Danıştay Kararı 13. Daire 2021/2548 E. 2022/4470 K. 29.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/2548 E.  ,  2022/4470 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/2548
Karar No:2022/4470

TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Maden Sıhhi Tesisat Taahhüt İnşaat Taşımacılık Dayanıklı Tüketim Malları Turizm Tekstil Temizlik Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Valiliği … Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Maden işletme ruhsatı sahibi olan davacı şirket tarafından, madencilik faaliyetine başlamadan önce çevre izni almak için yapılan başvurunun reddedilmesi ve davacı şirketin projesinin iade edilmesi dolayısıyla davacı şirketin faaliyete başlayamamasında projenin iade edilmesine sebep olan zeytin bahçelerinin varlığının idarece bilinmesine rağmen bu konuda net bir görüş oluşmadan alanın ihaleye çıkarılmasında ve yapılan ihale ile maden ruhsatı verilmesinde ruhsatı veren idarenin kusurlu olduğundan bahisle uğranıldığını ileri sürülen zararın giderilmesine yönelik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00-TL maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; davacı şirket tarafından 07/05/2013 tarihli dilekçe ile koordinatları belirtilen alanla ilgili işletme ruhsatı almak için başvuruda bulunulduğu, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının olumlu görüşleri üzerine ihale işlemlerine başlandığı, muhammen bedel tespitinden sonra Valilik Makamından 27/02/2014 tarihli ihale onay belgesinin alındığı, … tarih ve … sayılı İl Encümen toplantısında ihalenin davacı üzerinde bırakıldığı, akabinde 26/03/2014 tarihinde davacı şirket ile sözleşme imzalanarak … tarih ve … nolu I (A) grubu maden işletme ruhsatının düzenlendiği, kamu kurum ve kuruluşlarının görüşlerinin alındığı aşamada İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı görüş yazısında ÇED raporunun uygun olması, bitkilerin vegatatif ve generatif gelişmesine zarar vermeyeceğine dair Bakanlık Araştırma Enstitüleri ve Üniversiteler tarafından raporun hazırlanması ve ilgili Bakanlıktan kamu yararı kararı alınması gerektiğinin belirtildiği, davacının ÇED raporu alabilmek için yaptığı başvurunun Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün … tarih ve … sayılı işlemiyle söz konusu sahanın 3 km çevresi dâhilinde zeytin bahçeleri ve dağınık vaziyette yabani zeytin ağaçlarının bulunduğundan I (A) grubu maden ve kırma eleme tesisi olarak kullanılmasının uygun görülmediği gerekçesiyle reddedildiği;
Bu itibarla, ihale süreci incelendiğinde bu sürecin davacı tarafından verilen dilekçe ile başlatıldığı, işletme ruhsatı verilen sahanın da yine davacı tarafından verilen dilekçe ekinde belirtilerek talep edildiği, ayrıca ihale yapılarak işletme ruhsatı verilmesinin söz konusu alanda faaliyete başlamak için yeterli olmadığı için gerekli izinlerin ve kamu kurum ve kuruluşlarının görüşlerinin alınmasının ihale sürecinde ve şartname imzalanırken davacı şirket tarafından kabul edildiği görüldüğünden, davacı şirketin zararından dolayı davalı idarenin idare hukuku kapsamında idari işlem ya da eylemden doğan bir tazminle sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, Mahkemece hatalı hukuki tespit ve değerlendirmelerle karar verildiği, Maden Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca maden sahalarının belirlenmesi ve ihaleye çıkarılmasının idarenin görev ve sorumluluğunda olduğu, somut olaya konu maden alanının da idarece ihaleye çıkarıldığı, Maden Kanununun I (A) Grubu Madenleri ile İlgili Uygulama Yönetmeliği’nin 7. maddesine göre ruhsatlandırma işlemlerinin, isteklinin talebi doğrultusunda değil, Genel Müdürlük tarafından uygun görüşü sunulduktan sonra idarenin maden sahası olarak belirlediği alanların ihaleye çıkarılması suretiyle yapıldığı, ayrıca Genel Müdürlük tarafından ihaleye çıkılacak alana uygun görüş verilmiş olmasının bile başlı başına idarenin sorumluluğunu ortaya koyduğu, ihale sürecinde imzalanan şartname gereğince çevre izni alma zorunluluğunun davalı idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, davalı idarenin ihale edilecek alanları belirlerken, alanın madencilik faaliyetine uygun olup olmadığını ön inceleme yaparak araştırma yükümlülüğü bulunduğu, davaya konu ruhsat alanına bakıldığında, madencilik faaliyetine engel olan hukuki imkânsızlık ruhsat tarihinde mevcut olmakla birlikte, maden sahasının idarece belirlenmesi sırasında bu durumun tespit edilememiş olmasının idarenin sorumluluğunda olduğu, ruhsat alanı çevresinde bulunan zeytin ağaçları ile ilgili İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nün görüşünü neticelendirmeden sahanın ihaleye çıkarıldığı, böylece ihale öncesi ön hazırlıklar yapılırken mevzuatın yüklediği inceleme ve araştırma görevinin yerine getirilmediği, hukuka aykırı işlem sonucu meydana gelen zararın giderilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, Mahkemece verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, ruhsat verilecek alanı belirleme işleminin idare tarafından yapıldığı iddiasının gerçek olmadığı, zira belgelerle sabit olduğu üzere, davacının vekili tarafından verilen … tarih ve … sayılı dilekçe ile kurum dosyasının açıldığı, Mahkeme kararının onanması gerektiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 29/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.