Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2020/836 E. , 2022/3755 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2020/836
Karar No:2022/3755
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Kurumu
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Petrol Ürünleri İnşaat Nakliyat Madencilik Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacıya ait akaryakıt istasyonunda, 20/01/2016 tarihinde yapılan denetimde 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına ve 8. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendine aykırı olarak dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmali yapıldığının tespit edildiğinden bahisle anılan Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca 84.575,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının fiiline karşılık uygulanan para cezasının 19/2 (e) ve (f) bentleri uyarınca verildiği, söz konusu bentlerde düzenlenen para cezasının maktu olarak düzenlendiği, herhangi bir alt veya üst sınır içermediği, 20/01/2016 tarihinde yapılan denetimde dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali yapmak suretiyle lisansın tanımış olduğu haklar dışında faaliyet gösterdiğine ilişkin aykırılığın olay yerinde bulunan istasyon yetkilisi ve denetim elamanlarının imzasıyla tutanak altına alındığı, dolayısıyla basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü olan davacının bu ilkeye uygun hareket etmediği ve bu şekilde lisansın verdiği haklar dışında faaliyette bulunduğunun anlaşıldığı, bu durumda; yapılan denetimde davacı şirketin, dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali yapmak suretiyle lisansın tanımış olduğu haklar dışında faaliyet gösterdiği tespit edildiğinden, 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi ve Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesi uyarınca idari para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; davalı idare tarafından davacının fiili 5015 sayılı Kanun’un 8. maddesinde düzenlenen “dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali” olarak nitelendirildiğinden, anılan fiilin karşılığı olarak 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin (3) numaralı alt bendi uygulanmak suretiyle idari para cezası tayini gerekmekte ise de yaptırımı öngören maddenin Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmiş olması nedeniyle, davacı hakkında bu madde yönünden yaptırım uygulanmasına hukuken olanak bulunmadığı; davacının fiili 5015 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına aykırılık yönünden değerlendirildiğinde ise, davacı şirketin faaliyetini dağıtıcısı ile yapmış olduğu bayilik sözleşmesi kapsamında yürüttüğü, Kurul kararı ile davacı şirkete isnat edilen fiilin ise, dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmal edilmesi olarak tanımlandığı, söz konusu bu fiilin eylem ve işlem tarihinde, 5015 sayılı Kanun’un 8/2-a maddesi kapsamında düzenlenmiş olmasına karşın davalı idarece, davacının fiilinin lisansla ilgili genel bir madde niteliğinde olan 5015 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları kapsamında değerlendirilerek belirtilen yükümlülüğün ihlâl edildiğinden bahisle Kanun’un 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca yaptırım uygulanmasına da hukuken olanak bulunmadığı; bu durumda, 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca ceza tayinine gidilebilmesinin ancak “Sahip olunan lisansın verdiği haklar dışında faaliyet gösterilmesi” yükümlülüğünün ihlâl edilmiş olması şartına bağlı olduğu, dolayısıyla “dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali yapmak” fiiline karşılık olarak 19. maddenin 2. fıkrasının (e) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (f) bendi uyarınca ceza verilmesine olanak bulunmadığı; “Dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali yapmak” fiiline uygulanacak idari para cezası ise anılan Kanun’un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 3 numaralı alt bendinde özel olarak düzenlenmiş olmakla birlikte, bu maddenin de Anayasa Mahkemesi’nin 03/05/2016 tarih ve 29701 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararıyla iptal edilmiş olması karşısında, davacı hakkında bu madde yönünden de yaptırım uygulanmasına hukuken imkân bulunmadığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi’nce verilen kararın kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, harçtan muaf oldukları, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı sonrasında dağıtıcı dışı akaryakıt ikmali fiilinin karşılığında uygulanacak bir yaptırım maddesinin kalmadığı, yaptırıma ilişkin maddenin iptal edilmiş olmasının suç teşkil eden fiilin cezasız kalması anlamına gelmeyeceği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, fiilinin 5015 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 1. ve 2. fıkraları kapsamında değerlendirilerek, davalı tarafından iddia edilen yükümlüğün ihlal edildiği bahisle aynı Kanun’un 19. maddesi yönünden yaptırım uygulanmasına hukuken olanak bulunmadığından dava konusu işlemin iptaline dair kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Davalı idare harçtan muaf olduğundan temyiz aşamasında yatırmış olduğu toplam … TL harcın istemi hâlinde davalı idareye iadesine,
4. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
5. Posta giderleri avansından artan tutarın davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.