Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/1263 E. , 2022/4471 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/1263
Karar No:2022/4471
TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR):
1- … Yol İnşaat Sanayi Ticaret ve A.Ş.
VEKİLİ: Av. …
2- …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Kurumu
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN_KONUSU: … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü Tesis Mühendislik Hizmetleri Dairesi Başkanlığı’nca 17/07/2019 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “İstinat Duvarı-Kanal ve Beton Yol Yapım İşi” ihalesine yönelik olarak davacıların oluşturduğu iş ortaklığı tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin Kamu İhale Kurulu’nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; Davacıların itirazen şikâyet başvuru dilekçesinin birinci maddesinde alt başlıklar hâlinde belirtilen iddialarının incelenmesinden, Kamu İhale Genel Tebliği uyarınca, sınır değerin altındaki teklif sahiplerinden yaklaşık maliyetin %80’lik bölümünü oluşturan iş kalemleri/gruplarına ilişkin ayrıntıların yazılı olarak isteneceği, bunların dışında kalan iş kalemleri/grupları için sorgulama yapılmacağı dikkate alındığında, idarece, aşırı düşük savunması amacıyla yaklaşık maliyetin %80’lik bölümünü oluşturan iş kalemleri/gruplarına ilişkin ayrıntılı olarak açıklama istenildiği, bu kapsamda 4, 7, 8, 9 ve 16 no’lu iş kalemleri/pozlara ait ayrıntılı açıklamalara yer verildiği, ihaleyi gerçekleştiren idarece diğer iş kalemleri yönünden herhangi bir açıklamanın istenilmediği, bu nedenle anılan beş adet iş kalemleri/pozları dışında kalanlar ise sorgulamaya tâbi tutulmadığından anılan Tebliğin 45.1.3. maddesi uyarınca bu iş kalemlerinin ve/veya iş gruplarının her biri için miktar ve birim fiyatların ayrı ayrı gösterilmesi zorunluluğunun bulunmadığı, sorgulanmayan iş kalemlerinin tamamı için teklif edilen toplam bedelin gösterilmesinin yeterli olduğu;
Öte yandan, 7 sıra no ve 15.160.1004 poz numaralı “0 14- 0 28 mm nervürlü beton çelik çubuğu, çubukların kesilmesi, bükülmesi ve yerine konulması” iş kalemi ile 8 sıra no ve 15.165.1001 poz numaralı “Her türlü profil demirlerinin münferit veya birleşik olarak hazırlanması ve yerine tespit edilmesi” iş kalemine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2019 yılı İnşaat Genel Fiyat Analizinde yer alan birim fiyatlara “inşaat yerindeki yükleme, yatay ve düşey taşıma, boşaltma” giderlerinin dahil olduğunun görüldüğü;
Diğer yandan, 7 sıra no ve 15.160.1004 poz numaralı iş kaleminde ihale üzerinde bırakılan isteklinin belirlediği miktarın 114,00 ton olarak hesapladığı, idarenin belirlediği iş miktarının ise 113,965 ton olduğu, 16 sıra no ve 48.150.1002 poz numaralı “Beton Kaplama Yapılması” iş kaleminde ihale üzerinde bırakılan isteklinin belirlediği iş miktarı ile idarenin belirlediği iş miktarının aynı olduğu, yine istekli tarafından idarece belirlenen analiz formatına uygun bir şekilde açıklama sunulduğu, davacıların iş kalemindeki miktar belirleme yönteminin ise dikkate alınamayacağından, bu iddialar yönünden tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Davacıların itirazen şikâyet başvuru dilekçesinin ikinci ve üçüncü maddelerinde belirtilen iddialarının incelenmesinden, ihale üzerinde bırakılan istekli tarafından aşırı düşük teklif açıklaması kapsamında sunulan hesap cetvelinde yer alan iş kalemlerindeki hesaplama ile idarece yaklaşık maliyet hesabında öngörülen miktarların karşılaştırıldığı tablonun incelenmesinden, yedi adet iş kalemine ilişkin istekli tarafından öngörülen metraj ile idarece hesaplanan metrajın aynı olduğu, istekli tarafından bir sıra numaralı iş kaleminde istekli tarafından öngörülen metrajın idarece hesaplanandan daha düşük olduğu, kalan dokuz adet iş kaleminde ise, istekli tarafından öngörülen metrajın idare tarafından öngörülen metrajdan yüksek olduğu, bunlardan da istekli lehine %10’u aşan metraj farkının oluşmadığı, tüm bu hususların bir arada değerlendirilmesinden, bu iddia yönünden tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Davacıların itirazen şikâyet başvuru dilekçesinin dördüncü maddesinde belirtilen iddiasının incelenmesinden, ihale üzerinde bırakılan isteklinin aşırı düşük teklif açıklamasında herhangi bir teknik çözüm veya avantajlı koşuldan bahsedilmemesine karşın açıklamanın idarece verilen analiz formatlarına uygun bir şekilde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı rayiçleri kullanılmak suretiyle usule uygun yapıldığı, açıklama veya teknik çözümden bahsetmesinin de mevzuat gereği zorunlu olmadığı, ihtiyari olarak açıklamanın yapılabileceği dikkate alındığında, bu iddia yönünden tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Davacıların itirazen şikâyet başvuru dilekçesinin beşinci maddesinde belirtilen iddiasının incelenmesinden, ihale üzerinde bırakılan isteklinin sunduğu savunma dilekçesi ile ekindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, belirlenen işçilik saatlik ücretlerinin 2019 yılı için geçerli saatlik asgari ücret tutarından yüksek olduğu, bu kapsamda iş kalemleri/gruplarına ait analizler ile yardımcı ve/veya alt analizlerde yer alan işçilik fiyatları ihale tarihinde yürürlükte olan saatlik asgari ücretin üzerinde bulunduğu anlaşıldığından, bu iddia yönünden tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Davacıların itirazen şikâyet başvuru dilekçesinin altıncı maddesinde belirtilen iddiasının incelenmesinden, ihale üzerinde bırakılan isteklinin teklif dosyasının incelenmesi neticesinde, iş deneyimini tevsiken 19/06/1998 mezuniyet tarihli İnşaat Mühendisliği lisans diplomasının sunulduğu, mevuzat uyarınca hesaplanan onbeş yıllık iş deneyim tutarının, ihalede istenilen iş deneyim tutarını karşıladığı anlaşıldığından, bu iddia yönünden tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Davacıların itirazen şikâyet başvuru dilekçesinin yedinci maddesinde belirtilen iddiasının incelenmesinden, ihaleye katılım aşamasında isteklinin vergi ve prim borcuna yönelik ihale dokümanının eki olan forma uygun olarak taahhütte bulunulup bulunulmadığı dikkate alınarak işlem tesis edileceği, ihale tarihi itibarıyla vergi ve sosyal güvenlik prim borcu bulunulmadığını tevsik eden belgelerin ise ihalenin bahse konu istekli üzerinde bırakılması hâlinde sözleşme imzalanmadan önce idarece istenilmesinin zorunlu olduğu ve sunulması gerektiği anlaşıldığından, bu iddia yönünden tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacılar tarafından, Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, uyuşmazlığın uygulama projesi ve kati projede belirtilen ve yapılması gereken işlerin miktar ve metrajı ile savunması kabul edilen isteklinin verdiği savunmadaki metraj ve miktarlar arasında büyük farklılıklar olmasından kaynaklandığı, ancak teknik hususlara ilişkin olmasına rağmen Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı, uzman görüşleriyle de desteklenen raporların hangi teknik bilgi ile çözümlendiği ve iddialarının çürütüldüğünün anlaşılamadığı, idare ve istekli tarafından verilen metrajların projeyle çeliştiği, ihtilafın önemli bir kısmının işin %80’lik kısmının hatalı belirlenmesinden çıktığı, bu nedenle eksik ve hatalı belirlenmiş imalat kalemleri üzerinden %80’lik savunma verilen kısmın tespitinin de hatalı olduğu, savunma istenen iş kalemlerinden olan 7 sıra no’lu iş kalemi için 114 ton demire ihtiyaç olduğunun davalı idarece kabul edildiği, uzman kişilere yaptırılan incelemelerde en az 163,27 ton demire ihtiyaç olduğu ve 159.655,49-TL fiyat farkı olduğunun ortaya çıktığı, 16 sıra no’lu iş kalemi için en az 399,00 m³ betone ihtiyaç olmasına rağmen davalının 39 ton eksik malzemeyle işin yapılabileceğini ileri sürdüğü, bazı iş kalemlerinin %80’lik savunma sınırı dışına çıkarılması suretiyle bu alanda kolay savunma verilmesinin önünün açıldığı, dava dilekçesinde 4 ve 5.2, 5.3, 5.4 no’lu başlıkları altında verilen hukuka aykırılıkların ancak teknik elemanlarca ve proje üzerinde yapılacak teknik inceleme ile çözülebileceği, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacılara iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 29/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.