Danıştay Kararı 13. Daire 2020/1174 E. 2022/3719 K. 19.10.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2020/1174 E.  ,  2022/3719 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/1174
Karar No:2022/3719

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLLERİ : …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …
VEKİLİ : Av…

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’nin…tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının Müflis … Yatırım Bankası A.Ş.’nin (…) kanuni temsilcisi olduğundan bahisle 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesi uyarınca davacı adına düzenlenen 11.674.533,00-TL tutarlı … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi’nce … tarih ve E…, K:… sayılı kararda; davacının … 23/03/2000 tarihli genel kurul kararı ile iki yıl süre ile yönetim kurulu üyeliğine seçildiği, …’ın kefaleti altında … Yağ Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ne 29/11/1999 tarihli genel kredi sözleşmesi ile … A.Ş. tarafından 1.000.000,00-TL tutarında teminat mektubu verildiği, bu mektubun 208.800,00-TL’lik kısmının muhatabın talebiyle tahsil edildiği, geriye 791.000,00-TL borcun kaldığı, kalan ve takibe konu edilen alacağın, anılan bankaca 01/11/2000 tarihinde düzenlenen ihtarname ile kat edildiği, daha sonra söz konusu alacağın … A.Ş tarafından, Fon’a, 10/08/2001 tarihli alacağın temliki sözleşmesi ile temlik edildiği, davalı idarece kalan ihtarname bakiyesinin 805.800,00-TL, birikmiş temerrüt faiz tutarının 1.017.619,00-TL, sair giderlerin 1.106,00-TL, temlik sonrası masrafın 523,00-TL ve toplamda 1.825.048,00-TL asıl alacak, 9.849.485,00-TL gecikme zammı olmak üzere toplam 11.674.533,00-TL Fon alacağının hesaplandığı, … Yağ Sanayi ve Ticaret A.Ş. (borçlu) ve Tasfiye Halinde … (kefil) hakkında 6183 sayılı Kanun kapsamında yapılan mal varlığı araştırması sonucu borcu karşılayacak düzeyde mal varlığına rastlanılmadığından, amme alacağının tahsilini teminen dava konusu işlemin tesis edildiği, davacının 11.674.533,00-TL tutarındaki Fon alacağından kanunî temsilci sıfatı ile 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesi gereğince sorumlu olduğu, mevzuat uyarınca temerrüt faizi ve gecikme zammı uygulandığı, bu nedenle, dava konusu ödemeye çağrı mektubunda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce, Dairemizin … tarih ve E:…,K:… sayılı bozma kararına uyularak verilen karada; davalı idarenin temyiz dilekçesinin ekinde sunulan 02/10/2001 tarih ve 5394 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin 166. sayfasında yayımlanan … Bankası A.Ş. yönetim kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile davacının yönetim kurulu üyeliğinden istifa eden …’nin yerine ilk genel kurula kadar görev yapmak üzere yönetim kurulu üyesi seçildiği dolayısıyla 29/11/1999 tarihinde kullanılan 1.000.000,00.-TL’lik teminat mektubundan kaynaklanan borcun devam ettiği dönemde kanuni temsilci olan davacının sorumlu tutulabileceği açık olduğundan davacı adına düzenlenen dava konusu ödemeye çağrı mektubunda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davacının istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kanuni temsilci olmadığı, ikinci derece imza sahibi olarak bankanın temsil ve ilzamında münferiden yetkili kılınmadığı, imza sirkülerinin dâhi çıkarılmadığı, yönetim kurulu üyeliğine seçildikten 28 gün sonra bankanın tasfiye sürecine girdiği, bankacılık işlemleri yapma yetkisinin ise daha önce kaldırıldığı dikkate alındığında kamu yükünün yerine getirilmesi noktasında kendisi dışında bir fiili engel halinin olduğunun kabulü gerektiği, bunun dışında kamu yükünün yerine getirilmemesinde herhangi bir kasıt ya da ihmalinden söz edilemeyeceği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının birinci derece imza yetkisine sahip yönetim kurulu üyesi olduğu, 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesinden kaynaklanan sorumluluğun kusursuz sorumluluk olduğu, davacının kredilerin geri ödenmesi gerektiği süreç içinde kanuni temsilci olduğu dikkate alındığında kamu zararının tamamından sorumlu olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ…’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 19/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.