Danıştay Kararı 13. Daire 2020/2562 E. 2022/4019 K. 08.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2020/2562 E.  ,  2022/4019 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/2562
Karar No:2022/4019

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Odası
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bankası A.Ş …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Bankası A.Ş. Yatırım Koordinasyon Dairesi Başkanlığı’nın … ihale kayıt numaralı ”… / … Mevki (Çanakkale) Koruma Amaçlı İmar Planı Yapımı ve İmar Planına Esas Jeoteknik Etüt” hizmeti alımı ihalesine ilişkin olarak davacı tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin … tarih ve E… sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; davacı tarafından ihaleye yönelik olarak yapılan itiraza konu iddiaların incelenmesi neticesinde, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Temel ilkeler” başlıklı 5. maddesi ile yapılan ihalenin özelliğinden dolayı, harita jeoloji/jeoteknik ve imar planı yapım işlerinin birlikte ihale edildiklerinde birbirini takip eden etaplar hâlinde ve farklı uzmanlık alanlarının koordinasyonu çerçevesinde yürütüleceği, böylece birbirinden kopuk çalışmalar yerine etkileşimli bir çalışmanın gerçekleşilmesinin sağlanacağı; Şehir Plancıları Odası’nın yanı sıra diğer meslek odalarından da kayıt ve tescil belgesi istenmesinin her sektörün kendi meslek odasından tescil belgesi istenmesi olarak anlaşılması gerektiği, bu şekilde de ihaleyi alan firma ile alt yüklenici görevi yapacak diğer firmanın her birinin kendi sektörüne ait tescil belgesini sunmakla yükümlü olduğu, imar planlama firmasının Jolojik/Jeofizik Meslek Odası tescil belgesi getirme zorunluluğunun olmadığı; ihale dokümanında işin devredilmesi şeklinde bir hususa yer verilmediği, başka bir sektör firmasının işi alması durumunda Şehir Plancıları Odasına kayıtlı bir firmanın alt yüklenici olarak görev yapacağı, bu firmanın imar planı ile ilgili tüm yasal gerekliliklere uygun olması gerektiği, İdari Şartnamedeki planlama çalışmasını yüklenecek müellif kuruluşların ortaklarından belirtilen niteliklere sahip şehir plancısı veya şehir ve bölge plancısı veya kent plancısının kuruluşun %51 hissesine sahip olması gerektiği; benzer iş olarak kabul edilecek işlere ilişkin olarak İdari Şartname’nin 7.6. maddesindeki düzenlemede farklı meslekler tarafından yapılmakta olan işlere ait tek bir iş bitirme belgesi istenmesinin söz konusu olmadığı, her firmadan sadece kendi sektörüne ait iş bitirme belgesi istenildiği anlaşıldığından, davacı tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ihale dokümanı uyarınca, tümüyle farklı uzmanlıkların, farklı mesleki yeterliklerin ve farklı mevzuat düzenlemelerinin konusu olan ‘jeoloji’, ‘jeofizik’ ve ‘planlama’ konularının bir arada ihale edilmek istenildiği, yapılmak istenilen bu türden bir alımın, her meslek alanında ayrı yapılacak olan ihalelerde oluşacak rekabeti engelleyici olması yanı sıra ilgili mevzuatlar açısından da önemli sorunları beraberinde getirecek bir niteliğe sahip olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 08/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.