Danıştay Kararı 13. Daire 2020/2528 E. 2022/3977 K. 03.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2020/2528 E.  ,  2022/3977 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/2528
Karar No:2022/3977

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Fonu (…)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Müflis … Bankası AŞ iflas masasının 2004 sayılı Kanun hükümlerine göre takibe başlamış olduğu ancak takip ve tahsilinde sonuç elde edemediği … Mobil Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.’den olan alacağının, borçlu şirkette kanuni temsilci olan davacıdan takip ve tahsiline ilişkin işlemlere başlanılmasına yönelik Fon Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının … Mobil Telekomünikasyon Hizmetleri (…) A.Ş.’de 02/05/1994-04/12/1996 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeliği yaptığı, davacının … A.Ş.’de kanuni temsilci olarak görevde bulunduğu dönemde … A.Ş.’ye, Türkiye … Bankası A.Ş. (Banka) tarafından 04/12/1995 tarihli genel kredi sözleşmesi ile kredi kullandırıldığı, 04/07/2003 tarih ve 25158 sayılı mükerrer Resmî Gazete’de yayımlanan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile Banka’nın mevduat kabul etme ve bankacılık işlemleri yapma yetkisinin 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 14/3. maddesi uyarınca kaldırıldığı ve aynı Kanun’un 16/1. maddesi uyarınca Banka’nın yönetim ve denetiminin Fon’a devredildiği, Fon’a devredilen müflis Banka’nın 04/12/1995 tarihli genel kredi sözleşmesinden dolayı … A.Ş.’den alacaklı olduğu, …’in bahse konu krediden kaynaklanan edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle, şirketin tüm kredi hesaplarının 19/08/2003 tarihinde kat edildiği, bu kapsamda müflis Banka’dan … A.Ş.’nin 04/12/1995 tarihinde kullanmış olduğu ve hesap kat tarihine kadar herhangi bir geri ödeme yapmadığı dövize endeksli nakit kredinin birikmiş alacağı ile teminat mektupları ve komisyonlarından kaynaklanan alacakları için … İcra Müdürlüğü’nün E:.. sayılı dosyasında takip başlatıldığı, … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyasında açılan itirazın iptali davası neticesinde takibin devamına dair karar verildiği, buna karşılık işleyen hukuki süreç neticesinde tahsil edilemeyen alacak için 25/05/2010 tarihinde anılan icra dosyasından borç ödemeden aciz belgesi alındığı, anılan icra takibine konu alacağın aralarında davacının da bulunduğu sorumlulardan tahsili için takip ve tahsil işlemlerine başlanılmasına karar verilmesine dair … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararının alındığı, bu karara karşı açılan davanın … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile reddedildiği, anılan kararın Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 16/03/2018 tarih ve E:2016/2841, K:2018/1015 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak … tarih ve … sayılı Fon Kurulu kararının davacı yönünden miktara ilişkin belirlemenin hatalı olduğu gerekçesiyle iptal edildiği ve davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı dönemde kullandırılan kredi sözleşmesinden kaynaklı borcun tekrar hesaplanarak … tarih ve … sayılı dava konusu Fon Kurulu kararının alındığı;
Takibe konu Fon alacağının, davacının yönetim kurulu üyesi olarak göreve başlamasından sonraki bir tarihte akdedilen 04/12/1995 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, dava dosyasının incelenemesinden, 25/11/1993 tarih ve 3413 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde, … A.Ş. ana sözleşmesinin kuruluş kısmında anılan şirketin, aralarında davacının temsilcisi olduğu … Holding A.Ş.’nin de bulunduğu 7 şirketten oluştuğu, 05/07/1995 tarih ve 3568 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesine bakıldığında, … A,Ş, yönetim kurulu kararı (02/05/1994-6) ile , davacının yönetim kurulu üyeliğine atandığı, 20/03/1997 tarih ve 4253 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ise, … A.Ş. yönetim kurulu kararı (04/12/1996-42) ile davacının yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği, dava konusu Fon alacağına neden olan kredi sözleşmesinin kat edildiği tarih itibarıyla davacının söz konusu şirkette kanuni temsilci (Yönetim Kurulu üyesi) olarak görev aldığı, mülga 6762 sayılı Kanun’un 359. maddesi, 5411 sayılı Kanun’un Geçici 26/2-a maddesi ve 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesi uyarınca anılan alacaktan davacının sorumlu olduğu, bu itibarla, söz konusu alacağın şirketten tahsil edilmesinin mümkün olmaması üzerine, 02/05/1994-04/12/1996 tarihleri arasında kanuni temsilci (Yönetim Kurulu üyesi) olan davacıdan tahsil edilmek amacıyla tesis edilen Fon Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin aynı iddia ve içerikle tesis etmiş olduğu idari işlemlere karşı hukuki süreçler devam ederken aynı konuda tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, hiçbir zaman … Telekomünikasyon A.Ş.’nin ortağı ya da şahsi yönetim kurulu üyesi olmadığı, yönetim kurulunda … Holding A.Ş.’yi temsilen bulunduğu, kredinin kat edildiği tarihte yönetim kurulu üyesi olmadığı, dava konusu kredinin kullanımıyla hiçbir ilgisinin olmadığı, genel kredi sözleşmesinde … ve …’ın imzalarının bulunduğu, istinaf başvurusunun gerekçesiz olarak reddedildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, mülga 6762 sayılı Kanun uyarınca … şirketinin yönetim kurulu üyesinin tüzel kişi ortak olan … Holding A.Ş. değil, temsilcisi olan davacı olduğu, davacının sorumluluğunun kanuni temsilcilik sıfatından kaynaklanan kusursuz sorumluluk olduğu, ilk takibe karşı açılan davalarda İdare Mahkemesi ve Danıştay tarafından davacının kanuni temsilci olduğuna ve borçtan sorumluluğunun bulunduğuna hükmedildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin birinci fıkrasında, “Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar.” kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Danıştay’ın, temyize konu kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayabileceği kuşkusuzdur.
Dosyanın incelenmesinden, davacının 02/05/1994 ile 04/12/1996 tarihleri arasında … Mobil Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş.’de yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, anılan şirket tarafından 04/12/1995 tarihli genel kredi sözleşmesi dolayısıyla … Bankası’ndan kullanılan kredinin geri ödenmemesi üzerine şirketin tüm kredi hesaplarının 19/08/2003 tarihi itibarıyla kat edildiği görülmekte olup, İdare Mahkemesi kararında sehven, “dava konusu Fon alacağına neden olan kredi sözleşmesinin kat edildiği tarih itibarıyla davacının söz konusu şirkette kanuni temsilci (yönetim kurulu üyesi) olarak görev aldığı” ibaresinin yazıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan; istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabetsizlik bulunmamakla birlikte, anılan Mahkeme kararında yer verilen yukarıdaki ibarenin, “dava konusu Fon alacağına neden olan kredinin kullandırıldığı tarih itibarıyla davacının söz konusu şirkette kanuni temsilci (yönetim kurulu üyesi) olarak görev aldığı” şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 03/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.