Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2527 E. , 2022/4136 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/2527
Karar No:2022/4136
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Fonu (…)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Yapı Kredi Bankası nezdindeki davacılara ait kiralık kasada bulunan ziynet eşyalarının haczedilmesine ilişkin olarak uygulanan 22/01/2019 tarihli haciz işlemi ile işlemin dayanağı olarak belirtilen … tarih ve .. sayılı haciz varakasının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacılardan Nur Sakarya adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubu konulu işlemin içeriğinden işlemin dayanağı olarak belirtilen … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararı gereğince 121.730.271,07-TL Fon alacağının tahsili için başlatılan takip kapsamında, davacılara ait banka kasasında bulunan ziynet eşyalarına uygulanan 22/01/2019 tarihli haciz işlemi ile işlemin dayanağı olarak belirtilen … tarih ve … sayılı haciz varakasının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, kasa kiralama sözleşmesi ve kasa açılış kartının incelenmesinden, davacılara ait müşterek kasaya her bir davacının münferiden erişim yetkisinin ve tasarruf hakkının olduğu ve kasanın borçlu … tarafından defaatle açıldığının görüldüğü, söz konusu banka kasasında bulunan mallara ilişkin olarak borçlunun yokluğunda haciz işlemi uygulandığı, davacılar tarafından haciz işleminden 30/01/2019 tarihinde haberdar olunduğu ancak … ya da …’nın istihkak iddiası ile ilgili idareye bu yönde bir başvurunun ve itirazın olmadığı; banka kasasındaki ziynet eşyalarına uygulanan haciz işleminin dayanağı … tarih ve … sayılı ödeme emrine karşı Mahkemelerinin … sayılı esasına kayden açılan davada yürütmenin durdurulması isteminin reddedildiği ve karar tarihi itibarıyla herhangi bir yürütmeyi durdurma ya da iptal kararı verilmediği, tüm işlemlerin dayanağını oluşturan 2018/454 sayılı Fon Kurulu kararının iptali istemiyle Mahkemelerinin … sayılı esasına kayden açılan davada … tarih ve K:… sayılı karar ile davanın reddine karar verildiği, ayrıca Fon kurulu kararına istinaden düzenlenen … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle Mahkemelerinin … sayılı esasına kayden açılan davanın da … tarih ve K:… sayılı karar ile reddine karar verildiği;
Her ne kadar, hacze konu eşyanın davacı …’ya ait ziynet eşyaları olduğunun eşyaların niteliği de göz önünde bulundurulduğunda anlaşılabileceği, bu sebeple davacılardan …’nın eşi …’ya ait olan eşyaların kendi hakkında yapılan takibat kapsamında haczedilmesinin hukuka aykırı olduğu iddia edilmekte ise de, kiralanan banka kasasının borçlu … ile eşinin adına müştereken kiralandığı, hakkında takip yapılan borçlunun da kiralık kasaya münferiden erişim yetkisinin olduğu, defaatle kasayı açtığının kayıtlardan anlaşıldığı ve aynı zamanda kasada yer alan ziynet eşyalarının paraya çevrilebilir mahiyette olduğu dikkate alınarak davacıların bu husustaki iddialarının yerinde görülmediği, ayrıca davacılardan … tarafından, dava konusu haciz işleminin temelini teşkil eden işlemlere karşı açılan davaların reddedildiği; bu itibarla, 6183 sayılı Kanun uyarınca kamu alacağının tahsiline yönelik olarak davacılardan …’nın da münferiden erişim ve tasarruf yetkisi olan kiralık kasada bulunan eşyalara haciz konulduğu görüldüğünden, haciz işleminde ve dayanağı haciz varakasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, haczedilen eşyaların da niteliğinden anlaşıldığı üzere kasadaki ziynet eşyalarının …’ya ait olduğu, maddi değerinden ziyade manevi değerinin bulunduğu, evli olmaları sebebiyle kasanın … tarafından açılmasının olağan olduğu, …’nın Fon tarafından başlatılan takiplerin muhatabı olmadığı, …’nın hiçbir zaman … A.Ş.’nin ortağı ya da şahsi yönetim kurulu üyesi olmadığı, yönetim kurulunda … A.Ş.’yi temsilen bulunduğu, kredinin kat edildiği tarihte yönetim kurulu üyesi olmadığı, dava konusu kredinin kullanımıyla hiçbir ilgisinin olmadığı, genel kredi sözleşmesinde … ve …’ın imzalarının bulunduğu, istinaf başvurusunun gerekçesiz olarak reddedildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, kiralık kasada tespit edilen malların mücevherat olduğu, ancak …’nın da kasaya münferiden erişim ve tasarruf yetkisinin bulunduğu ve ziynet eşyalarının paraya çevrilebilir olduğu dikkate alındığında yapılan haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı, haciz işleminin davacıların vekiline e-posta ile ve şifahen bildirildiği, mülga 6762 sayılı Kanun uyarınca Telsim şirketinin yönetim kurulu üyesinin tüzel kişi ortak olan … Holding değil, temsilcisi olan … olduğu, davacılardan …’nın sorumluluğunun kanuni temsilcilik sıfatından kaynaklanan kusursuz sorumluluk olduğu, ilk takibe karşı açılan davalarda İdare Mahkemesi ve Danıştay tarafından …’nın kanuni temsilci olduğuna ve borçtan sorumlu bulunduğuna hükmedildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
… Bankası T.A.Ş.’nin (Banka) faaliyet izni 03/07/2003 tarihi itibarıyla kaldırılmış ve … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin E:… sayılı iflas davasında 08/06/2005 tarihinde Bankanın iflasına karar verilmiştir. Banka iflas masasının 2004 sayılı Kanun hükümlerine göre takibe başlamış olduğu ancak takip ve tahsilinde sonuç elde edemediği … Hizmetleri A.Ş. hakkındaki …. İcra Müdürlüğü’nün E:… sayılı ve … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyalarına konu alacağın, kredi kullandırım tarihinden itibaren borçlu şirkette sorumlu olan aralarında davacılardan …’nın da bulunduğu kanuni temsilcilerden takip ve tahsil işlemlerine başlanılmasına yönelik Fon Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı alınmıştır. Anılan Fon Kurulu kararının … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile “dava konusu Fon Kurulu kararına konu borcun bir kısmını oluşturan 04/12/1995 tarihli genel kredi sözleşmesinin düzenlendiği ve kullandırıldığı tarihte söz konusu şirkette kanuni temsilci olarak görev yapan davacının, borcun bu kısmından sorumlu tutulabileceği açık ise de, davacının görev yapmış olduğu şirkete gönderilen 21/08/2003 tarihli ihtarname incelendiğinde, dava konusu Fon Kurulu kararı ile davacının sorumlu tutulduğu toplam tutara davacının görev süresinden sonraki tarihli teminat mektupları da dâhil edilerek bir hesaplama yapıldığı anlaşıldığından, dava konusu Fon Kurulu kararının miktara ilişkin belirlemenin hatalı yapılmış olması nedeniyle davacıya ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.” gerekçesiyle iptal edilmesi üzerine davacılardan …’nın kanuni temsilci olarak görevde bulunduğu döneme ilişkin borç hesaplaması tekrar yapılarak … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararı alınmıştır.
… tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararına istinaden davacılardan … adına … Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.’de 02/05/1994 ile 04/12/1996 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi olduğundan bahisle 121.730.271,07-TL tutarlı … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubu düzenlenmiştir. Ödemeye çağrı mektubuna konu borcun ödenmemesi üzerine … tarih ve … sayılı ödeme emri düzenlenmiştir. Davacı … tarafından anılan Fon alacağına ilişkin olarak ödeme yapılmaması üzerine de … Bankası nezdindeki davacı … ve eşi davacı …’ya ait kiralık kasada bulunan ziynet eşyalarının haczedilmesine ilişkin dava konusu 22/01/2019 tarihli haciz işlemi gerçekleştirilmiştir.
22/01/2019 tarihli haciz işlemi ile işlemin dayanağı olarak belirtilen 18/09/2018 tarih ve … sayılı haciz varakasının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 62. maddesinin birinci fıkrasında, borçlunun, mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tesbit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı belirtilmiş, aynı Kanun’un 64. maddesinde ise, “Haciz muameleleri, tahsil dairelerince düzenlenen ve alacaklı amme idaresinin, mahalli en büyük memuru veya tevkil edeceği memur tarafından tasdik edilen haciz varakalarına dayanılarak yapılır. Bu varakaların şekli ve ihtiva edeceği bilgiler Maliye Vekaletince belirtilir.” kuralı yer almıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “İstihkak davalarında mülkiyet karinesi” başlıklı 97/a maddesinde, “Bir taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır. Borçlu ile üçüncü şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları halinde dahi mal borçlu elinde addolunur. (Ek üçüncü ve dördüncü cümle:24/11/2021-7343/8 md.) Bu hâlde üçüncü şahıs yedieminliği kabul ettiği takdirde bu mal muhafaza altına alınmaz. Ancak 97 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca takibin devamına karar verilmesi hâlinde mal muhafaza altına alınabilir. Birlikte oturulan yerlerdeki mallardan mahiyetleri itibariyle kadın, erkek ve çocuklara aidiyetleri açıkça anlaşılanlar veya örf ve adet, sanat, meslek veya meşgale icabı olanlar bunların farz olunur. Bu karinenin aksini ispat külfeti iddia eden kişiye düşer. İstihkak davacısı malı ne suretle iktisap ettiğini ve borçlunun elinde bulunmasını gerektiren hukuki ve fiili sebep ve hadiseleri göstermek ve bunları ispat etmekle mükelleftir.” kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan mevzuat hükümlerinden, taşınır mallardan mahiyetleri itibarıyla kadın, erkek ve çocuklara aidiyetleri açıkça anlaşılanlar ile örf, adet, sanat, meslek veya meşgale icabı olanların bunların farz olunacağı, bu karinenin aksini ispat külfetinin ise iddia eden kişi üzerinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, … Bankası nezdinde bulunan ve davacılar tarafından müştereken kiralanan kasada bulunan ziynet eşyaların, davacılardan …’ya ilişkin olarak yapılan takibe konu Fon alacağının ödenmemesi nedeniyle haczedildiği, 22/01/2019 tarihli haciz tutanağına göre bunların toplam 17 adet kolye, küpe, yüzük, broş, bileklik, kolye ucu gibi kadına mahsus ziynet eşyaları olduğu anlaşılmaktadır.
Banka ile davacılar arasında imzalanan kiralık kasa sözleşmesine göre müştereken kiralanan kasanın kiralayan kimselerden biri tarafından açılabileceği, kasalar açış kartına göre de kasanın daha önce hem davacı … hem de diğer davacı … tarafından münferiden açıldığı görülmekte ise de, davacıların evli oldukları dikkate alındığında kasanın müştereken kiralanmasının ve her ikisinin de kasayı münferiden açma yetkisinin bulunmasının, kasada bulunan eşyaların kadına mahsus ziynet eşyası olduğuna ilişkin Kanun’da yer alan karinenin aksini ispat etmeye yetmediği açıktır.
Bu itibarla, mahiyetleri itibarıyla kadına ait olduğu açıkça anlaşılan ziynet eşyalarıyla ilgili olarak davalı idarece ortaya atılan aksi yöndeki mülkiyet iddiasının ispat edilemediği anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesine, 10/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.