Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2525 E. , 2022/3978 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/2525
Karar No:2022/3978
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Fonu (…)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen ve 121.730.271,07-TL tutarındaki Fon alacağının 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi uyarınca tahsili için gönderilen … tarih ve E. … sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının, 02/05/1994-04/12/1996 tarihleri arasında … Mobil Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.’de yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, anılan şirketin … Bankası T.A.Ş.’nin hâkim ortağı olan … grubu şirketlerinden olduğu ve … Bankası T.A.Ş.’nin hâkim ortakları ve yöneticileri adına hareket eden şirketler arasında yer aldığı, Fon’a devredilen müflis … Bankası T.A.Ş.’nin, 04/12/1995 tarihli genel kredi sözleşmesinden dolayı … Mobil Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.’den alacaklı olduğu, …’in bahse konu krediden kaynaklanan edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle, şirketin tüm kredi hesaplarının 19/08/2003 tarihinde kat edildiği, bu kapsamda müflis … Bankası T.A.Ş.’den, …in 04/12/1995 tarihinde kullanmış olduğu ve hesap kat tarihine kadar herhangi bir geri ödeme yapmadığı dövize endeksli nakit kredinin birikmiş alacağı ile teminat mektupları ve komisyonlarından kaynaklanan alacakları için … İcra Müdürlüğü’nün E:… sayılı dosyasında takip başlatıldığı, … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyasında açılan itirazın iptali davası neticesinde takibin devamına dair karar verildiği, buna karşılık işleyen hukuki süreç neticesinde tahsil edilemeyen alacak için 25/05/2010 tarihinde anılan icra dosyasından borç ödemeden aciz belgesi alındığı, … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararı ile de anılan icra takibine konu alacağın aralarında davacının da bulunduğu sorumlulardan tahsili için takip ve tahsil işlemlerine başlanılmasına karar verildiği, ancak bu kararın iptali istemiyle açılan davada … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 16/03/2018 tarih ve E:2016/2841, K:2018/1015 sayılı kararı ile bozulduğu, bozma kararına uyularak … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararının davacı yönünden miktara ilişkin belirlemenin hatalı olduğu gerekçesiyle iptal edilmesi üzerine, iptal edilen söz konusu Fon Kurulu kararına istinaden alacağın tahisili için tesis edilen tüm takip işlemlerinin sonlandırıldığı, davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı dönemde kullandırılan kredi sözleşmesinden kaynaklı borcun tekrar hesaplanarak … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararının alındığı ve anılan Fon Kurulu kararına dayalı olarak 6183 sayılı Kanun’un, “Kanuni Temsilcinin Sorumluluğu” başlıklı mükerrer 35.maddesi uyarınca … tarihli E. … sayılı ve 121.730.271,07-TL bedelli dava konusu ödemeye çağrı mektubunun düzenlendiği;
Fon alacağına neden olan kredi sözleşmesinin kat edildiği tarih itibarıyla (04/12/1995) davacının söz konusu şirkette kanuni temsilci (Yönetim Kurulu üyesi) olarak görev aldığı (02/05/1994-04/12/1996), 5766 sayılı Kanun ile 5411 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 26. madde uyarınca, Fon tarafından devralınan bankaların grup şirketlerinde bir dönem kanunî temsilci olarak görev yapmış olanların grup şirketlerinin banka kaynaklarından kullandığı kredilerden doğan borcun devam ettiği dönem boyunca kanunî temsilci sayıldığı ve haklarında doğrudan 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesinin uygulanması yolu açıldığından, davacının ödenmeyen kredi borçlarından dolayı sorumluluğunun bulunduğu, ayrıca dava konusu ödemeye çağrı mektubunun dayanağı … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararının iptali istemiyle Mahkemelerinin E:… sayılı dosyasına kayden açılan davada … tarih ve K:… sayılı karar ile dava reddedildiğinden, davacının kanuni temsilci sıfatını haiz yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı … Mobil Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş. hakkında iflas kararı verilmesi ve masa malvarlığının borçları karşılayamaması nedeniyle, Fon’un sözkonusu borçların tahsilini teminen 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35.maddesi kapsamında ilgili şirketin kanuni temsilcisi olan davacı hakkında tahsil ve takibata girişebileceğinin açık olduğu dikkate alındığında, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin aynı iddia ve içerikle tesis etmiş olduğu idari işlemlere karşı hukuki süreçler devam ederken aynı konuda tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, hiçbir zaman … Telekomünikasyon A.Ş.’nin ortağı ya da şahsi yönetim kurulu üyesi olmadığı, yönetim kurulunda … Holding A.Ş.’yi temsilen bulunduğu, kredinin kat edildiği tarihte yönetim kurulu üyesi olmadığı, dava konusu kredinin kullanımıyla hiçbir ilgisinin olmadığı, genel kredi sözleşmesinde … ve …’ın imzalarının bulunduğu, istinaf başvurusunun gerekçesiz olarak reddedildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, mülga 6762 sayılı Kanun uyarınca … şirketinin yönetim kurulu üyesinin tüzel kişi ortak olan … Holding A.Ş. değil, temsilcisi olan davacı olduğu, davacının sorumluluğunun kanuni temsilcilik sıfatından kaynaklanan kusursuz sorumluluk olduğu, ilk takibe karşı açılan davalarda İdare Mahkemesi ve Danıştay tarafından davacının kanuni temsilci olduğuna ve borçtan sorumluluğunun bulunduğuna hükmedildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin birinci fıkrasında, “Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar.” kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Danıştay’ın, temyize konu kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayabileceği kuşkusuzdur.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 02/05/1994 ile 04/12/1996 tarihleri arasında … Mobil Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.’de yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, anılan şirket tarafından 04/12/1995 tarihli genel kredi sözleşmesi dolayısıyla … Bankası’ndan kullanılan kredinin geri ödenmemesi üzerine şirketin tüm kredi hesaplarının 19/08/2003 tarihi itibarıyla kat edildiği görülmekte olup, İdare Mahkemesi kararında sehven, “Fon alacağına neden olan kredi sözleşmesinin kat edildiği tarih itibarıyla (04/12/1995) davacının söz konusu şirkette kanuni temsilci (yönetim kurulu üyesi) olarak görev aldığı (02/05/1994-04/12/1996)” ibaresinin yazıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabetsizlik bulunmamakla birlikte, anılan Mahkeme kararında yer verilen yukarıdaki ibarenin, “Fon alacağına neden olan kredinin kullandırıldığı tarih itibarıyla (04/12/1995) davacının söz konusu şirkette kanuni temsilci (yönetim kurulu üyesi) olarak görev aldığı (02/05/1994-04/12/1996)” şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 03/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.