Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/3978 E. , 2021/1161 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/3978
MÜDAHALE İSTEMİ HAKKINDA KARAR
…Odaları Birliği (…), …Odası …Şubesi, …Odası İstanbul Şubesi, …Makina Mühendisleri Odası …Şubesi, …İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, …Elektrik Mühendisleri Odası …Şubesi, …Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, …Mimarları Odası İstanbul Şubesi, …Mühendisleri Odası …Şubesi, …Mühendisleri Odası …Şubesi, …Kimya Mühendisleri Odası …Şubesi, …Jeoloji Mühendisleri Odası …Şubesi vekili Av. …ile …Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi vekili Av. …tarafından, …Genel Müdürlüğü’nce 26/03/2020 tarihinde açık ihale usûlüyle gerçekleştirilen 2020/86039 ihale kayıt numaralı “Kanal İstanbul Etki Alanında Kalan Tarihi Odabaşı ve Tarihi Dursunköy Köprülerinin Rekonstrüksiyon Projelerinin Temini İşi” ihalesinin iptali istemiyle Karayolları Genel Müdürlüğü’ne karşı açılan davada, davanın reddi yolundaki …. İdare Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararına karşı davacılar tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili Av. …tarafından verilen davacılar yanında davaya müdahale istemini içeren dilekçe incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde, üçüncü kişilerin davaya katılması konusunda Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 66. maddesinde ise üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukukî yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, müdahale isteminde bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın davaya müdahalede hukukî yararının bulunduğu anlaşıldığından, davacılar yanında MÜDAHALE İSTEMİNİN KABULÜNE, 01/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/3978
Karar No:2021/1161
TEMYİZ EDEN : 1- (DAVACILAR)
1. …Birliği (…),
…
12. …Odası … Şubesi
VEKİLİ : Av. …
13. … Odası …Şubesi
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVACILAR YANINDA MÜDAHİL)
…Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF(DAVALI) : …Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …İdare Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Karayolları Genel Müdürlüğü’nce 26/03/2020 tarihinde Kültür Varlıkları İhale Yönetmeliği kapsamında açık ihale usûlüyle gerçekleştirilen …ihale kayıt numaralı “Kanal İstanbul Etki Alanında Kalan Tarihi Odabaşı ve Tarihi Dursunköy Köprülerinin Rekonstrüksiyon Projelerinin Temini İşi” ihalesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; Başakşehir ilçesinde bulunan Odabaşı Köprüsü’ne ilişkin olarak alınan …tarih ve …sayılı Koruma Bölge Kurulu (Kurul) kararıyla Odabaşı Köprüsü’ne ait rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerinin, tarihi köprülerin bakım ve onarımını yapmakla görevli olan Karayolları Genel Müdürlüğü’nce hazırlanmasına karar verildiği; Arnavutköy ilçesinde bulunan Dursunköy Köprüsü hakkında ise 14/11/2019 tarih ve 4756 sayılı Kurul kararı ile Kanal İstanbul Projesinin ÇED raporlarına ve planlama süreçlerine dâhil edilerek ilgili idarelerden koruma önerilerinin istenmesine karar verildiği, bu koruma önerilerinin eserin taşınması, yerinde korunması, yakın çevresinde yapılacak çevre düzenlemesi gibi önerileri kapsadığı, dava konusu ihalenin ise Koruma Bölge Kurulu tarafından koruma önerilerinin istenilmesi üzerine yapılmış bir proje temin ihalesi olduğu, dava konusu ihalede mevzuata aykırılık bulunmadığı davacıların, ihale süreci dışında kalan “proje” ve “ÇED kararı”na yönelik iddialarının bu davada incelenme olanağının bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca kültür varlıklarının bulundukları yerde korunmalarının esas olduğu, başka bir yere nakil zorunlulukları varsa koruma bölge kurullarının uygun görüşü ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca belirlenen yere nakledilebileceği, uyuşmazlığa konu ihale şartnamesinde köprülerin taşınacağı yerin belirlenmesinin yükleniciye bırakıldığı, yerinde korumanın mümkün olup olmadığı bilimsel olarak değerlendirilmeden, taşıma gerekliliğini ortaya koyan koruma kurulu kararı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı onayı olmadan, taşıma işleminin hangi metodoloji ile gerçekleştirileceğine dair bir karar alınmadan gerçekleştirilen dava konusu ihalenin hukuka aykırı olduğu, rekonstrüksiyon uygulamasının yeniden inşa anlamına geldiği ve kalıntısı kalmış eserlerin bu kalıntılarla yeniden yapılması şeklinde bir koruma yöntemi olduğu, bu yöntemin söz konusu köprüler için uygulanamayacağı, imar planı yapılmadan gerçekleştirilen ihalenin hukuka uygun olmadığı, Kanal İstanbul Projesi’nin pek çok doğal ve arkeolojik sit alanı ve kültür varlığını tehdit ettiği, ÇED nihaî raporunda projenin kültür varlıklarına etkisine ilişkin herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığı, Kanal İstanbul Projesi’ne karşı açılan davalar devam ederken tarihi köprülerin taşınması için ihaleye çıkılmasının hukuka aykırı olduğu, 14/11/2019 tarihli Kurul kararında Dursunbey Köprüsü’nün taşınmasına dair herhangi bir hususa yer verilmediği, Odabaşı Köprüsü’ne ilişkin 20/04/2010 tarihli Kurul kararının ise daha Kanal İstanbul Projesi gündemde değilken köprünün kültür varlığı olarak tesciline ilişkin bir karar olduğu, anılan Kurul kararlarının taşıma önerisini içerdiğinden söz edilemeyeceği, söz konusu tarihi köprülerin taşınması hakkında bir karar varmışçasına ihaleye çıkıldığı, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun … sayılı ilke kararı uyarınca korunması gereken kültür ve tabiat varlığına müdahalenin biçimi ve niteliğinin koruma kurulunca saptanması gerektiği, korunması gerekli ve tescilli taşınmazların Kanal İstanbul Projesi’nin gerçekleştirilmesi amacıyla taşınarak bozulmaları veya yok edilmelerin Uluslararası Sözleşmelere, Anayasa’ya ve kanunlara aykırı olduğu; davacılar yanında müdahil tarafından, müdahale istemlerinin reddine dair ara kararın bozularak, müdahale taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, uyuşmazlığa konu ihalenin koruma mevzuatına aykırı olarak gerçekleştirildiği, imar planı yapılmadan gerçekleştirilen ihalenin hukuka aykırı olduğu, Kanal İstanbul Projesine karşı açılan davalar devam ederken tarihi köprülerin taşınması için ihaleye çıkılmasının hukuka aykırı olduğu, korunması gerekli ve tescilli taşınmazların Kanal İstanbul Projesi’nin gerçekleştirilmesi amacıyla taşınarak bozulmaları veya yok edilmelerin Uluslararası Sözleşmelere, Anayasa’ya ve kanunlara aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Kültür ve Tabit Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu’nun …sayılı ilke kararı uyarınca, tarihi köprülerin tadilat, tamirat ve esaslı onarımlarına ilişkin rölöve, restitüsyon ve restorasyon projelerinin hazırlanarak Koruma Bölge Kuruluna gönderildiği, Kurul’un onayı sonrasında restorasyon uygulama çalışmalarının yapıldığı, dava konusu ihalenin Kurul tarafından koruma önerilerinin istenilmesine karar verilmesi üzerine yapılmış bir proje temin ihalesi olduğu, ihale kapsamında alternatifli koruma önerilerinin hazırlanarak Kurul’un onayına sunulacağı, proje yapımının, eserin mevcut durumunun tespiti ve uygun koruma yöntemlerinin araştırılması süreci olduğu, mevzuatta proje hazırlanmadan önce müdahale yöntemlerinden hangisinin projede kullanılacağına ilişkin olarak Kurul kararı alınması gerektiği yönünde herhangi bir kuralın bulunmadığı, proje ihalesi yapılabilmesi için Kurul onayına gerek olmadığı, proje hazırlandıktan sonra Kurul’un onayına sunulması gerektiği, Kanal İstanbul Projesine dair ÇED raporunun dava konusu ihale ile hiçbir ilgisinin bulunmadığı, dava konusu ihalenin bir proje ihalesi olduğu, uygulama ihalesi olmadığı, proje hazırlanmadan esaslı onarım için talepte bulunulamayacağı, nakile ilişkin olarak Kurul tarafından görüş verilebilmesi için öncelikle Kurul’a bu yönde bir talebin iletilmesi gerektiği, talebin oluşturulabilmesi için de yapının mevcut durumunun ve koruma yöntemlerinin belirlenmesi ve bu yönde bir proje hazırlanması gerektiği, Kanal İstanbul Projesi kapsamında köprülerin taşınıp taşınmayacağının, taşınacaksa nereye taşınacağının belirlenmesi durumunda, projenin buna göre revize edileceği, imar planında gerekli tadilatların gerçekleştirileceği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde, iptal davaları idarî işlemler hakkında menfaatleri ihlâl edilenler tarafından, tam yargı davaları da idarî eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış; 14. maddesinin 3/c bendinde dava dilekçelerinin, diğer ilk inceleme konuları yanında ehliyet yönünden de inceleneceği belirtilmiş; aynı Kanun’un 15. maddesinin 1/b bendinde, 14. maddenin 3/c, 3/d ve 3/e bentlerinde yazılı hâllerde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır.
İdarî işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön şartlarından birisi olan “dava açma ehliyeti”, her idarî işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının, idarenin işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat alâkasının varlığını ifade etmektedir. Aksi durumun kabulü, toplum yararına olduğu düşünülen her konuyu tüm gerçek ve tüzel kişilerin dava konusu yapabilmesi ihtimalini beraberinde getirir ki, bu durumun dava açma ehliyetine ilişkin yasal düzenlemenin amacına aykırı olacağı açıktır.
Bu nedenle, iptal davası açılabilmesi için idarî işlem nedeniyle ilgilinin menfaatinin etkilenmiş olması, etkilenen menfaatin somut, güncel ve meşru bir menfaat olması ve iptali istenen işlem ile davacı arasında mâkûl ve ciddî bir alâkanın bulunması gerekmektedir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını düzenleyen 135. maddesinde, “Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlâkını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usûllere göre yargı gözetimi altında, gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleridir.” kuralı yer almıştır.
6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimarlar Odaları Birliği Kanunu’nun 2. maddesinde, “Mühendislik ve mimarlık mesleği mensuplarının, müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplinini ve ahlâkını korumak için gerekli gördüğü bütün teşebbüs ve faaliyetlerde bulunmak” ve “Meslek ve menfaatleriyle ilgili işlerde resmî makamlarla işbirliği yaparak gerekli yardımlarda ve tekliflerde bulunmak, meslekle ilgili bütün mevzuatı, normları, fenni şartnameleri incelemek ve bunlar hakkındaki görüş ve düşünceleri ilgililere bildirmek” Birliğin kuruluş amaçları arasında sayılmıştır.
Aktarılan mevzuat kurallarının incelenmesinden, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının kuruluş kanunlarında gösterilen amaçları doğrultusunda dava açma bulunduğu anlaşılmaktadır. Nitekim, konuyla ilgili kanunî düzenlemelerde, bu kuruluşların amaçları dışında faaliyette bulunamayacakları belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Karayolları Genel Müdürlüğü’nce 26/03/2020 tarihinde Kültür Varlıkları İhale Yönetmeliği kapsamında açık ihale usûlüyle … ihale kayıt numaralı “Kanal İstanbul Etki Alanında Kalan Tarihi Odabaşı ve Tarihi Dursunköy Köprülerinin Rekonstrüksiyon Projelerinin Temini İşi” ihalesinin gerçekleştirildiği, davacı odalar tarafından özetle, “ihalenin taşıma gerekliliğini ortaya koyan Koruma Kurulu kararı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı onayı olmadan gerçekleştirildiği, köprülerin taşınacağı yeri belirleme yetkisinin yükleniciye bırakıldığı, koruma mevzuatına aykırı davranıldığı, ihalenin imar planı yapılmaksızın gerçekleştirildiği ve Kanal İstanbul Projesine karşı açılan davalar devam ederken gerçekleştirilen ihalenin hukuka aykırı olduğu” iddialarıyla bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı odalar tarafından dava dilekçesinde ileri sürülen iddialar dikkate alındığında, dava konusu ihale işleminin, davacı odalardan …Makina Mühendisleri Odası …Şubesi, …İnşaat Mühendisleri Odası …Şubesi, …Elektrik Mühendisleri Odası …Şubesi, ……Mühendisleri Odası …Şubesi, …Mimarları Odası …Şubesi, ……Mühendisleri Odası …Şubesi, …Mühendisleri Odası …Şubesi, …Kimya Mühendisleri Odası …Şubesi, …Jeoloji Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi ve …Çevre Mühendisleri Odası …Şubesi ile Makina Mühendisliği, İnşaat Mühendisliği, Elektrik Mühendisliği, Ziraat Mühendisliği, Peyzaj Mimarlığı, Jeofizik Mühendisliği, Harita ve Kadastro Mühendisliği, Kimya Mühendisliği, Jeoloji Mühendisliği ve Çevre Mühendisliği meslekleri mensuplarının ne tür bir menfaatini ihlâl ettiği hususunun açık ve anlaşılır biçimde ortaya konulamadığı görülmekte olup dava konusu ihale ile söz konusu odalar arasında somut, güncel ve meşru bir menfaat alâkasının bulunmadığı, ihale konusu işin söz konusu odaların kuruluş amaçları ve meslek mensuplarının menfaatleri ile doğrudan bir ilgisinin bulunmadığı anlaşıldığından, söz konusu odalar açısından davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın reddi yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararının bu kısmında usûl kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.
ESAS YÖNÜNDEN:
Üyeler …ve …’ın, davacılardan …Odaları Birliği, …Odası …Şubesi ve …Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi’nin de dava konusu işlemin iptaline ilişkin somut, güncel ve meşru bir menfaat alâkası bulunmadığından 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu’nun 15-1/b maddesi uyarınca söz konusu davacılar açısından davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği yolundaki usûle ilişkin ayrışık oylarına karşılık, oyçokluğuyla Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, …Odası …Şubesi ve TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi’nin işbu davayı açmada ehliyetli oldukları kabul edilmiştir.
İdare ve vergi mahkemelerinin nihaî kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, davacılar Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, ……Odası …Şubesi ve …Odası …Şubesi ile davacılar yanında müdahil İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların ve müdahilin temyiz isteminin reddine,
2. …. İdare Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararında, davacılar Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, …Odası …Şubesi ve …Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi ile davacılar yanında müdahil İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yönünden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının söz konusu davacılar ve müdahil yönenden ONANMASINA,
3. Temyize konu İdare Mahkemesi kararının davacılar …Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, …İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, …Elektrik Mühendisleri Odası …Şubesi, …Ziraat Mühendisleri Odası …Şubesi, …Peyzaj Mimarları Odası …Şubesi, …Jeofizik Mühendisleri Odası …Şubesi, ……Mühendisleri Odası …Şubesi, …Kimya Mühendisleri Odası …Şubesi, …Mühendisleri Odası …Şubesi ve …Çevre Mühendisleri Odası …Şubesi yönünden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14/3-c ve 15/1-b maddeleri uyarınca, anılan davacılar açısından davanın EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
5. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
6. Posta giderleri avansından artan tutarın davacılara ve müdahile, istemi hâlinde kullanılmayan ….-TL yürütmeyi durdurma harcının müdahile iadesine,
7. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
8. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 01/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.