Danıştay Kararı 13. Daire 2021/1543 E. 2021/5483 K. 30.12.2021 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/1543 E.  ,  2021/5483 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/1543
Karar No:2021/5483

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Elektrik Dağıtım A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … A.Ş. (…) Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Şubat 2014 döneminde ilişkin olarak, “Kullanıcının bağlı olduğu fidere arıza intikal ederek kesicinin açması” ve “İletim sisteminin her bir ölçüm noktasında çekecekleri endüktif reaktif enerjinin/verecekleri kapasitif reaktif enerjinin, aktif enerjiye oranının ilgili mevzuata uygun olmaması” şeklinde tanımlanan ihlaller nedeniyle hakkında düzenlenen 28/02/2014 tarihli ve 959.865,94-TL tutarlı ceza faturasının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce Dairemizin 10/06/2020 tarih ve E:2016/3736, K:2020/1336 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacı şirket ile davalı arasında imzalanan İletim Sistemi Sistem Kullanım Anlaşması’nın “Cezaî Şartlar” başlıklı 9. maddesinde, “… tesislerinde kullanıcının bağlı olduğu fidere 00.00-24.00 saatleri arasında 4 (dört) veya daha fazla arıza intikal ederek kesicinin açması” ve “İletim sistemine doğrudan bağlı tüketiciler ve dağıtım lisansına sahip tüzel kişilerin iletim sisteminin her bir ölçüm noktasında çekecekleri endüktif reaktif enerjinin/verecekleri kapasitif reaktif enerjinin, aktif enerjiye oranının ilgili mevzuata uygun olmaması” cezaî şart uygulanmasını gerektiren ihlâller arasında sayıldığı, belirtilen kuralları ihlâl ettiğinden bahisle davacı şirket hakkında Şubat 2014 dönemine ilişkin 959.865,94 TL tutarındaki sistem kullanım ceza faturasının düzenlenmesi üzerine söz konusu ceza faturasının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı,
Mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, elektrik iletim hizmetinin tekel niteliğinde bir kamu hizmeti olduğu, bu hizmetin bir yasal tekel olan … tarafından gerçekleştirildiği, iletim hizmetinin elektrik dağıtım şirketleri açısından zorunlu unsur niteliğinde olduğu ve bu hizmetin bir kamu tüzel kişisi olan … ile dağıtım şirketleri arasında akdedilen sistem kullanım ve bağlantı anlaşmaları imzalanarak gerçekleştirildiği, anlaşmaların bir kamu hizmetinin ifası amacıyla akdedildiği, … tarafından hazırlanan, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nca onaylanan ve dağıtım şirketi tarafından lisansına konu faaliyeti yürütebilmesi açısından idarî sözleşme niteliğinde olduğu anlaşılan bu anlaşmaların imzalanmasının zorunlu olduğu;
Davacı şirket ile davalı arasında iletim sistemini kullanması için trafo merkezi bazında İletim Sistemi Sistem Kullanım Anlaşmalarının imzalandığı, anlaşmada tarafların hak ve yükümlülüklerinin yanı sıra sistemin anlaşmaya aykırı kullanılması durumunda tabi olunacak cezaî şartların da düzenlendiği ve anlaşmanın cezai şartlara ilişkin maddelerinin işlem tarihinde yürürlükte olduğu, bu itibarla, İletim Sistemi Sistem Kullanım Anlaşmalarının “Cezai Şartlar” başlıklı 9. maddesinde tanımlanan “bağlı olduğu fidere arıza intikal ederek kesicinin açması” ve “iletim sisteminin her bir ölçüm noktasında çekecekleri endüktif reaktif enerjinin/verecekleri kapasitif reaktif enerjinin, aktif enerjiye oranının ilgili mevzuata uygun olmaması” ihlâllerinin faturaya konu Şubat 2014 döneminde gerçekleşmiş olduğu ve ceza miktarının taraflar arasında imzalanmış olan ve yürürlükte bulunan anlaşmaya uygun olarak hesaplanmış olduğu anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, sistem kullanım anlaşmasının özgür iradeyle imzalanmadığı, kanunilik ilkesinin ihlâl edildiği, ceza faturasına konu miktarların ne şekilde hesaplandığının belirsiz olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, tek taraflı düzenlendiği iddia edilen sistem kullanım anlaşmasının standart sözleşmelerden ve genel işlem koşullarından farklılık arz ettiği, bu anlaşmanın sistem gereklerine ve mevzuata uygun olarak hazırlanmasının zorunlu olduğu, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 30/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.