Danıştay Kararı 13. Daire 2020/212 E. 2022/2792 K. 22.06.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2020/212 E.  ,  2022/2792 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/212
Karar No:2022/2792

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının ortağı olduğu “…Kimya Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.”ne 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca verilen idarî para cezasının anılan şirketten tahsil edilemediğinden bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesi ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesi uyarınca, ortak sıfatıyla davacıdan tahsiline yönelik olarak düzenlenen 154.097,00-TL tutarındaki … tarih ve …sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen …tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu ödeme emrinin muhteviyatı amme alacağının asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin şirkete tebliğ edildiği, yapılan tebligata rağmen dava açılmadığı ve borcun ödenmediği, şirket adına yapılan malvarlığı araştırması sonucunda amme alacağının şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine, şirket ortağı olan davacıdan tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, bu durumda, asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağının, ilgili dönemde ortak olan davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; Dairemizin …tarih ve E:…, K:… sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; Dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının, şirket adresine tebliğ edilememesi üzerine, 27/12/2012 tarih ve 28510 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak ilanen tebliğ edildiği;
Ancak, dava konusu ödeme emrine esas teşkil eden idarî para cezasına ilişkin Kurul kararının davacının ortağı olduğu şirkete tebliğ edilemediği, ilanen tebliğ yapılmadan önce gerekli adres araştırmasının yapılmadığı, nitekim 10/04/2008 ve 08/06/2011 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin incelenmesinden, şirketin adres değişikliğine ilişkin ilanlarının yayınlandığının anlaşıldığı, 7201 sayılı Kanun’a uygun usul izlenerek adres araştırması yapılması ve tebligat yapılacak bir adrese ulaşılamaması hâlinde ilanen tebligat usulünün uygulanması gerekirken, bu usûl izlenilmeden, ilanen tebligat şartları oluşmadığı hâlde ilanen tebligat yapılmasının mevzuata aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığı, amme alacağının ödeme emri ile takip ve tahsil edilebilmesi için tüm usûl işlemleri tamamlanarak ortada tahakkuk safhası kesinleşmiş bir amme alacağının bulunması gerektiği, dava konusu ödeme emri tebliğ edilmeden önce idarî para cezasına ilişkin tebligat işlemlerinin usulüne uygun olarak yapılmadığı,
Bu itibarla, idarî para cezası uygulanmasına ilişkin Kurul kararının kesinleştiği kabul edilemeyeceğinden, dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk, ödeme emrine karşı açılan davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İstanbul 6. İdare Mahkemesi’nce verilen kararın kaldırılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının ortağı olduğu şirkete yapılan ilanenen tebligattan sonra şirket tarafından Sulh Ceza Mahkemesi’nde dava açılmadığı, ilanen tebligatın usulüne uygun olmadığı kabul edilse bile öğrenme taraihinden itibaren anılan mahkemede dava açılmadığından ödeme emrinin kesinleşmiş olduğu, kesinleşen ve zamanında ödenmeyen alacağa ilişkin ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 22/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.