Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/2147 E. , 2022/2784 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/2147
Karar No:2022/2784
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Dağıtım İnşaat Nakliye Dış
Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete ait LPG otogaz istasyonunda 12/10/2011 tarihinde gerçekleştirilen denetimde LPG tüplerine dolum yapmakta kullanılan dolum aparatı bulundurulduğunun tespit edildiğinden bahisle 5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 16. maddesi uyarınca verilen 308.194,00.-TL idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce Dairemizin 01/11/2019 tarih ve E:2016/1723, K:2019/3392 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; dava konusu ödeme emrinin davacıya ait istasyonda LPG dolum aparatı bulundurulduğunun tespit edilmesi nedeniyle verilen idari para cezasının tahsili amacıyla düzenlendiği; ancak, idari para cezasından sonra yürürlüğe giren 7164 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile 5307 sayılı Kanun’un 16. maddesinde yapılan değişiklik ile, dava konusu ödeme emrinin dayanağı idari para cezasına konu eylem nedeniyle, yüzbin Türk Lirasından az olmamak ve beşyüzbin Türk Lirasını geçmemek üzere fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu LPG piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde onu oranında idarî para cezası uygulanabileceği; ayrıca, aynı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, Kurul kararına bağlanmış, ancak tahsilatı tamamlanmamış olan idarî para cezalarının, işlenen fiil için bu Kanunla birlikte daha düşük bir idarî para cezası uygulanmasının öngörülmesi hâlinde, ilgili vergi dairesince 16. maddenin ilgili bentlerinde belirlenmiş olan asgarî maktu hadden tahsil edileceğinin anlaşıldığı;
Mahkemenin 23/10/2020 tarihli ara kararıyla davalı idareden, fiilin işlendiği tarihten bir önceki yılda ilgili lisansa konu LPG piyasası faaliyetine ilişkin net satış hasılatının binde onunun sorulduğu, davalı idare tarafından verilen cevabi yazıda, ilgili firmanın 2010 yılına ilişkin net satışlarının bulunmadığının, 2011 yılına ilişkin ise net satış tutarının 629.531,27-TL olduğunun bildirildiği; Mahkemenin 25/11/2020 tarihli ara kararıyla Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’ndan, firma hakkında bir önceki yılda net satış tutarının bulunmaması hâlinde verilecek para cezası tutarının tespitinin istenildiği, verilen cevabi yazıda yasada belirtilen asgari had olan 100.000,00-TL olarak ceza uygulanması gerektiğinin belirtildiği; bu durumda, her ne kadar ödeme emrine konu idari para cezası kesinleşerek tahsil edilebilir aşamaya gelmiş ise de, lehe düzenleme getiren kanun hükümleri uyarınca işlem tesis edilmesi gerektiği, bu bağlamda kesilecek para cezasının bir önceki yılın net satış tutarının binde onunu geçemeyeceği, ancak davacı şirketin bir önceki yıla ait net satış tutarı bulunmadığından asgari maktu had olan 100.000,00-TL üzerinden ceza tahsil edilebileceği anlaşıldığından, 308.194,00-TL tutarlı dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 22/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.