Danıştay Kararı 13. Daire 2021/1027 E. 2021/1186 K. 05.04.2021 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/1027 E.  ,  2021/1186 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/1027
Karar No : 2021/1186

YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI

… vekili Av. … tarafından, kimlik bilgileri kullanılarak usulsüzce onlarca hat açıldığı ve internet üzerinden bu hatlar üzerinden dolandırıcılık yapıldığı, bu hatların geçerli olmayan bir kimlik sureti kullanılarak açıldığı, davalı idare tarafından hatları sağlayan şirketlere ilişkin kontrol işlemi yapılmadığı, davaya konu hatları usulsüz olarak sağlayan şirketlerce gerçek dışı beyan verildiği, davalı idarece bu gerçek dışı beyanlar esas alınarak ve yeterli inceleme yapılmadan yaptırımlar uygulandığı, işlemediği bir suç yüzünden tepki topladığı, can güvenliğinin kalmadığı, hem maddi hem manevi olarak ciddi şekilde yıprandığı ileri sürülerek 50.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesi istemiyle … Kurumu’na (…) karşı açılan davada; Kocaeli … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile, kimlik bilgileri kullanılarak adına abonelikler oluşturulup, bu hatların dolandırıcılık amacıyla kullanılması nedeniyle davacının uğradığını öne sürdüğü manevi zararın, şikâyeti sonrasında denetim ve gözetim yükümlüğünü hukuka aykırı olarak ihlâl ettiğinden bahisle davalı idare tarafından tazmini istemiyle açılmış olup, davalı idarenin denetim hizmetini kusurlu gördüğü savıyla açılan tam yargı davasının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 36. maddesi uyarınca idarî uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili yer mahkemesi olan Ankara İdare Mahkemesi’nin yetkisinde olduğuna karar verildiği; Ankara … İdare Mahkemesi’nin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla da, davalı idare tarafından hatları sağlayan şirketlere ilişkin kontrol yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmemesi eyleminden dolayı davacının söz konusu zarar ile karşı karşıya kaldığının iddia edildiği, başka bir deyişle davalı idarenin davacının tazmine konu zararların kaynağı açısından bir idari uyuşmazlık değil eylemsizlik şeklinde tezahür eden idari eylemden kaynaklı hizmet kusurunun olmasının mümkün olabileceği, dolayısıyla davalı idarenin iletişim hizmetinin yürütülmesinde kusurlu olduğu iddiasına dayanılan tazmin isteminin de hizmetin görüldüğü yer olan idare mahkemesinde çözümlenmesi gerektiği açık ise de, iletişim hizmetinin tüm yurt genelinde görüldüğü dikkate alındığında, 2577 sayılı Kanun’un 36. maddesinin (a) ve (b) bentlerinin uygulanmasına olanak bulunmayan uyuşmazlığın çözümünde; 2577 sayılı Kanun’un 36. maddesinin (c) bendi uyarınca davacının ikamet ettiği yerdeki Kocaeli İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkili yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Danıştay Başkanlığı’na gönderilmesi üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya 2577 sayılı Kanun’un 43. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı Kanun’un 32. maddesinin 1. fıkrasında, “Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla bu Kanun’da veya özel Kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması hâlinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idarî işlemi veya idarî sözleşmeyi yapan idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.” kuralına; “Tam yargı davalarında yetki” başlıklı 36. maddesinde ise, “İdari sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkeme, sırasıyla: a) Zararı doğuran idari uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili, b) Zarar, bayındırlık ve ulaştırma gibi bir hizmetten veya idarenin herhangi bir eyleminden doğmuş ise, hizmetin görüldüğü veya eylemin yapıldığı yer, c) Diğer hâllerde davacının ikametgâhının bulunduğu yer idari mahkemesidir.” kuralına yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, Savcılıklar tarafından yapılan incelemelerde, bazı hatlarla ilgili abonelik sözleşmelerinin bulunmadığı, bazılarında ise sözleşme olmakla birlikte ıslak imzalı asıllarının olmadığı gibi tespitlerin yapıldığı, davacı tarafından 06/03/2017 tarihinde …’ya şikâyet dilekçesi verildiği, ..’nın 10/11/2017 tarihli kararıyla şikâyete bağlı olarak 4 şirket hakkında idari para cezası uygulandığı, davacı tarafından 18/02/2018 tarihinde … Noterliği’nden …’ya ihtar çekilerek ağır hizmet kusuruna bağlı olarak 50.000,00-TL maddi ve 100.000,00-TL manevi tazminat talep edildiği, BTK’nın 16/04/2018 tarihli cevabıyla tazminat talebinin reddedildiği, bunun üzerine, zararın dayanağı olarak, abonelik işlemi yapan şirketlerin aboneliklerin yapıldığı süreçte … tarafından gerektiği gibi denetlenmemesi ve sonrasında gerekli işlemlerin yapılmaması gösterilerek bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davalı idarenin telekomünikasyon sektörünün denetlenmesine ve hukuka aykırı işlemler yapan firmalar hakkında yaptırım uygulanmasına ilişkin yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediği iddiasıyla açılan davanın, zararı doğuran uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili olan mahkemede görüleceği, uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun’un 36/a maddesi uyarınca Ankara İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde ANKARA İDARE MAHKEMESİ’NİN YETKİLİ OLDUĞUNA, dava dosyasının Ankara 16. İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, kararın Kocaeli 2. İdare Mahkemesi’ne ve taraflara bildirilmesine, 05/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.