, toplumlarda genel kabul gören milli ve manevi değer ve ahlak algısının da değişmeye başladığı kabul edilmesi gerektiği;
Hâl böyle olunca, her ne kadar ilgili kanunda yayın hizmetlerinin, toplumun millî ve manevî değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olamayacağı yolunda genel bir düzenlemeye yer verilmiş ise de; hangi tür yayınların milli ve manevi değerlere, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı kabul edileceğinin hiç bir kuşku ve tereddüde yer bırakmayacak açıklıkla ortaya konulması, yayın kuruluşlarının hangi tür yayını yaptığında nasıl bir yaptırımla karşılaşacağını önceden bilebilmesi ya da öngörebilmesine olanak sağlanması ve muhatapların yetki aşımı ve keyfiliğe karşı güvence altına alınacağı açık ve detaylı düzenlemelerin hayata geçirilmesi, hukuk devletinin, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerinin bir gereği olduğu, televizyon programlarında çeşitliliğin ve alternatifin çok fazla olduğu ve toplumda bireylerin yayınlanan programlardan kendi istidâdına, değerlerine ve ahlak anlayışına göre kendi iradesi ile tercihte bulunma olanağının bulunduğu nazara alındığında, müstehcen söz ve görüntüye yer verilmeyen dava konusu yayın ile 6112 sayılı Kanun’un 8.maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin ihlal edildiğinin kabulüne olanak bulunmadığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, mahkeme kararında ihlale konu yayın ilkesinin hatalı yorumlandığı, Üst Kurul kararında müstehcenlik tespitinin yer almadığı, toplumsal düzeyde kabul görmeyen ilişki biçimlerinin konu edildiği dizide yer verilen sahnelerin toplumun ahlakî, manevi ve aileye ait değerlerine zarar verebilecek nitelikte olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, dava konusu işlemde uyuşmazlık konusu yayının hangi yönden toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesine aykırı olduğunun açıklanmadığı, yayının kurgusal niteliğinin dikkate alınmadığı, dava konusu işlemin orantısız olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 23/03/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.