Danıştay Kararı 13. Daire 2021/1484 E. 2022/4678 K. 07.12.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/1484 E.  ,  2022/4678 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/1484
Karar No:2022/4678

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İnşaat İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü’nce 22/07/2020 tarihinde açık ihale usulüyle gerçekleştirilen “2020 Yılı Avrupa 2 Bölge Abone İşleri Dairesi Başkanlığı Avcılar ve Esenyurt İlçeleri Atıksu Altyapı Sistemlerinin Temizlenmesi ve Görüntülenmesi İşi” ihalesinde teklifi değerlendirme dışı bırakılan davacı tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusu üzerine alınan 14/10/2020 tarih ve 2020/UH.I-1670 sayılı Kamu İhale Kurulu (Kurul) kararının, teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasının yerinde bulunarak iddiasının reddine ilişkin (A) bölümünün iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; davacı şirket ile … İnşaat Madencilik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından sunulan birim fiyat teklif mektuplarında aynı adreslerin yer aldığı, ihale tarihinden 5 gün öncesine kadar her iki şirketin aynı adresi iş yeri olarak kullandığı, her iki şirkete ait birim fiyat teklif cetvellerinde, toplam 13 kalemden oluşan birim fiyat teklif cetvelinin diğer isteklilerle aynı oranda benzeşmeyecek şekilde 9’una aynı birim fiyatın teklif edildiği, bunlardan 4’ünün kendi içinde diğer birim fiyatlara bağlı olarak hesaplanmasının idarece talep edildiği, ancak geri kalan aynı birim fiyatların teklif edildiği 5 kalemin bağımsız özellik arz ettiği ve aynı IP adresi üzerinden ihale dokümanı indirme ve e-teklif verme işlemini gerçekleştirdikleri hususları bir arada değerlendirildiğinde, şirketler tarafından irade birliği çerçevesinde birlikte hareket edildiğine dair güçlü kanıtların bulunduğu, birbirlerine ait teklif bilgilerinden haberdar olabilecekleri, aynı ihaleye katılmalarının rekabeti ve ihale kararını etkileyebileceği, dolayısıyla 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 17. maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (d) bentlerine aykırı şekilde teklif verildiği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, … şirketi ile aynı adreste bulunmadıkları, aynı adreste olsalar dahi bu hususun teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına gerekçe yapılamayacağı, aralarında herhangi bir ortaklık bulunmayan, temsile yetkili kişileri ve yöneticileri farklı olan, kısacası organik bağ bulunmayan şirketlerin farklı tüzel kişilikler olduğu, yalnızca yöneticilerinin soyadlarının aynı olmasının aynı ihaleye katılamayacakları anlamına gelmediği, birim fiyat teklif cetvelinde yer alan bazı iş kalemlerinde benzeşme olmasının nedeninin ihale dokümanında bazı kalemlerin birbirine katsayı ile bağlanması olduğu, cetvelde 14 iş kalemi bulunsa da isteklilerin 13 iş kaleminin tamamına serbestçe fiyat teklifinde bulunamadığı, katsayı ile belirlenen fiyatlarda benzeşme olmasının firmaların birbirlerinin teklifinden haberdar oldukları anlamına gelmediği, aynı yazıcıdan çıktı alınması dahi birlikte hareket ediyor olmanın somut bir delili olarak kabul edilmezken şahsa ait özel bir şifre ile girilebilen bir platform ve şifrelenerek saklanan evraklardan bir başka isteklinin haberdar olabileceği varsayımının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kuvvetli karinenin mevzuatta kategorize edilmemiş bir karine türü olup, birçok kanunda kuvvetli karine öngörülürken kamu ihale mevzuatında hiçbir kanuni karineye yer verilmediği, ihale sürecinde belirli bir açıklıkta ve öngörülebilirlikte olmayan fiillerin yasak fiil ve davranışlardan olduğundan bahisle teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasının hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkesine aykırı olduğu, … şirketinin teklifinin sınır değer hesabında dikkate alınmadığı, birlikte hareket etmek suretiyle rekabeti ve ihale kararını etkilemelerinin hukuken ve fiilen imkânsız olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı ile … şirketinin birbirlerine ait teklif bilgilerinden haberdar olabileceği ve ihaleye katılmalarının rekabeti ve ihale kararını etkileyebilecek davranış olduğu yönünde kuvvetli karine teşkil ettiği, dolayısıyla davacının 4734 sayılı Kanun’un 17. maddesi çerçevesinde yasak fiil ve davranış işlediğinden bahisle değerlendirme dışı bırakılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 13/09/2018 tarih ve E:2018/2926, K:2018/2422 sayılı; 20/01/2021 tarih ve E:2020/3918, K:2021/187 sayılı kararlarının da benzer yönde olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKÎ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 07/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.