Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3310 E. , 2022/3190 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/3310
Karar No:2022/3190
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, “Ankara ili, Çankaya ilçesi, … Mahallesi, … Caddesi, No:…” adresinde bulunan 24 numaralı kamu konutunun tarafına ihale edilmesi talebiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin … tarih ve E… sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; dava konusu kamu konutunun satışı için satış şartnamesi hazırlanarak ihaleye çıkıldığı, 14/07/2020 tarihinde ihalenin yapıldığı, ihaleye üç isteklinin katıldığı, ihalede en yüksek bedelin (465.000,00-TL) davacı tarafından teklif edildiği ve davacı üzerine geçici ihalenin yapıldığı, … tarih ve E… sayılı yazı ile öncelikli alım hakkı sahibi olduğu bildirilen …’a 15 gün içerisinde taşınmazı satın alıp almayacağının sorulduğu, …’ın ihaledeki en yüksek bedeli, %10 indirimle (418.000,00-TL) peşin olarak ödemesi üzerine söz konusu kamu konutunun 04/08/2020 tarihinde tapu ferağ işlemlerinin yapıldığı; davacının, öncelikli alım hakkına istinaden kamu konutunu satın alan …’ın taşınmazı fiilen kullanmadığı, ihale başvurusunda bulunurken verdiği adresin lojmanda oturmadığını gösterdiği, kamu konutunun henüz satışı yapılmadan internet üzerinden 535.000,00-TL bedelle satışa çıkarıldığı, internette yer alan fotoğraflardan lojmanın boş olduğunun açıkça görüldüğü, ihale günü itibarıyla kamu konutunda kimsenin oturmadığı, bu sebeple ihalede öncelikli alım hakkının söz konusu olamayacağı, ihalenin en yüksek teklifi veren istekli olarak tarafına bırakılması gerektiğine yönelik başvurusunun, … tarih ve E… sayılı işlemle reddi üzerine, bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı;
Uyuşmalık konusu olayda, kamu konutunun 02/06/2020 tarih ve 405 sayılı Kamu Konutları Tahsis Komisyon Kararı ile …’a tahsis edildiği ve 02/06/2020 tarihli tutanakla da teslim edildiği, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın … tarih ve E… sayılı yazısı ile “Ankara ili, Çankaya ilçesi, … Mahallesi, … Caddesi, No:..” adresindeki 24 numaralı kamu konutunun 02/06/2020 tarihinde …’a tahsis edildiğinin Ankara Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne bildirildiği, davacının, …’ın kamu konutunda fiilen oturmadığı gerekçesiyle öncelikli alım hakkına itiraz etmesi üzerine, … tarih ve E… sayılı yazı ile …’ın fiilen konutta oturup oturmadığı, öncelikli alım hakkının bulunup bulunmadığının Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan sorulduğu, bu yazıya verilen … tarih ve E… sayılı cevapta, kamu konutunun satışında hak sahibinin … olduğu, kamu konutunu 02/06/2020 tarihinde teslim aldığı, Haziran ve Temmuz ayları kira bedellerinin adı geçenin maaşından kesildiğinin davalı idareye bildirildiği ve 04/08/2020 tarihinde kamu konutunun …’a tapuda satış işlemlerinin tamamlandığı, bu durumda, dava konusu kamu konutunun ihale yoluyla satışına ilişkin işlemlerin mevzuat hükümleri çerçevesinde tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 4706 sayılı Kanun’un 4. maddesi ile 385 sayılı Milli Emlak Genel Tebliği’nin 8. maddesi uyarınca kamu konutu üzerinde öncelikli alım hakkına sahip olabilmek için ihale tarihi itibarıyla kamu konutunda fiilen oturmak gerektiği, ancak ihalede öncelikli alım hakkı olduğu kabul edilen …’ın ihale tarihi itibarıyla kamu konutunda fiilen oturmadığı, adı geçen kişinin ihale tarihinde sunmuş olduğu yerleşim yeri belgesinde farklı bir adresin belirtildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyize konu Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Dairemizin 15/06/2022 tarih ve E:2020/3310 sayılı ara kararı cevabının geldiği de görülerek gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 19/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
4706 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, “… İhale yapıldığı tarihte görev, sıra ve hizmet tahsisli ve kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulan kamu konutlarında oturanlar, ikamet ettikleri kamu konutunu öncelikli olarak satın alma hakkına sahiptirler. İhale bedeli öncelikli alım hakkı sahibi tarafından peşin veya taksitli olarak ödenebilir, peşin olarak ödenmesi hâlinde yüzde on indirim uygulanır…” kuralına yer verilmiştir.
385 sayılı Milli Emlak Genel Tebliğinin “Öncelikli alım hakkı” başlıklı 8. maddesinde, “Kat mülkiyeti tesis edilen kamu konutlarından ihalenin yapıldığı tarihte; adlarına görev, sıra ve hizmet tahsisli kamu konutu tahsis edilen (şartlı tahsisler dâhil) ve fiilen konutta oturanlar öncelikli alım hakkına sahiptir.” kuralı yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, Dairemizin 15/06/2022 tarih ve E:2020/3310 sayılı ara kararı ile, davalı idareden, “Dava konusu Ankara ili, Çankaya ilçesi, … Mahallesi, … Caddesi, No:… adresinde bulunan 24 numaralı kamu konutunun 14/07/2020 tarihinde gerçekleştirilen ihalesinin öncelikli alım hakkı olduğundan bahisle … üzerinde bırakıldığı anlaşıldığından, adı geçen kişinin dava konusu kamu konutunda fiilen oturup oturmadığının, fiilen oturuyor ise adresini söz konusu kamu konutuna taşıyıp taşımadığının, elektrik ve su faturaları ile ikâmetgah belgesinin sorulmasına ve bu hususlara ilişkin tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine” karar verildiği, davalı idare tarafından ara kararımıza verilen cevapta, …’ın dava konusu kamu konutunda fiilen oturduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin sunulamadığı, davalı idarenin cevap dilekçesi ekinde sunulan … tarih ve E…. sayılı Ankara Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nce Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na hitaben yazılan yazıda; “… idaremize vermiş olduğu ikametgah belgesinde … Mah. … Sok. … Apt. Blok No:… İç Kapı No:… Çankaya/ANKARA olarak beyan etmiştir. Buna göre söz konusu bağımsız bölümün üzerinde …’ın fiilen konutta oturup ön alım hakkına sahip olup olmadığının en geç 27/07/2020 tarihine kadar bildirilmesini arz ederim” ifadelerine yer verildiği; ancak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nca verilen … tarih ve E…. sayılı cevabi yazıda, …’ın dava konusu kamu konutunda fiilen oturduğuna ilişkin herhangi bir açıklamanın yapılmadığı, ayrıca dava konusu kamu konutunun …’a tahsis tarihinin 02/06/2020, ihale tarihinin ise 14/07/2020 olduğu, tahsis tarihi ile ihale tarihi arasındaki kısa süre gözetildiğinde …’ın dava konusu kamu konutunda fiilen oturup oturmadığını ispat yükünün davalı idarede olduğu; ancak davalı idarece …’ın dava konusu kamu konutunda fiilen oturduğunun ortaya konulamadığı, dolayısıyla …’ın dava konusu kamu konutunda fiilen oturmadığı anlaşılmaktadır.
Tüm bu hususlar bir arada gözetildiğinde, …’ın söz konusu kamu konutunda fiilen oturmadığı ve bu sebeple de mevzuat uyarınca öncelikli alım hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, İdare Mahkemesi’nce davanın reddi yolunda verilen kararın bozularak dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.