Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/247 E. , 2022/3837 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/247
Karar No : 2022/3837
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Kurulu
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
DAVANIN KONUSU :
1) 07/01/2021 tarih ve 2021/2 sayılı Sermaye Piyasası Kurulu (Kurul) Bülteni’nde yayımlanan, davacı adına 38.308,00-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararının,
2) 03/01/2019 tarih ve 2019/1 sayılı Kurul Bülteni’nde yayımlanan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda ve Kurul’un çeşitli yönetmelik ve tebliğlerinde yer alan yeniden değerlemeye tabî tutarların 2019 yılı için tespit edilmesine dair … tarih ve … sayılı Kurul kararının, 6362 sayılı Kanun’un “Piyasa Bozucu Eylemler” başlıklı 104. maddesindeki idarî para cezası tutarlarının değerlenmesine ilişkin kısmının,
3) VI-104.1 Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (f) bentlerinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI :
Sigortalı olarak çalıştığı, bu işten elde ettiği kazancını değerlendirmek amacıyla kişisel olarak yatırımlar yaptığı, borsayı takip ederek, zaman zaman çeşitli hisse senetlerini alıp sattığı, 07/01/2021 tarih ve 2021/2 sayılı SPK bülteninde dava konusu idarî para cezasının ilan edildiği, ilan metninde idarî para cezasına karşı itirazda bulunulabilecek yer ve başvuru süresinin belirtilmediği, bu durumun Anayasa’nın 40. maddesine aykırı olduğu, 6362 sayılı Kanun’un 105. maddesinin birinci fıkrasında idarî para cezası verilmeden önce ilgiliden savunma alınacağı kuralına yer verilmesine karşın davalı idarece, savunma alınmaksızın ve hiçbir gerekçe gösterilmeksizin dava konusu işlemin tesis edildiği, dava konusu idarî para cezasının üst sınırdan verildiği, davalı idarece hangi gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşıldığının açıklanamadığı, 03/01/2019 tarih ve 2019/1 sayılı Kurul Bülteni’nde yayımlanan 6362 sayılı Kanun’da ve Kurul’un yönetmelik ve tebliğlerinde yer alan yeniden değerlemeye tabî tutarların 2019 yılı için tespit edilmesine dair … tarih ve … sayılı Kurul kararının kurallar hiyerarşisine aykırı olduğu, 6362 sayılı Kanun’da idarî para cezaları için öngörülen alt ve üst sınırların hukukî ve somut bir gerekçeye dayanmaksızın arttırıldığı, bu kararın keyfî olduğu, idarî işlemlerin öngörülebilirliğini ortadan kaldırdığı, dava konusu idarî para cezasının ölçülü olmadığı, ekonomik gücünün dikkate alınmadığı, aynı Kanun maddeleri uyarınca kendisi ile birlikte beş kişi hakkında işlem tesis edildiği; ancak diğer kişilere verilen idarî para cezası miktarlarının farklı olmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, dava konusu Tebliğ kapsamında pay piyasasının arz ve talebi ile fiyatı hakkında yanıltıcı izlenim uyandırma kastı ile hareket edilmediği, tek amacın kişisel yatırım olduğu, aynı dönemde başka hisse senetlerinin de alınıp satıldığı, alanında uzman bilirkişiler tarafından piyasa bozucu eylemlerin bulunup bulunmadığı yönünde bir değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi gerektiği, elde edildiği iddia edilen maddi menfaatin yanlış hesaplandığı, dava konusu Tebliğ kuralının, kanunîlik, hukukî güvenilirlik, öngörülebilirlik ve istikrar ilkelerine aykırı olduğu, 6362 sayılı Kanun’un 104. maddesinde yer alan düzenlemenin, dava konusu Tebliğ ile oldukça genişletildiği, muğlak ve ucu açık bir hâle getirildiği, bu durumun Anayasa’nın 2. ve 7. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :
… pay piyasasında grup üyeleri tarafından gerçekleştirilen işlemlerin, piyasa bozucu eylem niteliğinde olduğu, dava konusu Kurul kararına ilişkin idarî para cezası bildirim tutanağının 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’na uygun olarak hazırlanarak davacıya tebliğ edildiği, bu evrakta Kurul kararına karşı başvuruda bulunulabilecek merci ve başvuru süresinin belirtildiği, ayrıca, işlemin gerekçesine, eylem tarihi ile yerine ve delillere de yer verildiği, Kurul’un … tarih ve … sayılı yazısı ile davacıdan savunma talep edildiği, bu yazıya istinaden davacı tarafından savunma yazısının idarelerine iletildiği, piyasa bozucu eylemlerin birer kabahat olduğu, 6362 sayılı Kanun’da yer alan çerçeve hükmün içeriğinin genel ve düzenleyici işlemler ile doldurulabileceği, dava konusu Tebliğ ile 6362 sayılı Kanun’un 104. maddesi uyarınca Kurul’a verilen yetki doğrultusunda piyasa bozucu eylemlerin belirlendiği, dava konusu Tebliğ düzenlemesinin hukukî belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine aykırı olduğu iddiasının yerinde olmadığı, 6362 sayılı Kanun’un 104. maddesinin birinci fıkrasında belirlenen asgarî ve azamî idarî para cezası tutarının, 5326 sayılı Kanun’un 17. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca her takvim yılı başından itibaren geçerli olmak üzere 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında tespit ve ilân edilen değerleme oranında arttırıldığı, dava konusu idarî para cezasının, davacı tarafından elde edilen menfaat dikkate alınmak suretiyle tesis edildiği, bu miktarın doğru belirlendiği, işbu dava konusu olayda bilirkişi raporu alınmasına gerek bulunmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olarak tesis edildiği, iptali istenen Tebliğ kuralı ile Kurul Bülteni’nde ise hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ:
Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI …’UN DÜŞÜNCESİ:
Dava, 07/01/2021 tarih ve 2021/2 sayılı Sermaye Piyasası Kurulu Bülteni’nde yayımlanan, … Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. (…) pay piyasasında 30/09/2019-17/10/2019 döneminde davacı tarafından gerçekleştirilen işlemlerin Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (f) bentlerine aykırı olduğu gerekçesiyle davacıya 38.308,00-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin kararın, 03/01/2019 tarih ve 2019/1 sayılı Kurul Bülteni’nde yayımlanan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda ve Kurul’un çeşitli yönetmelik ve tebliğlerinde yer alan yeniden değerlemeye tabî tutarların 2019 yılı için tespit edilmesine dair … tarih ve … sayılı Kurul kararının 6362 sayılı Kanun’un “Piyasa Bozucu Eylemler” başlıklı 104. maddesindeki idarî para cezası tutarlarının değerlenmesine ilişkin kısmının ve VI-104.1 Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (f) bentlerinin iptali istemi ile açılmıştır.
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanun’un amacı; sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adîl ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesidir.” hükmü; 103/1. maddesinde, “Bu Kanun’a dayanılarak yapılan düzenlemelere, belirlenen standart ve formlara ve Kurul’ca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket eden kişilere Kurul tarafından yirmi bin Türk Lirasından iki yüz elli bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Ancak, yükümlülüğe aykırılık dolayısıyla menfaat temin edilmiş olması hâlinde verilecek idarî para cezasının miktarı bu menfaatin iki katından az olamaz.” hükmü; “Piyasa bozucu eylemler” başlıklı 104. maddesinde de, “Mâkûl bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemler, bir suç oluşturmadığı takdirde, piyasa bozucu nitelikte eylem sayılır. Kurul’ca belirlenen piyasa bozucu eylemleri gerçekleştiren kişilere Kurul tarafından yirmi bin Türk Lirasından beş yüz bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Ancak, bu suretle menfaat temin edilmiş olması hâlinde verilecek idarî para cezasının miktarı bu menfaatin iki katından az olamaz.” hükmü yer almaktadır.
6362 sayılı Kanun’un 104. maddesine dayanılarak, 21/01/2014 tarih ve 28889 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nin “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Tebliğ’in amacı, mâkûl bir ekonomik veya finansal bir gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemlerin belirlenmesi ile bu eylem ve işlemleri gerçekleştirenler hakkında uygulanacak yaptırımların belirtilmesidir.” hükmü; “Emir veya işlemlere ilişkin piyasa bozucu eylemler” başlıklı 5. maddesinde, “Tek başına ya da birlikte hareket eden kişiler tarafından borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda gerçekleştirilen, sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, işlem hacimleri, işlem miktarları, işlem oranları, emir miktarları, emir oranları, emir iptal miktarları, emir iptal oranları veya emir gerçekleşme oranları gibi sermaye piyasalarının işleyişi veya sermaye piyasası araçlarının fiyatlarının belirlenmesiyle ilgili veriler dikkate alındığında önemli veya etkili kabul edilebilecek nitelikte;
a) Alım veya satım yapılması, hesap hareketi gerçekleştirilmesi, emir verilmesi, emir iptali veya emir değiştirilmesi,
b) Farklı fiyat kademelerine emir iletilmesi,
c) Bir dakikadan daha az zaman dilimlerinde piyasadaki en iyi alım fiyatına eşit veya piyasadaki en iyi alım fiyatından daha düşük fiyatlı satım emri ya da piyasadaki en iyi satım fiyatına eşit veya piyasadaki en iyi satım fiyatından daha yüksek fiyatlı alım emri iletmek şeklinde yön değiştiren emirler verilmesi,
ç) Kendinden kendine veya karşılıklı işlemler gerçekleştirilmesi,
d) Açılış veya kapanış fiyatlarını etkilemeye yönelik işlemler yapılması,
e) Gün sonu veya vade sonu uzlaşma fiyatlarını etkilemeye yönelik işlemler gerçekleştirilmesi,
f) Fiyat yükseltici, fiyat düşürücü veya fiyatı sabit tutmaya yönelik işlemler yapılması,
g) Vadeli işlem ve opsiyon piyasasında bir sicile bağlı tüm hesaplar için ya da piyasa bazında belirlenen pozisyon limitlerinin geçilmesi,
ğ) Vadeli işlem ve opsiyon piyasasında, ilgili dayanak varlık piyasasında gerçekleştirilen işlemlerle aynı yönlü işlemler gerçekleştirilmesi
Ve benzeri işlemler yapılması suretiyle borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozan ya da sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, arz ve talepleri hakkında yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandıran veya adîl ve dürüst işlem yapılmasını, piyasanın rekabetçi bir ortamda işleyişini ya da fiyatın doğru ve dürüst bir şekilde oluşmasını zorlaştıran ya da engelleyen fiil ve davranışlar piyasa bozucu eylem olarak değerlendirilir.” hükmü yer almaktadır.
Davalı idare, 6362 sayılı Kanun ile kendisine tanınan yetkiler çerçevesinde, sermaye piyasasının güven, açıklık ve kararlılık içinde çalışmasını, tasarruf sahiplerinin hak ve yararlarının korunmasını düzenlemek ve denetlemek ile görevlidir.
Piyasa fiyatları işlemler ile oluştuğu için, piyasaya iletilen alım-satım işlemleri, piyasa fiyatının değişmesine neden olmaktadır. Bu nedenle, piyasada gerçekleştirilen işlemlerin hiçbir sınırlamaya ve denetime tabî olmaması düşünülemez. Piyasada gerçekleştirilen işlemler, piyasa fiyatını etkileyeceği için, piyasanın etkin işleyişinin temini ve piyasa bozucu işlemlerin önlenmesi önem arz etmektedir. Bu işlemler, görüntülü işlemler olduğundan tespiti zordur. Bundan dolayı, kanun koyucu, belirli işlem kalıplarını piyasa bozucu işlem olarak nitelendirmiştir.
Arz ve talep kuralı çerçevesinde, piyasa fiyatının alım satım işlemleri ile değişmesi normal bir durum olmakla birlikte, bu işlemlerin, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozan ya da sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, arz ve talepleri hakkında yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandıran veya adîl ve dürüst işlem yapılmasını, piyasanın rekabetçi bir ortamda işleyişini ya da fiyatın doğru ve dürüst bir şekilde oluşmasını zorlaştıran ya da engelleyen nitelikte olması hâlinde yaptırıma bağlanması, sermaye piyasalarının sağlıklı ve etkin işlemesinin sağlanması bakımından bir zorunluluk olmaktadır.
Davaya konu edilen, Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nin 5. maddesinde, esas itibarıyla, piyasa bozucu eylemler açısından önemli işlem kalıpları alım satım yapılması, farklı fiyat kademelerine emir iletilmesi, karşılıklı/kendinden kendine işlem gerçekleştirilmesi ve fiyat yükseltici işlemleri başta olmak üzere pay piyasasında yapay bir arz ve talep yaratılmasına yol açabilecek temel bazı işlemlerin düzenlemeye konu edildiği, bu yönü itibarıyla, düzenlemenin, piyasa bozucu eylemlerin yapısı, niteliği ve özelliklerine uygun olduğu, bu tür eylemlerin engellenmesi ve sermaye piyasasının sağlıklı ve istikrarlı bir şekilde işlemesinin sağlanması amacıyla uyumlu olduğu açıktır.
Bu nedenle, sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adîl ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesi amacını gerçekleştirmeye engel olabilecek, piyasa bozucu eylemlerin önlenmesi amacıyla, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 104. maddesi dayanak alınarak çıkartılan Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nin davaya konu edilen 5. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (f) bentlerinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 104. maddesinin 1. fıkrasında, 20.000,00-TL ve 500.000,00-TL olarak belirlenen asgarî ve azamî idarî para cezası tutarları Kabahatler Kanunu’nun 17. maddesinin 7. fıkrası uyarınca, her takvim yılı başından itibaren geçerli olmak üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılmaktadır. Kabahatler Kanunu’nun 17. maddesinin 7. fıkrası kapsamında düzenlenen ve Resmî Gazete’de yayımlanan 512 nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 2019 yılı için yeniden değerleme oranının %22,58 olarak tespit edildiği ve söz konusu cezaların da 2019 yılı için asgarî 38.308,00-TL ve azamî de 958.581,00-TL olarak belirlendiği hususları dikkate alındığında, 03/01/2019 tarih ve 2019/1 sayılı Kurul Bülteni’nde yayımlanan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda ve Kurul’un çeşitli yönetmelik ve tebliğlerinde yer alan yeniden değerlemeye tabî tutarların 2019 yılı için tespit edilmesine dair … tarih ve … sayılı Kurul kararının 6362 sayılı Kanun’un “Piyasa Bozucu Eylemler” başlıklı 104. maddesindeki idarî para cezası tutarlarının değerlenmesine ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Olayda, 30/09/2019-17/10/2019 döneminde pay Ağırlıklı Ortalama Fiyatının (AOF) endeksten ayrışmaya başladığı, 27/09/2019 tarihli ağırlıklı ortalama fiyatına göre ortalama %27,87 yükselerek 17/10/2019 tarihinde 5,34-TL’ye ulaştığı, 30/09/2019-17/10/2019 döneminde ortalama işlem miktarının ise 630.972,93 adet ile %874,88 oranında yükseldiği, pay ağırlıklı ortalama fiyatının 18/10/2019 tarihinde %18,95 azaldığı ve 4,33-TL seviyesine gerilediği, 18/10/2019-07/11/2019 döneminde ortalama işlem miktarının 30/09/2019-17/10/2019 dönemine göre %90,09 azaldığı, Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) şirket sayfasından yayınlanan bildirimlere ilişkin denetleme raporunun ilgili bölümünde, şirket tarafından, pay piyasasındaki olağanüstü fiyat ve miktar hareketlerini açıklayıcı bir özel durum açıklamasının yapılmadığı, … pay piyasasında, davacının 193.000 alış, 91.297 satış işlemi ile, en fazla işlem gerçekleştiren 7. yatırımcı konumunda bulunduğu, davacının en fazla emir ileten ilk 10 yatırımcı arasında bulunduğu, diğer taraftan, … pay piyasasında gerçekleştirilen işlemler açısından dikkat çekici bulunan kişiler hakkında, aracı kurumlardan ve bankalardan gelen sözleşmeler, cari hesap ve menkul kıymet hesap özetleri, nakit yatırma ve çekme işlemlerine ilişkin talimatlar, tahsil ve tediye fişleri, hesaba gelen ve hesaptan giden nakit kıymetler, hesaba yatırılan ve hesaptan çekilen tutarların incelenmesi sonucunda, … pay piyasasında, gerçekleştirdikleri işlemler neticesinde, 6 ay süre ile işlem yapma yasağı uygulanan …, … ve … hesapları ile bu hesaplar ile ilgili oldukları düşünülen … ve davacının hesaplarının ilişkili olduğu, davacı ve …’nın kardeş olduğu, … ve …’un amca çocukları olduğu, … pay piyasasında, toplam alışların %34,52’sinin, toplam satışların da %31,31’inin bu grup tarafından gerçekleştirildiği, paya iletilen alış emirlerinin %45,71’inin bu grup üyelerine ait olduğu, %41,44 olan alış emri iptal oranının da yine bu gruba ait olduğu, aynı şekilde paya iletilen satış emirlerinin %24,63’ünün bu gruba ait olduğu, %1,37’lik satış emri iptal oranını da bu grup tarafından gerçekleştirildiği, ayrıca, 1 dakikadan daha az bir zaman dilimi içinde, aynı fiyattan önce alış, sonra satış ya da önce satış sonra alış emri vermek yönündeki işlemlerin 33 defa tekrarlandığı hususları göz önüne alındığında … pay piyasasında belirtilen dönemde yaşanan olağanüstü fiyat ve işlem miktarı hareketleri ile davacının da içinde bulunduğu grubun işlemleri arasında illiyet bağının olduğu görüldüğünden, … payında 30/09/2019-17/10/2019 döneminde payın fiyatı, fiyat değişimi, arz ve talebi hakkında yanlış ve yanıltıcı izlenim uyandıran, adîl ve dürüst işlem yapılmasını, piyasanın rekabetçi bir ortamda işleyişini, fiyatın doğru ve dürüst şekilde oluşmasını zorlaştıran ya da engelleyen nitelikte piyasa bozucu eylemlerde bulunduğu açıktır.
Bu tespitler karşısında, 07/01/2021 tarih ve 2021/2 sayılı Sermaye Piyasası Kurulu Bülteni’nde yayımlanan, … Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. (…) pay piyasasında 30/09/2019-17/10/2019 döneminde davacı tarafından gerçekleştirilen işlemlerin Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nin 5. maddesinin 1. fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (f) bentlerine aykırı olduğu gerekçesiyle davacıya 38.308,00-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin kararda; 03/01/2019 tarih ve 2019/1 sayılı Kurul Bülteni’nde yayımlanan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda ve Kurul’un çeşitli yönetmelik ve tebliğlerinde yer alan yeniden değerlemeye tabî tutarların 2019 yılı için tespit edilmesine dair … tarih ve … sayılı Kurul kararının 6362 sayılı Kanun’un “Piyasa Bozucu Eylemler” başlıklı 104. maddesindeki idarî para cezası tutarlarının değerlenmesine ilişkin kısmında ve VI-104.1 Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (f) bentlerinde hukuka aykırı bir husus görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce duruşma için taraflara önceden bildirilen 25/10/2022 tarihinde, davacı vekili Av. …’ın ve davalı vekili Av. …’ın geldikleri, Danıştay Savcısı’nın hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısı’nın düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hâkimi’nin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKÎ SÜREÇ :
… Yayıncılık Sanayi ve Ticaret A.Ş. (…) pay piyasasında, 30/09/2019-17/10/2019 döneminde gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yapılan inceleme neticesinde, 10/09/2019-27/09/2019 döneminde … payının ağırlıklı ortalama fiyatının (AOF) 4,04-TL olduğu ve endeks ile benzer hareket ettiği, işlem miktarının ise ortalama 64.722,86 adet olduğu; 30/09/2019-17/10/2019 döneminde pay AOF’unun, endeksten ayrışmaya başladığı, 27/09/2019 tarihli AOF’a göre ortalama %27,87 yükselerek 17/10/2019 tarihinde 5,34-TL’ye ulaştığı, 30/09/2019-17/10/2019 dönemi ortalama işlem miktarının ise 630.972,93 adet ile 10/09/2019-27/09/2019 dönemine kıyasla %874,88 oranında yükseldiği; pay AOF’unun 18/10/2019 tarihinde, 17/10/2019 tarihine kıyasla %418,95 oranında azalarak 4,33-TL seviyesine gerilediği, düşüşün iki işlem günü daha devam ettiği ve sonrasında kısmî yükseliş ve düşüşler olduğu; 18/10/2019-07/11/2019 döneminde ortalama işlem miktarının 30/09/2019-17/10/2019 dönemine göre %490,09 oranında azalarak 62.547,21 adet olduğu;
30/09/2019-21/10/2019 döneminde Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda, şirket tarafından pay piyasasındaki olağandışı fiyat ve miktar hareketlerini açıklayıcı bir özel durum açıklaması yapılmadığı, … A.Ş. tarafından (…), 18/10/2019 tarihinden itibaren 3 ay süreyle geçerli olmak üzere, şirket pay piyasasında açığa satış ve kredili işlemler yasağı ile brüt takas ve internetten emir iletiminin kısıtlanması tedbirlerinin uygulandığı, 22/10/2019 tarihli işlemlerden başlamak üzere, …, … ve … hakkında hakkında … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla, borsalarda 6 ay süreyle geçici işlem yasağı uygulandığına ilişkin bilgilerin yer aldığı;
İnceleme döneminde … pay piyasasında, en fazla işlem gerçekleştiren yatırımcılar incelendiğinde, birinci sırada, 1.746.651 adet alış (toplam alış işlemlerine oranı %19,77) ve 1.759.713 adet satış (toplam satış işlemlerine oranı %19,92) işlemi ile …’in; ikinci sırada, 1.002.787 adet alış (toplam alış işlemlerine oranı %11,35) ve 841.089 adet satış (toplamı satış işlemlerine oranı %9,52) işlemi ile …’un; yedinci sırada, 193.000 adet alış (toplam alış işlemlerine oranı %2,18) ve 91.927 adet satış (toplamı satış işlemlerine oranı %1,04) işlemi ile …’un yer aldığı; davacı tarafından da 11.004 adet alış ve 5.362 adet satış işlemi gerçekleştirildiği;
İnceleme döneminde … pay piyasasında, en fazla fiyat yükseltici işlem gerçekleştiren yatırımcılar incelendiğinde, birinci sırada, 421 defa işlem (toplam fiyat yükseltici işlem miktarına göre oranı %15,53) gerçekleştiren …’in; üçüncü sırada, 116 defa işlem (toplam fiyat yükseltici işlem miktarına göre oranı %4,28) gerçekleştiren …’un yer aldığı; davacı tarafından da 18 defa fiyat yükseltici işlem gerçekleştirildiği;
İnceleme döneminde … pay piyasasında, en fazla miktarda emir ileten yatırımcılar incelendiğinde, birinci sırada, 6.032.870 adet işlem (toplam iletilen emir miktarına oranı %21,89) gerçekleştiren …’in; ikinci sırada, 3.456.843 adet işlem (toplam iletilen emir miktarına oranı %12,54) gerçekleştiren …’un yer aldığı; davacı tarafından da 20.200 adet işlem gerçekleştirildiği;
İnceleme döneminde … pay piyasasında, en fazla miktarda emir iptal eden yatırımcılar incelendiğinde, birinci sırada, 1.743,942 adet işlem (toplam iptal edilen emir miktarına oranı %31,07) gerçekleştiren …’in; ikinci sırada, 1.165.036 adet işlem (toplam iptal edilen emir miktarına oranı %20,75) gerçekleştiren …’un yer aldığı; davacı tarafından da 1.166 adet işlem gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır.
İnceleme döneminde … pay piyasasında gerçekleştirdikleri işlemler dikkat çekici bulunan kişiler hakkında aracı kurumlardan ve bankalardan gelen sözleşmeler, cari hesap ve menkul kıymet hesap özetleri, nakit yatırma ve çekme işlemlerine ilişkin talimatlar, tahsil ve tediye fişleri, hesaba gelen-hesaptan giden nakit kıymetler, hesaba yatırılan-hesaptan çekilen tutarlar, telefon kayıtları, IP bilgileri ile … A.Ş. ve Merkezi Nüfus İdaresi Sistemi (MERNİS) kayıtlarının incelenmesi neticesinde …, … ve … ile bu kişilerle ilişkili olduğu düşünülen … ve davacının hesaplarının ayrıntılı incelenmesi neticesinde, MERNİS kayıtları çerçevesinde, davacı ile …’nın kardeş, … ile …’un amca çocuğu olduğu tespit edilmiştir.
İnceleme döneminde ve inceleme dönemi öncesinde para transferlerine ilişkin yapılan inceleme neticesinde, …’in, …’ya 5 farklı tarihte; …’nın, …’e 17/06/2019 tarihinde; davacının, …’e 10/08/2019 tarihinde; …’in, davacıya 2 farklı tarihte; davacının, …’a 01/10/2019 tarihinde para transfer ettiği tespit edilmiştir.
Banka hareketleri incelendiğinde, para transferleri dışında, …’in muhtelif tarihlerde bankadan yüksek meblağlarda nakit çektiği ve muhtelif tarihlerde bankaya yüksek meblağlarda para yatırdığı; …’un … Bankası A.Ş. hesabından … A.Ş.’de müşteri temsilcisi olarak çalışan …’nin … Bankası A.Ş.’deki hesabına 07/08/2019 tarihinde 13.000,00-TL ve 08/10/2019 tarihinde 16.400,00-TL para gönderdiği; davacının muhtelif tarihlerde bankaya yüksek meblağda para yatırdığı tespit edilmiştir.
01/01/2019-31/12/2019 döneminde pay transferlerine ilişkin yapılan inceleme neticesinde, …’un hesabından …’un hesabına 07/08/2019 tarihinde 45.000 adet … A.Ş. payı transfer ettiği; davacının, …’nın hesabına 16/10/2019 tarihinde 15.000 adet … payı transfer ettiği tespit edilmiştir.
Yapılan inceleme ve … pay piyasasında işlemleri dikkat çekici bulunan beş yatırımcı ile yapılan görüşmelerde beyan edilen ifadeler dikkate alınarak, anılan beş kişinin (yatırımcı grubu/grup) birlikte hareket ettiği sonucuna varılarak, bu kişilerin işlemleri birlikte incelenmiştir.
İnceleme döneminde … pay piyasasında, grup hesaplarından 3.051.018 adet (toplam işlemlerin %34,52’si) alış işleminin ve 2.765.879 adet (toplam işlemlerin %31,31’i) satış işleminin gerçekleştirildiği, yatırımcı grubunun alış işlemlerinin toplam işlemlere oranının beş işlem gününde %40’ı; satış işlemlerinin toplam işlemlere oranının ise üç işlem gününde %40’ı geçtiği, inceleme döneminde … pay piyasasındaki işlemlerin yaklaşık %30’unun grup hesapları aracılığıyla gerçekleştirildiği, grubun alış işlem payının 14/10/2019 tarihinde %53,01’e, satış işlem payının ise 09/10/2019 tarihinde %61,20’ye kadar yükseldiği; toplam 2.711 fiyat artırıcı aktif alış işleminin 618’inin (%22,80) grup üyelerince yapıldığı; grup üyelerinin 438.739 adet kendinden kendine/karşılıklı işlem gerçekleştirdiği, bu işlemlerin %33,50’sinde (146.825 adet), alış ve satış emirlerinin sisteme iletilmesi arasında bir dakikadan az zaman farkı bulunduğu, zaman farkı en fazla üç dakika olarak dikkate alındığında ise bu oranın %54,60’a yükseldiği;
İnceleme dönemi boyunca … payına iletilen 15.230.983 adet alış emrinin %45,71’inin (6.961.172 adet) ve 12.333.493 adet satış emrinin %24,63’ünün (3.037.424 adet) grup üyelerine ait olduğu;
Grup üyelerince, inceleme dönemi boyunca 6.961.172 adet alış emri verildiği ve bu emirlerin 2.884.655 adedinin iptal edildiği (emir iptal oranı, alış emirleri için %41,44’tür.); ayrıca, bu dönemde 3.037.424 adet satış emri verildiği ve bu emirlerin yalnızca 41.746 adedinin iptal edildiği (emir iptal oranı, satış emirleri için %1,37’dir.);
İnceleme döneminde … pay piyasası için grup üyelerince, Borsa’ya 2.546 adet alış emri (toplam alış emir sayısının %20,33’ü) ve 1.004 adet satış emri (toplam satış emir sayısının %11,33’ü) iletildiği;
Grup hesaplarından iletilen tüm alış emirlerinin ancak %43,80’inin işleme dönüştüğü; satış emirleri için bu oranın %9,91 olduğu;
İnceleme döneminde grup üyelerince 33 defa bir dakikadan daha az zaman dilimlerinde aynı fiyat seviyesinden ters yönlü (önce alış, sonra satış veya önce satış, sonra alış) emir iletildiği, bütün bu işlemler neticesinde grup üyelerince inceleme döneminde toplam 1.605.402,58-TL menfaat elde edildiği;
Bu kapsamda, inceleme döneminde … payının fiyatı, fiyat değişimi, arz ve talebi hakkında yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandıran, adîl ve dürüst işlem yapılmasını, piyasanın rekabetçi bir ortamda işleyişini, fiyatın doğru ve dürüst bir şekilde oluşmasını zorlaştıran ya da engelleyen nitelikte piyasa bozucu eylemlerde bulunulduğu sonucuna varılarak grup üyelerinden inceleme döneminde … payında gerçekleştirdikleri işlemlerle ilgili savunmalarının istenildiği; grup üyelerinden …, … ve davacı tarafından, Kurul’a savunma sunulduğu; … ile … tarafından, Kurul’a savunma sunulmadığı; Kurul uzmanlarınca, grup üyelerinin söz konusu iddialarla ilgili savunmalarının 6362 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi sonucunda … tarih ve …, … sayılı Denetleme Raporu’nun düzenlendiği görülmektedir.
Öneri yazısı ve eki anılan raporun incelenmesi sonucunda, … tarih ve … sayılı Kurul kararıyla, … pay piyasasında grup hesaplarından 30/09/2019-17/10/2019 döneminde gerçekleştirilen işlemlerin VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (f) bentlerine aykırılık teşkil etmesi sebebiyle davacı hakkında 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 104. maddesi uyarınca 38.308-TL idarî para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine, davacı tarafından anılan Kurul kararı ile dayanağı VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (f) bentlerinin ve 03/01/2019 tarih ve 2019/1 sayılı Kurul Bülteni’nde yayımlanan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda ve Kurul’un çeşitli yönetmelik ve tebliğlerinde yer alan yeniden değerlemeye tabî tutarların 2019 yılı için tespit edilmesine dair … tarih ve … sayılı Kurul kararının, 6362 sayılı Kanun’un “Piyasa Bozucu Eylemler” başlıklı 104. maddesindeki idarî para cezası tutarlarının değerlenmesine ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE :
ESAS YÖNÜNDEN:
İLGİLİ MEVZUAT:
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanun’un amacı; sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adîl ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesidir.
“;
“Genel esaslar” başlıklı 103. maddesinin birinci fıkrasında, “(1) Bu Kanun’a dayanılarak yapılan düzenlemelere, belirlenen standart ve formlara ve Kurul’ca alınan genel ve özel nitelikteki kararlara aykırı hareket eden kişilere Kurul tarafından yirmi bin Türk Lirasından iki yüz elli bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Ancak, yükümlülüğe aykırılık dolayısıyla menfaat temin edilmiş olması hâlinde verilecek idarî para cezasının miktarı bu menfaatin iki katından az olamaz. Tüzel kişilere, aykırılığın ağırlığı ve etkilediği mağdur sayısı dikkate alınarak bu fıkranın birinci cümlesinde yer alan asgarî miktardan az olmamak üzere bağımsız denetimden geçmiş yıllık finansal tablolarında yer alan brüt satış hasılatının %1’i ile vergi öncesi kârının %20’sinden yüksek olanına kadar idarî para cezası verilir.”;
“Piyasa bozucu eylemler” başlıklı 104. maddesinde, “Mâkûl bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemler, bir suç oluşturmadığı takdirde, piyasa bozucu nitelikte eylem sayılır. Kurul’ca belirlenen piyasa bozucu eylemleri gerçekleştiren kişilere Kurul tarafından yirmi bin Türk Lirasından beş yüz bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Ancak, bu suretle menfaat temin edilmiş olması hâlinde verilecek idarî para cezasının miktarı bu menfaatin iki katından az olamaz.”;
“İdarî para cezalarının uygulanması” başlıklı 105. maddesinde, “(1) İdarî para cezalarının uygulanmasından önce ilgilinin savunması alınır. Savunma istendiğine ilişkin yazının tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde savunma verilmemesi hâlinde, ilgilinin savunma hakkından feragat ettiği kabul edilir.
(2) Bu Kanun’da tanımlanan kabahatlerden birinin idarî yaptırım kararı verilinceye kadar birden çok işlenmesi hâlinde, ilgili hükme göre, ilgili gerçek veya tüzel kişiye bir idarî para cezası verilir ve verilecek ceza iki kat artırılır. Ancak, bu kabahatin işlenmesi suretiyle bir menfaat temin edilmesi veya zarara sebebiyet verilmesi hâlinde verilecek idarî para cezasının miktarı bu menfaat veya zararın üç katından az olamaz. (…)” kuralları yer almaktadır.
21/01/2014 tarih ve 28889 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği (VI-104.1)’nin “Amaç ve kapsam” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Tebliğ’in amacı, mâkûl bir ekonomik veya finansal bir gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemlerin belirlenmesi ile bu eylem ve işlemleri gerçekleştirenler hakkında uygulanacak yaptırımların belirtilmesidir.”; “Dayanak” başlıklı 2. maddesinde, “Bu Tebliğ, 06/12/2012 tarih ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 104. maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.”; “Tanımlar ve kısaltmalar” başlıklı 3. maddesinde, “(1) Bu Tebliğ’de geçen;
a) Birlikte hareket eden kişiler:
1) Bir ya da birden fazla kişinin emir veya işlemleri, emir veya işlem planları ya da sahip oldukları sermaye piyasası araçları hakkında bilgi sahibi olarak,
2) Zımni, sözlü ya da yazılı bir anlaşmaya dayanarak,
3) Aynı kişi ya da kişilerin yönlendirmesiyle hareket ederek,
4) Bir ya da birden fazla kişiyi yönlendirerek,
5) Vekâlet alarak ya da almaksızın başkalarının hesaplarını kullanarak,
6) Aynı mekânı veya sanal ortam, bilgisayar, telefon, internet bağlantısı ya da iletişim kanallarından herhangi birini kullanarak emir ileten, işlem gerçekleştiren, nakit, nakit benzeri ya da sermaye piyasası aracı virmanı veya transferi yapan, hesap hareketi gerçekleştiren, bu fiilleri gerçekleştirenlere hesaplar, emirler, işlemler ya da şirketler hakkındaki bilgileri hukuka aykırı olarak veren kişileri veya her ne nam altında olursa olsun, doğrudan ya da dolaylı olarak, aralarında, hesapları arasında veya yönettikleri ya da kullandıkları hesaplar arasında, nakit, nakit benzeri veya sermaye piyasası aracı virmanı ya da transferi gerçekleşen kişileri;
(…)
f) Karşılıklı işlem: Birlikte hareket eden kişilerin borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlemlerin hem alıcı hem de satıcı tarafında yer almak suretiyle kendi hesapları arasında gerçekleştirdiği, sermaye piyasası aracının mülkiyetinin birlikte hareket eden kişiler arasında el değiştirmesini sağlayan işlemleri;
g) Kendinden kendine işlem: Bir kişinin borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda işlemlerin hem alıcı hem de satıcı tarafında yer almak suretiyle kendi hesapları arasında gerçekleştirdiği, sermaye piyasası aracının mülkiyetinde bir değişiklik meydana getirmeyen işlemleri;
(…)
ı) Piyasa bozucu eylem: Mâkûl bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikte olan ve bir suç oluşturmayan eylemi, (…) ifade eder.”;
“Emir veya işlemlere ilişkin piyasa bozucu eylemler” başlıklı 5. maddesinde, “(1) Tek başına ya da birlikte hareket eden kişiler tarafından borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda gerçekleştirilen, sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, işlem hacimleri, işlem miktarları, işlem oranları, emir miktarları, emir oranları, emir iptal miktarları, emir iptal oranları veya emir gerçekleşme oranları gibi sermaye piyasalarının işleyişi veya sermaye piyasası araçlarının fiyatlarının belirlenmesiyle ilgili veriler dikkate alındığında önemli veya etkili kabul edilebilecek nitelikte;
a) Alım veya satım yapılması, hesap hareketi gerçekleştirilmesi, emir verilmesi, emir iptali veya emir değiştirilmesi,
b) Farklı fiyat kademelerine emir iletilmesi,
c) Bir dakikadan daha az zaman dilimlerinde piyasadaki en iyi alım fiyatına eşit veya piyasadaki en iyi alım fiyatından daha düşük fiyatlı satım emri ya da piyasadaki en iyi satım fiyatına eşit veya piyasadaki en iyi satım fiyatından daha yüksek fiyatlı alım emri iletmek şeklinde yön değiştiren emirler verilmesi,
ç) Kendinden kendine veya karşılıklı işlemler gerçekleştirilmesi,
d) Açılış veya kapanış fiyatlarını etkilemeye yönelik işlemler yapılması,
e) Gün sonu veya vade sonu uzlaşma fiyatlarını etkilemeye yönelik işlemler gerçekleştirilmesi,
f) Fiyat yükseltici, fiyat düşürücü veya fiyatı sabit tutmaya yönelik işlemler yapılması,
g) Vadeli işlem ve opsiyon piyasasında bir sicile bağlı tüm hesaplar için ya da piyasa bazında belirlenen pozisyon limitlerinin geçilmesi,
ğ) Vadeli işlem ve opsiyon piyasasında, ilgili dayanak varlık piyasasında gerçekleştirilen işlemlerle aynı yönlü işlemler gerçekleştirilmesi ve benzeri işlemler yapılması suretiyle borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozan ya da sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, arz ve talepleri hakkında yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandıran veya adil ve dürüst işlem yapılmasını, piyasanın rekabetçi bir ortamda işleyişini ya da fiyatın doğru ve dürüst bir şekilde oluşmasını zorlaştıran ya da engelleyen fiil ve davranışlar piyasa bozucu eylem olarak değerlendirilir.” kurallarına yer verilmiştir.
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “Kanunîlik ilkesi” başlıklı 4. maddesinde, “(1) Hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi; kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilir.
(2) Kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancak kanunla belirlenebilir.”;
“İdarî para cezası” başlıklı 17. maddesinde, “(1) İdarî para cezası, maktu veya nispi olabilir.
(2) İdarî para cezası, kanunda alt ve üst sınırı gösterilmek suretiyle de belirlenebilir. Bu durumda, idarî para cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile failin kusuru ve ekonomik durumu birlikte göz önünde bulundurulur.
(…)
(7) İdarî para cezaları her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 04/01/1961 tarih ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır. Bu suretle idarî para cezasının hesabında bir Türk Lirası’nın küsuru dikkate alınmaz. Bu fıkra hükmü, nispi nitelikteki idarî para cezaları açısından uygulanmaz.” kuralları yer almıştır.
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME:
Dava dilekçesinde VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nin iptali istenilmiş ise de, Dairemizce, dava dilekçesi içeriği ve öne sürülen hukuka aykırılık sebepleri ile uygulama işlemine konu idarî para cezasının söz konusu Tebliğ’in 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (f) bentleri uyarınca tesis edildiği dikkate alınarak anılan Tebliğ’in 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (f) bentleri yönünden yapılan (sınırlı) incelemeye, davacı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmadığı anlaşıldığından, Tebliğ’in 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (f) bentleri yönünden inceleme yapılmıştır.
VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (f) bentlerinin incelenmesinden;
Sözlük anlamı ile “düzenli hâle koymak, düzen vermek, tanzim ve tertip etmek” olarak tanımlanan “düzenleme”, kamu hukukunda kural koyma ile eş anlamlıdır. Kural ise, sürekli, soyut, nesnel, genel (kişilik dışı) durumları belirleyen ve gösteren bir içeriğe sahiptir.
İdare, Anayasa ve kanunlardan aldığı yetki ile, kural koyma (düzenleme yapma) yetkisine sahiptir. “Kural işlemler” (ya da diğer adıyla “genel düzenleyici işlemler”), üst hukuk kurallarına uygun olarak hukuk düzenine yeni kural getiren ya da mevcut bir kuralı değiştiren veya kaldıran tek yanlı idarî işlemlerdir. Düzenleme yetkisini kullanarak yönetmelik, tebliğ, genelge gibi genel düzenleyici işlemleri yapan idarenin bir işleminin düzenleyici nitelik taşıdığının kabul edilebilmesi için, söz konusu işlemin sürekli, soyut, nesnel, genel durumları belirleyen ve gösteren hükümler içermesi, başka bir anlatımla, belirtilen nitelikte kurallar getirmiş olması gerekmekte olup, bu genel düzenlemelerin üst hukuk kurallarına aykırı hükümler içermemesi zorunludur.
Düzenleyici kurumlar, ilgili bulundukları piyasada düzenleme ve denetleme görevi üstlenmekte olup, bu kuruluşların temel işlevi, toplumsal ve ekonomik hayatın temel hak ve özgürlükler ile yakından ilişkili alanlarındaki kamusal ve özel kesim etkinliklerini, birtakım kurallar koyarak düzenlemek, konulan kurallara uyulup uyulmadığını izlemek ve denetlemektir.
Sermaye piyasası ile ilgili olarak kanuna aykırı olmayan düzenlemeler yapma yetkisine sahip olan davalı idarenin, ilgili bulunduğu piyasada, 6362 sayılı Kanun’la kendisine tanınan yetkiyi dava konusu Tebliği çıkarmak suretiyle kullandığı anlaşılmaktadır.
İdarelerin düzenleme yapma yetkisine sahip olduğu alanlarda, bu alanları düzenleyici işlemler ile objektif bir şekilde düzenlemesi gerekmekte olup işlem tesis ederken kendilerine Anayasa ve kanunlarla çizilen çerçeve içinde takdir yetkilerini kullanmaları ve bu yetkilerini kullanırken kamu hizmetinin gereklerini ve kamu yararını göz önünde bulundurmaları gerekmektedir.
6362 sayılı Kanun’un “Amaç” başlıklı 1. maddesinin gerekçesinde, “Kanun’un amacına ilişkin bu madde hükmünde, uluslararası piyasalardaki gelişmeler dikkate alınarak ve ülkemiz sermaye piyasasının yıllar içinde gösterdiği değişim paralelinde öne çıkan piyasa işleyiş esasları daha anlaşılır ve kapsamlı bir şekilde sayılmıştır. Diğer yandan piyasanın işleyişinin yanı sıra gelişmesinin sağlanması hususu da Kanun’un amaçları arasına dâhil edilerek, ülkemiz sermaye piyasasının uluslararası anlamda rekabet gücünün artırılması amaçlanmış ve uluslararası finans merkezi olma hedefi desteklenmiştir. Yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla piyasanın düzenlenmesi ve denetlenmesi hususu ise temel vizyon olarak korunmuştur.” açıklamalarına yer verilmiştir.
6362 sayılı Kanun’un amacı, sermaye piyasasının güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adîl ve rekabetçi bir ortamda işleyişinin ve gelişmesinin sağlanması, yatırımcıların hak ve menfaatlerinin korunması için sermaye piyasasının düzenlenmesi ve denetlenmesi olup Kurul’un düzenleme alanı özellik arz ettiğinden görev alanına giren konularda Kurul’a, kanunların gösterdiği sınırlar içerisinde ve kamu yararı çerçevesinde kullanılabilecek, hukukun genel ilkelerine ve üst hukuk kurallarına uygun olarak yürürlüğe konulacak ikincil düzenlemeler ihdas edebilme yetkisini de barındıran takdir yetkisi tanınmış; anılan Kanun’un 104. maddesinde mâkûl bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemlerin, bir suç oluşturmadığı takdirde, piyasa bozucu nitelikte eylem sayıldığı, Kurul’ca belirlenen piyasa bozucu eylemleri gerçekleştiren kişilere Kurul tarafından idarî para cezası verilebileceği belirtilerek Kurul’a piyasa bozucu eylemlere ilişkin usul ve esasları belirleme hususunda yetki verilmiştir.
Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nde, piyasa bozucu eylem, mâkûl bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikte olan ve bir suç oluşturmayan eylem olarak tanımlanmış; dava konusu düzenlemelerle tek başına ya da birlikte hareket eden kişiler tarafından borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda gerçekleştirilen, sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, işlem hacimleri, işlem miktarları, işlem oranları, emir miktarları, emir oranları, emir iptal miktar ve oranları veya emir gerçekleşme oranları gibi sermaye piyasalarının işleyişi veya sermaye piyasası araçlarının fiyatlarının belirlenmesiyle ilgili veriler dikkate alındığında önemli veya etkili kabul edilebilecek nitelikte alım veya satım yapılması, hesap hareketi gerçekleştirilmesi, emir verilmesi, emir iptali veya emir değiştirilmesi, farklı fiyat kademelerine emir iletilmesi, bir dakikadan daha az zaman dilimlerinde piyasadaki en iyi alım fiyatına eşit veya piyasadaki en iyi alım fiyatından daha düşük fiyatlı satım emri ya da piyasadaki en iyi satım fiyatına eşit veya piyasadaki en iyi satım fiyatından daha yüksek fiyatlı alım emri iletmek şeklinde yön değiştiren emirler verilmesi, kendinden kendine veya karşılıklı işlemler gerçekleştirilmesi, fiyat yükseltici, fiyat düşürücü veya fiyatı sabit tutmaya yönelik işlemler yapılması piyasa bozucu eylem olarak belirlenmiştir. Böylelikle, belirlenen nitelikteki alım-satım emirlerinin ve işlemlerinin engellenmesi suretiyle borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasının sağlanması ve yatırımcıların menfaatlerinin korunması amaçlanmıştır.
Sermaye piyasasının hareketli yapısı ve yeni gelişmelere açık olması, kanun hükümlerinin ise esas itibarıyla durağan ve genel mahiyet taşıması, 6362 sayılı Kanun’la davalı idareye verilen görev, yetki ve sorumluluklar ile Kurul’ca belirlenen piyasa bozucu eylemleri gerçekleştiren kişilere Kurul tarafından yirmi bin Türk Lirasından beş yüz bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verileceğine ilişkin Kanun hükmü göz önünde bulundurulduğunda; yazılı üst hukuk kurallarına ve hukukun genel ilkelerine aykırı olmamak kaydıyla, mâkûl bir ekonomik veya finansal bir gerekçeyle açıklanamayan ve bir suç oluşturmayan, ancak borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemlerin belirlenmesi konusunda idareye verilen görev ve yetki çerçevesinde ve Kanun’un amacına uygun olarak belirlenen fiil ve davranışların piyasa bozucu eylemler olarak öngörülmesine ilişkin dava konusu düzenlenmelerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
03/01/2019 tarih ve 2019/1 sayılı Kurul Bülteni’nde yayımlanan 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda ve Kurul’un çeşitli yönetmelik ve tebliğlerinde yer alan yeniden değerlemeye tabî tutarların 2019 yılı için tespit edilmesine dair … tarih ve … sayılı Kurul kararının, 6362 sayılı Kanun’un “Piyasa Bozucu Eylemler” başlıklı 104. maddesindeki idarî para cezası tutarlarının değerlenmesine ilişkin kısmının incelenmesinden;
30/12/2012 tarih ve 28513 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6362 sayılı Kanun’un 104. maddesi uyarınca, Kurul’ca belirlenen piyasa bozucu eylemleri gerçekleştiren kişilere Kurul tarafından yirmi bin Türk Lirasından beş yüz bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verileceği; ancak, bu suretle menfaat temin edilmiş olması hâlinde verilecek idarî para cezasının miktarının bu menfaatin iki katından az olamayacağı kuralına verilmiştir.
5326 sayılı Kanun’un 17. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, idarî para cezaları, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında arttırılarak uygulanmaktadır.
213 sayılı Kanun’un mükerrer 298. maddesinin (B) fıkrası uyarınca, yeniden değerleme oranı, yeniden değerleme yapılacak yılın ekim ayında (ekim ayı dahil) bir önceki yılın aynı dönemine göre Türkiye İstatistik Kurumu’nun Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi’nde meydana gelen ortalama fiyat artış oranı olup, bu oran, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nca Resmî Gazete’de ilan edilmektedir.
30/12/2018 tarih ve 30611 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 503 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile yeniden değerleme oranı 2018 yılı için %23,73 olarak tespit edilmiştir.
… tarih ve … sayılı Kurul kararıyla, 6362 sayılı Kanun’da ve Kurul’un çeşitli yönetmelik ve tebliğlerinde yer alan yeniden değerlemeye tabî tutarların, 503 sıra numaralı Vergi Usul Tebliği ile tespit edilen %23,73 oranı dikkate alınmak suretiyle belirlendiği ve 6362 sayılı Kanun’un 104. maddesi uyarınca, 2019 yılı için uygulanacak idarî para cezası tutarlarının 38.308,00-958.581,00-TL olarak tespit edilerek 03/01/2019 tarih ve 2019/1 sayılı Kurul Bülteni’nde yayımlandığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, dava konusu … tarih ve … sayılı Kurul kararının, 6362 sayılı Kanun’un “Piyasa Bozucu Eylemler” başlıklı 104. maddesindeki idarî para cezası tutarlarının değerlenmesine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacı hakkında, … pay piyasasında 30/09/2019-17/10/2019 döneminde gerçekleştirilen işlemlerin VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (f) bentlerine aykırılık teşkil etmesi sebebiyle 38.308,00-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararının incelenmesine gelince;
VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği’nin hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşılan düzenlemelerine göre, tek başına ya da birlikte hareket eden kişiler tarafından borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasalarda gerçekleştirilen, sermaye piyasası araçlarının fiyatları, fiyat değişimleri, işlem hacimleri, işlem miktarları, işlem oranları, emir miktarları, emir oranları, emir iptal miktarları, emir iptal oranları veya emir gerçekleşme oranları gibi sermaye piyasalarının işleyişi veya sermaye piyasası araçlarının fiyatlarının belirlenmesiyle ilgili veriler dikkate alındığında önemli veya etkili kabul edilebilecek nitelikte alım veya satım yapılması, hesap hareketi gerçekleştirilmesi, emir verilmesi, emir iptali veya emir değiştirilmesi, farklı fiyat kademelerine emir iletilmesi, bir dakikadan daha az zaman dilimlerinde piyasadaki en iyi alım fiyatına eşit veya piyasadaki en iyi alım fiyatından daha düşük fiyatlı satım emri ya da piyasadaki en iyi satım fiyatına eşit veya piyasadaki en iyi satım fiyatından daha yüksek fiyatlı alım emri iletmek şeklinde yön değiştiren emirler verilmesi, kendinden kendine veya karşılıklı işlemler gerçekleştirilmesi, fiyat yükseltici, fiyat düşürücü veya fiyatı sabit tutmaya yönelik işlemler yapılmasının piyasa bozucu eylem niteliğinde olduğu açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından, inceleme döneminde … pay piyasasında, 11.004 adet alış işlemi, 5.362 adet satış işlemi; 18 defa fiyat yükseltici işlem; 1.019 adet üst fiyat seviyesinden işlem; 12 adet kendinden kendine/karşılıklı işlem gerçekleştirildiği; 12.296 adet alış emri ile 7.904 adet satış emrinin iletildiği; 446 adet alış emri ile 720 adet satış emrinin iptal edildiği anlaşılmaktadır.
Kurul uzmanlarınca yapılan inceleme neticesinde, davacı tarafından, inceleme döneminde … pay piyasasında gerçekleştirdiği işlemler neticesinde, dönem başı ve dönem sonu pay stok miktarları dikkate alınmak suretiyle, 54.448,00-TL tutarında 11.004 adet alış, 26.204,00-TL tutarında 5.362 adet satış işlemi yapıldığı; dönem içi alışlara ilişkin ağırlıklı ortalama fiyatın (AOF) 4,948020-TL, dönem içi satışlara ilişkin AOF’unun 4,886981-TL olduğu; dönem başında 9.545 adet, dönem sonunda ise 187 adet pay stoğunun bulunduğu; dönem içi alışlara dayalı zararın 327,29-TL, dönem sonunda mevcut olan payların değer artışının 217,49-TL olduğu; virmana konu paylara ilişkin kârın 11.406,87-TL olduğu; dönem başında bulunan payların satışı ile dönem içinde alınan payların değer artışı/azalışına dayalı kâr veya zararın bulunmadığı; kesinti miktarının ise 127,00-TL olduğu ve davacının inceleme döneminde … pay piyasasında gerçekleştirdiği işlemler neticesinde 11.170,07-TL tutarında menfaat elde ettiği tespit edilmiştir.
Davacı tarafından, Kurul’ca inceleme döneminde … pay piyasasında gerçekleştirilen işlemler neticesinde temin edildiği iddia edilen menfaat tutarının yanlış hesaplandığı ileri sürülmüşse de, Kurul uzmanlarınca yapılan inceleme neticesinde davacının, inceleme döneminde anılan pay piyasasında gerçekleştirdiği işlemler neticesinde temin ettiği menfaatin hesaplamasında inceleme döneminde yapılan alım ve satım işlemlerinin karşılığı olan tutarların ağırlıklı ortalama fiyatları, dönem başı ve dönem sonu ağırlıklı ortalama fiyatları ile dönem başı ve dönem sonu pay stokları göz önünde bulundurularak dönem içi alışlara dayalı kâr/zarar, dönem başında bulunan payların satışına dayalı kâr/zarar, dönem sonunda mevcut payların değer artışı/azalışı, virmana konu paylara ilişkin kâr/zarar hesaplaması yapılması neticesinde bulunan tutardan yapılan kesintilerin düşülmesi suretiyle temin edilen menfaatin tespit edildiği; diğer tarafından, davacı tarafından, bu hesaplama yönteminin hukuka aykırı olduğu yönünde somut delillerin ortaya konulamadığı anlaşıldığından davacının aksi yöndeki iddiası yerinde görülmemiştir.
Davacı tarafından, inceleme döneminde … pay piyasasında gerçekleştirilen işlemlerin hacmi, miktarı ve oranı dikkate alındığında, önemli veya etkili kabul edilebilecek nitelikte alım ve satım yapıldığı, farklı fiyat kademelerinde emir iletildiği, bir dakikadan daha az zaman dilimlerinde aynı fiyattan sisteme yön değiştiren emirler verildiği, kendinden kendine ve karşılıklı işlemler gerçekleştirildiği, fiyat yükseltici işlemler yapıldığı, davacı tarafından gerçekleştiren bu işlemler sonucunda maddi menfaat temin edildiği, Kurul’ca tespit edilen borsa ve teşkilatlanmış diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozucu nitelikteki söz konusu işlemlerin, VI-104.1 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (f) bentlerine aykırı olduğu ve 6362 sayılı Kanun’un 104. maddesi uyarınca mâkûl ekonomik ve finansal gerekçelerle açıklanamadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla, Kurul’ca tespit edilen söz konusu fiil ve davranışların, aktarılan Tebliğ düzenlemelerine aykırı olduğu anlaşıldığından, davacı hakkında, alt sınırdan idarî para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Her ne kadar davacı tarafından, dava konusu işleme karşı başvuruda bulunulabilecek yer ve başvuru süresinin gösterilmediği; savunma alınmaksızın dava konusu işlemin tesis edildiği; idarî para cezası üst sınırdan verilmesine rağmen alt sınırdan uzaklaşılmasının nedeninin ortaya konulamadığı; idarî para cezasının ölçülü olmadığı; grup üyelerine farklı idarî para cezası verilmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğu; … pay piyasasının arz ve talebi ile fiyatı hakkında yanıltıcı izlenim uyandırma kastının olmadığı; konu hakkında bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği ileri sürülmüşse de, davacıya tebliğ edilen dava konusu Kurul kararında, bu işleme karşı başvuruda bulunulabilecek yerlerin ve başvuru sürelerinin gösterildiği; dava konusu işlem tesis edilmeden önce Kurul’ca, davacıdan savunma sunulmasının istenildiği, davacı tarafından süresinde Kurul’a savunmanın sunulduğu; inceleme döneminde gerçekleştirilen işlemler neticesinde 11.170,07-TL menfaat temin edildiğinin tespit edilmesi üzerine, temin edilen menfaatin iki katının (22.340,14-TL) söz konusu fiiller için öngörülen idarî para cezasının alt sınırının düşük olması nedeniyle, 6362 sayılı Kanun’un 104. maddesi uyarınca, alt sınırdan 38.308,00-TL idarî para cezası uygulanmasına karar verildiği, bu kapsamda, grup üyelerinin elde etmiş olduğu menfaat dikkate alınarak her bir grup üyesi hakkında farklı miktarda idarî para cezası uygulanmasının eşitlik ve ölçülülük ilkesine aykırı olmadığı; öte yandan, anılan Tebliğ kapsamında idarî para cezasına konu fiillerin işlendiği sübut bulduğundan davacının yatırım amacıyla hareket edildiği iddiasının mesnetsiz olduğu; ayrıca, dosyada yer alan bilgi ve belgelerden uyuşmazlık konusu olay açıklığa kavuştuğundan bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek olmadığından davacının bu konudaki iddialarına itibar edilmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam …-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca …-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na temyiz yolu açık olmak üzere, 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.