Danıştay Kararı 13. Daire 2021/2154 E. 2022/2725 K. 16.06.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/2154 E.  ,  2022/2725 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/2154
Karar No:2022/2725

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İnşaat ve Mühendislik Hizmetleri Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Büyükşehir Belediyesi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Büyükşehir Belediyesi İmar ve Şehircilik Daire Başkanlığı’nca 14/12/2020 tarihinde açık ihale usulüyle gerçekleştirilen “Aydın İli Efeler İlçesi Kent Merkezi ve Çevresinde Yaklaşık 5180 Ha Alanda Yapılacak Olan 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planı Hazırlanması İşi” ihalesinin iptaline ilişkin … tarih ve … sayılı davalı idare işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; 29 isteklinin ihaleye teklif verdiği, davacı şirketin usulüne uygun teklif verenler arasında sınır değerin üzerinde teklif veren tek firma olduğu, ihale komisyonunca “… yaklaşık maliyetin ihaleye katılan firmaların vermiş olduğu teklif mektuplarının çok üstünde olması ve ihaleye katılan firmalardan en yüksek teklifi veren firmanın tek geçerli teklif olarak kalması nedeniyle idarece kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılması ilkesi dikkate alınarak kamu yararı amacıyla 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 39. maddesine istinaden tüm tekliflerin reddedilerek …” ihalenin iptaline karar verildiği, dava konusu ihalenin iptali işlemine dayanak olarak gösterilen sebebin yaklaşık maliyetin yüksek tutarda belirlenmesi olduğu, yaklaşık maliyetin tespitinde piyasa araştırması yolunun tercih edildiği, yaklaşık maliyetin tespitine esas olmak üzere 300.000,00-TL öneren firma olduğu gibi bu teklifin yaklaşık 11 kat fazlası olan 3.445.000,00-TL öneren firmanın da mevcut olduğu, diğer fiyat önerilerinin birbirine yakın sayılabilecek miktarlar olmadığı, fiyatlar arasındaki fahiş farklılıklara rağmen bu fiyatların aritmetik ortalaması alınarak yaklaşık maliyetin belirlendiği, yaklaşık maliyetin doğrudan etkilediği sınır değerin yüksek bir miktarda ortaya çıktığı, bu sebeple ihaleye katılan 29 firmadan 28’inin teklif bedelinin sınır değerin altında kaldığı, en yüksek teklifi veren davacı şirketin teklifinin sınır değerin üzerindeki tek geçerli teklif olduğu, dava konusu ihalede yaklaşık maliyetin belirlenmesine esas alınan ölçütün kamu kaynaklarının verimli bir şekilde kullanılmasına engel teşkil ettiği, ihaleye ait Şartname’nin 33.1. maddesinde yer alan, “sınır değerin altında teklif sunan isteklilerin teklifleri açıklama istenilmeksizin reddedileceği” kuralından ötürü teklifi değerlendirmeye alınmayanların sayısının fazla oluşu nedeniyle ihale dokümanının rekabet ilkesi ile ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanması ilkelerine aykırılık oluşturduğu, idarenin takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında subjektif ve keyfi amaçlar doğrultusunda kullandığına ilişkin olarak dosya içeriğinde herhangi bir somut bilgi ve belge de bulunmadığı dikkate alındığında, ihalenin iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yaklaşık maliyetin usulüne uygun olarak belirlendiği, ihale dokümanında sınır değerin altında kalan tekliflerin değerlendirmeye alınmayacağı yönünde kurala yer verildiği, ihale dokümanının bu şekilde kesinleştiği, usulüne uygun olarak gerçekleştirilen ihalede tek geçerli teklifin kendisine ait olduğu, ihale sonucunda ortaya çıkan bu durumun idarenin hukuka aykırı işleminden kaynaklanmadığı, bu nedenle yaklaşık maliyetin altındaki tek geçerli teklifle ihalenin sonuçlandırılması gerektiği, ihalenin iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, kamu ihalelerine yönelik temel ilkeler uyarınca koşullar oluştuğu taktirde idarenin bütün teklifleri reddederek ihalenin iptaline karar vermesi gerektiği, somut olayda 29 firmanın 28’inin teklifinin sınır değerin altında kaldığı ve bu nedenle söz konusu 28 teklifin değerlendirme dışı bırakıldığı, sınır değerin üzerinde tek geçerli teklif kaldığı, makul bedeller içeren çok sayıda teklifin değerlendirmeye alınamaması nedeniyle idarenin kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasını gözetme sorumluluğu göz önünde bulundurularak idareye tanınan takdir yetkisinin ihalenin iptali yönünde kullanıldığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 16/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.