Danıştay Kararı 13. Daire 2021/2554 E. 2022/4647 K. 07.12.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/2554 E.  ,  2022/4647 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/2554
Karar No:2022/4647

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Sigorta Fonu (Fon)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 22/12/1999 tarihinde Fon’a devredilen … A.Ş.’nin (Banka) Kayseri Şubesi’nde meydana gelen zimmet nedeniyle oluştuğu belirtilen Fon alacağına ilişkin olarak Kayseri 1. İcra Müdürlüğü’nün E:… sayılı dosyasında yapılan takipten sarfınazar edilerek, alacağın 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’a göre takip ve tahsil edilmesine ilişkin Fon Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararının davacı yönünden iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; bankada meydana gelen zimmet olayı nedeniyle … Ağır Ceza Mahkemesi’nin E:… sayılı dosyasına kayden …, … ve davacı aleyhine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda davacının beraat ettiği, … ve …’ın ise 5 yıl 10’ar ay hapis cezasıyla cezalandırıldıkları, ayrıca Fon’un uğradığı 1.820.697,19-TL zararın bu kişilere ödettirilmesine karar verildiği, bu kararın Yargıtay … Ceza Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği, dosya içerisinde bulunan 31/12/2001 tarih ve 5-6-5 sayılı Banka Teftiş Kurulu Başkanlığı Raporu’nda ve … tarih ve … sayılı Fon Denetleme Dairesi Başkanlığı raporlarında davacının sorumlu olduğu belirtilmesine rağmen, anılan raporlarda davacının sorumluluğunun nasıl oluştuğunun açık, net ve somut olarak ortaya konulamadığı gibi, sorumluluk miktarının da davacı açısından nasıl belirlendiğinin belirtilmediği, … tarih ve … sayılı raporda zikredilen ve rapora dayanak alınan … Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dava sürecinde alınan 18/09/2002 ve 13/06/2006 tarihli bilirkişi raporlarında da, davacının zimmet nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğuna veya fiillere iştirakine ilişkin herhangi bir tespit bulunmadığı ve ceza davasından beraat ettiği anlaşıldığından dava konusu Fon Kurulu kararının davacıya ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce Dairemizin 30/11/2020 tarih ve E:2020/2335, K:2020/3420 sayılı bozma kararına uyularak verilen kararda; … tarih ve …-…-… sayılı Banka Teftiş Kurulu Başkanlığı Raporu ve diğer (Havale talimatları ve makbuzları gibi) bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Banka’da bireysel pazarlama yetkilisi olarak çalışan … adlı kişi tarafından kendisine tanımlanmış olan kullanıcı kodu ve şifresi kullanılmak suretiyle fiktif olarak açılan; … numaralı ve … numaralı … adına kayıtlı havuz hesaplarından yurt dışında bulunan davacıya ait … bankasındaki … numaralı hesaba döviz havalelerinin yapıldığı, … numaralı …, … numaralı … ve … numaralı …-… adına kayıtlı havuz hesaplarından davacıya ait kredi kartı borçlarının ödendiği görüldüğünden, Banka kaynağı edindirilenlerden olduğu anlaşılan davacının, … A.Ş.’nin Kayseri Şubesi’nde meydana gelen usulsüz işlemler nedeniyle oluşan dava konusu Fon alacağından sorumlu olduğu ve anılan Fon alacağının tahsili amacıyla alınan dava konusu kararın davacıya ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, banka kaynağı edindirilen kişilerden sayılamayacağı, banka hesabına 326.400,00-DEM döviz havale eden gerçek bir hesap sahibi olduğu, hakkında zimmet suçundan açılan davada beraatine karar verildiği, zimmeti gerçekleştiren kişilerden olmadığı, kendisinin yurt dışında bulunan hesabına yapılan havalelerde şube müdürünün de imzasının bulunduğu, bu durumun havalenin hukuka uygun olduğunu kanıtladığı, bu havaleleri …’ın kendisine olan borcunu ödediğini zannederek kabul ettiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacının döviz hesabına virman yapılmak suretiyle bankayı zarara uğratan üçüncü kişilerden olduğu ayrıca yolsuz olarak alınan paraların kendi hesaplarına kullanıldığı şirketlerin de ortağı olduğu, zarara uğrayan mudilerin açtıkları davalar sonunda ödemelerin Fon tarafından yapıldığı, Fon alacaklarının takibinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasının hukuka uygun olduğu, davacının diğer sorumlular ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, diğer sorumlular tarafından Fon aleyhine açılan davalarda davanın reddine karar verildiği, hukuki sorumluluk ile cezai sorumluluk kavramlarının birbirinden farklı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 07/12/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.