Danıştay Kararı 13. Daire 2020/2282 E. 2022/4088 K. 09.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2020/2282 E.  ,  2022/4088 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/2282
Karar No:2022/4088

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Odaları Birliği
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nce 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 3. maddesinin (o) bendi kapsamında … Company’den hizmet alımına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; … Company’nin 24/12/2012 tarih ve 2012/4152 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın ilgili kuruluşu olan BOTAŞ’a devredildiği, TPIC ile davalı idare arasında imzalanan dava konusu protokolün, “Protokolün Konusu ve Kapsamı” başlıklı kısmının 4.1. maddesinde, “Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) tarafından 2804 sayılı Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü Kanunu’nun 2. maddesinde tanımlanan arama ve araştırma faaliyetleri çerçevesinde Merkez ve Taşra Teşkilatları bünyesindeki tüm işyerlerinde yürütülmekte olan yatırım programlarında yer alan projelerde yapılacak işlerin 2804 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince “Hizmet Alımı” işidir.” şeklinde belirtildiği;
Davacı tarafından her ne kadar, davalı idare tarafından 2804 sayılı Kanun’un 2. maddesinde tanımlanan arama ve araştırma faaliyetleri çerçevesinde yürütülmekte olan yatırım programlarında yer alan süreli projelerde yapılacak işlerde Anayasaya ve yargı kararlarına aykırı olarak TPIC’den personel istihdamı sağlandığı iddia edilmekte ise de davalı idare ile TPIC arasında imzalanan dava konusu protokolün hizmet alımı işine yönelik olduğu, söz konusu protokol ve bu protokole ilişkin teknik şartnamede de personel istihdamına yönelik bir hususun bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu protokol işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarece 2017 yılından bu yana hukuka, Anayasa’ya ve yargı kararlarına aykırı biçimde personel istihdam edildiği, dava konusu işlemin 4734 sayılı Kanun’un 3. maddesinin (o) bendi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, protokol imzalanan TPIC’in Bakanlığın bağlı ilgili veya ilişkili kurumu olmadığı, BOTAŞ’a devredilen yabancı ülke mevzuatına göre kurulmuş bir şirket olduğu, dava konusu işlemin hizmet alımı olarak adlandırılsa da aslında personel istihdamına ilişkin olduğu, daha önce PTT ile 4734 sayılı Kanun’un 3. maddesinin (o) bendi kapsamında yapılan hizmet alımına ilişkin protokolün sadece hizmet alımına ilişkin olduğu belirtilse de Mahkemece, ihalenin sadece personel teminine ilişkin olduğu gerekçesiyle iptal edildiği, dava konusu protokole ait şartname ile iptal edilen protokole ait şartnamenin aynı mahiyette olduğu, iptal edilen ihaleler kapsamında çalıştırılan personelin dava konusu protokol ile çalışmaya devam ettirildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, idarelerinin 2804 sayılı Kanunun 2. maddesinde sayılan bazı işleri başkasına yaptırma yetkisinin bulunduğu, bu kapsamda, TPIC ile yapılan dava konusu protokolün, davacının iddia ettiğinin aksine personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olmayıp 4734 sayılı Kanun’un 3. maddesinin (o) bendi kapsamında yapılan hizmet alımına ilişkin protokol olduğu, protokolün içeriğinde personel çalıştırılmasına ilişkin herhangi bir ifadenin yer almadığı, protokol imzalanan şirketin yükümlülüğü altındaki işlerde hangi personeli çalıştıracağının kendi yetkisinde olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye … ‘ın, davacı ile dava konusu işlemin iptaline ilişkin somut, güncel ve meşru bir menfaat ilişkisi bulunmadığından 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu’nun 15-1/b bendi uyarınca davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği yolundaki usule ilişkin ayrışık oyuna karşılık, oyçokluğuyla davacı ehliyetli kabul edilerek işin esası görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 09/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.