Danıştay Kararı 13. Daire 2020/830 E. 2021/780 K. 02.03.2021 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2020/830 E.  ,  2021/780 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/830
Karar No:2021/780

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) …Fonu (…)
VEKİLİ : Av. …

2- (DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : …. İdare Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: …Grubu’nun Fon’a olan borçlarının tahsili kapsamında … Finansal Kiralama A.Ş., …Havacılık A.Ş., … Holding A.Ş., … İnşaat Turizm A.Ş., … Dış Tic. A.Ş. ve … Turizm A.Ş.’den tahsil edilemeyeceği anlaşılan 124.093.539-TL Fon alacağının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen …tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubu ile Fon Kurulu’nun …tarih ve …sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi’nce, Dairemizin 12/06/2017 tarih ve E:2015/5139, K:2017/1902 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacının … Grubu şirketlerinden … Finansal Kiralama A.Ş.’de 30/05/2000-10/07/2002 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi ve birinci derece imza yetkilisi olarak kanunî temsilcilik görevinde bulunduğu, anılan şirketin …bank A.Ş.’den 24/03/1999-18/01/2013 tarihleri arasındaki dönemde kredi kullandığı ve yapılan hesaplama sonucu 807.019-TL asıl, 4.852.393-TL gecikme zammının hesaplandığı, … Havacılık A.Ş.’de 02/05/2001-25/01/2002 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi ve başkan olarak kanunî temsilcilik görevinde bulunduğu, anılan şirketin …bank A.Ş.’den 03/04/2000- 23/05/2000 tarihleri arasındaki dönemde kredi kullandığı ve yapılan hesaplama sonucu 445.507-TL asıl, 2.605.054-TL gecikme zammının hesaplandığı, … Holding A.Ş.’de 02/11/1998-25/01/2002 tarihleri arasında Mali İşler Başkanı ve birinci derece imza yetkilisi olarak kanunî temsilcilik görevinde bulunduğu, anılan şirketin …bank A.Ş.’den 27/12/2001-18/01/2013 tarihleri arasındaki dönemde kredi kullandığı ve yapılan hesaplama sonucu 137.299-TL asıl, 599.142-TL gecikme zammının hesaplandığı; … İnşaat Turizm A.Ş.’de 08/09/1998-15/01/2002 tarihleri arasında Mali İşler Başkanı ve birinci derece imza yetkilisi olarak kanunî temsilcilik görevinde bulunduğu, anılan şirketin …bank A.Ş.’den 03/07/1998-18/01/2013 tarihleri arasındaki dönemde, …A.Ş.’den 01/05/2000- 18/01/2013 tarihleri arasındaki dönemde, …A.Ş.’den 30/07/1998-18/01/2013 tarihleri arasındaki dönemde, ….’den 02/03/2001-18/01/2013 tarihleri arasındaki dönemde kredi kullandığı ve yapılan hesaplama sonucu 15.286.893-TL asıl, 85.946.228-TL gecikme zammının hesaplandığı, … Dış Tic. A.Ş.’de 26/04/2000-26/05/2000 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi ve birinci derece imza yetkilisi olarak kanunî temsilcilik görevinde bulunduğu, anılan şirketin …bank A.Ş.’den 30/10/1998 tarihinde kredi kullandığı ve yapılan hesaplama sonucu 558.937-TL asıl, 4.400.158-TL gecikme zammının hesaplandığı; … Turizm A.Ş.’de 03/09/2001- 26/04/2002 tarihleri arasında yönetim kurulu üyesi ve birinci derece imza yetkilisi olarak kanunî temsilcilik görevinde bulunduğu, anılan şirketin …bank A.Ş.’den 23/05/2000 tarihinde kredi kullandığı ve yapılan hesaplama sonucu 1.246.000-TL asıl, 7.208.910-TL gecikme zammının hesaplandığı, dava konusu ödemeye çağrı mektubuna konu alacağın hesaplanmasına ilişkin tablo incelendiğinde, … A.Ş.’nin … T.A.Ş. hâkim ortağı … Grubuna bağlı olarak faktoring işlemleri alanında faaliyet göstermek üzere kurulduğu, … T.A.Ş.’nin Fona devrolunmasına müteakip 2001 yılı sonu itibarıyla yarı faal olarak Fon bünyesinde iştirak konumuna geçtiğinin belirtildiği ancak … T.A.Ş.’nin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin 4389 sayılı Kanun’un 14. maddesinin 3. fıkrası uyarınca Fon’a devredilmesine ilişkin …tarih ve …sayılı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesi’nin 05/11/2004 tarih ve E:2004/8038, K:2004/7170 sayılı kararı ile işlemin iptaline karar verildiği ve davalı idarenin temyiz talebinin ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 14/04/2005 tarih ve E:2005/202, K:2005/276 sayılı kararı ile reddedildiği, dava konusu Fon alacağının, … Grubuna dâhil şirketlerin Fon’a olan borçlarından kaynaklandığı, davacının … Grubu şirketlerinden … Finansal Kiralama A.Ş., … Havacılık A.Ş., … Holding A.Ş., … İnşaat Turizm A.Ş., … Dış Tic. A.Ş., … Turizm A.Ş.’de kredilerin kullanıldığı dönemlerde veya daha önceden kullanılan ancak vadesi gelmesine rağmen ödenmeyen kredi dönemlerinde kanuni temsilci olarak hareket ettiği, anılan şirketlerce …bank A.Ş.’den, Etibank A.Ş.’den, … A.Ş.’den ve … A.Ş’den kullanılan ve/veya geri ödenmeyen kredilerin 13/01/2013 tarihi itibarıyla gecikme zammı dâhil toplam 124.093.539-TL olduğu, kredilerin kullanıldığı dönemlerde veya daha önceden kullanılan ancak vadesi gelmesine rağmen ödenmeyen kredi dönemlerinde kanuni temsilci olan davacının adı geçen şirketlerce ödenmeyen ve temlik alınmakla Fon alacağı niteliği kazanan borçlardan 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. ve 5411 sayılı Kanun’un Geçici 26. maddeleri uyarınca sorumlu olduğu, davacının sorumluluğunun bulunduğu dönemlere ilişkin olarak tesis olunan dava konusu 26/07/2013 tarih ve 2013/203 sayılı Fon Kurulu kararı ile 05/09/2013 tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunda (… İnşaat Turizm A.Ş.’nin … A.Ş.’den kullandığı kredilere ilişkin kısım hariç) hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak davacının kanuni temsilcisi olduğu … İnşaat Turizm A.Ş.’nin, … A.Ş.’den 02/03/2001-18/01/2013 tarihleri arasındaki dönemde kullandığı Fon alacağından, … T.A.Ş.’nin Fon’a devredilmesine ilişkin 06/12/2000 tarih ve 123 sayılı Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu kararının iptal edilmesi nedeniyle devir işlemleri tamamlanmadığından Fon alacağı niteliği kazanmayan … A.Ş.’den kullanılan krediler ile uygulanması gereken gecikme zammı toplamı 72.148.439-TL yönünden davacının sorumlu tutulması imkânı bulunmadığından, dava konusu 05/09/2013 tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun bu kısmı yönünden hukuka uygunluk görülmediği sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davanın 26/07/2013 tarih ve 2013/203 sayılı Fon Kurulu kararı ile 05/09/2013 tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun 51.945.100-TL’lik kısmı yönünden reddine, ödeme çağrı mektubunun 72.148.439-TL’lik kısmının ise iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 2001 yılından itibaren … Grubu’nun hiçbir şirketinde yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmadığı, Fon’a devredilen bankalara olan borçlarına ilişkin şirketin sahipleri olan yeni yönetim kurulu üyeleri tarafından 25/10/2002 tarihinde Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi imzalandığı, yükümlülüğün artık yeni yönetim kurulu üyelerinde olduğu, … Holding’in kanunî temsilcisi olmadığı, sahip olduğu temsil yetkisinin sınırlı nitelikte bir yetki olduğu, … Holding’in ödenmeyerek Fon alacağına dönüşen borçlarından sorumlu tutulmaması gerektiği, … İnşaat Turizm Ticaret Sanayi A.Ş.’nin Fon’a devredilen …bank A.Ş.’den kullanılmış olan kredilerin tamamının ödendiği, borç miktarının doğru hesaplanmadığı; davalı idare tarafından, … A.Ş.’nin … T.A.Ş. hâkim ortağı … Grubuna bağlı olarak faktoring işlemleri alanında faaliyet göstermek üzere kurulduğu, …’ın 06/12/200 tarihinde Fon’a devrolunması üzerine Fon bünyesinde yarı iştirak konumuna geçtiği, … A.Ş. firması tarafından … İnşaat A.Ş.’ye kullandırılan 31/12/2001 tarih ve 13.654.771 USD tutarında alacağa FYY sözleşmesinde yer verildği, Fon ile … A.Ş. arasında temlik sözleşmesinin imzalandığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, Mahkeme kararının ödemeye çağrı mektubunun iptaline ilişkin kısmının hukuka uygun olduğu, kanuni temsilci sıfatının sona erdiği savunulmaktadır. Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY:
Fon Kurulu’nun 04/04/2013 tarih ve 2013/96 sayılı kararı ile tahsilde tekerrüre yer vermemek koşulu ile kredileri kullanmış olan şirketlerde kanuni temsilci sıfatını haiz şahıslar hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun Geçici 11. maddesinin atfıyla uygulanmasına devam edilen mülga 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 15. maddesinin 3. fıkrası ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 134. maddesinde belirtilen esaslar doğrultusunda 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesi kapsamında takip ve tahsil işlemlerine başlanılmasına karar verildiği, ancak başlatılan bu takiplerle ilgili olarak … Grubu şirketlerine kullandırılan kredilerin bazılarının … A.Ş. kaynaklı olması ve … A.Ş.’nin Fon’a devrine ilişkin işlemin yargı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle … Grubu şirketlerinde kanuni temsilci olarak görev yapan kişiler hakkında tesis edilen 6183 sayılı Kanun kapsamındaki takip işlemlerinin dava konusu 26/07/2013 tarih ve 2013/203 sayılı Fon Kurulu kararı ile iptal edilmesine karar verildiği, aynı Fon Kurulu kararı ile … A.Ş.’den kullanılan kredilerden kaynaklanan borç tutarı düşülerek … Grubu’ndan kaynaklanan alacaklar için 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesi kapsamında yeniden takip yapılmasına karar verildiği, bu kapsamda davacının kanuni temsilcisi olduğundan bahisle … Finansal Kiralama A.Ş.’den 807.019-TL asıl, 4.852.393-TL gecikme zammı, … Havacılık A.Ş.’den 445.507-TL asıl, 2.605.054-TL gecikme zammı, … Holding A.Ş.’den 137.299-TL asıl, 599.142-TL gecikme zammı, … İnşaat Turizm A.Ş.’den 15.286.893-TL asıl, 85.946.228-TL gecikme zammı, … Dış Tic. A.Ş.’den 558.937-TL asıl, 4.400.158-TL gecikme zammı, … Turizm A.Ş.’den 1.246.000-TL asıl, 7.208.910-TL gecikme zammı olmak üzere toplam 124.093.539-TL Fon alacağının tahsili amacıyla Fon Kurulu tarafından 26/07/2013 tarih ve 2013/203 sayılı karar alınmış ve akabinde 05/09/2013 tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubu düzenlenmiştir.
Bakılan dava Fon Kurulu’nun 26/07/2013 tarih ve 2013/203 sayılı kararı ile 05/09/2013 tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun hukuka aykırı olduğu iddialarıyla açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un Mükerrer 35. maddesinde, “Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları, kanunî temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsî mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edilir…” kuralı yer almaktadır.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun geçici 26. maddesinde, “…Temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Fon’a intikal eden ve/veya bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izin ve yetkileri ilişkili Bakan, Bakanlar Kurulu veya Kurul tarafından kaldırılarak tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen veya Fon tarafından tasfiye işlemleri başlatılan bankalar hakkında başlatılan işlemler sonuçlanıncaya ve her türlü Fon alacakları tahsil edilinceye kadar, yönetim ve denetimi Fon tarafından devralınan banka ve şirketlerin eski yöneticileri hakkında 6183 sayılı Kanunun 35’inci maddesi ile mükerrer 35’inci maddesinin uygulanmasında, ilgili kanun ve mevzuat veya ana sözleşmeleri uyarınca temsile yetkilendirilmiş veya tüzel kişilerin yetkili organlarınca temsil yetkisi verilmiş kişi veya kişiler ile tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerden,
a) Fon bankalarının; yönetim ve denetimine sahip olduğu iştiraklerinden, hâkim ortağı olan tüzel kişilerden, gerçek ve tüzel kişi hâkim ortaklarının hâkim ortak olduğu şirketlerden, bu kişiler adına hareket eden veya onlar hesabına kendi adına para, mal veya hak edinen şirketlerden olan Fon alacaklarında, banka kaynağının kullanıldığı/kullandırıldığı tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca,
b) Fon bankalarının kurumsal kredilerinden kaynaklanan Fon alacaklarında, kredinin kat edildiği tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca,
c) Fon gelirlerinden kaynaklanan alacaklarda, Fon alacağının ilgili kuruluşa tebliğ edildiği tarihten itibaren borcun devam ettiği dönem boyunca,
kanuni temsilci sıfatını haiz kişiler kanuni temsilci olarak addedilir.” kuralına yer verilmiştir.
Davacının kanunî temsilci olduğu iddia edilen dönemde yürürlükte bulunan mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 317. maddesinde, “Anonim şirket idare meclisi tarafından idare ve temsil olunur.” hükmüne yer verilmek suretiyle kural olarak anonim şirketlerin kanunî temsilinin yönetim kuruluna ait olduğu belirtilmiş; “Vazifelerin âzalar arasındaki taksimi” başlıklı 319. maddesinde, “Esas mukavelede idare ve temsil işlerinin idare meclisi azaları arasında taksim edilip edilmeyeceği ve taksim edilecekse bunun nasıl yapılacağı tespit olunur. İdare meclisinin en az bir azasına şirketi temsil salahiyeti verilir.
Esas mukavele ile temsil salahiyetinin ve idare işlerinin hepsini veya bazılarını idare meclisi azası olan murahhaslara veya pay sahibi olmaları zaruri bulunmayan müdürlere bırakabilmek için umumi heyete veya idare meclisine salahiyet verilebilir. Bu gibi kayıtlar bulunmadığı takdirde 317. madde hükmü tatbik olunur.” kuralına yer verilmek suretiyle esasen yönetim kuruluna ait olan şirketi temsil ve idare yetkisinin; esas sözleşme ile yönetim kurulu üyelerinden en az biri veya birden fazlasına veya esas sözleşmede genel kurula veya yönetim kuruluna verilecek yetki ile yönetim kurulu üyesi olmaları şartıyla murahhas üyelere veya şirkette pay sahibi olmasalar bile müdürlere devredilebileceği kurala bağlanmıştır.
6762 sayılı Kanun’un 321. maddesinde, “Temsile salahiyetli olanlar şirketin maksat ve mevzuuna dâhil olan her nevi işleri ve hukuki muameleleri şirket adına yapmak ve şirket unvanını kullanmak hakkını haizdirler.
Temsil salahiyetinin tahdidi, hüsnüniyet sahibi üçüncü şahıslara karşı hüküm ifade etmez. Ancak temsil salahiyetinin sadece merkezin veya bir şubenin işlerine hasrolunduğuna veya müştereken kullanılmasına dair tescil ve ilan edilen tahditler muteberdir…” kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1. Temyize konu Mahkeme kararının, ödemeye çağrı mektubunun …-TL’lik kısmının iptaline karar verilmesinde hukukî isabetsizlik bulunmamaktadır.
2. Fon Kurulu kararı ile, ödemeye çağrı mektubunun 51.945.100-TL’lik kısmı yönünden davanın reddine gelince;
Temsilci, başkasının nam ve hesabına hareket ederek, irade beyanı ile, temsil ettiği kişiyi hak sahibi veya borçlu kılabilen kişidir. Temsilcinin yetkisi, bir kanun hükmüne ve temsil edilenin istek ve iradesine dayanır. Kanuna dayanan temsil yetkisine, kanuni temsil; bu tür yetkiye sahip olan kişiye de, kanuni temsilci denir. Kanuni temsilcilerin yetkilerinin sınırı ve bu yetkilerin gereği gibi kullanılmaması dolayısıyla sorumlulukları kanun tarafından belirlenmiştir.
Aktarılan Kanun hükümlerine göre, anonim şirketlerde, genel kural, yönetim kurulunun idare ve temsile yetkili olduğudur. Bununla birlikte, yönetim kuruluna ait idare ve temsil yetkisinin;
– Ana sözleşme ile yönetim kurulu üyelerinden en az biri veya birden fazlasına devredilmesine veya müdüre bırakılmasına yetki verilmemiş olması durumunda, yönetim kurulu üyelerinin her birinin,
– Ana sözleşme ile yetki verilmesi şartıyla, kendisine şirketi idare ve temsil yetkisi bırakılan yönetim kurulu üyelerinin (murahhas üyelerin),
– Ana sözleşmede yetki verilmesi şartıyla kendisine şirketi idare ve temsil yetkisi bırakılan müdürlerin,
– Ana sözleşmede idare ve temsil işlerinin murahhas üye veya müdüre bırakılması konusunda yönetim kuruluna yetki verilmesine karşın bu yetkinin kullanılmaması durumunda da, yönetim kurulu başkan ve üyelerinin her birinin, 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesi uygulamasında kanuni temsilci sayılacağı anlaşılmaktadır.
6762 sayılı Kanun’un 321. maddesinde “temsil yetkisi”nin kapsamına işaret edilerek, temsil yetkisi olanların şirketin maksat ve mevzuuna dâhil olan tüm işleri ve tüm hukukî işlemleri şirket adına yapmaları gerektiği ve bu yetkinin kapsam olarak sınırlandırılamayacağı anlaşılmaktadır. Bu durumda, 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesinin uygulamasında, 6762 sayılı Kanun’un 319. maddesi hükmüne göre temsil yetkisi verilen kişi ya da kişilerin kanuni temsilci kabul edilebilmesi için, şirketin maksat ve mevzuuna dâhil olan “tüm işlemlerde tam yetkili” olmaları zorunludur.
Aktarılan kanunî düzenlemeler uyarınca, anonim şirketlerde “temsil yetkisi”nin, sadece merkezin veya bir şubenin işlerine hasrolunmasına dair coğrafi yönden yapılan sınırlamalar ile tescil ve ilan edilmiş olmak kaydıyla müştereken kullanımına dair sınırlamalar dışında başkaca bir şekilde sınırlandırılamayacağı, şirketin maksat ve mevzuuna giren sınırlı işlere özgü temsil ve idare yetkisi verilen kişi ya da kişilerin ise şirketi temsile tam yetkili olmadığı açıktır.
Başka bir anlatımla, şirketin maksat ve mevzuuna dâhil olan “tüm işlemlerde tam yetkili” olmayan, sınırlı olarak temsil ve idare yetkisi verilen kişi veya kişilerin kanuni temsilci sayılması mümkün değildir. Bu itibarla, tescil ve ilan edilmiş olsa dahi imza sirküleriyle kendine sınırlı imza yetkisi verilen kişi ya da kişilerin kanuni temsilci sıfatını haiz olduğu kabul edilemez.
Kaldı ki 390 Seri No’lu Tahsilat Genel Tebliği’nde, 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesinin uygulanmasında 6762 sayılı Kanun’un 319. maddesi hükmüne göre temsil salahiyeti verilen kişi ya da kişilerin kanunî temsilci kabul edilebilmesi için şirketin maksat ve mevzuuna dâhil olan “tüm muamelelerde” tam yetkili olmalarının zorunlu bulunduğu belirtilmiştir.
Nitekim Dairemizin 16/02/2017 tarih ve E:2015/5545, K:2017/386 ve 12/06/2017 tarih ve E:2016/1245, K:2017/1907 sayılı kararları da bu yöndedir.
Bu durumda, temyize konu mahkeme kararında her ne kadar davacının kanuni temsilci olduğundan tüm şirket borçlarından sorumlu olduğu kabul edilmişse de, davalı idarece dosyaya sunulan Ticaret Sicil Gazetelerinden ve şirket ana sözleşmesi ve yönetim kurulu kararlarından anlaşılacağı üzere aşağıda yer verilen şirketlerdeki görevleri açısından davacının;
1- … Holding A.Ş.’de mali işler başkanı sıfatıyla sınırlı nitelikte birinci derece imza yetkisinin olduğu, şirketi tüm işlemlerinde tam yetkili olarak temsil ve idare yetkisinin olmadığı (02/11/1998 tarih ve 200 sayılı Yönetim Kurulu kararı) görüldüğünden, davacının kanuni temsilci sıfatını haiz olduğundan söz edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle … Holding’in kredi borçlarından 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesi uyarınca sorumlu tutulamayacağı;
2- … Havacılık A.Ş.’de başkan sıfatıyla (yönetim kurulu başkanı değil) sınırlı nitelikte birinci derece imza yetkisinin olduğu (02/05/2001 tarih ve 8 nolu karar), şirketi tüm işlemlerinde tam yetkili olarak temsil ve idare yetkisinin olmadığı görüldüğünden, davacının kanuni temsilci sıfatını haiz olduğundan söz edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle … Havacılık A.Ş.’nin kredi borçlarından 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesi uyarınca sorumlu tutulamayacağı;
3- … İnşaat A.Ş.’de mali işler başkanı, finansman ve bütçe başkanı sıfatıyla sınırlı nitelikte birinci derece imza yetkisinin olduğu (06//11/1998 tarih ve 4664 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi, sayfa 110), şirketi tüm işlemlerinde tam yetkili olarak temsil ve idare yetkisinin olmadığı görüldüğünden davacının kanuni temsilci sıfatını haiz olduğundan söz edilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle … İnşaat A.Ş.’nin kredi borçlarından 6183 sayılı Kanun’un Mükerrer 35. maddesi uyarınca sorumlu tutulamayacağı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, 4389 sayılı Kanun’un 15. maddesinin 3. fıkrasına göre, Fon’un, devraldığı alacağın takibine, alacağın devralındığı gün itibarıyla banka defter, kayıt ve belgelerine göre anapara, her türlü faiz, komisyon ve sair giderlerin toplamından oluşan birikmiş alacak tutarı üzerinden başlayacağı ve bu alacaklar Fon tarafından devralındığı tarihten itibaren amme alacağı niteliğini kazanacağından, birikmiş alacak tutarına Fon tarafından alacağın devralındığı tarihten itibaren 6183 sayılı Kanun’un 51. maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanabileceği açıktır.
Dosyaya sunulan hesaplama tablosunda ise, kredilerin kullandırıldığı tarihten itibaren gecikme zammı uygulanarak hesaplama yapıldığı görülmektedir. Bu nedenle, temliknameler ve kredilere ilişkin genel kredi sözleşmeleri istenilip, davacının sorumlu olduğu kredilerden kaynaklı alacakların hangi tarihlerde Fon tarafından temlik alındığı belirlenerek hesaplamanın anılan kanuna göre yapılıp yapılmadığı tespit edilmek suretiyle karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, temyize konu Mahkeme kararının, 26/07/2013 tarih ve 2013/203 sayılı Fon Kurulu kararı ile 05/09/2013 tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun 51.945.100-TL’lik kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmında hukuka uygunluk, ödeme çağrı mektubunun 72.148.439-TL’lik kısmının iptaline karar verilmesinde ise hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. …. İdare Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, ödemeye çağrı mektubunun …-TL’lik kısmının iptaline karar verilmesinde, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının bu kısmının ONANMASINA,
3. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
4. Temyize konu Mahkeme kararının, Fon Kurulu kararı ile ödemeye çağrı mektubunun …-TL’lik kısmı yönünden davanın reddine ilişkin kısmının 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 02/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.