Danıştay Kararı 13. Daire 2020/279 E. 2022/4480 K. 30.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2020/279 E.  ,  2022/4480 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/279
Karar No:2022/4480

TEMYİZ EDEN (DAVACI): …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Valiliği

İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bingöl ili, … köyü, … ada, … parselde bulunan ve mülkiyeti Hazineye ait olan taşınmazın satışı için 09/04/2019 tarihinde açık ihale usulüyle gerçekleştirilen ve davacının üzerinde kalan ihalenin iptaline ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; davacı tarafından ihale konusu taşınmazı satın almak amacıyla davalı idareye başvuru yapıldığı, başvuru üzerine 09/04/2019 tarihinde gerçekleştirilen ihaleye tek istekli olarak katılan davacı tarafından 70.000,00-TL teklif verildiği, 12/04/2019 tarihinde … Köyü Muhtarı tarafından davalı idareye verilen dilekçe ile, “Hazineye ait arazinin ihale edildiği, ancak ihale ilanının köylerine gelmediği, kamu kurumlarından da görüş alınmadığı, anılı parselden kanalizasyon geçtiği ve bölgenin yolunun da parselin içinden geçtiği, daha önce yapılan arazi toplulaştırmalarında anılı yerin yol ve kanalizasyon bulunması nedeniyle Hazineye bırakıldığı, satışın iptaline ilişkin dilekçelerinin dikkate alınmadığı, bundan dolayı köylerinde ciddi sıkıntıların olacağı …” şeklinde beyanda bulunulduğu, bunun üzerine ihale komisyonu tarafından İl Özel İdaresi’nden konu hakkında görüş istenildiği, İl Özel İdaresi’nce konu hakkında, “… ada … parsel sayılı taşınmazın köy yerleşim alanı dışında kaldığı, bahse konu parsel üzerinde idarelerince köy kanalizasyon şebekesi yapıldığı, kanalizasyon şebekesinin taşınmasının mümkün olmadığı, yapılacak satışlarda bu durumun gözetilmesi gerektiği …” yönünde görüş bildirilmesi üzerine ihale komisyonu tarafından, “Söz konusu taşınmazın yol olarak kullanılması yanında özellikle kanalizasyon tesisatı ve rögar kapaklarının bu taşınmaz üzerinde ve altında yer alarak taşınmazın fiilen kamu hizmetinde kullanıldığı, satışın yapılması ve özel mülkiyete konusu olması durumunda kamu menfaati açısından telafisi mümkün olmayan sıkıntılara neden olabileceği …” gerekçesiyle ihalenin iptaline karar verildiği;
Bu bağlamda, ihale konusu taşınmazın yol geçirilmek ve kanalizasyon tesisatı ile rögar kapakları yapılmak suretiyle fiilen kamu hizmetine tahsis edildiği anlaşıldığından, 4070 sayılı Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun’nun 11. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, kamu hizmetinde fiilen kullanılan taşınmazların satılamayacağı dikkate alındığında, ihale komisyonu tarafından gerekçesi belirtilmek suretiyle ihalenin iptaline ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, ihale konusu taşınmazın üzerinden uzun süreden beri yol geçtiği ve 7-8 yıldır altında kanalizasyon hattının mevcut olduğu, bu kısma yönelik herhangi bir talebinin ve müdahalesinin bulunmadığı, bu kısmın ifraz edilmek suretiyle ayrılmasının mümkün olduğu, kalan kısmı aynı bedelle almaya razı olduğu, ihale konusu taşınmazın hemen yanında kendi taşınmazının bulunduğu, kendi taşınmazına gidebilmek için ihale konusu taşınmazdan geçmek zorunda kaldığı, ayrıca kendi taşınmazına su götürebilmesi için de yine bu taşınmazı kullanmak zorunda kaldığından ihaleye girdiği, köydeki diğer komşuların taşınmazı satın alamamalarından dolayı muhtarını öne sürerek ihalenin iptal edilmesini istedikleri ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın ve fazladan yatırılan … TL tamamlama harcının davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 30/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.