Danıştay Kararı 13. Daire 2020/2241 E. 2022/3563 K. 10.10.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2020/2241 E.  ,  2022/3563 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/2241
Karar No:2022/3563

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Uşak Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü’nce 16/07/2019 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “Muhtelif Tadilat ve İnşaat İşleri Yapım İşi” ihalesine ilişkin olarak davacı tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddine dair 18/09/2019 tarih ve 2019/UY.II-1185 sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; dava konusu ihalenin davacı üzerinde bırakıldığı, 30/07/2019 tarihinde EKAP’tan tebliğ edilen 11979 sayılı yazı ile davacının sözleşmeye davet edildiği, bahse konu yazıda, bu yazının tebliğ tarihini izleyen günden itibaren en geç on gün içinde ihale tarihinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 10. maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e) ve (g) bentlerinde sayılan durumlarda olunmadığına dair belgelerin ya da yazı ekindeki “Sözleşme İmzalanmadan Önce Sunulacak Belgelerin Teyidine İlişkin Tablo”nun doldurularak sunulması gerektiği, kesin teminatın verilmesi ve diğer yasal yükümlülükleri yerine getirmek suretiyle ihale konusu işe ilişkin sözleşmenin imzalanması gerektiği, bu davet mektubunun EKAP’tan bildirilmesi halinde bildirim tarihinin istekliye tebliğ edildiği tarih olarak kabul edileceğinin belirtildiği, ayrıca 30/07/2019 tarihinde EKAP’tan tebliğ edilen “Sözleşme Öncesi Bedeller” konulu yazının da gönderildiği, 4734 sayılı Kanun’un 10. maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e) ve (g) bentlerinde sayılan durumlarda olunmadığına dair belgelerin ihale tarihi olan 16/07/2019 tarihi itibarıyla olmak zorunda olduğu bilgisine yer verildiği, ihale işlem dosyası dizi pusulasında sözleşme imzalanması için son gün olan 09/08/2019 tarihinde davacı tarafından sunulan belgelerin ihale işlem dosyasının 119. ile 134. sayfaları arasında yer aldığının belirtildiği, davacı tarafından sözleşme imzalamak üzere idareye teslim edilen belgeler arasında “Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü İhale Konusu Olmayan Tek İşyerinden e-Borcu Yoktur Belgesi”nin bulunduğu, söz konusu belgede, belgeye konu işyeri olarak 2. Ana Jet Üs Komutanlığı bilgisinin yer aldığı, belge üzerinde borç sorgulamaya esas alınan tarihin 05/08/2019 olduğu, söz konusu belgenin ihalelere katılmada kullanılamayacağı bilgisinin bulunduğu ve belge üzerinde “Bu İşyerinin Borcu Vardır” şerhinin bulunduğu, yine ihale işlem dosyasında davacı tarafından, kendisinin talebi üzerine 15/08/2019 tarihli Kula Sosyal Güvenlik Merkezince düzenlendiği anlaşılan Türkiye Genelinde Yapılan Borç Sorgulaması konulu belgenin sunulduğu, söz konusu belgede, “Türkiye genelinde yapılan araştırmada, Kurumumuza 16/07/2019 tarihi itibarıyla kesinleşmiş sosyal güvenlik borcunuzun bulunmadığı tespit edilmiştir.” ifadesinin yer aldığı,
Bu durumda, 4734 sayılı Kanun’un 10. maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e) ve (g) bentlerinde sayılan durumlarda olunmadığına dair belgelerin ihale tarihi olan 16/07/2019 tarihli olmak zorunda olduğu; ancak davacının sözleşme imzalama süresinin son günü olan 09/08/2019 tarihinde sözleşme imzalamak üzere idareye teslim etmiş olduğu kesinleşmiş sosyal güvenlik borcunun bulunmadığına dair belgenin, ihale tarihinden sonraki tarih olan 05/08/2019 tarihi itibarıyla tek işyeri kapsamında kesinleşmiş sosyal güvenlik borcu olduğunu gösterir bir belge olduğu; ayrıca sunulan bu belgenin Türkiye genelinde kesinleşmiş sosyal güvenlik borcu olmadığını gösterir bir belge de olmadığı, bu çerçevede belgenin mevzuatta öngörülen şartları taşımadığı, diğer yandan, somut olayda, 10 günlük süre zarfında usulüne uygun belge sunmamış davacıya ek süre vermek ve sözleşme imzalamak şeklinde bir uygulama yapılmasının 4734 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan temel ilkelere de aykırılık teşkil edeceği, bu bağlamda söz konusu belgeleri belirtilen sürelerde usulüne uygun olarak sunulması noktasındaki sorumluluğun davacıda olduğu ve 4734 sayılı Kanun’un 10. maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi gereğince kesinleşmiş sosyal güvenlik borcunun bulunmadığına dair belgenin usulüne uygun olarak süresi içerisinde idareye sunulmadığı anlaşıldığından dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, mevzuatta 2019 yılı için 57.564,00-TL’nin üzerinde sosyal güvenlik borcu olan isteklilerin ihaleye katılamayacağının belirtildiği, gerek ihale gerekse sözleşme tarihinde anılan rakamın üzerinde bir borcu olmadığının dosyaya sunulan belgelerden anlaşıldığı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği, 4734 sayılı Kanun’un 10. maddesinin dördüncü fıkrasının (a), (b), (c), (d), (e) ve (g) bentlerinde sayılan durumlarda olunmadığına dair belgeleri belirtilen sürelerde usulüne uygun olarak sunulması noktasındaki sorumluluğun davacıda olduğu ve davacının 4734 sayılı Kanun’un 10. maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi gereğince kesinleşmiş sosyal güvenlik borcunun bulunmadığına dair belgeyi usulüne uygun olarak süresi içerisinde idareye sunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 10/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.