Danıştay Kararı 13. Daire 2021/3479 E. 2022/3949 K. 02.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/3479 E.  ,  2022/3949 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/3479
Karar No:2022/3949

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … İnşaat Asfalt Nakliyat Ticaret A.Ş.
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nca 30/10/2020 tarihinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 21. maddesinin (b) bendi uyarınca pazarlık usulüyle gerçekleştirilen … ihale kayıt numaralı “Bursa Emek – Şehir Hastanesi Hafif Raylı Sistem Hattı İnşaat ve Elektromekanik Sistemler Temin, Montaj ve İşletmeye Alma İşleri Yapım İşi” ihalesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; davalı idare tarafından, dava konusu ihalenin pazarlık usulü ile yapılmasına gerekçe olarak, Bursa Şehir Hastanesi’ne erişimi sağlayacak hattın inşasının tamamlanarak işletmeye alınmasının gerektiği, Emek-Şehir Hastanesi Hafif Raylı Sistem Hattı’nın mevcuttaki Emek-ArabayatağıHafif Raylı Sistem Hattı’nın devamı niteliğinde olduğu, ihale konusu proje ile Emek-Şehir Hastanesi’nin kentiçi raylı sistem hattı ile entegre olmasının sağlaması ve yoğun ulaştırma ve yolculuk taleplerinin modern, çevreye duyarlı, konforlu, güvenli ve güvenilir bir ulaştırma sistemi ile karşılanmasının amaçlandığı, özellikle de şehir hastanesine erişim için hattın ivedilikle işletmeye açılmasının büyük önem arz ettiği hususlarının gösterildiği;
Pazarlık usulünün uygulanabilmesi için Kanun’da aranan şartlardan olan ivedilikten kastın, sadece ihale sürecinin bir an önce sonuçlandırılması olmadığı, ihale edilen yapım işinin bir an önce bitirilmesi şartının da sağlanması gerektiği, dava konusu işin bitirilme süresinin 1460 gün olarak belirlenmesinin işin ivediliği ile bağdaşmadığı, niteliği gereği kısa sürede tamamlanması gereken yapım işinin uzun bir sürece yayıldığı, 4734 sayılı Kanun’un 21/b maddesindeki şartların ve ivedilikten kastin ihale konusu işin acilen bitirilmesi olarak anlaşılması gerektiği;
Bu bağlamda, davalı idarenin pazarlık usulü ile ihale yapma gerekçeleri ile işin süresinin 1460 gün olarak belirlenmesi hususu göz önüne alındığında, istisnaî bir yöntem olan pazarlık usulü ile ihaleye çıkılması için yeterli olmadığı, ihtiyaçların en iyi şekilde, uygun şartlarla ve zamanında karşılanabilmesi için açıklık ve rekabetin sağlanmasının kamu yararı açısından gerekli olduğu, 4734 sayılı Kanun’un 21/b maddesinde belirtilen şartların oluştuğuna dair hukuken geçerli bir neden gösterilmeden pazarlık usulü ile gerçekleştirilen dava konusu ihalede hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacı şirketin Kanun’un aradığı şikâyet ve itirazen şikâyet başvurularını yapabilmesi için gereken “istekli” ve “istekli olabilecekler” sıfatını haiz olmadığı, şikâyet ve itirazen şikâyet başvuruları yapılmaksızın doğrudan ihalenin iptali için dava açılamayacağı, davacının dava açmakta herhangi bir hukukî menfaatinin bulunmadığı, davaya konu ihaleyle yapılacak hafif raylı sistem hattının, mevcut bulunan raylı sistem hattı ile entegre olacağı için işletme, yönetim, sinyalizasyon ve tüm alt sistemlerinin mevcut hat ile bütünsellik arz edecek şekilde yapılmasının zorunluluk arz ettiği, mevcut hattaki araçların bakımı ve parklanmasının sağlanması açısından hafif raylı sistem hattı kapsamında yapılacak olan deponun inşaat ve elektromekanik yapım yöntemi açısından özel teknik gerektirdiği, bu sebeplerle ihale kapsamdaki işlerin teknik özellik arz etmesi ve hattın ivedilikle işletmeye açılması gerektiğinden ihalenin pazarlık usulü yapılması için Kanun’da aranan şartların dava konusu ihalede mevcut olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
UYAP ortamında yapılan incelemede, davacı tarafından, 03/03/2021 tarihinde Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nca pazarlık usulü ile gerçekleştirilen … ihale kayıt numaralı “Kent Meydanı-Terminal Tramvay Hattı (T2 Hattı) Elektromekanik Tamamlama İşleri” ihalesinin iptali istemiyle açılan davada … İdare Mahkemesi’nce verilen davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 22/12/2021 tarih ve E:2021/2805 sayılı ara kararlarıyla davacıdan, yapım işiyle ilgili iş deneyimini gösteren belgelerin istenilmesine karar verilmiş, davacı şirket tarafından cevap dilekçesi ekinde Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından davacı şirket adına düzenlenen 12/11/2014 tarihli ve “toprak işleri, sanat yapıları, üst yapı (plent-miks alttemel, plent-miks temel, bitümlü sıcak temel, asfalt betonu binder ve asfalt betonu aşınma tabakaları) ve otokorkuluk yapım işleri” konulu 26.352.141,97-TL tutarındaki iş deneyim belgesi sunulmuş, bunun üzerine, Dairemizin 03/03/2022 tarih ve E:2021/2805, K:2022/838 sayılı kararıyla, yapım işi alanında iş deneyim belgesine sahip olan davacı şirketin, uyuşmazlığa konu yapım işi ihalesi ile meşru, güncel ve makûl menfaat alâkasının olduğu ve dava açma ehliyetinin bulunduğu gerekçesiyle, temyize konu Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bu itibarla, davacı şirketin dava konusu yapım işi ihalesinin iptali istemiyle açılan davada ehliyetli olduğu anlaşıldığından davalı idarenin ehliyet itirazı geçerli görülmemiştir.
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5.Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 02/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY:
Dosyanın incelenmesinden, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nca 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 21/b maddesi kapsamında pazarlık usulüyle gerçekleştirilen ihalenin iptali için dava açıldığı, davalı idare tarafından, davacının subjektif ehliyetinin bulunmadığının ileri sürüldüğü ancak mahkemece ehliyete ilişkin bir araştırma yapılmaksızın, “pazarlık usulünün uygulanabilmesi için Kanunda aranan şartlardan olan ivedilikten kastın, sadece ihale sürecinin bir an önce sonuçlandırılması olmadığı, ihale edilen yapım işinin bir an önce bitirilmesi şartının da sağlanması gerektiği, işin tamamlanma süresinin yaklaşık 1460 gün olarak belirlenmiş olması hususları dikkate alındığında ihale edilen işin ivedi olarak gerçekleştirilmesini gerekli kılan bir durumun bulunmadığı, 4734 sayılı Kanun’un 21/b maddesinde belirtilen şartların oluştuğuna dair hukuken geçerli bir neden gösterilmeksizin söz konusu ihalenin pazarlık usulü ile gerçekleştirilmesi yönünde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı” gerekçesiyle işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Temyiz aşamasında da ehliyet itirazında bulunulmuş olduğundan öncelikle davacının ehliyetli olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı” başlıklı 2inci Maddesinde;
“İdari dava türleri şunlardır:
a) İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları” hükmü yer almakta olup, dolaylı olarak iptal davalarında menfaatleri ihlal edilen kişilerin dava açmakta ehliyetli olduklarını düzenlemiş bulunmaktadır.
Doktrin ve Danıştay içtihatlarında ise, “menfaat ihlali” kavramı davacının dava konusu yaptığı işlemle arasında kurulabilecek minimum düzeyde de olsa, ilgiyi, alakayı ifade etmektedir şeklinde tanımlanmakta olup, ihlal edilen menfaatin, “meşru”, “kişisel” ve “güncel” bir menfaat olması gerektiği belirtilmektedir.
Bu durumda, dava konusu pazarlık usulüyle yapılmış ihalenin iptali halinde aynı işe ilişkin yeni yapılacak ihaleye katılma imkânı bulunan kişilerin ehliyetli olacakları tabii olmakla birlikte, Kamu İhale Mevzuatı uyarınca ihaleye katılma imkânı bulunmayan kişilerin ise varsa “meşru”, “kişisel” ve “güncel” bir menfaat bağını ortaya koyması gerekmekte olup aksi halde dava açma ehliyetinin bulunmadığının kabulü gerekmektedir.
Dava konusu ihaleyi de kapsayan, Kanunun 21 inci maddesinin (b) bendine göre yapılan ve yaklaşık maliyeti eşik değerin yarısına eşit ve bu değerin üzerinde olan ihalelere katılma yeterliliğine ilişkin olarak;
4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Tanımlar” balıklı 4üncü maddesinde “İstekli olabilecek: İhale konusu alanda faaliyet gösteren ve ihale veya ön yeterlik dokümanı satın almış gerçek veya tüzel kişiyi ya da bunların oluşturdukları ortak girişimi” olarak tanımlanmış “İhaleye katılımda yeterlik kuralları” başlıklı 10 uncu maddesinde, İhaleye katılacak isteklilerden, ekonomik ve malî yeterlik ile mesleki ve teknik yeterliklerinin belirlenmesine ilişkin olarak istenilecek bilgi ve belgeler düzenlenmiş; “İhaleye katılamayacak olanlar” başlıklı 11 inci maddesinde ise, doğrudan veya dolaylı veya alt yüklenici olarak, kendileri veya başkaları adına hiçbir şekilde ihalelere katılamayacak olanlar sayılmıştır.
4734 sayılı Kanun’un 8’inci maddesi uyarınca Yapım İşlerinde Eşik Değer 2020 yılı için 65.213.187-TL, 2021 yılı için 81.614.303-TL olarak belirlenmiştir.
Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nde ise;
1)Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgelerin yaklaşık maliyeti eşik değerin yarısına eşit ve bu değerin üzerinde olan ihaleler ile yeterlikleri tespit edilenler arasından belli sayıda adayın davet edilmesinin öngörüldüğü belli istekliler arasında ihale usulüyle yapılan ihalelerde istenilmesinin zorunlu olduğu. (Madde:30)
2)Bilançonun veya eşdeğer belgelerin sunulmasının zorunlu olduğu,
Bu kapsamda sunulacak belgelerde;
a) Cari oranın (dönen varlıklar/kısa vadeli borçlar) en az 0,75 olması,
b) Öz kaynak oranının (öz kaynaklar/toplam aktif) en az 0,15 olması,
c) Kısa vadeli banka borçlarının öz kaynaklara oranının 0,50’den küçük olması
gerektiği ve belirtilen üç kriterin birlikte sağlanmasının zorunlu olduğu,
d)Aday veya isteklinin ortak girişim olması halinde, ortakların her birinin istenen belgeleri ayrı ayrı sunması ve belirtilen kriterleri sağlaması gerektiği, (Madde: 35)
3) Yaklaşık maliyeti eşik değerin üç katına kadar olan ve iş hacmini gösteren belgelerin istenildiği ihalelerde;
a) İsteklinin toplam cirosunu gösteren gelir tablosunun ve yapım işleri cirosunu gösteren belgenin her ikisinin de idarece istenilmesinin zorunlu olduğu,
b) Açık ihale usulüyle yapılan ihaleler ile Kanunun 21 inci maddesinin (b) ve (c) bentlerine göre yapılan ihalelerde isteklinin, toplam cirosunun, teklif ettiği bedelin % 25’inden, yapım işleri cirosunun ise teklif ettiği bedelin % 15’inden az olmaması gerektiği,
c) İş ortaklığı olarak ihaleye katılan aday ve isteklilerde; iş hacmine ilişkin kriterlerin, her bir ortak tarafından iş ortaklığındaki hissesi oranında, konsorsiyum olarak ihaleye katılan aday ve isteklilerde; iş hacmine ilişkin kriterlerin, her bir ortak tarafından kendi kısmı için sağlanmasının zorunlu olduğu, (Madde:36)
4) Aday veya isteklilerden, yurt içinde veya yurt dışında kamu veya özel sektöre bedel içeren bir sözleşme kapsamında taahhüt ettikleri, ihale konusu iş veya benzer işlerdeki deneyimlerini tevsik etmeleri için iş deneyim belgesi istenilmesinin zorunlu olduğu,
İş deneyim belge tutarlarının;
a)Kanunun 19 uncu maddesi ile 21 inci maddesinin (b) ve (c) bentlerine göre yapılan ve yaklaşık maliyeti eşik değerin iki katına kadar olan ihalelerde, teklif edilen bedelin % 50’sinden az ve % 100’ünden fazla; iki katı ile bu değerin üzerinde olan ihalelerde, teklif edilen bedelin % 50’sinden az ve % 80’inden fazla olmamak üzere idarece belirlenecek orandan az olmaması gerektiği,
b) İş ortaklığında, pilot ortağın istenen asgari iş deneyim tutarının en az % 80’ini, diğer ortakların her birinin ise, istenen asgari iş deneyim tutarının en az % 20’sini sağlamasının zorunlu olduğu, (Madde:39)
düzenlenmiştir.
Açıklanan Kanun ve Yönetmelik hükümleri uyarınca, Kanunun 19’uncu maddesi ile 21’inci maddesinin (b) ve (c) bentlerine göre yapılan ve yaklaşık maliyeti eşik değerin yarısına eşit ve bu değerin üzerinde olan ihalelere katılabilmek için;
1-İlgilinin 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 11’inci maddesinde ihaleye katılamayacağı belirtilen kişilerden olmaması,
2-İhale konusu alanda faaliyet gösteriyor olması,
3-İlgilinin bilançosundaki, Cari oranın (dönen varlıklar/kısa vadeli borçlar) en az 0,75 olması, Öz kaynak oranının (öz kaynaklar/toplam aktif) en az 0,15 olması, Kısa vadeli banka borçlarının öz kaynaklara oranının 0,50’den küçük olması,
4-İlgilinin, toplam cirosunun, teklif ettiği bedelin %25’inden, yapım işleri cirosunun ise teklif ettiği bedelin %15’inden az olmaması,
5-Yaklaşık maliyeti eşik değerin iki katına kadar olan ihalelerde, teklif edilen bedelin %50’sinden az ve %100’ünden fazla; iki katı ile bu değerin üzerinde olan ihalelerde, teklif edilen bedelin %50’sinden az ve %80’inden fazla olmamak üzere idarece belirlenecek orandan az olmamak üzere İş Deneyim Belgesine sahip olması,
zorunluluğu bulunmaktadır.
Kanun ve Yönetmelik hükümleri uyarınca zorunlu olan bu niteliklere haiz olmayan bir kişinin, Kanunun 19’uncu maddesi ile 21’inci maddesinin (b) ve (c) bentlerine göre yapılan ve yaklaşık maliyeti eşik değerin yarısına eşit ve bu değerin üzerinde olan ihalelere katılabilmesi mümkün değildir.
Bu nedenle, davacının dava açma ehliyetinin belirlenebilmesi için 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu ve Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği uyarınca iptali istenilen ihaleye konu işin ihalesine katılma yeterliliğine sahip olup olmadığının araştırılması gerekmektedir.
Davanın esasına ilişkin olarak ise;
İdare mahkemesi kararında yer alan “…4734 sayılı Kanun’un 21/b maddesinde belirtilen şartların oluştuğuna dair hukuken geçerli bir neden gösterilmeksizin söz konusu ihalenin pazarlık usulü ile gerçekleştirilmesi yönünde tesis edilen işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı” yönündeki gerekçeye katılmakla birlikte; “Kanunda aranan şartlardan olan ivedilikten kastın, sadece ihale sürecinin bir an önce sonuçlandırılması olmadığı, ihale edilen yapım işinin bir an önce bitirilmesi şartının da sağlanması gerektiği,.. ayrıca ihale konusu işin tamamlanma süresinin yaklaşık 1460 gün olarak belirlenmiş olması” yönündeki gerekçede ise hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Şöyle ki;
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Pazarlık usulü” başlıklı 21. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, “Doğal afetler, salgın hastalıklar, can veya mal kaybı tehlikesi gibi ani ve beklenmeyen veya yapım tekniği açısından özellik arz eden veya yapı veya can ve mal güvenliğinin sağlanması açısından ivedilikle yapılması gerekliliği idarece belirlenen hâllerde veyahut idare tarafından önceden öngörülemeyen olayların ortaya çıkması üzerine ihalenin ivedi olarak yapılmasının zorunlu olması” hâlinde pazarlık usulü ile ihale yapılabileceği kurala bağlanmıştır.
Görüleceği üzere Kanun metninde “Kanunda sayılan hallerin ortaya çıkması üzerine ihalenin ivedi olarak yapılmasının zorunlu olması” durumunda pazarlık usulü ile ihale yapılabileceği düzenlenmiş olup, İdare mahkemesi kararında yer alan “ ihale edilen yapım işinin bir an önce bitirilmesi şartının da sağlanması gerektiği” ne dair herhangi bir ibare bulunmamaktadır.
Kanun’un yorumu yoluyla “ihale edilen yapım işinin bir an önce bitirilmesi şartının da sağlanması gerektiği” sonucuna ulaşılmasının da hukuki dayanağı bulunmamaktadır. Çünkü; asıl olan Kanun’un lafzı yani metnin kendisidir, Kanun’un lafzı açık ise yorum yöntemlerine başvurulmasına gerek yoktur. Nitekim Yargıtay içtihadı birleştirme kararında, “Kanunun açık olduğu durumlarda yoruma ve gerekçeye başvurulamaz. TMK. nun 1. maddesi gereğince kanun özüyle ve sözüyle uygulanmalıdır.” (Yarg. İBGK E. 2005/1, K. 2007/1, T. 19.1.2007), Yargıtay Hukuk Genel Kurulu karında da “Şayet kullanılan sözcüklerden yasanın anlam ve amacı anlaşılıyorsa artık başka bir yorum yöntemine gitmeye gerek yoktur.” (Yarg. HGK E. 1989/10-391, K 1990/83, T. 14.2.1990) denilmek suretiyle Kanun’un lafzından anlam ve amacı anlaşılıyor ise yoruma başvurulamayacağı belirtilmiştir.
Söz konusu kanunun yorumlanmasına ihtiyaç bulunmadığı düşünülmekle birlikte, bir an için amaçsal yorum yapılacak olsa dahi, yorum yoluyla da “ ihale edilen yapım işinin bir an önce bitirilmesi şartının da sağlanması gerektiği” sonucuna ulaşılması mümkün değildir. Kanun metinin tamamen dışına çıkılarak, adeta hukuk boşluğu bulunan hallerde “hâkimin hukuk yaratması” şeklinde yorum yapılamaz. Yorum yapılırken sınırsız olmak veya yorumun sınırlarını aşmak kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırılık teşkil eder.
Ayrıca yorum ilkelerinden kabul edilen “Bir Şeyi Zikretmek, Diğerini Dışlamaktır” ilkesine göre, kanun metninde zikredilmemiş şeylerin sehven unutulduğu, bu şeylerin de zikredilen şeyle aynı hükme tâbi olduğu varsayılamaz. Tersine, böyle bir durumda kanun metninde zikredilmeyen şey veya şeylerin kanun koyucu tarafından aynı hükme bağlanmasının reddedildiği sonucuna ulaşmak gerekir. Zira kanun koyucu, hükme bağladığı şey gibi, diğer şeyleri de aynı hükme bağlamak isteseydi, o şeyleri de o hükümde zikrederdi. İmkânı varken bunu yapmamış olması, onun bunu yapmak istemediği anlamına gelir. (Kemal Gözler, “Yorum lkeleri”, Kamu Hukukçuları Platformu Toplantısı, Ankara, 29.9.2012)
Bütün bu teorik tartışmaların ötesinde kanun“ ihale edilen yapım işinin bir an önce bitirilmesi şartının da sağlanması gerektiğini” amaçlamış olamaz. Bu hususu bir örnekle açıklayacak olursak, var sayalım ki deprem oldu ve şehrin tek hastanesi yıkıldı, acil bir şekilde yeni bir hastane yapılması gerekiyor. Ancak şehrin ihtiyacını karşılayacak hastanenin inşaat süresi teknik olarak 500 günden az olamıyor. Bu durumda mahkeme kararındaki yorum kabul edilirse bu hastane yapım ihalesinin ivedilikle pazarlık usulü yapılması mümkün olmayacak; ya gecikme göze alınarak açık ihale yapılmak ya da (idare mahkemelerinin uygun göreceği) sürede bitirilebilecek daha küçük bir hastane yapılmak zorunda kalınacaktır. Kanunun böyle bir sonucu amaçladığı şeklindeki bir yorum, kanunun zımnen ilgası sonucunu doğurur.
Bu nedenlerle, idare mahkemesi kararında yer alan ve yorum ilkelerini aşıp kanuna ilave şart ekleme niteliğine bürünen “Kanunda aranan şartlardan olan ivedilikten kastın, sadece ihale sürecinin bir an önce sonuçlandırılması olmadığı, ihale edilen yapım işinin bir an önce bitirilmesi şartının da sağlanması gerektiği,.. ayrıca ihale konusu işin tamamlanma süresinin yaklaşık 1460 gün olarak belirlenmiş olması” şeklindeki gerekçenin kaldırılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, öncelikle davacının ehliyetli olup olmadığı araştırılarak ehliyet yönünden bir karar verilmesi; davacının ehliyetli olduğunun belirlenmesi halinde ise, İdare Mahkemesi kararında yer alan “Kanunda aranan şartlardan olan ivedilikten kastın, sadece ihale sürecinin bir an önce sonuçlandırılması olmadığı, ihale edilen yapım işinin bir an önce bitirilmesi şartının da sağlanması gerektiği,.. ayrıca ihale konusu işin tamamlanma süresinin yaklaşık 1460 gün olarak belirlenmiş olması” şeklindeki gerekçenin kaldırılması suretiyle kararın Gerekçeli Olarak Onanması gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.