Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3382 E. , 2022/3756 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/3382
Karar No:2022/3756
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Kurumu
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıya ait akaryakıt istasyonunda, 19/10/2017 tarihinde yapılan denetimde, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına ve 8. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine aykırı olarak dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmali yapıldığının tespit edildiğinden bahisle anılan Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca 87.815,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinin 2 numaralı alt bendinde; Sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterenler hakkında verilecek idari para cezasının, dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmaline ilişkin fiili için verilecek idari para cezasının ise, Kanun’un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 3 numaralı alt bendinde düzenlendiği, buna göre, davacıya atfedilen “dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal etmek” fiilinin karşılığı olan idari para cezası yaptırımı, Kanunun 19. maddesinde düzenlenmiş olduğundan, Sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterenler hakkında verilecek olan cezayı düzenleyen 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinin 2 numaralı alt bendinin, anılan fiil için yasal dayanak olarak belirlenmesinde hukuk uygunluk bulunmadığı, öte yandan “dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali etmek” fiilinin 5015 sayılı Kanun’un 8. maddesinde düzenlendiği, Kanun’un 19. maddesinin, 2. fıkrasının (c)-3 bendinde idari para cezası yaptırımına bağlanmış ise de, Danıştay Onüçüncü Dairesince; 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin ”Aşağıdaki hallerde sorumlulara sekiz yüz elli bin Türk Lirası idari para cezası verilir” bölümünün, bendin (3) numaları alt bendindeki “8. maddenin ihlali” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurulduğu ve Anayasa Mahkemesinin 03/05/2016 tarih ve 29701 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararıyla 5015 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi yönünden Anayasa’nın 2. maddesine aykırı bulunarak iptal edilmesine ve iptal hükmünün de, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği, anılan Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesince bir kanunun tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde, eldeki davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesinin, Anayasanın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği, diğer yandan, Anayasanın 153. maddesine göre, yasama, yürütme ve yargı organları için bağlayıcı olan Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararının, bu karardan önce açılmış bulunan ve henüz sonuçlanmamış olan tüm davalara uygulanması gerektiği, kaldı ki, Anayasa Mahkemesi’nce verilen iptal kararının da dava konusu işlemden (11/04/2019) önce, 03/02/2017 tarihinde yürürlüğe girdiği, bu itibarla, davalı idare tarafından davacının fiili, 5015 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde düzenlenen dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali eylemi olarak nitelendirildiğinden anılan fiilin karşılığı olarak, aynı Kanun’un 19/2(c)-3 maddesi uygulanmak suretiyle, hakkında ceza yaptırımı tayini gerekmekte ise de, maddenin Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmiş olması nedeniyle, davacı hakkında bu madde yönünden yaptırım uygulanmasına da hukuken olanak bulunmadığı, sonuç olarak, davacıya atfedilen “dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal etmek” fiilinin karşılığı olan idari para cezası yaptırımı, Kanunun 19. maddesinde düzenlenmiş olduğundan, Sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterenler hakkında verilecek olan cezayı düzenleyen 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinin 2 numaralı alt bendinin, anılan fiil için yasal dayanak olarak belirlenerek tesis edilen dava konusu işlemde hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı sonrasında dağıtıcı dışı akaryakıt ikmali fiilinin karşılığında uygulanacak bir yaptırım maddesinin kalmadığı, yaptırıma ilişkin maddenin iptal edilmiş olmasının suç teşkil eden fiilin cezasız kalması anlamına gelmeyeceği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, dava konusu işlemin iptaline dair kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırmış olduğu toplam … TL harcın istemi hâlinde davalı idareye iadesine,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.