Danıştay Kararı 13. Daire 2020/765 E. 2022/4375 K. 23.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2020/765 E.  ,  2022/4375 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/765
Karar No:2022/4375

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…

İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla ili, Milas ilçesi, … Mahallesinde bulunan, … parsel sayılı mülkiyeti davalı idareye ait taşınmazın, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca satışı için 23/07/2019 tarihinde gerçekleştirilen ve davacının uhdesinde kalan ihalenin iptaline ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; ita amirine ihalenin onaylanması veya iptal edilmesi yönünde verilen yetkinin hangi durumlarda kullanılacağı açıkça düzenlenmemişse de, bu yetkinin ihale sürecinin son kontrolü ve ihale ilkelerine uygunluğunun değerlendirilmesi suretiyle kullanılması gerektiği; her ne kadar yeterli rekabetin oluşmaması dava konusu işlemin gerekçesi olarak gösterilmişse de ihale ilan sürecinin usulüne uygun olarak işletildiği, ihalenin konusunun başkalarının katılımını engelleyecek surette düzenlenmediği, satış bedelinin muhammen bedelin üzerinde kaldığı hususları dikkate alındığında, ita amirince ihalenin iptali yönünde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, ihalenin onaylanıp onaylanmaması konusunda ita amirinin takdir yetkisinin bulunduğu, bu takdir yetkisi çerçevesinde rekabet ortamı oluşmadığı gerekçesiyle ihalenin iptal edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, ihalenin hukuka uygun olarak gerçekleştirildiği, ihale günü ihale konusu taşınmazın mevcut kiracısının da belediye binasına geldiği ancak muhammen bedeli yüksek bulduğundan ihaleye katılmadığı, ihaleye başkalarının katılmasını engelleyecek durumun olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
Muğla ili, Milas ilçesi, … Mahallesinde bulunan, … parsel sayılı mülkiyeti davalı idareye ait taşınmazın, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca satışı için 50.500,00-TL muhammen bedel üzerinden 23/07/2019 tarihinde gerçekleştirilen ihaleye tek istekli olarak davacı katılmış, davacı tarafından verilen 55.000,00-TL teklif bedeli ile ihale … tarih ve … sayılı encümen kararıyla davacının uhdesinde kalmıştır.
Ancak, taşınmazdaki kiracının başka mahallede olması nedeniyle kendisine ihale ile ilgili bilgi ulaşmadığı ve ihalede yeterli rekabet ortamının oluşmadığı gerekçesiyle 26/07/2019 tarih ve 19069 sayılı Başkanlık Oluru ile ihalenin iptaline karar verilmiş, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır

İLGİLİ MEVZUAT:
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun ”İlkeler” başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasında, ”Bu Kanun’un yürütülmesinde, ihtiyaçların en iyi şekilde, uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ve ihalede açıklık ve rekabetin sağlanması esastır.”; ”İhale kararlarının onayı veya iptal edilmesi” başlıklı 31. maddesinde, ”İhale komisyonları tarafından alınan ihale kararları, ita amirlerince karar tarihinden itibaren en geç 15 iş günü içinde onaylanır veya iptal edilir. İta amirince karar iptal edilirse ihale hükümsüz sayılır.” kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare, 2886 sayılı Kanun’a göre yapılan ihalede açıklık ve rekabetin sağlanması ilkelerine göre ihaleyi gerçekleştirmek zorundadır. Anılan Kanun’un 31. maddesi ile, itâ âmirlerine 15 gün içinde ihaleyi onaylama ya da onaylamayarak iptal etme konusunda tanınan yetki, ihale işlemlerinin sadece mevzuata uygunluğunu denetlemeye yönelik olmayıp, aynı zamanda ihale konusu işin özelliklerini, benzer işlere ilişkin diğer ihalelerin sonuçlarını ve ihalede oluşan fiyatın piyasa şartlarına uygun olup olmadığını en iyi bilebilecek durumda bulunması nedeniyle itâ âmirinin yerindelik denetimi yaparak Hazine menfaatini koruması amacıyla düzenlenmiştir. Nitekim, ihaleye katılanlar arasında yapılan anlaşmalar veya bazı katılımcıların ihaleden çekilmeye zorlanmaları veya belli paylar karşılığında piyasa şartlarına uygun olmayan teklifler vermeye ikna edilmeleri yoluyla kamu kaynaklarının haksız biçimde özel kişi veya kuruluşlara aktarılması şeklinde gelişen olaylara ülkemizde rastlandığı bilinen bir husustur. Bütün bu gerçekleri göz önünde tutan kanun koyucu, son kez genel bir değerlendirme yaparak idare menfaatini kollamak üzere itâ âmirine sözü edilen yetkiyi tanımıştır.
Bu bakımdan, hem hukuka uygunluk hem de yerindelik denetimi yapan itâ âmiri tarafından bu konuda alınan idari kararın yargısal denetiminin de özellik arz edeceği açıktır. Başka bir anlatımla, 2886 sayılı Kanun’un 31. maddesi ile itâ âmirine ihale komisyonu kararlarını onaylama zorunluluğu getirilmemesi nedeniyle, anılan madde ile itâ âmirine tanınan yetkinin ihaleyi onaylamama yönünde kullanılması hâlinde, bu yetkinin kamu yararına kullanıldığının ispatı bakımından, itâ âmirince hukuken kesin delil niteliği taşıyan belgelere dayanılması gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Bu nedenle, ihaleyi onaylamama işleminin idari davaya konu edilmesi hâlinde gerek davalı idarenin mahkemeye yapacağı açıklamalar ve sunduğu belgeler ve gerekse mahkemece re’sen yapılacak araştırma sonucunda elde edilen bulgular, işlemde kamu yararına aykırılık bulunmadığını ortaya koyar nitelikte ise, ihaleyi onaylamama işleminin hukuka aykırılığından bahsedilemeyecektir..
İhale konusu taşınmazın yüksek bir bedelle satılması kamunun yararına olacağından, muhammen bedelin aşılmış olduğu durumlarda dahî, taşınmazın daha yüksek bir fiyata satılabileceğinin itâ âmirince anlaşılması ve kamu yararı dışında subjektif nedenlerle hareket edildiğinin davacı tarafından ortaya konulamaması durumunda takdir yetkisinin ihalenin onaylanmaması yolunda kullanılmasının hukuka aykırı sayılamayacağı açıktır.
Bakılan uyuşmazlıkta, davacı her ne kadar muhammen bedelin üzerinde bir fiyat teklif etmişse de, ihaleye davacının tek istekli olarak katıldığı, itâ âmirince yeterli rekabet şartlarının oluşmadığı hususu da dikkate alınarak takdir yetkisi kapsamında ihalenin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, itâ amirince tesis edilen ihalenin iptaline ilişkin işlemde hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Mahkeme kararında ise hukukî isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. DAVANIN REDDİNE,
4. Ayrıntısı aşağıda gösterilen …-TL ilk derece yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5. Toplam … TL temyiz yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
6. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
7. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
8. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 23/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.