Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/548 E. , 2022/4085 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/548
Karar No:2022/4085
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … (… Kozmetik ve Estetik Uzmanlığı Kursu Müdürlüğü adına)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı ile … Genel Müdürlüğü … İl Müdürlüğü arasında imzalanan … tarih ve … protokol numaralı Eğitim Hizmetleri Sözleşmesi kapsamında cilt bakımı ve güzellik elemanı yetiştirme mesleği için açılan kursta eğitim alan kursiyerden sözleşmenin 23. maddesi uyarınca istihdam edilen sekiz kursiyerin davacının kendi bünyesinde istihdam edildiğinden bahisle istihdamının geçersiz sayılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; dava konusu işlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Türkiye İş Kurumu İşgücü Uyum Hizmetleri Yönetmeliği’ninde, belli sayıdaki kursiyerin kurs bitiminden itibaren istihdam edilmesinden yüklenicinin sorumlu olduğunun düzenlendiği, ancak kursiyerlerin yüklenicinin kendi bünyesinde mi yoksa kendi bünyesi dışında mı istihdam edileceği konusunda herhangi bir sınırlayıcı hükmün bulunmadığı, Türkiye İş Kurumu İşlemler El Kitabı’nda ise, kursiyerlerin yüklenicinin kendi bünyesi dışında istihdam edilmesinin zorunlu olduğu yönünde düzenlenme yapılmak suretiyle bu konuda üst norm olan Yönetmeliğe göre sınırlayıcı bir hükme yer verildiği, bu durumun normlar hiyerarşisine aykırı olduğu, öte yandan, davacının sadece kurs faaliyetinde bulunmadığı, aynı zamanda güzellik salonu da işlettiği, istihdamı geçersiz sayılan kursiyerlerin davacıya ait güzellik salonunda istihdam edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın adli yargının görev alanında bulunduğu, dava konusu işlemin sözleşmeye aykırılıktan kaynaklandığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin Yönetmeliğe uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Davacı ile … Genel Müdürlüğü … İl Müdürlüğü arasında 04/07/2012 tarihinde imzalanan Eğitim Hizmetleri Sözleşmesi kapsamında cilt bakımı ve güzellik elemanı yetiştirme mesleği için açılan kursta eğitim alan sekiz kursiyer davacının işletmekte olduğu güzellik salonunda istihdam edilmiş, idare tarafından kursiyerlerin istihdamına ilişkin evrak üzerinde yapılan inceleme neticesinde, sekiz kursiyerin davacının kendi bünyesinde istihdam edildiğinden bahisle Eğitim Hizmetleri Sözleşmesi’nin 23. maddesi uyarınca … tarih ve … sayılı işlemle istihdamı geçersiz sayılmış, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun ”Doğrudan temin” başlıklı 22. maddesinde, “Aşağıda belirtilen hâllerde ihtiyaçların ilân yapılmaksızın ve teminat alınmaksızın doğrudan temini usulüne başvurulabilir: … ı) Türkiye İş Kurumu’nun, 25/6/2003 tarih ve 4904 sayılı Kanunun 3. maddesinin (b) ve (c) bentlerinde sayılan görevlerine ilişkin hizmet alımları ile 25/8/1999 tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununun 48. maddesinin yedinci fıkrasında sayılan görevlerine ilişkin hizmet alımları …” kuralı yer almıştır.
4094 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanunu’nun “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanun ile istihdamın korunmasına, geliştirilmesine, yaygınlaştırılmasına ve işsizliğin önlenmesi faaliyetlerine yardımcı olmak ve işsizlik sigortası hizmetlerini yürütmek üzere Türkiye İş Kurumu kurulmuştur. …
Kurum, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının ilgili kuruluşu olup, özel hukuk hükümlerine tâbi, tüzel kişiliği haiz, idarî ve malî bakımdan özerk bir kamu kuruluşudur.; “Kurumun görevleri” başlıklı 3. maddesinde, “Kurumun görevleri şunlardır: … b) İşgücü piyasası verilerini, yerel ve ulusal bazda derlemek, analiz etmek, yorumlamak ve yayınlamak, İşgücü Piyasası Bilgi Danışma Kurulunu oluşturmak ve Kurul çalışmalarını koordine etmek, işgücü arz ve talebinin belirlenmesine yönelik işgücü ihtiyaç analizlerini yapmak, yaptırmak.
c) İş ve meslek analizleri yapmak, yaptırmak, iş ve meslek danışmanlığı hizmetleri vermek, verdirmek, işgücünün istihdam edilebilirliğini artırmaya yönelik işgücü yetiştirme, mesleki eğitim ve işgücü uyum programları geliştirmek ve uygulamak, istihdamdaki işgücüne eğitim seminerleri düzenlemek. …” kuralına yer verilmiştir.
Davacı ile Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Mersin İl Müdürlüğü arasında 04/07/2012 tarihinde imzalanan Eğitim Hizmetleri Sözleşmesi’nin “İstihdam Yükümlülüğü” başlıklı 23. maddesinde, “23.1. Kursiyerlerin en az %51’inin sınavı takip eden tarihten itibaren 3 ay içerisinde işe başlatılmış olmak kaydıyla” altı ay içerisinde 3 aydan az olmamak üzere kurs süresi kadar ……. istihdamda kalması zorunludur. İstihdam yükümlülüğü ifadesinden; kursa başlayan kursiyerlerin, eğitim aldıkları mesleklerde tam zamanlı işe yerleştirilmeleri anlaşılacaktır. Part- time, periyodik çalışma, yevmiyeli eleman, ekstra eleman gibi kısmi zamanlı çalıştırmalar istihdam olarak kabul edilmeyecektir.
23.2. İstihdam yükümlülüğünün yerine getirilmesine ilişkin olarak yüklenici; kursiyerlerin 3 aydan az olmamak üzere kurs süresi kadar istihdam edildiklerine dair hizmet döküm belgesi ile ücret bordrosunu idareye ibraz etmek zorundadır.” düzenlemesi yer almıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde, idari dava türleri; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı açılan iptal davaları; idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ve tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak sayılmış; 14. maddesinin 3/a bendinde, dava dilekçelerinin ilk inceleme aşamasında görev ve yetki yönünden inceleneceği; 15. maddesinin 1/a bendinde ise, 14. maddenin 3/a bendine göre adlî yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdarenin, genel ehliyetini kullanarak sözleşme serbestisi ve tarafların eşitliğini gözeterek gerçekleştirdiği sözleşmelerin özel hukuk hükümlerine tâbi olması ve dolayısıyla bunların yargısal denetiminin adli yargı yerlerince yapılmasına karşılık; 2577 sayılı Kanun’un idari dava türlerinin sayıldığı 2/1-c maddesinde ifade edildiği üzere “genel hizmetlerden birinin yürütülmesi” amacıyla ve kamusal nitelikte üstün hak ve yetkilere dayanarak yaptığı idari sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların görüm ve çözümünde ise idari yargı yerleri görevlidir.
İdari işlemler, idari makamların, kamu gücü kullanarak, idare işlevine ilişkin olarak tesis ettikleri, muhatapları yönünden çeşitli hak ve/veya yükümlülükler doğuran, muhataplarının hukukî durumlarında değişiklik yapan tek yanlı irade açıklamalarıdır. Buna göre, idari işlemlerin “idari makamlarca tesis edilmiş olma”, “tek yanlı olma” ve “icrailik niteliğini taşıma” unsurlarını bünyesinde barındırması gerekmektedir. Öte yandan, bir sözleşmenin idari sözleşme sayılabilmesi için sürekli bir kamu hizmetinin görülmesi amacını taşıması, taraflardan birinin idare olması ve özel hukuk hükümlerini aşan, kamu hukukuna özgü ve kamu hukukundan doğan şart ve hükümleri içermesi zorunludur. Taraflardan biri idare olmakla birlikte, tarafların özgür iradeleriyle imzalanan ve idari sözleşme niteliği taşımayan bir sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklar, özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerlerince çözümlenecektir.
4734 sayılı Kanun ile diğer ihale mevzuatı çerçevesinde ihale aşamasında tesis edilen işlemlerden doğabilecek uyuşmazlıkların idari yargı yerlerince, ihale safhası tamamlanıp taraflar arasında sözleşme imzalandıktan sonra ortaya çıkan ve sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıkların ise adli yargı yerlerince çözümlenmesi gerektiği yerleşik hâle gelmiş yargı içtihatlarınca kabul edilmektedir. Bu kabul, ihale mevzuatı uyarınca akdedilen sözleşmelerin özel hukuk sözleşmesi olarak nitelendirilmesinden kaynaklanmaktadır.
Doğrudan temin bir ihale usulü olarak kabul edilmese de 4734 sayılı Kanun hükümlerine dayalı olarak gerçekleştirilen alım usulü ile davacı ile Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü Mersin İl Müdürlüğü arasında imzalanan Eğitim Hizmetleri Sözleşmesi’nde, yüklenicinin ve idarenin görev ve sorumluluklarına ve kursiyerlerin istihdamına ilişkin düzenlemelere yer verildiği; buna göre, taraflar arasında akdedilen, tarafların özgür iradeleriyle imzaladıkları ve sürekli bir kamu hizmetinin görülmesi amacını taşımayan, doğrudan temin usulüyle yapılan alım sonrası imzalanan hizmet alımı sözleşmesinin özel hukuk hükümlerine tâbi olduğu sonucuna varıldığından, anılan sözleşmenin uygulama aşamasından kaynaklı uyuşmazlıkların adli yargı yerinde görülmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, davacının işletmekte olduğu güzellik salonunda istihdam edilen sekiz kursiyerin istihdamının geçersiz sayılmasına ilişkin uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine tâbi hizmet alımı sözleşmesinden kaynaklandığı dikkate alındığında, davanın görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın esası incelenmek suretiyle verilen dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 09/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.