Danıştay Kararı 13. Daire 2020/2803 E. 2022/3606 K. 12.10.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2020/2803 E.  ,  2022/3606 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/2803
Karar No:2022/3606

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Grup Taahhüt A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü’nce 15/04/2020 tarihinde açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “TCDD İşyerlerinde 32 Ay Süreyle Çalıştırılmak Üzere 1 Gıda Mühendisi,1 Aşçıbaşı, 16 Aşçı (1 Engelli), 1 Şef Garson, 34 Garson (1 Engelli), 9 Bulaşıkçı ve 4 Temizlik Elemanı Olmak Üzere Toplam 66 Kişilik Personel” ihalesine yönelik olarak dava dışı … Sosyal Hizmetler Temizlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusu sonucunda ihalenin iptaline ilişkin 22/05/2020 tarih ve 2020/UH.II-917 sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; ilgili mevzuat uyarınca, taahhüdün sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak amacıyla, sözleşmenin yapılmasından önce ihale üzerinde kalan istekliden ihale bedeli üzerinden hesaplanmak suretiyle kesin teminat alınacağı, taahhüdün, sözleşme ve ihale dokümanı hükümlerine uygun olarak yerine getirildiği ve yüklenicinin bu işten dolayı idareye herhangi bir borcunun olmadığı tespit edildikten sonra alınmış olan kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların Sosyal Sigortalar Kurumu’ndan ilişiksiz belgesinin getirildiği saptandıktan sonra; alınan mal veya yapılan iş için bir garanti süresi öngörülmesi hâlinde yarısının, garanti süresi dolduktan sonra kalanı, garanti süresi öngörülmeyen hâllerde ise tamamının yükleniciye iade edileceği, her ne suretle olursa olsun, idarece alınan teminatların haczedilemeyeceği ve üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağının anlaşıldığı; anılan ihaleye ait Teknik Şartnamesi’nin 3. maddesinde ise, “Yüklenicinin çalıştırdığı işçilerine karşı ilgili kanun ve mevzuattan doğan herhangi bir yükümlülüğü yerine getirmemesi nedeniyle ücret, yıllık ücret izin alacağı ve benzeri mali ve sosyal haklar ile bunlarla ilgili olarak prim, vergi ve fon gibi konularda ve keza iş kazası ve meslek hastalığı ve üçüncü şahıslara zarar verilmesi gibi sebeplerle idare aleyhine dava açılması veya icra takibi yapılması hâlinde, davaların mahkemelerce veya ilgili birimlerce sonuçlandırılmasına kadar yüklenicinin teminatları idarece tutulacaktır. Dava ve icra takiplerinin idare aleyhine sonuçlanması hâlinde ve idare yüklenici işçilerine veya üçüncü şahıslara her hangi bir ödeme yapmak durumunda kaldığı takdirde, yüklenici bu ödemeleri rücuen idareye ödemekle yükümlüdür. Aksi hâlde, işçi alacakları yüklenicinin hak edişinden, yetmediği takdirde teminatından defaten kesilerek tahsil edilecektir.” düzenlemesine yer verildiği, ihale dokümanındaki bu düzenlemenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nunda kesin teminatın iade şartlarına ilişkin olarak yer alan hükümlerine açıkça aykırılık oluşturduğu; bu durumda, 4734 sayılı Kanun’un kesin teminatın iadesine ilişkin hükümlerine açık aykırılıklar içeren Teknik Şartname düzenlemesi sebebiyle ihalenin iptaline ilişkin Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından Teknik Şartname’nin 3. maddesinin ihlalenin esasını etkilemeyeceği, ihalenin iptaline ilişkin Kurul kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 12/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.