Danıştay Kararı 13. Daire 2020/1169 E. 2022/4173 K. 10.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2020/1169 E.  ,  2022/4173 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/1169
Karar No:2022/4173

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (…)
VEKİLLERİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sakarya Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nce Sakarya ili, Hendek ilçesi, … Mahallesi’nde bulunan doğal kaynak suyunun, SASKİ İhale Yönetmeliği uyarınca kapalı teklif açık artırma satış usulüyle 10 yıl süreyle kiralanmasına dair 13/09/2019 tarihinde yapılan ihalenin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; kaynak suyunun davalı idarece kiralanmasının mevzuata uygunluğu ve ihale sürecinin sıhhati ile birlikte kaynak suyunun işletilmesinin aynı alanda bulunan ve davacının işletmekte olduğu doğal maden suyu kaynağına zarar vereceği iddiası da değerlendirildiğinde, davalı idarece … tarih ve E… sayılı “Teknik İnceleme” konulu yazı ile Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nden “Hendek ilçesi, … Mahallesi’nde, … koordinatlarında bulunan ‘Doğal Kaynak Suyu’ vasfındaki kaynağın, yine aynı bölge içerisindeki ‘Doğal Mineralli Su ve Doğal Kaynak Suyu’ vasıflı diğer kaynaklar ile olumsuz etkileşim hâlinde olup olmadığının tespitini içeren bir teknik çalışmanın” yapılmasının talep edildiği, bunun üzerine Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nce 26/06/2019 tarihli teknik değerlendirme raporunun hazırlandığı, hazırlanan raporda özetle “SASKİ’ye (kiralanacak kaynak ve şebeke suyu doğal kaynağı) ait ve … Su’ya ait doğal kaynak suları ile … Su ve … Su’ya ait doğal mineralli kaynak sularının farklı kanunlara tabi ve aynı havzada doğal olarak üretim hâlinde olduğunun gözlemlendiği, tüm kaynakların herhangi bir sondaj ya da pompa ile üretilmeden sadece kaptaja alınarak üretildiği/üretileceği bilgisinin SASKİ yetkilileri tarafından teyit edildiği, bu nedenle SASKİ (kiralanacak kaynak ve şebeke suyu doğal kaynağı) ve … Su kaynakları ile … Su ve … Su doğal mineralli su kaynaklarının mevcut durumda zaten doğal olarak çıkmakta olduğu, söz konusu her bir kaynağı da etkileyebilecek tektonik hareketler, patlatma, çatlatma, ağır yük bindirme, sondaj çalışmaları ve meteorolojik olaylara bağlı olarak değişiklik meydana gelmedikçe, mevcut durumda kaynak ve doğal mineralli suların birbirini etkilemesinin teknik açıdan mümkün olmayacağı” tespit ve görüşlerine yer verildiği, davacı şirkete ait kaynak suyu ile dava konusu ihale yolu ile kiralanmasına karar verilen kaynağın farklı kanunlara tabi ve aynı havzada doğal olarak üretim hâlinde olduğu, her bir kaynağın doğal olarak çıkmakta olduğu, mevcut durumda kaynak ve doğal mineralli suların birbirini etkilemesinin teknik açıdan mümkün olmadığı, bu durumda, kaynak suyunun ihale suretiyle kiralanmasının davalı idarenin yetki ve sorumluluğunda olduğu, ihale sürecinin davalı idarenin tabi olduğu mevzuata aykırı olarak yürütüldüğüne dair bir tespit bulunmadığı, kaynak suyunun işletilmesinin alandaki diğer su kaynaklarına zarar vermesinin teknik açıdan mümkün olmadığı, dava konusu kaynak suyunun ihale yoluyla kiralanması işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, MTA tarafından 2012 yılında verilen raporda, kaynakların ve tesislerin bulunduğu dava konusu alanda yeni bir kaynak arama yapılmaması gerektiği, yeni bir kaynak (ihale ve kiralama) çalışması yapılmasının mevcut işletme kaynakları için çok riskli olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, dava konusunun yeni bir kaynak araması işlemi olmadığı, var olan bir kaynağın kiralanması işlemi olduğu, dava konusu kiralama işleminin doğal kaynak sularına ilişkin olduğu, davacının ruhsatının ise 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunu’na dayanılarak alındığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 10/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.