Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/851 E. , 2022/4328 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/851
Karar No:2022/4328
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Petrol Maden Taahhüt İnşaat Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Karayolları 3. Bölge Müdürlüğü’nce 13/06/2018 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “Karayolları 3. Bölge Müdürlüğü 31. ve 32. Şube Şeflikleri Yollarında Rutin Yol Bakım, Yapım ve Onarımı İşleri ile Kar ve Buzla Mücadele İşlerinin Yapılması” ihalesine yönelik olarak davacı şirket tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin 24/07/2018 tarih ve 2018/UY.II-1400 sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; 1) “İdarenin yaklaşık maliyetin hesabında Sözleşme Tasarısı’nın 33.33. ve 33.34. maddesinde yer alan araç ve eğitim giderlerini dikkate almadığı” iddiası yönünden, Sözleşme Tasarısı’nın 33.33. maddesinde yükleniciden kontrollük amacı ile yapı denetim işlerinde kullanılmak üzere araç talep edildiği, Sözleşme Tasarısı’nın 33.34. maddesinde ise, idare personeli için yol bakım onarım ve kar mücadelesi çalışmaları ile ilgili eğitim giderlerinin yüklenici tarafından karşılanacağının düzenlendiği, Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin “Yükleniciye ait giderler” başlıklı 27. maddesi uyarınca işin gerçekleştirilmesi için gerekli işlerin denetimi amacıyla yapı denetim görevlisi tarafından istenen her türlü ölçme için gerekli araç, gereç, malzeme ve personel giderlerinin kim tarafından ödeneceğinin sözleşme ve eklerinde belirtilmemiş olması durumunda söz konusu giderlerin yüklenici tarafından karşılanacağının düzenlendiği, Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin 27. maddesinde yer alan düzenleme ile birlikte dava konusu ihalenin ”Karayolları 3. Bölge Müdürlüğü 31. ve 32. Şube Şeflikleri Yollarında Rutin Yol Bakım, Yapım ve Onarımı işleri ile Kar ve Buzla Mücadele İşlerinin Yapılması” işi olduğu dikkate alındığında, eğitim giderinin doğrudan yaklaşık maliyetin ana gider kalemini oluşturmadığı, anılan giderin yardımcı gider niteliğinde olduğu, dolayısıyla eğitim gideri ile yapı denetim işlerinde kullanılmak üzere talep edilen araca ilişkin giderin yaklaşık maliyet hesabında idarece öngörülen %25 oranındaki kâr ve genel giderler içerisinde değerlendirilebileceği anlaşıldığından, bu iddia yönünden itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı;
2) “Özel Teknik Şartname’nin 6. maddesinde makine parkı ve personel sayıları ile ilgili açıklamaların yer aldığı, ancak idarenin yaklaşık maliyet hesabının anılan düzenlemeye göre oldukça düşük kaldığı, yaklaşık maliyet hesabında söz konusu kriterleri sağlayan araçların amortisman giderlerinin esas alınmayıp birim fiyat poz tariflerine göre hesaplama yapıldığı” iddiası yönünden, idarece yaklaşık maliyet hesabındaki iş kalemlerine ait ayrıntılı analizlerde, Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin “Yaklaşık maliyet hesabına esas fiyat ve rayiçlerin tespiti” başlıklı 10. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan kamu kurum ve kuruluşlarınca belirlenerek yayımlanmış birim fiyat ve rayiçlerin esas alındığı, söz konusu birim fiyatların analiz girdilerinde Teknik Şartname’nin 6. maddesinde belirtilen makine, ekipman ve personele ilişkin giderlerin yer aldığı görüldüğünden, idarece anılan giderlere ilişkin ayrıca bir maliyet hesabının yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşıldığından, bu iddia yönünden de dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı;
3) “Birim fiyat tariflerinde 16 adet iş kaleminin belirlendiği ve not kısmında yol ağı ve satıh durumu ile uygulama projesine atıfta bulunulduğu, ancak ihale dokümanı kapsamında şube şeflikleri yollarının satıh cins ve uzunlukları dışında herhangi bir proje, pursantaj, yapılacak işler ile ilgili bilginin yer almadığı” iddiası yönünden, ihale dokümanı kapsamında uygulama projesinin yer almadığı yönündeki iddianın ihale dokümanına itiraz niteliğinde olduğu, ihale dokümanının 06/06/2018 tarihinde satın alındığı, dolayısıyla davacı şirket tarafından itirazen şikâyet dilekçesinde ileri sürülen bu iddianın farkına varıldığı veya varılması gereken tarih olan dökümanın satın alındığı tarihten itibaren 10 gün içerisinde veya her koşulda ihale tarihinden 3 iş günü öncesine kadar şikâyet başvurusunda bulunulması gerekirken, bu sürelerin geçirilmesinden sonra 25/06/2018 tarihinde şikâyet başvurusu yapıldığı anlaşıldığından, davacının bu iddiası yönünden itirazen şikâyet başvurusunun süre yönünden reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu ihalede yaklaşık maliyetin eksik ve yanlış hesaplandığı, itirazen şikâyet başvurusunun ihale dokümanına değil yaklaşık maliyete ilişkin olduğu ve süresi içinde yapıldığı, Mahkemece bu husus gözetilmeksizin başvurunun ihale dokümanına ilişkin olduğu değerlendirmesinde bulunulduğu, yaklaşık maliyet hesaplanırken alt pursantaj oranlarının belirtilmediği, bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz dilekçesindeki iddiasına konu hususun yaklaşık maliyetin hesaplanmasından kaynaklanmadığı, birim fiyat teklif cetvelinde yer verilen belirlemelere yönelik bu iddiaların ihale dokümanına ilişkin olduğu, davacının yaklaşık maliyete ilişkin diğer iddialarının ise kapsamlı şekilde esas yönünden incelendiği ve teknik görüş alınmasına ihtiyaç duyulmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki… İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:2018/26…87 sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 22/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.