Danıştay Kararı 13. Daire 2021/2263 E. 2022/4397 K. 24.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/2263 E.  ,  2022/4397 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/2263
Karar No:2022/4397

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Ticaret ve Sanayi AŞ
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Fonu (…)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı hakkında düzenlenen 66.844.574,58-TL tutarındaki … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce Dairemizin 01/11/2019 tarih ve E:2013/1457, K:2019/3366 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; … tarih ve … sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla, … A.Ş.’nin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin Fon’a devredildiği, bilahare Bankanın tüm aktif ve pasifiyle … A.Ş. ile devren birleştirildiği, Fon Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararıyla, Fon Başkan Yardımcılığı önergesi eki tabloda yer alan firmaların … A.Ş. ve diğer bankalardan kullandıkları kredilerden Fon tarafından devralınanların 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre takip ve tahsiline karar verildiği, alacağın vadesinin belirlenmesi amacıyla davacı şirkete … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubunun gönderildiği, ödemeye çağrı mektubunun iptali istemiyle dava açılmadığından, davacı şirket adına … tarih ve … sayılı ödeme emrinin tanzim edildiği, davacı şirket tarafından … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın …. İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine, davacı şirket tarafından temyiz yoluna başvurulduğu, Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 07/06/2010 tarih ve E:2007/12386, K:2010/4753 sayılı kararıyla, “…dava konusu alacak ile ilgili olarak … Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen davadan sarfınazar edilmeksizin, 6183 sayılı Kanun uyarınca takip yapılarak dava konusu ödemeye çağrı mektubu düzenlendiği, bu takipten dava konusu işlemin tesis tarihinden sonra sarfınazar edildiği görüldüğünden dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği, davalı idarenin kararın düzeltilmesine yönelik isteminin ise Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 23/05/2011 tarih ve E:2010/3187, K:2011/2343 sayılı kararıyla reddedildiği, bunun üzerine Fon tarafından bu kez dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrinin düzenlendiği;
Davacı şirkete … A.Ş. Merkez Şubesi’nden … A.Ş. Yönetim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararına istinaden 30/09/1996 tarihinde 210.000,00-TL kredi kullandırıldığı, kredinin 27/03/1998 tarihinde yenilendiği, … A.Ş. Yönetim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararına istinaden 30/04/1997 tarihinde 405.000,00-TL; 30/12/1998 tarihinde ise, 936.999,56-TL olmak üzere toplam 1.551.999,56-TL kredi kullandırıldığı, kredilerin ve faizlerinin geri ödenmemesi üzerine … A.Ş. tarafından 15/02/2000 tarihinde kredi hesabı kat edilerek 16/02/2000 tarihinde ihtarname gönderildiği, kredilerin 10/08/2001 tarihinde Fon tarafından temlik alındığı, ödeme emrinde yer alan borç tutarına ihtarname tarihinden itibaren temlik tarihine kadar yapılan tahsilatlar düşülerek ihtarnamede belirtilen oranda temerrüt faizi hesaplandığı, Fon tarafından, şirketin kullandığı kredi miktarının toplam 1.551.999,56-TL olduğunun belirtildiği, bu hususu somut olarak ortaya koyan yönetim kurulu kararlarının, dekontların, hesap hareketlerini gösteren dökümlerin, alacağın kat edilmesine yönelik düzenlenen 16/02/2000 tarihli ihtarnamenin, bu ihtarname eki hesap özetlerinin ve davacı şirket yetkililerince imzalanan genel kredi sözleşmesinin dava dosyasına sunulduğu;
Davacı tarafından, söz konusu imzaların sahte olduğu ileri sürülmüşse de, …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin … esas sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 04/05/2001 tarihli bilirkişi raporunda, genel kredi sözleşmesinde yer alan imzaların davacı şirketi ilzama yetkili temsilcilerinin eli ürünü olduğunun belirlendiği, davacı şirketçe kullanılan kredi ve faizlerin 15/02/2000 tarihi itibarıyla kat edilerek 16/02/2000 tarihinde 14.591.618,21-TL üzerinden ihtarname gönderildiği, dava konusu ödeme emrinde yer alan 66.844.574,58-TL alacağın … A.Ş. tarafından 16/02/2020 tarihinde keşide edilen 14.591.618,21-TL ihtarname tutarından yapılan tahsilatlar düşülerek ve temlik tarihine kadar ihtarnamede belirtilen %240 oranında temerrüt faizi işletilerek hesaplandığı; bu itibarla, davacı şirket tarafından kullanılan kredi tutarının banka defter, kayıt ve belgelerine uygun olarak belirlendiği ve söz konusu krediden kaynaklanan ana para ve faiz alacaklarının 10/08/2001 tarihinde davalı idareye temlik edilmesiyle amme alacağına dönüştüğü görüldüğünden, amme alacağı vasfı kazanan kredi alacağının vadesinin belirlenmesi amacıyla davacı şirkete gönderilen uyuşmazlık konusu ödemeye çağrı mektubu ile bu alacağın tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, pay devri protokolü uyarınca borcun sona erdiği, kredinin kullandırılmasına ilişkin virman talimatındaki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı, eksik inceleme sonucu karar tesis edildiği, şirketlerinin …’tan kredi kullanmadığı, kullandırıldığı iddia edilen kredinin banka hesabından sonra ne şekilde nereye aktarıldığının tespit edilmesinin gerektiği, banka yetkililerinin kendilerine menfaat temin etmek için birtakım usulsüz işlemlerinin tespit edildiği, … tarafından başlatılan takip ile davalı tarafından başlatılan takip miktarları arasında oldukça büyük bir fark olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, krediye ilişkin olarak hiçbir nakdi geri ödemenin yapılmadığı, kredinin vadesinin … A.Ş. Yönetim Kurulunun muhtelif tarihlerdeki kararlarıyla sürekli olarak uzatıldığı, kredi kullanmayacak bir kişinin kredi sözleşmesi imzalamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, krediye ilişkin belgelerde şirket yetkililerinin imzalarının bulunduğu, ihtarnamedeki borç tutarına temlik tarihine kadar temerrüt faizi işlenmesi suretiyle ödeme emrine konu borç tutarının belirlendiği, pay devir sözleşmesinin halka arz ile ilgili hükümleri yerine getirilemediğinden takas-mahsup işleminin gerçekleştirilemediği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinin birinci fıkrasında, “Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar.” kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
2577 sayılı Kanun’un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, Danıştay’ın, temyize konu kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayabileceği kuşkusuzdur.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından hakkında düzenlenen 66.844.574,58-TL tutarındaki … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı görülmekte olup, İdare Mahkemesi kararında sehven, “Dava; davacı tarafından, Fon’a devredilen … AŞ’den kullanılan kredinin vadesinin belirlenmesi amacıyla davacı şirkete gönderilen … tarih ve … sayılı ödemeye çağrı mektubu ile söz konusu kredinin ödenmediğinden bahisle tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır.” (…) “davacı şirkete gönderilen uyuşmazlık konusu ödemeye çağrı mektubu ile bu alacağın tahsili amacıyla düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” ibarelerinin yazıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukukî isabetsizlik bulunmamakla birlikte, anılan kararda yer verilen yukarıdaki ibarelerin, “Dava; davacı tarafından, Fon’a devredilen … AŞ’den kullanılan kredinin geri ödenmemesi üzerine davacı şirkete gönderilen … tarih ve .. sayılı ödeme emrinin iptali istemiyle açılmıştır.” (…) “davacı şirkete gönderilen dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 24/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.