Danıştay Kararı 13. Daire 2020/2763 E. 2022/2721 K. 16.06.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2020/2763 E.  ,  2022/2721 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/2763
Karar No:2022/2721

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Milli Savunma Bakanlığı tarafından …. ihale kayıt numarası ile ihale edilen “46 adet Harp Gemileri Otomatik Tanıtma Sistemleri (WAIS)” işinin yüklenicisi olan davacı şirket hakkında 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu uyarınca verilen ve 02/06/2011 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 1 yıl süreyle kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklama işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce Dairemizin 05/11/2019 tarih ve E:2019/821, K:2019/3457 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacı tarafından adli yargıda açılan alacak davasında bilirkişi heyetince düzenlenen ve feshin haklı olduğu tespitine yer veren 23/01/2013 tarihli ilk bilirkişi raporunun teknik bir inceleme içermediği, 09/04/2014 ve 06/07/2017 tarihli bilirkişi raporlarının ise Mahkemece tarafların itirazları üzerine cihazlar üzerinde keşif yapılmak suretiyle tanzim edilen raporlar olduğu, söz konusu raporlarda, davalı idare tarafından haksız sebeple fesih bildiriminde bulunulduğunun belirtildiği, davacının, davalı idareye milli olarak üretilen cihaza sertifika alınmasında yaşanan zorluklar nedeniyle bedelini kendisi karşılamak suretiyle İsveç … firması tarafından üretilen ithal cihazı teslim etmeyi teklif ettiği, davalı idarenin de bu teklifi kabul ettiği, bunun üzerine davacı tarafından, söz konusu cihazların Fabrika Testi (FAT) belgelerinin de ithal edilecek cihazlara göre uyarlanarak sözleşmede belirlenen belgelerden farklı düzenlenmesi gerektiğinin davalı idareye bildirildiği ancak davalı idare tarafından WAIS sisteminin kontrolünde onaylı FAT dokümanının esas alınmasının uygun olduğu ve değişiklik talebinin muayene sırasında kontrol heyeti tarafından değerlendirileceği belirtilerek davacı şirketin talebinin uygun bulunmadığı, bilirkişi raporlarında da, değişen donanımlar nedeniyle FAT ve kullanıcı arayüzü belgelerinde ana işlevleri etkilemeyecek şekilde değişikliğe gidilmesinin zorunlu olduğu hususunun belirtildiği, sözleşme konusu cihazların ithaline izin veren davalı idarenin FAT belgelerinin de değişmesine izin vermesi gerektiği, öte yandan, yapılan iki ayrı muayene sonrasında davacı tarafından itiraz muayenesi talep edilmiş olduğu, davalı idarenin cihazların yazılımsal olarak değiştirildiği gerekçesiyle itiraz muayenesini gerçekleştirmediği, bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere cihazların işletim sistemlerine bağlı olarak yazılım güncellemesi yapılmasının malın aynen korunmak suretiyle itiraz muayenesi yapılması şartına aykırılık teşkil etmediği, davacı şirketin sözleşme konusu cihazları ithal ederek muayeneye hazır olduğunu bildirdiği, itiraz muayenesinin idarece yapılmadığı, adli yargıda açılan alacak davasında dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında sözleşmenin feshedilmesinin haksız olduğunun belirtildiği, bu itibarla, davacı şirketçe taahhüdün tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmemesi fiilinin işlenmediğinin sabit olduğu anlaşıldığından, davacının 1 yıl süreyle tüm kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, adli yargıdaki yargılama sürecinin henüz kesinlik kazanmadığı, bu nedenle adli yargıdaki kesin olmayan kararların idari yargıdaki kararlara esas alınmaması gerektiği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyizi istenen Mahkeme kararının bozma kararına uyularak verildiği, kararın temelini adli yargı makamlarının kararlarının değil dosyalardaki bilirkişi raporlarındaki tespitler ile dosya içerisinde yer alan yazışmaların oluşturduğu, somut tespitlere dayalı olarak taahhüdün ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirilmediğine dair fiilin sübut bulmadığı sonucuna varıldığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:… K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 16/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.