Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/2613 E. , 2022/1567 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2020/2613
Karar No : 2022/1567
DAVACI : … Elektrik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
DAVALILAR : 1. … Kurumu
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
2. … Müdürlüğü
VEKİLİ : …
DAVANIN KONUSU :
03/07/2020 tarih ve 31174 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun (Kurul) … tarih ve … sayılı “01/07/2020 tarihinden itibaren TEİAŞ Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifeleri” kararının 12. tarife bölgesi yönünden, tarifenin “Teknik veriler, teknik ve objektif ölçütler dikkate alınmaksızın” Sistem Kullanım Bedelinin (73.067,59-TL/MW-Yıl ve 8,59-TL/MWh), Sistem İşletim Bedelinin (0,73-TL/MWh) olarak belirlenmesine ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
2020 yılında sabit kullanım tarifesinde %33,54, değişken kullanım tarifesinde %38,49 ve sistem işletim tarifesinde %121,43 oranında artış yapıldığı, oysaki … tarih ve … sayılı Kurul kararında yer alan değerlere göre 2020 yılında gelir gereksiniminin bir önceki yıla göre %10,42 artırıldığı, iletim tarifesi hesabında bağlantı anlaşmasına esas güç (MW) ve sağlanan enerji miktarının önemli olduğu, TEİAŞ’ın 2016-2019 yılları arasındaki faaliyet raporlarında yer alan gerçekleşen yatırım bedelleri ve 2020 yılı için 2020 Yılı Yatırım Programının Kabulü ve Uygulanmasına Dair Karar dikkate alınarak, TEİAŞ’ın 2020 yılındaki yatırım bedelinin bir önceki yıla göre %10,30 oranında arttığı, 2020 yılında kapasite mekanizması bütçesinin bir önceki yıla göre %10 oranında arttığı, tarife hazırlanırken maliyet unsurları dikkate alınmadan keyfi olarak sistem kullanım ve sistem işletim bedelinin belirlendiği, yatırım artışı, kapasite mekanizması bütçe artışı ve enflasyon oranları dikkate alındığında, tarife bileşenlerinde yapılan artışın çok yüksek olduğu, TEİAŞ’ın sistem kullanım gelir gereksinimi bir önceki yıla göre %10,42, sistem işletim bedeli bir önceki yıla göre %1,24 artmışken tarifelerdeki artışın bunların çok üzerinde olduğu, tarifeler hazırlanırken üreticilerin görüşü alınmadığı gibi üreticilerin mâkul kâr elde etmesine imkân verecek değerlendirmelerin de yapılmadığı, yapılan artışların şirketlerin ödemeler dengesini bozduğu ve yatırımlarını riske attığı, yenilenebilir enerji kaynakları arasında yatırım çoğunluğunu teşkil eden nehir tipi hidroelektrik santrallerin kaynak potansiyelinin en yüksek olduğu 11, 12, 13 ve 14. bölgelere en yüksek tarifenin uygulanmasının 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun özel amacı olan yenilenebilir enerji kaynaklarının desteklenmesi ilkesine aykırı olduğu, hiçbir objektif ve teknik veriye dayanılmadan tarifenin 14 farklı bölge esas alınarak düzenlendiği, ilgili düzenlemenin Kanun’un eşit taraflar arasında ayrım gözetmeme ve Anayasa’da yer alan kanun önünde eşitlik ilkesine açıkça aykırı olduğu, mevcut tarife metodu ve artış oranlarının düzenli idare ilkesine, idarî istikrar ilkesine ve idarenin faaliyetlerinde belirlilik ilkesine aykırı olarak uygulanmaya devam edilirse yatırımcıların ekonomik mahvına, santrallerin işletilemez hâle gelmesine sebep olacağı, eşitlik ilkesine en temel aykırılığın üretim tesislerinin bir kısmının TEİAŞ ile sistem kullanım anlaşması, bir kısmının ise dağıtım şirketleri ile sistem kullanım anlaşması imzalaması sonucu iki ayrı tarife kullanılması ve bu tarifeler arasında fahiş bedel farkları oluşması olduğu, bu farklılığın sübvansiyon yasağına da aykırı olduğu, dağıtım sistemine bağlı bir santralin üretimin düşük olduğu kış ve sonbahar aylarında sadece üretime bağlı tek terimli tarifeyi seçerek fiyat avantajı sağlayabildiği, TEİAŞ ile anlaşanlarda ise tarife değişikliği olmadığı gibi hiç üretim yapılmasa bile kurulu kapasitesi üzerinden fahiş bir bedel ödendiği, davalı idarenin düzenlemesinde kamu yararı bulunmadığı ileri sürülmüştür.
DAVALILARIN SAVUNMALARI :
Öncelikle, usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığının tespiti hâlinde süre aşımı yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Esasa ilişkin olarak ise, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından, iletim tarifesi içerisinde yer alan bedellerin TEİAŞ’ın ilgili faaliyetleri yürütebilmesi için gerekli olan maliyetlerden hareketle belirlendiği, 2019’a kıyasla 2020 tarifelerinin yüksek olmasının esas sebebinin TEİAŞ’ın 2020 yılı gelir tavanında yapılan artış olduğu, TEİAŞ tarafından iletim kayıpları için 2 milyar TL, sıfır bakiye düzeltme tutarı için 500 milyon TL, ihale sistemine geçilen yan hizmetler için 1.800 milyon TL, kapasite mekanizması için 2.200 milyon TL maliyet öngörüldüğü, sistem kullanım ve işletim gelir farkı düzeltme bileşenlerinin sırasıyla 720 milyon TL ve -810 milyon TL olarak hesaplandığı, ayrıca ARGE bütçesi olarak da 21.8 milyon TL’nin gelir tavanında yer aldığı, iletim tarifelerinin Kurul’un maliyet esaslı tarife belirleme yetkisi kapsamında belirlendiği, enflasyon oranının tarife hesaplamalarında dikkate alınan unsurlardan yalnızca biri olduğu, gelir tavanı bileşenleri ve nitelikleri dikkate alındığında fiyat artışının doğrudan enflasyon oranları ile karşılaştırılmasının doğru olmadığı, 2019-2020 yılları sistem kullanım ve sistem işletim fiyatlarında kullanıcıların kapasite kullanım oranlarına bağlı olarak değişmekle birlikte %40-45 bandında bir artış meydana geldiği, 2019 yılı sistem işletim tarifesi 1,40-TL iken revize tarifede bu tutarın 0,73-TL olduğu, 6446 sayılı Kanun’un amacı gözetilerek iletim tarifesi içerisinde dikkate alınan unsurların üreticilere ve tüketicilere yansıtılması hususunda mâkul bir dengenin sağlandığı, tarifelerin 14 bölge bazında birbirinden farklı şekilde belirlenmesinin kamu yararına uygun olduğu, iletim sisteminde bir noktada (TM) üretimin yüksek olması sonucunda üretim için kapasite artış ihtiyacı, yani yatırım gerekliliği daha fazla olacağından, bu noktada üretim için yüksek iletim tarifeleri, bir noktada üretimin düşük olması sonucunda üretim için kapasite artış ihtiyacı daha az olacağından bu noktada üretim için düşük iletim tarifeleri hesaplandığı, tüketim için de, yüksek tüketimin bulunmasının tüketim için yüksek iletim tarifesini, düşük tüketimin bulunmasının tüketim için düşük iletim tarifesini getirdiği, üretimin az tüketimin fazla olduğu bölgelerde üretimin, üretimin fazla tüketimin az olduğu bölgelerde tüketimin teşvik edildiği, bu şekilde iletim sisteminin yatırım ihtiyacı azaltılarak toplumsal faydanın yükseltilmeye çalışıldığı, aynı iletim tarifesi bölgesi içinde yer alan üreticilere kendi aralarında farklı bedel uygulanmadığı, tarife konusu faaliyetlerin ve bu faaliyetlere ilişkin maliyetlerin, faaliyeti yürütmekle görevli tüzel kişilerin birbirinden farklı olduğu dikkate alındığında, davacının doğrudan dağıtım tarifeleri ile iletim tarifeleri arasında bir kıyaslama yapmasının hukuken kabul edilemeyeceği, iletim ve dağıtım sistemi olarak iki farklı sistemin kullanıcısı olan üreticiler bakımından onaylanacak tarife yapısının farklı bedelleri içermesinin eşitlik ilkesine aykırı sayılamayacağı, bir şirketin bir pazarda oluşan maliyetlerini başka bir alandaki faaliyetlerine yüklemesi veya elde ettiği geliri aynı şekilde başka bir pazardaki faaliyetlerini finanse etmek için kullanması hâlinde çapraz sübvansiyondan bahsedilebileceği, TEİAŞ ile dağıtım hizmeti sunan dağıtım şirketlerinin faaliyet alanları farklı olduğundan dava konusu tarifenin sübvansiyon yasağına aykırılık teşkil ettiğinden bahsedilemeyeceği, Covid-19 salgını nedeniyle 2020 yılının Mart ayından itibaren enerji tüketiminin beklenen seviyenin altında kalması sonucunda enerji tüketimiyle direkt ilişkili olan gelir tavanı kalemlerinde maliyet azalması gerçekleştiği, bu nedenle TEİAŞ tarafından 01/07/2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere gelir tavanı ve tarifelerin revize edilmesinin talep edildiği, 01/07/2020 tarihinde revize edilen tarife kapsamında davacıyı olumsuz etkileyen bir durumun da olmadığı, revize edilen gelir tavanının öncekine göre toplamda 900 milyon TL daha düşük olduğu, bunun da tarifelerde fiyat azalışını beraberinde getirdiği, sistem işletim tarifesinde 2019 yılına göre %48 azalış gerçekleştiği, sabit nitelikteki sistem kullanım tarifesinde herhangi bir revizyon olmamakla birlikte değişken nitelikteki tarife bakımından 2019 yılına göre tarifede yapılan artışın %20 civarına, bir kullanıcı için ortalama iletim birim maliyetinde gerçekleşen artışın 2019’a göre %18-28 bandına gerilediği savunulmuştur.
TEİAŞ Genel Müdürlüğü tarafından, gelir tavanı düzenlenirken, gelir tablosu değerlerinin (gelir ve giderler) dikkate alındığı, en son yıl gerçekleşen değerlerin (2018-2019-2020 beşinci uygulama dönemi yılları için 2017 yılı gerçekleşen değerler) program yıllarına sabit olarak çekildiği, ancak yıllar itibarıyla farklılık arz edecek hesaplarda muhtemel değişikliklere yer verildiği, 2019 yılı mali yatırım bütçesi harcamalarının 2.996 milyon TL, yatırım bütçesi harcamalarına ilave kamulaştırma harcamalarının ise 602 milyon TL olarak gerçekleştiği, 2019 mali yılı işletim bütçesinin ise 2.809 milyon TL gerçekleştiği, 2019 yılında 6.122 milyon TL gelir tavanına karşılık toplam 6.408 milyon TL yatırım ve işletme bütçeleri kapsamında gelirin üzerinde harcama gerçekleştiği, 2019 yılında 6.240 milyon TL ticarî kredi kullanıldığı, 81 milyon TL finansman maliyeti oluştuğu, yatırım ve işletme bütçesi harcamalarının finansmanının sistem kullanım ve sistem işletim bedeli tahsilatı ile ancak mümkün olduğu, bu nedenle nakit ihtiyacının karşılanmasının önemli olduğu, aksi hâlde üretim tesislerinin sisteme irtibatının sağlanmasında güçlükler yaşanacağı, gelir gereksinimi belirlenirken sadece yatırım ve işletme bütçelerinin finansmanının esas alındığı, tarifelerin enflasyon oranına endeksli olmadığı, tarife bileşenlerinin mevzuat uyarınca belirlendiği, iletim sistemi sistem kullanım tarifesinin sabit ve değişken olmak üzere iki ana bileşenden oluştuğu, sabit ve değişken sistem kullanım tarifesine esas maliyetlerin gelir tavanı içinde ayrıntılı olarak yer aldığı, bu alt kalemlerin ve EPDK tarafından belirlenen üretici/tüketici dengesinin esas alınarak sabit ve değişken sistem kullanım tarifesi hesaplandığı, uygulanacak bölgesel tarifelerin tespit edilmesi sürecinde EPDK tarafından onaylanmış olan gelir tavanı esas alınarak Yöntem Bildirimi’nde açıklanan Yatırım Maliyetine Dayalı Fiyatlandırma (YMDF) Nakil Modeli adlı matematiksel bir bilgisayar modeli çalıştırıldığı veya bir önceki uygulama döneminde YMDF ile tespit edilen tarife bölgelerinin kullanılmaya devam edildiği, iletim sistemi sabit sistem kullanım tarifeleri hesaplanırken kullanıcılara tahsis edilmiş olan emre amade kapasite (MW) değerleri ile EPDK tarafından belirlenen gelir paylaşım oranlarının esas alındığı, değişken sistem kullanım tarifesi ile işletim tarifesinin ise, iletim sistemi kullanıcılarının iletim sistemine verdikleri ve/veya aldıkları, fiyatlandırma yılından bir önceki yılın enerji değerleri (Mwh) ve EPDK tarafından belirlenen üretici/tüketici dengesi dikkate alınarak hesaplandığı, TEİAŞ’ın doğrudan kontrolü altında olan maliyetler ile TEİAŞ’ın doğrudan kontrolü altında olmayıp elektrik iletim sisteminin tüm iletim sistemi kullanıcılarına hizmet verebilir hâlde tutmak için ve sistem işletim gereksinimleri doğrultusunda kullanıcılarla yapılan anlaşmalara göre oluşan maliyetler bulunduğu, MW veya kW/h ile ölçülen enerjinin üretim miktarını gösterdiği ve tarifenin bir bileşeni olduğu, tarife belirlenirken ana hizmet ilkesi olan eşit taraflar arasında ayrım yapılmamasının esas alındığı savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …’UN DÜŞÜNCESİ : Dava; 03/07/2020 tarih ve 31174 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun … tarih ve … sayılı “01/07/2020 tarihinden itibaren geçerli TEİAŞ Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifeleri” kararının 12. tarife bölgesi yönünden, tarifenin ”Teknik veriler, teknik ve objektif ölçütler dikkate alınmaksızın” Sistem Kullanım Bedelinin (73.067,59-TL/MW-YıI ve 8,59-TL/MWh), Sistem İşletim Bedelinin (0,73-TL/MWh) olarak belirlenmesine ilişkin kısmının iptali istemi ile açılmıştır.
4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un 4. maddesinde, “Kurum, tüzel kişilerin yetkili oldukları faaliyetleri ve bu faaliyetlerden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerini tanımlayan Kurul onaylı lisansların verilmesinden, işletme hakkı devri kapsamındaki mevcut sözleşmelerin bu Kanun hükümlerine göre düzenlenmesinden, piyasa performansının izlenmesinden, performans standartlarının ve dağıtım ve müşteri hizmetleri yönetmeliklerinin oluşturulmasından, tadilinden ve uygulattırılmasından, denetlenmesinden, bu Kanunda yer alan fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten, piyasa ihtiyaçlarını dikkate alarak serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik satışında uygulanacak fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten ve bu fiyatlarda enflasyon nedeniyle ihtiyaç duyulacak ayarlamalara ilişkin formülleri uygulamaktan ve bunların denetlenmesinden ve piyasada bu Kanuna uygun şekilde davranılmasını sağlamaktan sorumludur.” hükmüne yer verilmiş; 5. maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde, “Tüketicilere güvenilir, kaliteli, kesintisiz ve düşük maliyetli elektrik enerjisi hizmeti verilmesini teminen gerekli düzenlemeleri yapmak” Kurul’un görevleri arasında sayılmış; 5. maddesinin 7. fıkrasının (e) bendinde, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun, ilgili lisans hükümleri uyarınca hazırlanacak olan; Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Anonim Şirketinin toptan satış fiyat tarifesini, iletim tarifesini, dağıtım tarifeleri ile perakende satış tarifelerini inceleme ve onaylama konularında yetkili olduğu; (f) bendinde, iletim, dağıtım, toptan satış ve perakende satış için yapılacak fiyatlandırmaların ana esaslarını tespit etmek ve gerektiğinde ilgili lisans hükümleri doğrultusunda revize etmeye yetkili olduğu; Elektrik Piyasası Dairesi Başkanlığı’nın ise 9. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi ile, “Bu Kanun ve diğer kanunlarla Kuruma verilen elektrik piyasası ile ilgili düzenleme, rekabet şartlarını oluşturma, tüketici haklarının korunması ile tüketici şikâyetlerinin incelenmesi çalışmalarını yapmak (…)”; (d) bendi ile de, Tarifeler Dairesi Başkanlığı’nın, bu Kanun ve diğer kanunlarla Kuruma verilen tarife belirleme, elektrik ve doğal gaz tarifelerine esas yatırım planlarının onaylanması, yatırım tavanlarının belirlenmesi ve talep tahminlerinin onaylanması ile ilgili işleri yapmakla görev ve yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanunun amacı; elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösteren, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin yapılmasının sağlanmasıdır.” hükmü yer almış; “Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, Kanunun; elektrik üretimi, iletimi, dağıtımı, toptan veya perakende satışı, ithalat ve ihracatı, piyasa işletimi ile bu faaliyetlerle ilişkili tüm gerçek ve tüzel kişilerin hak ve yükümlülüklerini kapsadığı belirtilmiş, “Tanımlar ve Kısaltmalar” başlıklı 3. maddesinin (ff) bendinde, “Tarife: Elektrik enerjisinin ve/veya kapasitenin iletimi, dağıtımı ve satışı ile bunlara dair hizmetlere ilişkin fiyat, hüküm ve şartları içeren düzenlemeleri” ifade edeceği hükmü getirilmiş; 5. maddesinin 4. fıkrasında, “Tarifesi düzenlemeye tâbi lisans sahibi tüzel kişiler için aşağıda belirtilen hususlara ilişkin hükümler Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikte yer alır: (…)
c) Bu Kanunda yer alan fiyatlandırma esaslarını tespit etmeye, piyasa ihtiyaçlarını dikkate alarak son kaynak tedariği kapsamında ve/veya serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik satışında uygulanacak fiyatlandırma esaslarını tespit etmeye ve bu fiyatlarda enflasyon dâhil ihtiyaç duyulacak diğer ayarlamalara ilişkin formülleri uygulamaya dair yöntemler ve bunların denetlenmesine dair hükümler, (…)
d) Hizmet maliyetlerinin yansıtılmasına dair kurallar ile teknik ve teknik olmayan kayıpları asgariye indirecek önlemlerin uygulanmasına dair esasları içeren hükümler (…)” düzenlemesi getirilmiş; “İletim Faaliyeti” başlıklı 8. maddesinin “TEİAŞ’ın görev ve yükümlülükleri” alt başlıklı ikinci fıkrasının (b) bendinde, “Bu Kanun kapsamında yürüttüğü faaliyetlere ilişkin tarife tekliflerini Kurumun belirlediği ilke ve standartlar çerçevesinde hazırlamak ve Kurumun onayına sunmak” hükmü yer almıştır.
Elektrik piyasasında düzenlemeye tâbi tarifelerin Tarifeler Yönetmeliği uyarınca gelir düzenlemesine tâbi lisans sahibi tüzel kişiler tarafından gelir ve tarife düzenlemesi çerçevesinde yapılacak hesaplamalara ilişkin usul ve esaslar, Elektrik Piyasasında Gelir ve Tarife Düzenlenmesi Kapsamında Düzenlemeye Tabi Unsurlar ve Raporlamaya İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ ile düzenlenmekte ve Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği’nin 8. maddesi gereği TEİAŞ’ın iletim sistemi tarifesine esas alınacak gelir tavanına ilişkin usul ve esaslar da, İletim Sistemi Gelirlerinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ ile belirlenmektedir.
29/12/2019 tarih ve 30993 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararı ile TEİAŞ iletim sistemi, kullanım ve işletim tarifelerinin 14 bölge bazında üreticiler ve tüketiciler için Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama ve Uygulama Yöntem Bildirimi çerçevesinde ne şekilde hesaplanacağı belirlenmiş, 01/01/2020 tarihinden itibaren de uygulanmıştır.
Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliğinde 28/03/2015 tarih ve 29309 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan değişiklikte “Sıfır Bakiye Düzeltme Tutarı” başlıklı Geçici 26. maddesi ile “İletim Kayıplarının TEİAŞ Tarafından Satın Alınması” başlıklı Geçici 27. maddesinin eklendiği, sıfır bakiye düzeltme tutarının 01/01/2016 tarihinden itibaren TEİAŞ’a bırakıldığı için tarifenin bir unsuru olarak öngörüldüğü, yapılan düzenleme gereğince sıfır bakiye düzeltme tutarının TEİAŞ’ın yük almalarından oluşan gideri ile yük atmaları ve enerji dengesizliklerinden elde edilen gelir arasındaki fark olarak tespit edildiği, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu gereğince de bu iletim sistemi kısıtlarından da, gerekli yatırımı yapmak ve işletmekle yükümlü kılınmış TEİAŞ’ın sorumlu bulunduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu olayda; iletim tarifesi içinde yer alan bedellerin, TEİAŞ’ın ilgili faaliyetlerini yürütebilmesi için gerekli olan maliyetlerden hareketle belirlendiği, onaylanan tüm tarifelerde olduğu gibi iletim tarifesinde de tarife konusu faaliyete ilişkin tüm maliyet ve hizmet bedellerinin yer aldığı, TEİAŞ’ın 2020 yılı gelir tavanında yapılan artışa uygun olarak, 2020 yılındaki sistem kullanım ve sistem işletim tarifelerinin de, bir önceki yıla kıyasla görece daha yüksek olduğu, diğer taraftan, enflasyon oranının, tarife hesaplamalarında dikkate alınan unsurlardan biri olmasına karşılık, tarife kapsamında onaylanan fiyattaki artışların tek sebebi olmadığı açıktır.
İletim tarifesi, 6446 sayılı Kanun uyarınca düzenlemeye tâbi bir tarife olup, yine düzenlemeye tâbi olan iletim faaliyetinin yürütülebilmesi adına yapılan mal ve hizmet maliyetlerinden hareketle oluşturulmuştur. İletim sistemleri bütün şebekelerin ana omurgasını oluşturmakta, bu nedenle sistem dengesinin ve kararlılığının izlenmesi, gerçek zamanlı sistem dengesi ve kararlılığı, yan hizmetler ve dengeleme güç piyasası kapsamında sağlanması iletim sistemi işletmecileri tarafından icra edilmektedir.
Diğer taraftan; 2020 yılının Mart ayından itibaren etkisini göstermekte olan Covid-19 salgını nedeniyle, enerji tüketiminin beklenen seviyenin altında kalması sonucunda, enerji tüketimi ile direkt ilişkili olan gelir tavanı kalemlerinde maliyet azalması gerçekleşmesi, bu azalmaya göre de iletim gelir tavanının ve iletim tarifelerinin 01/07/2020 tarihinde itibaren revize edilmesi yolundaki TEİAŞ’ın talebi üzerine, dava konusu tarifenin 01/07/2020 tarihinden itibaren uygulanmak üzere revize edilmesine ilişkin alınan, … gün ve … sayılı karar, 03/07/2020 tarihli ve 31174 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış, 2020 yılının ikinci çeyreğinde, iletilen enerjinin azalması ile hat kapasitelerinin daha az zorlanması sonucu kayıp enerji miktarının azalması ve bununla birlikte enerji fiyatının da düşmesi sonucunda, iletim sistemi kayıpları için öngörülen tutarın altında bir gerçekleşme olduğu, aynı dönemde yine ihtiyaç duyulan rezerv kapasitelerinde azalma olduğu ve yan hizmetler ile sıfır bakiye düzeltme tutarı için öngörülen tutarın altında bir gerçekleşme olmuştur.
Bilindiği üzere, elektrik piyasası, birden fazla faaliyetin farklı aktörler tarafından yürütüldüğü çok taraflı bir piyasadır. Piyasada yer alan tarafların, kendi kuruluş amaçları doğrultusunda faydalarını en yüksek seviyede tutma çabası içinde olmaları ekonomik ilkelerle uyumludur.
İşte bu ekonomik gerçeklik ile, kanunla yetkilendirilmiş olan davalı idarenin; yetkisini kullanırken, tüketicilere kaliteli, sürekli ve düşük maliyetli elektriğin ulaştırılmasını sağlaması, tarifesi düzenlenen şirketin, düzenlenen faaliyetini sürdürebilmesi için gereken gelir ihtiyacını mevzuat çerçevesinde belirlemesi, 6446 sayılı Kanun’un amacı gözetilerek iletim tarifesi içerisinde dikkate alınan unsurların, üreticilere ve tüketicilere yansıtılması hususunda mâkul bir dengeyi gözetmesi neticesi tesis edilen; … tarih ve … sayılı “01/07/2020 tarihinden itibaren geçerli TEİAŞ Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifeleri” kararının 12. tarife bölgesi yönünden, tarifenin ”Teknik veriler, teknik ve objektif ölçütler dikkate alınmaksızın” Sistem Kullanım Bedelinin (73.067,59-TL/MW-YıI ve 8,59-TL/MWh), Sistem İşletim Bedelinin (0,73-TL/MWh) olarak belirlenmesine ilişkin kısmında hukuka aykırı bir husus görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce duruşma için taraflara önceden bildirilen 12/04/2022 tarihinde, davacı vekili Av. …’ın; davalı idarelerden EPDK vekilleri Av. …, Av. …’un ve TEİAŞ Genel Müdürlüğü vekili Hukuk Müşaviri Av. …’in geldikleri, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Sistem kullanım ve sistem işletim gelir tavanlarının ve bu gelir tavanlarına göre sistem kullanıcılarına uygulanacak sistem kullanım ve sistem işletim tarifelerinin belirlenmesi amacıyla, 2018-2020 5. Uygulama Dönemi kapsamında … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile onaylanan gelir gereksinimleri dışında, TEİAŞ’ın ilgili mevzuat gereğince sunmakla yükümlü olduğu hizmetlere ilişkin (sıfır bakiye düzeltme tutarı, iletim kayıpları, yan hizmetler, kapasite mekanizması) maliyet öngörüleri ve 2018 yılı sistem kullanım ile sistem işletim gelir farkı düzeltme bileşeni verileri ve 2020 yılı Yöntem Bildirimi TEİAŞ tarafından … tarih ve … sayılı yazı ile EPDK’ya gönderilmiştir.
TEİAŞ tarafından gönderilen tarife teklifi EPDK Tarifeler Dairesi Başkanlığı’nca değerlendirilmiş ve sonuç olarak … tarih ve … sayılı Müzekkere-İnceleme ve Değerlendirme Raporu hazırlanmıştır.
Kurul’un … tarih ve … sayılı kararı ile TEİAŞ’ın 2020 yılı sistem kullanım ve sistem işletim gelir tavanları onaylanmıştır. Aynı tarihli ve … sayılı Kurul kararı ile de, TEİAŞ tarafından 01/01/2020 tarihinden itibaren uygulanacak iletim sistem kullanım ve sistem işletim tarifeleri, İletim Sistemi Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerini Hesaplama ve Uygulama Yöntem Bildirimi çerçevesinde üreticiler ve tüketiciler için (14 bölge bazında) onaylanmıştır.
Daha sonra, 9034 sayılı Kurul kararının 01/07/2020 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 9434 sayılı Kurul kararıyla revize edilmesi üzerine, anılan Kurul kararıyla belirlenen TEİAŞ Sistem Kullanım ve Sistem İşletim Tarifelerinin 12. bölge yönünden iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
Davalı EPDK tarafından, davanın süresinde açılmadığının tespiti hâlinde süre aşımı yönünden reddi gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı EPDK’nın usule yönelik itirazı geçerli görülmeyerek esasın incelenmesine geçildi.
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 8. maddesinin birinci fıkrasında, elektrik enerjisi iletim faaliyetinin, lisansı kapsamında münhasıran TEİAŞ tarafından yürütüleceği, TEİAŞ’ın, bu Kanunla belirlenen faaliyetler dışında bir faaliyetle iştigal edemeyeceği, iletim faaliyetiyle birlikte yürütülmesi verimlilik artışı sağlayacak nitelikteki piyasa dışı bir faaliyetin yürütülmesinin Kurumun iznine tâbi olduğu, iletim sistemi teknik ve teknik olmayan kayıplarını karşılamak amacıyla ve yan hizmetler piyasası kapsamında elektrik enerjisi veya kapasitesi satın alınması veya kiralanması ile iletim sistemi teknik ve teknik olmayan kayıplarını karşılamak için sözleşmeye bağlanan enerjinin, gerçekleşmeler nedeniyle fazlasının satışının bu hükmün istisnası olduğu; ikinci fıkrasında, TEİAŞ’ın, şebeke, dengeleme ve uzlaştırma ve yan hizmetler hakkındaki yönetmeliklerin uygulanmasını gözetmekle, piyasa işletim lisansı kapsamında yan hizmetler piyasasını ve dengeleme güç piyasasını işletmekle, gerçek zamanlı sistem güvenilirliğini izlemekle, sistem güvenilirliğini ve elektrik enerjisinin öngörülen kalite koşullarında sunulmasını sağlamak üzere gerekli yan hizmetleri belirlemek ve bu hizmetleri ilgili yönetmelik hükümleri doğrultusunda sağlamakla görevli ve yükümlü olduğu; 17. maddesinin altıncı fıkrasının (b) bendinde, TEİAŞ tarafından hazırlanacak olan iletim tarifesinin; üretilen, ithal veya ihraç edilen elektrik enerjisinin iletim sistemi üzerinden naklinden yararlanan tüm kullanıcılara eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hükümleri ve şartları içerdiği, TEİAŞ’ın yapacağı şebeke yatırımlarının ve iletim ek ücretlerinin iletim tarifesinde yer aldığı kurala bağlanmıştır.
Dava konusu Kurul kararının alındığı tarihte yürürlükte olan mülga Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği’nin 4. maddesinin birinci fıkrasının (n) bendinde, iletim sistemi işletim bedelinin, TEİAŞ bünyesindeki Milli Yük Tevzi Merkezi tarafından sunulan hizmet maliyetleri, yatırım maliyetleri, yan hizmetlere ilişkin maliyetler dikkate alınarak hesaplanan bedeli; (o) bendinde, iletim sistemi kullanım bedelinin, iletim hizmetinin sunulması sırasında oluşan maliyetlerden mevzuat kapsamında uygun görülenler dikkate alınarak hesaplanan bedeli; (ö) bendinde, ilgili mevzuatın, elektrik piyasasına ilişkin kanun, yönetmelik, lisans, tebliğ, genelge ve Kurul kararlarını ifade ettiği; 7. maddesinde, iletim tarifesinin, iletim sistemi kullanım bedeli, iletim sistemi işletim bedeli ile tarifenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslardan oluştuğu, iletim tarifesi içerisinde yer alan bedellerin iletim şirketinin ilgili faaliyetleri yürütebilmesi için gerekli olan maliyetlerden hareketle belirleneceği, iletim ek ücretinin iletim tarifesinde yer aldığı, iletim sistemi kullanım bedeli ve iletim sistemi işletim bedelinin, 11/08/2002 tarihli ve 24843 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İletim Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ hükümleri esas alınarak hesaplandığı; 16. maddesinde, her bir tarife türüne ilişkin parametreler ile bu parametrelerin tespitinde dikkate alınacak ve alınmayacak harcamalar, gelirler ve diğer unsurların, bu Yönetmeliğe dayanılarak çıkarılan Tebliğler ile ilgili mevzuattaki diğer hükümlere uygun olarak belirlendiği; 22. maddesinin birinci fıkrasında, tarife önerisindeki fiyat yapısının sabit ve/veya değişken bileşenlerden oluşabileceği; üçüncü fıkrasında, tarife önerisi kapsamındaki fiyatların;
a) Bölgesel özellikler,
b) Gerilim ve güç seviyeleri,
c) Gün içi ve yıl içi dönemler, dikkate alınarak düzenlenebileceği kuralı yer almıştır.
İletim Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ’in 5. maddesinin birinci fıkrasında, “İletim bedelleri, TEİAŞ’ın iletim sistem kullanım faaliyetini yürütebilmesi için gerekli olan maliyetlerden hareketle belirlenir.”; ikinci fıkrasında, “İletim bedelleri; iletim sistem kullanım bedelleri, sistem işletim bedelleri ve ilgili mevzuat çerçevesinde oluşabilecek diğer bedellerden oluşur. Bu kalemlerin kapsamı ve her bir kullanıcı grubuna bu kalemlerden hangisi/hangilerinin uygulanacağı yöntem bildiriminde belirlenir. Yöntem bildirimi, TEİAŞ tarafından hazırlanarak Kuruma sunulur. Kurul yöntem bildirimini aynen veya değiştirerek onaylar.”; 12. maddesinin birinci fıkrasında, “İletim sistemi kayıplarının TEİAŞ tarafından karşılanacak şekilde satın alınması ve/veya 14/04/2009 tarihli ve 27200 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliği ve diğer ilgili mevzuat kapsamında yürütülen faaliyetler sonucu doğan giderlerin, mevzuatta farklı bir düzenleme bulunmadığı durumda, gelir düzenlemeleri yoluyla karşılanması esastır.”; ikinci fıkrasında, “Birinci fıkra kapsamındaki giderlerden Kurumca uygun bulunanlar işletme giderleri içerisinde dikkate alınır. Bu giderlerden işletme giderlerine dâhil edilmeyenler gelirleri maliyetlerini karşılayacak şekilde gelir tavanına ilave edilerek iletim bedelleri yoluyla karşılanabilir veya usul ve esasları yöntem bildiriminde düzenlenmek şartıyla ilgililere ayrıca yansıtılabilir. Bu giderlerden gelir tavanına dâhil edilenlerin öngörülen değerleri ile gerçekleşmeleri arasında oluşacak farklar, gelir farkı düzeltme bileşeni yoluyla tarifelerde dikkate alınır.”; 14. maddesinin ikinci fıkrasında, “11/08/2002 tarihli ve 24843 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İletim Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğe yapılan atıflar bu Tebliğe yapılmış sayılır.”; üçüncü fıkrasında, “11/08/2002 tarihli ve 24843 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İletim Sistemi İşletim Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğe yapılan atıflar bu Tebliğe yapılmış sayılır.” kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Aktarılan kurallardan, iletim bedelinin, TEİAŞ’ın iletim sistem kullanım faaliyetini yürütebilmesi için gerekli olan maliyetler göz önünde bulundurularak belirlendiği, iletim sistemi kullanım bedelinin ve iletim sistemi işletim bedelinin, İletim Gelirlerinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ hükümleri esas alınarak Kurul tarafından belirlendiği, tarife hesaplamalarında enflasyon oranı olarak Tüketici Fiyat Endeksi değişim oranının dikkate alındığı anlaşılmaktadır.
YMDF ile iletim sistemi sistem kullanım tarifeleri 22 bölge bazında ilk kez 2003 yılında hesaplanmıştır. Bu yöntemde, verilen hizmetler, bu hizmetlerin verilmesine ilişkin artan maliyetleri yansıtacak şekilde fiyatlandırıldığında, kullanıcılara etkin ekonomik sinyaller sağlanabilmektedir. Sistem kullanım fiyatları, iletim sisteminin farklı yerlerindeki kullanıcılarının sistemi kullanım miktarlarını marjinal olarak artırmaları ya da azaltmalarının TEİAŞ’ın maliyetlerine olan etkilerini yansıtacak şekilde tasarlanmıştır. 2004 ve 2005 yıllarında 22 bölge bazında tarifeler artırılmıştır.
2006-2008 birinci uygulama döneminde, 2006 yılında TEİAŞ’ın hazırlayıp EPDK’nın onayladığı herhangi bir tarife bulunmamaktadır. 2007 ve 2008 yıllarında da 22 bölge bazında tarifeler artırılmıştır. 2003-2008 dönemindeki tarifelerin ortak özelliği, 22 bölge bazında uygulanması ve üretimin fazla ya da az, benzer şekilde tüketimin fazla ya da az olduğu bölgelerde tarifenin değişiklik göstermesidir. Dolayısıyla, YMDF’nın hem üreticilere hem de tüketicilere yatırım ve tüketim tercihlerini yapabilmelerine yönelik sinyal etkisi verdiği açıktır.
2009-2011 ikinci uygulama döneminde, 2009 yılında mevcut tarife bölge sayısı 14’e indirilmiş, 4628 sayılı Kanun’un Geçici 14. maddesi uyarınca üreticilerin ilgili üretim bağlantılarına %50 indirim uygulanacağı belirtilmiştir. 2010 ve 2011 yıllarında da 2009 yılındaki bölge sayısı korunmuş ve tarifeler üretim veya tüketim yoğunluğuna göre artırılmıştır.
2012-2014 üçüncü uygulama döneminde, tarife bölgeleri ve bu bölgelere ait üretici ve tüketici tarifeleri belirlenmesi çalışmaları, TÜBİTAK Uzay Enstitüsü Güç Sistemleri Analiz Grubu tarafından gerçekleştirilmiştir.
2015-2017 dördüncü uygulama döneminde, Yönetmelik değişikliğiyle birlikte iletim kayıpları ve Sıfır Bakiye Düzeltme Tutarı (SBDT) kalemleri TEİAŞ’ın iletim tarifesinin birer unsuru olarak yer almıştır. Her iki kalem, 14 tarife bölgesinde üreticilere ve tüketicilere tahsis edilen kapasite miktarı üzerinden sabit bileşenli olarak belirlenmiştir. Ancak, 01/05/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla, iletim tarifesinin tahsis edilen kapasite miktarı üzerinden sabit ve sisteme verilen veya sistemden çekilen enerji miktarı uyarınca değişken bileşenli olarak uygulanmasına karar verilmiştir.
2018-2020 yılları ise beşinci uygulama dönemidir. Bu dönemde 26/11/2017 tarih ve 30252 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak 01/02/2018 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Yan Hizmetler Yönetmeliği kapsamında TEİAŞ tarafından sunulan primer frekans kontrolü, sekonder frekans kontrolü gibi yan hizmetler için ihale sistemine geçilmiştir. Ayrıca 20/01/2018 tarih ve 30307 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Kapasite Mekanizması Yönetmeliği uyarınca kapasite mekanizması bütçesi önerisi sunulmuştur. Daha önce kullanıcılara ayrıca fatura edilmekte olan yan hizmetler ve kapasite mekanizması harcamaları 2018 yılından itibaren TEİAŞ gelir tavanı hesabına dâhil edilmiştir.
Dairemizin 29/09/2020 tarihli ara kararıyla, davalı EPDK’dan … tarih ve … sayılı Kurul kararına istinaden yürürlüğe giren TEİAŞ iletim sistemi sistem kullanım ve sistem işletim tarifelerinin belirlenmesine ilişkin tüm kalemlerin (alt başlıklar hâlinde) bir önceki yıla ilişkin kalemlerle karşılaştırma yapılmak suretiyle tablo şeklinde ayrıntılı olarak istenilmesine karar verilmiştir.
Ara kararına verilen cevabi yazıda, söz konusu tarifenin 01/07/2020 tarihine kadar uygulandığı belirtilmiş, yazıda yer alan 2019-2020 iletim tarifelerinde dikkate alınan maliyet kalemleri başlıklı tabloda ise, TEİAŞ’ın 2019 yılına ilişkin toplam gelir tavanının 10 milyar 672 milyon TL, 2020 yılına ilişkin toplam gelir tavanının 15 milyar 9 milyon TL olduğu, sistem kullanım gelir tavanının 9 milyar 898 milyon TL’den 13 milyar 445 milyon TL’ye, sistem işletim gelir tavanının ise 774 milyon TL’den 1 milyar 563 milyon TL’ye çıktığı görülmüştür.
Diğer taraftan, aynı ara kararıyla, davalı TEİAŞ’dan, İletim Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ’in 5. maddesinde düzenlenen iletim sistem kullanım faaliyetinin yürütülebilmesi için gerekli olan maliyet kalemlerinden söz konusu tarife kapsamında dikkate alınan unsurlar (alt başlıklar hâlinde) bir önceki yıl ile karşılaştırma yapılmak suretiyle tablo şeklinde ayrıntılı olarak istenilmesine karar verilmiştir.
TEİAŞ tarafından ara kararına istinaden verilen cevabi yazı ekinde, 2015-2016-2017-2018-2019-2020 Dönemi Gelir Tavanı ve Harcama Karşılaştırma Tablosu ile 2019-2020 Yılları Tarifelerine Esas TEİAŞ Gelir Tavanları ve Yüzdesel Artışlarını gösteren tablolar sunulmuştur. Tabloların incelenmesinden, 2018 yılı toplam gelir tavanı 8 milyar 337 milyon TL olarak belirlenmişken, toplam harcamanın 9 milyar 416 milyon TL olarak gerçekleştiği, nitekim 2019 yılı toplam gelir tavanı 10 milyar 673 milyon TL olarak belirlenmişken toplam harcamanın 12 milyar 133 milyon TL olarak gerçekleştiği, dolayısıyla önceki iki senede sırasıyla 1 milyar 78 milyon TL ve 1 milyar 460 milyon TL olmak üzere öngörülen gelir tavanından fazla harcama gerçekleştiği anlaşılmıştır.
9033 sayılı Kurul kararı uyarınca onaylanan TEİAŞ’ın 2020 yılına ilişkin sistem kullanım gelir tavanı 13.445.933.259,00-TL ve sistem işletim gelir tavanı 1.563.939.153,00-TL olup, … sayılı Kurul kararıyla ise, mezkûr gelir tavanları kullanılarak Yöntem Bildirimi çerçevesinde hesaplanan ve 01/01/2020 tarihinden itibaren uygulanacak iletim sistem kullanım ve sistem işletim tarifeleri onaylanmıştır.
TEİAŞ’ın 2020 yılı sistem kullanım ve sistem işletim gelir tavanları, sistem kullanım ve sistem işletim gelir gereksinimleri (sırasıyla 8.503.947.609,00-TL ve 74.190.514,00-TL), sistem kullanım ve sistem işletim gelir farkı düzeltme bileşenleri (sırasıyla 720.173.954,00-TL ve -810.251.361,00-TL), ilgili mevzuat gereğince yürütülen faaliyetlerden iletim kayıplarının karşılanması (2 milyar TL), sıfır bakiye düzeltme tutarına ilişkin yükümlülükler (500 milyon TL), yan hizmetler için öngörülen maliyetler (1.8 milyar TL), kapasite mekanizması bütçesi (2.2 milyar TL) ile ARGE bütçesinden (21.811.697,00-TL) oluşmaktadır.
Davalı EPDK tarafından TEİAŞ’ın sistem kullanım ve sistem işletim gelir tavanları bağlamında yapılan incelemede, gelir gereksinimleri için … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile onaylanan tutarlar Ekim 2020 TÜFE değerine getirilmek suretiyle, iletim kayıpları için 2017-2018-2019 yılları gerçekleşmelerine bakarak ve bütçe öngörüsüne göre %2,5’un üzerinde iletim kaybının yıllara sari iletim kayıplarını dikkate alarak, sıfır bakiye düzeltme tutarı için 2017-2018-2019 yılları gerçekleşmelerine bakarak ve özellikle 2018 yılında yan hizmetlerde yeterli iyileşme sağlanamamasından kaynaklanan dalgalanma dikkate alınarak, yan hizmetler için 2018 ve 2019 yılı gerçekleşmelerine bakarak ve 2020 yılı için primer ve sekonder rezerv miktarları ile bu rezerv kapasiteler için yaklaşık hesaplanan bedeller dikkate alınarak, kapasite mekanizması için 2018 ve 2019 yılı gerçekleşmelerine bakarak, gelir farkı düzeltme bileşenleri için Tebliğde yer alan hesaplama yöntemine uygun olarak 2018 yılı bileşenleri hesaplanarak, ARGE bütçesi için ise … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla onaylanan Düzenleyici Yaklaşım Belgesi ve Düzenleyici Eylem Planı uyarınca sistem kullanım işletme giderlerinin %1’i oranında belirlenen tutarlar uygun bulunarak onaylanmıştır.
Sistem kullanım ve sistem işletim tarifelerinin hesaplanmasına esas olan TEİAŞ’ın gelir tavanına esas gelir gereksinimi, işletme giderleri ve yatırım harcamalarına karşılık elde etmesi gereken yatırım bileşeninden oluşmaktadır. Bunlar, iletim sistemi verileri (iletim hatları, trafo kapasiteleri, trafo sayıları, personel sayıları) ve geçmiş yıllara ilişkin giderler dikkate alınmak suretiyle onaylanmaktadır. Sonuç olarak, gelir tavanında yer alan maliyet unsurları açısından, önceki yıl gerçekleşmelerine bakılarak mâkul görülen tutarlar 2020 yılı gelir tavanı hesabına dâhil edilmiştir. Nitekim gelir tavanına haricen belirlenen kapasite mekanizması, sıfır bakiye düzeltme tutarı, yan hizmetler, iletim kayıpları gibi tutarlar bir sonraki belirlemede yalnızca gerçekleşme değerleri karşılanacak şekilde düzeltilmektedir.
Onaylanan gelir tavanları kullanılarak, davalı EPDK tarafından TEİAŞ’ın 01/01/2020 tarihinden itibaren uygulanacak iletim sistem kullanım ve sistem işletim tarifeleri ve bu tarifelerin sistem kullanıcılarına uygulanma şekli, yöntem bildirimi çerçevesinde belirlenmiştir. Buna göre gelir tavanlarının üretici ve tüketicilere yansıtılma oranı, enerji (MWh, değişken) ve güç (MW, sabit) üzerinden yansıtılma oranı ile sistem kullanım faaliyeti için YMDF çerçevesinde bölgesel olarak belirlenen fiyatlar temel alınmıştır. Gelir tavanlarının üretici ve tüketicilere eşit oranda uygulanması dışında bir uygulamaya mevcut durumda ihtiyaç duyulmadığından ve bölgesel fiyat sinyallerinin her iki kullanıcı grubu için sürdürülmesi dikkate alınarak üretici/tüketici oranının %50-%50 olarak devam etmesi uygun bulunmuştur.
Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği’nde, tarife önerisindeki fiyat yapısının sabit ve/veya değişken bileşenlerden oluşabileceği, değişken bileşenler olarak enerji (aktif-reaktif), kilovat (kW) cinsinden güç veya bağlantı kapasitesi gibi unsurların bulunduğu belirtilmiştir. Ayrıca fiyatların, bölgesel özellikler, gerilim ve güç seviyeleri ile gün içi ve yıl içi dönemler dikkate alınarak düzenlenebileceği öngörülmüştür. Sabit ve/veya değişken bileşenler sayma yoluyla belirlenmemiş ise de, tarifede yer alan veya alacak maliyet unsurlarının yapısının zaman içerisinde değişkenlik göstermesi böyle bir belirlemenin zorluğunu ortaya koymaktadır. Ancak mevcut durumda, yatırım kaynaklı olarak öngörülen maliyetlerin (yatırım bileşeni, yatırım farkı düzeltme bileşeni ve kapasite mekanizması) sabit, kısa vadede geri dönüşü beklenen maliyetlerin ise (işletme giderleri, iletim kayıpları, sistem işletimine ilişkin sıfır bakiye düzeltme tutarı ve yan hizmetler) değişken karakterli bileşen olarak değerlendirildiği anlaşılmaktadır.
Sistem kullanım faaliyetinin yatırıma dayalı olan sabit bileşeninin bölgesel olarak dağıtılması için kullanılan YMDF modeli uyarınca, üretimin/tüketimin yoğun olduğu bölgelerde üretim/tüketim fiyatları yüksek olarak belirlenerek üreticilerin/tüketicilerin yatırımlarını fiyatların daha düşük olduğu farklı bölgelere kaydırmaları teşvik edilmekte ve iletim sisteminin optimum kullanımı ile TEİAŞ tarafından yapılacak yatırımların optimum olarak dağıtılması sağlanmaya çalışılmaktadır. Her üç yılda bir bölgeler ve fiyatlar tekrar hesaplanmış olmakla birlikte, 2018-2020 beşinci uygulama dönemi için dördüncü uygulama dönemi şebeke modelinin kullanılmasına devam edilmiştir. Sonuç olarak uygulanan yöntemle, üretimin az tüketimin fazla olduğu bölgelerde üretim; üretimin fazla tüketimin az olduğu bölgelerde tüketim teşvik edilecek şekilde tarifelerin belirlendiği, bölgesel tarife farklılığının bu nedenle oluştuğu, ancak aynı iletim tarife bölgesi içinde yer alan kullanıcılara farklı ücret uygulamasının olmadığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca, davacı tarafından iletim tarifelerinde mevzuatta belirtilen enflasyon oranında artış kuralına uyulmadan fahiş oranda artış gerçekleştirildiği ve iletim tarifelerindeki artışın TEİAŞ’ın maliyetlerindeki artıştan kaynaklanmadığı ileri sürülmüş ise de, tarifedeki artışın TEİAŞ’ın gelir tavanındaki artıştan kaynaklandığı, dolayısıyla tarifenin Kurul’un maliyet esaslı tarife belirleme yetkisi kapsamında belirlendiği, enflasyon oranının tarife hesaplamalarında dikkate alınan unsurlardan yalnızca birisi olduğu, buna göre, tarife hesaplamalarında enflasyon oranı olarak Tüketici Fiyat Endeksi değişim oranınının dikkate alındığı anlaşılmaktadır.
Bununla birlikte, üreticilerin Yenilenebilir Enerji Kaynaklarına Dair Destekleme Mekanizmasına (YEKDEM) dâhil olmaları hâlinde, satışını yaptıkları enerjiden elde ettikleri gelir ile iletim sistemini kullanmaları nedeniyle tarife kapsamında ödeyecekleri iletim bedeli birbirinden farklı konulardır. Mevzuatta, iletim tarifelerinde YEKDEM kapsamındaki üreticiler lehine ayrıcalıklı uygulama yapılmasını zorunlu kılan bir kural bulunmadığı da açıktır. Her ne kadar davacı tarafından, işletilen tesisler HES tesisleri olduğundan daha çok korunması ve himaye edilmesi gerektiği, yatırım maliyetlerinin barajlara göre daha yüksek olduğu ileri sürülmüş ise de, iletim sistemine bağlı olan kullanıcıların üretim kaynaklarına veya yöntemlerine göre tarife belirlenmesini zorunlu kılan bir kural da bulunmamaktadır.
Davacı tarafından, dağıtım sistemine bağlanan tesisler yönünden lehe tarife imkânları olduğu, kendilerine bu imkânların sunulmadığı ve bu hususun eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmekte ise de, kullanıcıların bağlantı güçlerine göre iletim veya dağıtım sistemine bağlanabildiği, iletim sistemi ile dağıtım sisteminin mevzuat ve uygulama bakımından birbirinden farklı olduğu açıktır. Dolayısıyla, teknik çalışma esasları ve alt yapısı birbirinden farklı olan iki ayrı sistem bakımından, uygulanan tarifelerin eşitlik ilkesi bağlamında kıyaslanması mümkün görünmemektedir.
Dava konusu Kurul kararıyla ise, 2020 yılında ortaya çıkan Covid-19 salgını nedeniyle, yılın ikinci çeyreğinde kayıp enerji miktarının azalması ve enerji fiyatının da düşmesi nedeniyle iletim sistemi kayıplarında öngörülen tutarın altında bir gerçekleşme olması, iletilen enerjinin azalması ve ilkbahar döneminde feyezan yaşanmaması ile hat kapasitelerinin daha az zorlanması sonucunda yan hizmetler ve sıfır bakiye düzeltme tutarı için öngörülen tutarın altında bir gerçekleşme olması sebepleriyle, … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile gelir tavanlarının revize edilerek 900 milyon TL düşürülmesi sonucunda 01/07/2020 tarihinden itibaren uygulanacak iletim sistem kullanım ve sistem işletim tarifeleri revize edilerek sistem kullanıcıları lehine olacak şekilde değiştirilmiştir. 12. bölge tarifesinde üreticiler bakımından değişken sistem kullanım bedeli 9,93-TL/MWh’den 8,59-TL/MWh’ye, değişken sistem işletim bedeli ise 3,10-TL/MWh’den 0,73-TL/MWh’ye indirilmiştir. Buna göre, TEİAŞ’ın gelir tavanına etki eden maliyet unsurlarında gerçekleşen bir azalışın tarifelere yansıtılarak, üretim faaliyetinde bulunan üreticiler lehine sonuç doğurduğu görülmektedir.
Bu itibarla, yukarıda yapılan değerlendirmeler çerçevesinde, davalı EPDK’nın TEİAŞ’ın gelir tavanı ve buna bağlı olarak iletim sistemi kullanım ve işletim tarifelerini belirleme yetkisini kullanırken, tüketicilere kaliteli, sürekli ve düşük maliyetli elektriğin ulaştırılmasını sağlamayı ve TEİAŞ’ın faaliyetini sürdürebilmesi için gereken gelir ihtiyacını mevzuat çerçevesinde belirlemeyi esas aldığı, 6446 sayılı Kanun’un amacı gözetilerek iletim tarifesi içerisinde dikkate alınan sabit ve değişken bileşenli maliyet unsurlarının, üreticilere ve tüketicilere yansıtılması hususunda mâkul bir dengenin gözetildiği, üretimin az, tüketimin fazla olduğu bölgelerde üretim; üretimin fazla, tüketimin az olduğu bölgelerde tüketim teşvik edilecek şekilde tarifelerin belirlendiği ve dava konusu Kurul kararıyla 01/01/2020 tarihinden itibaren uygulanan tarifelerin davacının lehine olacak şekilde revize edildiği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararının 12. tarife bölgesine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … -TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … -TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 12/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.