Danıştay Kararı 13. Daire 2021/2027 E. 2022/2783 K. 22.06.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/2027 E.  ,  2022/2783 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/2027
Karar No:2022/2783

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının ortağı ve müdürü olduğu şirket tarafından işletilmekte olan LPG otogaz istasyonunda Konya Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerince 02/07/2008 tarihinde yapılan denetim sonucunda, iş yerinde otogazdan LPG tüpüne dolum yapmaya yarayan aparat bulunduğundan bahisle anılan şirkete verilen 250.000,00-TL tutarındaki idarî para cezasının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve …ana takip numaralı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce, Dairemizin 14/01/2020 tarih E:2014/1995, K:2020/116 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; davacının ortağı ve müdürü olduğu … Petrol ve Cihazları Gıda Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’ne Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile 250.000,00-TL idarî para cezası uygulandığı, Kurul kararının, şirketin faaliyetlerini sonlandırdığı akaryakıt istasyonuna tebligata çıkarıldığı, şirketin tebligat yapılmak istenilen adreste bulunamaması üzerine tebligat görevlisi tarafından şirketin adreste bulunmadığı ve tanınmadığı şerhi düşülmek suretiyle tebliğ evrakının iade edilmesi üzerine Kurul kararının 31/12/2011 tarih ve 28190 sayılı Resmî Gazete’de ilanen tebliğ edildiği, şirket tarafından para cezasının ödenmemesi üzerine davalı idarece ödeme emri gönderilmek suretiyle para cezasının tahsili yoluna gidildiği, şirkete gönderilen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay 13. Dairesi’nin 07/11/2013 tarih ve E:2013/1945, K:2013/2866 sayılı bozma kararı üzerine … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile “dava konusu ödeme emrinin dayanağı olan Kurul kararının şirkete tebliğ edilememesi üzerine 7201 sayılı Kanun’da yer alan usulün izlenilmesi gerekirken bu yolun izlenilmeyerek Kurul kararının doğrudan Resmî Gazete’de ilanen tebliği yoluna gidildiği, 7201 sayılı Kanun’daki usulün izlenmemesi nedeniyle de davacı tarafından Kurul kararından haberdar olunamaması sonucu Kurul kararına karşı dava açılmaması ve Kurul kararında belirtilen sürede ödeme yapılmaması üzerine para cezasının tahsili amacıyla dava konusu ödeme emrinin gönderildiği, ödeme emrine karşı açılan davada ileri sürülen iddiaların “böyle bir borcunun olmadığı” itirazı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dolayısıyla idari para cezasının kesinleşerek takip edilebilir hâle gelmemiş olduğu, kesinleşmemiş idari para cezası için düzenlenen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı” gerekçesiyle şirkete gönderilen ödeme emrinin iptaline karar verildiği ve bu kararın Danıştay 13. Dairesi’nin 23/12/2016 tarih ve E:2014/2015, K:2016/4383 sayılı kararıyla onandığı, 23/11/2017 tarih ve E:2017/1100, K:2017/3266 sayılı karar ile de karar düzeltme istemi reddedilerek iptal kararının kesinleştiği, 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca ilgililere verilen idarî para cezalarının takip ve tahsilinde 5326 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı ve idarî para cezalarının kesinleşmeden takip ve tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından, kesinleşmediği Mahkeme kararı ile sabit olan idarî para cezasının tahsili amacıyla şirketin ortağı ve müdürü olan davacıya gönderilen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, takibi yapılan borcun tüzel kişi adına düzenlenen ancak tahsili sağlanamayan ödeme emrine ait olduğu, şirketin kanuni temsilcisi sıfatıyla davacıya usulüne uygun olarak takip yapıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 22/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.