Danıştay Kararı 13. Daire 2021/3499 E. 2022/3727 K. 19.10.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/3499 E.  ,  2022/3727 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/3499
Karar No:2022/3727

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
3- (DAVALI) … Bakanlığı

VEKİLİ : Av. ..
4- (DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
DİĞER DAVALI : .. Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
MÜDAHİL (DAVACI YANINDA) : … Enerji Akaryakıt A.Ş.
(Eski Unvanı: … Petrol Sanayi ve Ticaret A.Ş.)
VEKİLİ : Av. …
MÜDAHİL (DAVALILAR YANINDA) : … Anonim Türk Sigorta Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından; Şanlıurfa İli, Karaköprü İlçesi, … Caddesi, No:… adresinde faaliyet göstermekte olan akaryakıt ve LPG satış istasyonunda 27/06/2011 tarihinde meydana gelen patlamanın davalı idarelerin denetim görevini yerine getirmemesine bağlı olarak gerçekleştiğinden bahisle, patlama sonucunda istasyonun alt katında bulunan depo olarak kullanılan iş yerindeki ürünlerinin kullanılamaz hâle gelmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 1.350.000,00-TL tutarındaki maddi zararın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacı tarafından, 1.350.000,00-TL tazminat ödenmesine hükmedilmesinin talep edildiği, davalı idarelerin kusurlarının mevcut olması nedeniyle, söz konusu tutarın davalı idarelerce tazmin edilmesi gerektiği, istasyonda bodrum katı bulunduğu hâlde, mecburi standartlara aykırı bir şekilde işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmiş olması, LPG istasyonlarında yapılan işin doğası gereği bodrum katı gibi çukurların ve zemin seviyesinin altında olan boşluk şeklindeki bölümlerin olmaması gerektiği ortada iken gerekli denetimleri yapmaması ve istasyon yetkililerini uyarmaması nedeniyle Karaköprü Belediye Başkanlığı’nın % 50 oranında kusurlu olduğu;
LPG piyasasında lisans sahibi olmayanların faaliyet gösteremeyeceği ve bunların denetiminin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na ait olduğu, bayilik lisansı olmayan … Gıda Petrol İnş. Nak. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından faaliyet gösterilmesine rağmen bunun yapılan denetimlerde fark edilememiş olması, işyerinde sorumlu müdür bulundurma zorunluluğu olduğu hâlde sorumlu müdür bulundurmadan faaliyetlere devam edilmesinin tespit edilememiş olması nedeniyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun % 40 oranında kusurlu olduğu;
Hizmetin aslî sahibi olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun taşra teşkilatı bulunmaması nedeniyle denetim görevine ilişkin olarak protokol imzaladığı anlaşılan Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın denetimlerde eksiklikleri tespit edememesi nedeniyle %5 oranında kusurlu olduğu;
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın gerek doğrudan imar plânına müdahale yetkisini, gerek belediye üzerindeki vesayet denetimi yetkisini ve gerekse mevzuat ihdas etme yetkisini kullanmadığı anlaşıldığından %5 oranında kusurlu olduğu sonucuna varıldığı;
Belirtilen gerekçelerle, davanın kabulü ile 675.000,00-TL’nin Karaköprü Belediye Başkanlığı, 540.000,00-TL’nin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, 67.500,00-TL’nin Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, 67.500,00 TL’nin ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce verilen kararda; davalı idarelerin ve davacının sözkonusu olay nedeniyle kusurunun bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise zarar miktarının belirlenebilmesi için yerinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda Mahkemeye sunulan 10/12/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle, “işyerine açılma ruhsatı vermeden önce, LPG istasyonlarında yapılan işin doğası gereği bodrum katı gibi çukurların ve zemin seviyesinin altında olan boşluk şeklindeki bölümlerin olmaması gerektiği de ortada iken, gerekli denetimi yapmaması ve istasyon yetkililerini uyarmaması nedeniyle Karaköprü Belediye Başkanlığının kusurlu olduğu; …Petrol İnş. San. Tic. Ltd. Şti. adlı akaryakıt istasyonundaki son denetimin 22/06/2011 tarihinde yapıldığı, denetlemelerde gereken soruları sorarak, yetki belgesi, lisansı var mı yok mu öğrenerek, gerekiyorsa hızlı bir şekilde karar alarak protokol gereği, “akaryakıt istasyonunu geçici olarak mühürleyerek” bu olayın gerçekleşmesinin önlenebileceği, açıklanan nedenlerden dolayı hizmetin asıl sahibi olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun taşra teşkilatı bulunmaması nedeniyle denetim vb. konularda protokol imzaladığı Sanayi ve Ticaret Bakanlığının (İldeki temsilcisi olan Şanlıurfa Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü aracılığı ile) denetimlerde eksikleri tespit edememesi nedeniyle iki kurumun da kusurlu olduğu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kusurunun bulunmadığı, davacının ise işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu, basit bir metotla ve uzman olmayan kişilerce yapılan kontrolle yetinmemesi, gaz kokusunun devam ettiği deposu için etkin önlemler alması, LPG istasyonunun bodrum katındaki deposunda meydana gelebilecek gaz kaçaklarından dolayı tehlikeleri dikkate alması ve bu alanda havadan ağır olan LPG gazının patlama şartlarını oluşturmadan önce haber verecek bir gaz algılama dedektörünün bulunmasını sağlaması, gerekirse koku kaynağı bulununcaya kadar çalışmayı durdurması gerektiği, belirtilen nedenlerden dolayı kusurlu olduğu; havadan ağır olan gazın deponun arka tarafına bir şekilde sızarak gaz konsantrasyonunun artmasına sebep olan işlemlerin …Petrol İnş. Özel Güvenlik Sistemleri San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapıldığı, LPG tesisatında gaz kaçağı oluştuğunda gaz akışını durduracak elektrik enerjisini kesecek sistemi tesis ettirmediği, LPG istasyonunda yönetmeliklere uygun sorumlu müdür çalıştırmadığı, bu hususta kiracısını da uyarmayan dava dışı …Petrol’ün kusurlu olduğu; dava dışı … Gıda İnş. Nak. Tem. San ve Tic. Ltd. Şti’nin LPG lisansı bulunmadığı hâlde istasyonu kiraladığı, LPG tesisatının geçtiği yerde beton dökülmesi, dolgu yapılması ve asfalt dökülmesi nedeniyle tesisat üzerinde baskı oluşturulduğu, tesisatta sızdırmazlık kontrollerinin usulüne ve teknik kurallara uygun yapılmasını sağlamadığı, LPG sızıntısı olduğu bilindiği halde tanktan gaz akışını keserek sahada gerekli kontrolleri yapmadığı, … A.Ş çalışanlarınca sahada köpükle yapılan kontrolde kaplama altından geçen kaçağın tespit edilmesi için yeterli olmadığı hâlde buna güvenerek gaz satışına devam edildiği, gaz alarm dedektörünün çalışıp çalışmadığının kontrol edilmediği, istasyonda LPG tesisatında gaz kaçağı meydana geldiğinde, gaz akışını durduracak, elektrik enerjisini kesecek sistemin olmadığı, LPG istasyonunda yönetmeliklere uygun sorumlu müdür bulunmadığı; belirtilen konularda ihmali olan dava dışı … Gıda Ltd. Şti’nin kusurlu olduğu; dava dışı … LPG Dolum ve … Tic. ve San. A.Ş.’nin, gaz dağıtımı yaptıkları patlama konusu yapılan işyerinde gaz doldurmadan önce gerekli kontrollerin yapılıp yapılmadığının denetlemesi, gaz kokusu şikâyeti olan yerde yeterli ciddiyet ve önemde güvenli bir kaçak kontrolü yapmadan gaz doldurmaması gerekirken bu kurallara ve yönetmelik hükümlerine uymadıklarından dolayı kusurlu olduğu; sonuç olarak olayın meydana gelişinde; Karaköprü Belediye Başkanlığının % 10, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun % 30, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın % 5 oranında kusurlu olduğu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kusursuz olduğu, davacının % 5, dava dışı …Petrol Ltd. Şti.’nin %25, dava dışı … Gıda Ltd. Şti.’nin %20, dava dışı … A.Ş.’nin %5 (yüzde beş) oranında kusurlu olduğu” yönünde kanaat belirtildiği;
Bakılan davada, Karaköprü Belediye Başkanlığı’nın, işyeri açma ruhsatı vermeden önce, LPG istasyonlarında yapılan işin doğası gereği bodrum katı gibi çukurların ve zemin seviyesinin altında olan boşluk şeklindeki bölümlerin olmaması gerektiği ortada iken, gerekli denetimi yapmaması ve istasyon yetkililerini uyarmaması nedeniyle %10 oranında kusurlu olduğu, Şanlıurfa Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğünün … Petrol Ltd. Şti. unvanlı akaryakıt istasyonundaki son denetimini 22/06/2011 tarihinde yaptığı, bu denetimde de yapılanın iki adet sayacın yönetmeliğe uygun olup olmadığının belirlenmesi olduğu, imzalanan denetleme raporunda istasyonunun yetkilisi olarak … Petrol görülmekte iken istasyonun tanıtım levhalarında … Petrol’ün adı ve reklamları olmasına rağmen bu konunun sorulmadığı ve irdelenmediği, aynı işyerinde kazadan sonra Şanlıurfa Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü’nce 28/06/2011 tarihinde yapılan inceleme ve soruşturmanın sonunda rapor düzenlendiği, Şanlıurfa Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü’nün kazadan sonra protokol gereği yapması gerekeni yaparak istasyon hakkındaki gerçek bilgileri tespit ettiği, gerekli denetlemeler yapılmadığından eksikliklerin tespit edilememesi nedeniyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun %30, bu kurumun taşra teşkilatı bulunmaması nedeniyle denetim konusunda protokol imzaladığı Sanayi ve Ticaret Bakanlığının %5 oranında kusurlu olduğu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kusurunun olmadığı;
Davacının ise, kullanmakta olduğu depoyu 30/11/2007 tarihinde …isimli kişiden kiraladığı, söz konusu işyeri binası davacıya kiralanmadan önce 17/03/2004-14/07/2006 tarihleri arasında “…Otomotiv” işyeri unvanı ile Hyundai araç servis yeri olarak kullanıldığı, 27/06/2011 tarihinde sabah saat 08.10 sıralarında petrol istasyonunun arka cephesinde bulunan davacının işyerinin kapılarının açılması esnasında patlamanın meydana geldiği, şikâyetler üzerine, 21/06/2011 tarihinde, davacının işyerinde gaz sızıntısı kontrolünün yapıldığı, istasyona gaz dağıtımı yapan dağıtım şirketi personelİ tarafından köpüklü su ile (basınç metodu uygulamadan), yapılan kontrolde gaz sızıntısına rastlanmadığının tutanak altına alındığı, yükümlü olmasına rağmen davacının, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak ve araç ve gereçleri noksansız bulundurmak şartlarını yerine getirmediği, tank ve çevresinde yapılan yetersiz kontrolle yetinilmeyerek gaz kokusunun devam ettiği depo için etkin önlemler alması gerekirken bunu yapmadığı, deponun LPG istasyonunun bodrum katı olduğu ve böyle bir yerleşim nedeniyle meydana gelebilecek gaz kaçaklarından dolayı tehlike altında bulunduğu dikkate alınarak, bu alanda havadan ağır olan LPG gazının patlama şartlarını oluşturmadan önce haber verecek bir gaz algılama dedektörünün bulunması gerekirken bunun yapılmadığı, işyerinin konumu da dikkate alınarak oluşabilecek tehlikelere karşı gerekli önlemleri almadığından %5 oranında kusurlu olduğu, kalan kusur oranlarının dava dışı kişilere ait olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, Karaköprü Belediye Başkanlığı’nın istinaf başvurusunun kısmen reddi, kısmen kabulü ile 135.000,00-TL’nin davalı Karaköprü Belediye Başkanlığı tarafından davacıya ödenmesine; Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun istinaf başvurusunun kısmen reddi, kısmen kabulü ile 405.000,00-TL’nin davalı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından davacıya ödenmesine; Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın istinaf başvurusunun reddine, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın istinaf başvurusunun kabulü ile kararın 67.500,00-TL tazminat ödenmesi kısmının kaldırılmasına ve davanın bu kısım yönünden reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, olayın meydana gelmesinde kendisinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, gaz kaçağı nedeniyle ilgili birimlere şikâyette bulunmasına rağmen sonuç alamadığı, mevzuat gereğince denetim ve buna bağlı olarak olayın meydana gelmesini önleme yükümlülüğü bulunan idarelere kusur yüklenmediği veya az kusur yüklendiği, eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayalı olarak verilen kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından, olayda herhangi bir kusurlarının bulunmadığı, kurumun sıvılaştırılmış petrol gazları piyasasındaki faaliyetleri bizzat yürütmekle değil, faaliyette bulunacaklara gerekli yetkiyi vermek ve piyasayı düzenlemekle görevli olduğu, olayla ilgili olarak adli yargı nezdinde alınan bilirkişi raporlarında kendilerine herhangi bir kusur atfedilmediği, mevzuat gereği lisans verilebilmesi için işyeri açma ve çalışma ruhsatının mevcut olması gerektiği, lisans verildikten sonraki aşamada ruhsatı veren birim tarafından işyerinde gerekli kontrollerin yapılması hâlinde ruhsata aykırı olarak oluşturulan kısımların tespit edilmesi ve olayın önlenmesinin mümkün olabileceği, lisans sahiplerinin her türlü önlemi almak ve çevreye zarar vermemekle yükümlü olduğu, olaya konu istasyonla ilgili olarak kuruma yapılan herhangi bir şikâyet veya ihbar mevcut olmadığı için kurumun kendiliğinden harekete geçmesinin beklenemeyeceği, dağıtıcıların da istasyondaki mevzuata aykırı durumların tespiti ile görevli olduğu, bu bakımdan idareleri yönünden %30 oranında kusur belirlenmesinin mevzuata ve hakkaniyete aykırı olduğu, bilirkişilerce piyasa işleyişinin tam olarak anlaşılmadığı, adli yargı nezdinde açılan davada davacının lehine karar verilmesi hâlinde mükerrer tahsilata yol açılabileceği ileri sürülmektedir.
Davalı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından, tazmini talep edilen zararın Bakanlığın eylem veya işleminden doğmadığı, 5307 sayılı Kanun’a göre faaliyette bulunanların, faaliyetleri esnasında üçüncü kişilere veya çevreye verilecek zararı tazmin etmekle yükümlü oldukları, buna göre zararın lisans sahibince tazmini gerektiği, denetimlerin EPDK’nın yetkilendireceği yetkin personel tarafından gerçekleştirileceği, gaz sızıntılarının tespitinden sorumluluklarının bulunmadığı, kararda bahsedilen 22/06/2011 tarihli kontrolün 2 yılda bir ölçü ve ayar hizmetinde görevlendirilen ve ölçü aletlerinin muayene ve damgalama işlemi ile yetkili personel tarafından yapılan kontrolden ibaret olduğu, EPDK protokolü veya ilgili mevzuat kapsamında yapılan bir denetim olmadığı, ölçü aletlerine yönelik periyodik olarak gerçekleştirilen muayene işleminin denetim faaliyeti olarak değerlendirilemeyeceği, kaldı ki ölçü aletinin periyodik kontrolünü yapanların EPDK mevzuatı kapsamında denetim faaliyeti gerçekleştiremeyeceği, gaz sızıntısı şüphesiyle akaryakıt dağıtım firması bilgilendirilmesine rağmen Bakanlığa, Valiliğe veya İl Müdürlüğü’ne herhangi bir şikâyet başvurusunda bulunulmadığı, patlamanın yaşandığı istasyonla ilgili olarak Şanlıurfa İl Müdürlüğüne ulaşan bir ihbar veya şikâyetin bulunmadığı, şifahi veya yazılı olarak herhangi bir müracaatın da olmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı Karaköprü Belediye Başkanlığı tarafından, olayda herhangi bir kusurlarının bulunmadığı, bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları itirazların karşılanmadığı, aynı olaya yönelik olarak açılan başka bir davada … İdare Mahkemesi’nce idarelerinin olayda herhangi bir kusuru bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davacı tarafından açılan ve …Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E:…sayılı dosyasında devam eden ana davada alınan bilirkişi raporlarında idarelerine herhangi bir kusur atfedilmediği, idarelerine kusur atfedilmesine gerekçe olarak gösterilen TS 12820 sayılı standardın yürürlük tarihinin 2004 yılı Mart ayı olduğu, bu standart gereği bu tarihten sonra inşa edilen akaryakıt istasyonlarında bodrum katının bulunmaması gerektiği, oysa uyuşmazlık konusu yapının 2002 yılında inşa edildiği ve 26/03/2003 tarihinde yapı kullanma izni alarak tamamlandığı, 3194 sayılı İmar Kanunu gereği inşaatın tamamlanma gününün yapı kullanma izni verilen gün olduğu, bu nedenle söz konusu tarih itibarıyla akaryakıt istasyonunda bodrum katı bulunmaması şeklinde bir zorunluluk bulunmadığı, bilirkişilerce yapı ruhsatı verilirken aranması greken şartın işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilirken arandığı, 3194 sayılı Kanun gereği bitmiş bir yapıda sonradan ortaya çıkan düzenleme gereği kusur aramanın hatalı olduğu, aynı olay nedeniyle adli yargıda açılmış birçok dava bulunduğu, bu davalarda idarelerine herhangi bir kusur atfedilmediği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından, olayda herhangi bir kusurlarının bulunmadığı, lisans sahiplerinin her türlü önlemi almak ve çevreye zarar vermemekle yükümlü olduğu, olayın istasyonda bulunan eksikliklerden ve ilgili kurumlardan alınan ruhsatlara aykırı faaliyetlerden kaynaklandığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davacı ve diğer davalılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü ve İkinci Dairelerince, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun Ek 1. maddesi uyarınca birlikte yapılan toplantıda, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davalı Karaköprü Belediye Başkanlığı’nın duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
ESAS YÖNÜNDEN:
MADDİ OLAY :
1) Şanlıurfa İli, Karaköprü İlçesi, … Caddesi, No:…adresinde faaliyet göstermesi planlanan akaryakıt istasyonu için ilk olarak Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü tarafından …tarih ve … sayılı İkinci Sınıf Gayrisıhhi Müesseselere Ait Açılma Ruhsatı tanzim edilmiş, söz konusu ruhsatta işin türü akaryakıt satışı olarak belirtilmiştir.
2) İşyeri sahibi tarafından işin türünde değişiklik yapılması üzerine Karaköprü Belediye Başkanlığı tarafından …tarih ve … sayılı İkinci Sınıf Gayrisıhhi Müesseselere Ait Açılma Ruhsatı tanzim edilmiş, anılan ruhsatta işin türü akaryakıt ve lpg satış istasyonu olarak belirtilmiştir.
3) İşyeri sahibinin unvanında değişiklik yapılması üzerine Karaköprü Belediye Başkanlığı tarafından …tarih ve … sayılı İkinci Sınıf Gayrisıhhi Müesseselere Ait Açılma Ruhsatı tanzim edilmiş, bu ruhsatta da işin türü akaryakıt ve lpg satış istasyonu olarak belirtilmiştir.
4) İstasyonu işleten ve ruhsat sahibi olan … Petrol İnşaat Özel Güvenlik Sistemleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin başvurusu üzerine adı geçen şirkete …tarih ve …sayılı akaryakıt bayilik lisansı verilmiş, daha sonra adı geçen şirketin başvurusuna istinaden …tarih ve …sayılı Kurul kararı ile akaryakıt istasyonunda LPG otogaz satış faaliyeti göstermek üzere, 12 yıl süre ile LPG otogaz bayilik lisansı verilmiştir.
5) … Petrol unvanlı şirketin LPG dağıtıcısı 12/01/2019 tarihinde … A.Ş. olarak tadil edilmiş, devam eden süreçte istasyon lisans sahibi şirket tarafından, … Noterliği’nin …tarih ve … yevmiye numaralı akdi ile … Gıda Petrol İnşaat Nakliyat Temizlik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’ne kiralanmış ve fiilen … Gıda Petrol tarafından işletilmeye başlanmıştır.
6) İstasyonun arka cephesinde kot farkındaki kısımda bulunan ve istasyon idare binasının hemen alt seviyesinde konumlu olup ön cepheye göre bodrum katı olan, istasyonun alt(bodrum) katındaki 2.300 metrekarelik ayrı bir bağımsız bölüm ise davacı tarafından perde ürünlerinin bulunduğu depo olarak kullanılmıştır.
7) Olayın meydana geldiği dönemde depo olarak kullanılan alan davacı tarafından 30/11/2007 tarihinde kiralanmış, söz konusu depo davacıya kiralanmadan önce “… Otomotiv” işyeri unvanı ile Hyundai araç servis yeri olarak kullanılmıştır.
8) Davacıya ait işyerinin depo niteliğinde olması nedeniyle işyeri açma ve çalışma ruhsatının bulunmadığı belirtilmiştir.
9) Patlamanın meydana geldiği tarih öncesinde istasyonun önündeki yola asfalt atılmış, istasyonun asfalt seviyesinin altında kalması üzerine istasyon alanına mıcır ve beton dökülerek seviye farkı kapatılmıştır. Bu işlem sırasında oluşan ağırlık LPG boruları etrafındaki duvarlarda çatlaklar oluşturmuş ve LPG hattındaki borulara baskı yapmaya başlamış, olaydan 2 ay önce dağıtım şirketi gaz dispenserinin değiştirilmesi sonrasında gaz kokusu şikâyeti başlamıştır.
10) Davacıya ait depoda çalışanların şikâyeti üzerine 21/06/2011 tarihinde dağıtıcı şirket elemanları tarafından ölçüm aleti kullanılmaksızın LPG hattı ve çevresine köpük sıkmak suretiyle yapılan kontrolde herhangi bir gaz kaçağı olmadığı tespit edilerek bu durum tutanak altına alınmıştır.
11) 27/06/2011 tarihinde sabah saatlerinde petrol istasyonunun arka cephesinde bulunan davacıya ait deponun kapılarının açılması esnasında büyük bir patlama meydana gelmiş, patlama sonrası yapılan incelemede LPG tankının flanş bağlantısının dip kısmında üste binen yükten dolayı çatlama olduğu, bu çatlaktan sızan gazın deponun arka kısmının tavanına denk düşen duvarında üstten binen baskı nedeniyle oluşan çatlaklardan aşağıya sızarak alt katta bulunan davacıya ait deponun arka kısmındaki bölüme biriktiği, haftasonu iki gün boyunca deponun kapalı olması nedeniyle biriken gaz konsantrasyonunun artması sonucu kapıların açılmasıyla patlamanın gerçekleştiği tespit edilmiştir.
12) Yine patlama sonrası yapılan incelemelerde gazın biriktiği deponun arka kısmındaki alanın ruhsatın verilmesi sırasında mevcut olmadığı, sonradan genişletilmiş ve mimari projede mevcut olmayan bir alan olduğu belirlenmiştir.
13) Patlamanın yaşandığı gün düzenlenen Yangın Raporu’nda ise özetle; “Olaya LPG sistemindeki gaz sızıntısının neden olduğu, LPG’nin havadan ağır olması sebebiyle sızıntının LPG tankının altına rastlayan, esasında bodrum katı olan kısımda biriktiği, olaydan önce hafta sonu olması sebebiyle deponun açılmadığı, gaz konsantrasyonun alt ve üst patlama limitleri arasına gelerek patlayıcı ortamı oluşturduğu, deponun pazartesi günü açılmasıyla birlikte muhtemel bir kıvılcım ile tutuşarak patladığı ve depodaki tekstil ürünlerinin yanmaya başladığı” şeklinde tespitlere yer verilmiştir.
14) Patlama sonrasında, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişlerince düzenlenen raporda; depoda lpg gazının birikebileceği ve önlem alınması gerektiği hususunun işyerinde yapılan son iki teftişte tespit edilerek noksanlık olarak işverene tebliğ edildiği belirtilmiştir.
15) Aktarılan süreç sonrasında davacı tarafından, akaryakıt istasyonunda meydana gelen patlamanın sorumlu idarelerin denetim görevini yerine getirmemesinden kaynaklandığından bahisle işyerinde oluşan zararın tazmini talebiyle 03/08/2011 tarihinde Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na başvuruda bulunulmuştur.
16) Söz konusu başvurular sonrasında zararın idarelerce karşılanmaması üzerine, davalı idarelerce denetim mekanizmaları işletilerek denetim yapılmış olsaydı patlamanın meydana gelmeyeceğinden bahisle, denetim görevinin yerine getirilmemesi nedeniyle meydana gelen patlama ile sonrasında oluşan yangın ve söndürme çalışmaları sırasında işyerindeki 1.500.000,00-TL değerindeki tekstil ürününün kullanılamaz hâle geldiği belirtilerek, bu nedenle uğranıldığı ileri sürülen zarar karşılığında 1.350.000,00-TL’nin tarafına yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.
2577 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Bilirkişi İncelemesi” başlıklı beşinci bölümünde yer alan 266. maddesinde, mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği; ancak, genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı; 273. maddesinde, mahkemenin bilirkişinin görevlendirilmesine ilişkin kararında inceleme konusunun bütün sınırlarıyla açıkça belirlenmesine ve bilirkişinin cevaplaması gereken sorulara ilişkin hususlara yer vermek zorunda olduğu; 279. maddesinde, bilirkişi raporunun gerekçeli olması gerektiği, bilirkişinin hukuki değerlendirmelerde bulunamayacağı belirtilmiş; anılan maddenin gerekçesinde, bilirkişinin raporunu mahkemece belirlenen sınırlar dâhilinde tümüyle maddi vakıalara hasrederek kendisine yöneltilen somut soruları bilimsel dayanaklarını açık ve anlaşılır biçimde göstermek ve eksiksiz olarak cevaplandırmak suretiyle hazırlaması ve ayrıca raporunu kaleme alırken özel ve teknik bilgi bağlamında uzman kimliği bulunmayan hâkimin ve tarafların anlayabileceği kavramları ve terimleri kullanmaya özen göstermesi gerektiği vurgulanmış; 281. maddesinde, mahkemenin gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla tekrar inceleme de yaptırabileceği; 282. maddesinde ise, hâkimin bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği kurala bağlanmıştır.
4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un “Kurulun sıvılaştırılmış petrol gazları (LPG) piyasası ile ilgili görevleri” başlıklı 5/C maddesinde, ” Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu LPG piyasası ile ilgili olarak aşağıda belirtilen görevleri de yerine getirir: … c) LPG piyasası faaliyetleriyle ilgili denetleme, ön araştırma ve soruşturma işlemlerini yürütmek, yetkisi dahilindeki ceza ve yaptırımları uygulamak ve dava açmak da dahil olmak üzere her türlü adlî ve idarî makama başvuru kararlarını almak. …” kuralına yer verilmiştir.
5307 sayılı Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Kanunu’nun “Lisans sahiplerinin hak ve yükümlülükleri” başlıklı 4. maddesinde, “Piyasa faaliyetinde bulunanlar, kötüniyet veya tehlikeli eylem sonucunu doğuracak her türlü işlemden özenle kaçınmak, bunların oluşumunun engellenmesi için her türlü tedbiri almak ve istenmeyen durumları en kısa sürede gidermek zorundadır. Bu Kanuna göre faaliyette bulunanlar; a) Ticarî ve teknik mevzuata uygun davranmak, b) Çevreye zarar vermemek için gerekli tedbirleri almak, c) Kamunun can, mal ve çevre güvenliği ile kendi tesis ve faaliyetlerini önemli ölçüde tehdit eden veya olumsuz etkileyen bir durum oluştuğunda, kamu yetkililerini ve bundan etkilenme ihtimali bulunan ilgilileri haberdar etmek, tehdidin niteliği ve niceliği ile bunu önlemek üzere alınmakta olan tedbirleri Kuruma bildirmek, … d) Faaliyetleri esnasında üçüncü kişilere veya çevreye verilecek zarar veya ziyanları tazmin etmek, … h) Dolum tesislerinde ve otogaz istasyonlarında sorumlu müdür bulundurmak, … ile yükümlüdür.”; “Üretim ve dağıtım” başlık 5. maddesinde, “a) Dağıtıcılar otogaz LPG faaliyeti yaparken; … 2) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarından gerekli ruhsat, izin ve belgeleri almamış olan istasyonlara LPG ikmali yapmamak, … 5) Otogaz istasyonlarını gözlemlemek ve otogaz istasyonlarının teknik düzenlemelere ve bakımlarına ilişkin bilgileri içeren sonuç raporlarını yıllık bazda Kuruma bildirmek, … b) Dağıtıcılar dökme LPG faaliyeti yaparken; 1) Sadece sözleşme yaptıkları kullanıcılara dökme LPG ikmali yapmak, … 7) Kullanıcıların arıza, kontrol ve bakım taleplerini zamanında yerine getirmek üzere gerekli tedbirleri almak, … ile yükümlüdür.”; “Bilgilerin toplanması, kayıt düzeni, denetim ve tebligat” başlıklı 12. maddesinde, “…Kurum, piyasa faaliyetlerini kendi personeli ile veya kamu kurum ve kuruluşları ile özel denetim kuruluşlarından hizmet alımı yoluyla denetime tâbi tutar. Kurum, idarî ve teknolojik yöntemler ile denetim sistemini kurar.” kurallarına yer verilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Şehirlerarası özel otobüs terminali işletmesi ve akaryakıt istasyonları” başlıklı 80. maddesinde, “Belediye sınırları ve mücavir alanları içinde, kara yolu ile yolcu taşıma hakkına sahip gerçek ve tüzel kişilerin şehirlerarası otobüs terminali kurmalarına ve işletmeleri ile her türlü akaryakıt ile sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) istasyonlarına nazım imar ve uygulama imar plânına uygun olmak kaydıyla belediye tarafından izin verilebilir. Akaryakıt istasyonlarına izin verilmesi için nazım imar plânında akaryakıt istasyonu olarak gösterilmesi şarttır. Bu istasyonlara çalışma ruhsatı büyükşehirlerde büyükşehir belediyesi tarafından verilir.” kuralına yer verilmiştir.
132 sayılı Türk Standartları Enstitüsü Kuruluş Kanunu’nun (Mülga) “Kuruluş ve gaye” başlıklı 1. maddesinde, ” Her türlü madde ve mamulleri ile usul ve hizmet standartlarını yapmak gayesiyle “Türk Standartları Enstitüsü” kurulmuştur. … Yalnız Türk Standartları Enstitüsü tarafından kabul edilen standartlar “Türk Standardı” adını alır. Bu Standartlar ihtiyari olup; standardın ilgili olduğu Bakanlığın onayı ile mecburi kılınabilir. Bir standardın mecburi kılınabilmesi için “Türk Standardı” olması şarttır. Mecburi kılınan standartlar Resmî Gazetede yayımlanır.” kuralına yer verilmiş, söz konusu Kanun’un 02/07/2018 tarih ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılmasını müteakiben 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin “Türk Standardları Enstitüsü”ne ilişkin düzenlemelere yer verilen Otuzdokuzuncu Bölümünde yer alan “Kuruluş” başlıklı 550. maddesinde, “… Yalnız Türk Standardları Enstitüsü tarafından kabul edilen standardlar Türk Standardı adını alır. … Bu standardlar ihtiyari olup; standardın ilgili olduğu Bakanlığın teklifi ve Sanayi ve Teknoloji Bakanının onayı ile mecburi kılınabilir. Bir standardın mecburi kılınabilmesi için Türk Standardı olması şarttır. Mecburi kılınan standardlar Resmî Gazete’de yayımlanır.” kuralı yer almıştır.
16/09/2005 tarih ve 25938 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin “Lisans başvurusu” başlıklı 7. maddesinin uyuşmazlık konusu olayın yaşandığı istasyona lisans verildiği tarihte yürürlükte olan hâlinde “Lisans başvurularında, yukarıda sayılanlara ek olarak lisans türlerine göre aşağıdaki şart ve nitelikler aranır: … b) LPG Otogaz Bayilik Lisansı için; dağıtıcılarla yapılmış bayilik sözleşmesi ve 14/7/2005 tarihli ve 2005/9207 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan “İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik” hükümlerine göre verilmiş İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatının bulunması zorunludur.”; “Standartlar” başlıklı 38. maddesinde, “Piyasa faaliyetlerinin gerçekleştirildiği tüm tesislerin tasarım, yapım ve montajı, test ve kontrolü, işletmeye alma ve işletilmesi, bakımı, onarımı ve tesislerde asgarî emniyetin sağlanması ile ilgili olarak; öncelikle TS, EN standartlarına bu standartların mevcut olmaması hâlinde ise TSE tarafından kabul gören uluslararası standartlara uyulması zorunludur.” kurallarına yer verilmiştir.
10/05/2006 tarih ve 26164 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasasında Yapılacak Denetimler İle Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Denetim” başlıklı 4. maddesinde, “Denetim; LPG piyasasında faaliyette bulunan gerçek veya tüzel kişilerin piyasaya ilişkin faaliyetlerinin ve hesaplarının ilgili mevzuat hükümlerine uygunluğunun incelenmesi ve bu kişilerce piyasaya arz edilen LPG’nin teknik düzenlemelere uygunluğunun araştırılması; hata, aykırılık, usulsüzlük ve suiistimallerin tespit edilmesi halinde ilgili kanunlarda öngörülen gerekli yaptırımların uygulanması suretiyle yapılan çalışmalardır.”; “Denetimlerin yürütülmesi” başlıklı 5. maddesinde, “Kurum, piyasa faaliyetlerini kendi personeli veya kamu kurum ve kuruluşları ile özel denetim kuruluşlarından hizmet alımı yoluyla denetime tâbi tutar.” kuralı yer almıştır.
10/08/2005 tarih ve 25902 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik’in “İşyerlerinde aranacak genel şartlar” başlıklı 5. maddesinde, “İşyeri açma ve çalışma ruhsatı verilen işyerleri aşağıda belirtilen şartları taşımak zorundadır: a) İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili olarak mevzuatta öngörülen tedbirlerin alınmış olması, … c) Özel yapı şeklini gerektiren sinema, tiyatro, düğün salonu, otel, hamam, sauna; ekmek fırını ile akaryakıt, sıvılaştırılmış petrol gazı, sıvılaştırılmış doğal gaz ve sıkıştırılmış doğal gaz istasyonu için yapı kullanma izin belgesinin alınmış olması, … Yetkili idareler, işyeri açma ve çalışma ruhsatının verilmesinden sonra yapacakları denetimlerde bu hususların yerine getirilip getirilmediğini kontrol eder.”; “Tesislerde yapılacak değişiklik ve ilave” başlıklı 27. maddesinde, “Gayrisıhhî müesseselerde yetkili idarenin izni olmadan kirlilik yükünü artıracak herhangi bir değişiklik ve ilâve yapılamaz.”; “Ruhsat değişikliği gerektiren haller” başlıklı 28. maddesinde, “Gayrisıhhî müesseselerde işletmenin faaliyet alanının değişmesi durumunda yeniden ruhsat alınması zorunludur. …Gayrisıhhî müesseselerin yeniden sınıflandırılması veya tesiste yapılan bir değişiklik neticesinde bir alt sınıfa geçen tesislerin yeniden ruhsat alması gerekmez. Ancak gayrisıhhî müesseselerin yeniden sınıflandırılmasında yapılan değişiklik neticesinde üst sınıfa geçmiş olan tesislerin bir yıl içinde yeni sınıfa göre açılma ruhsatı alması zorunludur.” kurallarına yer verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu olayın yaşandığı tarihte yürürlükte olan ve 07/01/2006 tarih ve 26046 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasası Sorumlu Müdür Yönetmeliği’nin “Tanımlar” başlıklı 4. maddesinde, “…Teknik düzenleme: LPG’nin niteliği ile LPG faaliyetlerinde kullanılan mekân, aksam ve hareketlerin tanımlanmasında TSE standartları ve ilgili mevzuatla getirilen düzenlemeleri, ifade eder.”; “Sorumlu müdür çalıştırma zorunluluğu” başlıklı 5. maddesinde, “Dolum tesisi ve otogaz istasyonunda sorumlu müdür çalıştırılması zorunludur.” ; “Sorumlu müdürlerin yükümlülükleri” başlıklı 7. Maddesinde, “Madde 7 — Sorumlu müdürler; a) Dolum tesisi veya otogaz istasyonunun ilgili mevzuata uygun olarak emniyetli ve hizmet sürekliliğini aksatmayacak şekilde çalışmasını sağlamak, … g) Kötüniyet veya tehlikeli eylem sonucunu doğuracak her türlü eylem ve işlemden özenle kaçınmak, bunların oluşumunun engellenmesi için her türlü tedbiri almak, … h) Dolum tesisi veya otogaz istasyonunda bulunan makine ve teçhizatın bakımlarının, kalibrasyon işlemlerinin, katodik ve elektrik koruma testlerinin düzenli aralıklar ile zamanında ve doğru olarak yaptırılmasını sağlamak, … ile yükümlüdür.” kurallarına yer verilmiştir.
Uyuşmazlık konusu olayın yaşandığı istasyona lisansın verildiği tarihte yürürlükte olan ve 10/01/2009 tarih ve 27106 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılan “Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) İle Çalışan Motorlu Taşıtlar İçin İkmal İstasyonlarının Kuruluş, Denetim, Emniyet ve Ruhsatlandırılma İşlemlerine İlişkin Yönetmelik”in “Açılma Ruhsatı” başlıklı 13. maddesinde, “Tesis İzni verilmiş LPG ikmal istasyonları, Açılma Ruhsatı alabilmek için, aşağıda belirtilen bilgi ve belgelerle birlikte yetkili makama başvururlar. Açılma Ruhsatı için istenilen bilgi ve belgeler; … e) TS 11939 standardına göre TSE Hizmet Yeterlilik Belgesi (Türk Standardları Enstitüsünden alınacaktır),…” kuralı yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idarî eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hâllerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve aslî nedenini oluşturmaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun bilirkişi incelemesine ilişkin düzenlemelerine göre genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkesin bilmesi gereken konularla, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgi ile çözümlendirilecek konular dışında kalan ve çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunlu olup bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesi hâlinde, bilirkişilerce hazırlanan raporların, olayın özel veya teknik bilgi gerektiren yönlerini hiçbir tereddüde yer vermeyecek şekilde aydınlatan bilimsel esaslara dayalı gerekçeleri içermesi gerektiği; bu nitelikte olmayan bilirkişi raporlarının hükme esas alınamayacağı, mahkemenin böyle bir durumda yeni bir bilirkişi heyeti oluşturabileceği ve hükme esas alınabilecek rapor elde edinceye kadar bilirkişi incelemesine devam edebileceği; kural olarak bilirkişi raporunun hâkimi bağlamayacağı ve hâkimin raporu serbestçe takdir edeceği açıktır.
Bilirkişi heyeti, mahkeme tarafından kendisine yöneltilen sorulara cevap oluşturacak nitelikte ve görüşüne başvurulan hususu tam olarak açıklayıcı mahiyette bir rapor vermelidir. Somut duruma uygun olmayan ya da somut durum karşısında yetersiz kalan beyanlar, bilirkişi raporu olarak kabul edilmemelidir (ATALAY Oğuz, Pekcanıtez Usûl Medeni Usûl Hukuku, 15. Bası, İstanbul, 2017, s.1940-1941).
Bilirkişi olarak seçilen kişi veya kişilerin, görüşüne başvurulan alanda uzman olması gerekir. Seçilen bilirkişilerin dava konusu bakımından uygun uzmanlık alanından seçilmesi zorunludur (ATALAY Oğuz, Pekcanıtez Usûl Medeni Usûl Hukuku, 15. Bası, İstanbul, 2017, s.1933).
Dosyanın incelenmesinden, Şanlıurfa İli, Karaköprü İlçesi, … Caddesi, No:…adresinde faaliyet gösteren akaryakıt ve LPG istasyonunun alt kısmında bulunan ve davacı tarafından depo olarak kullanılan işyerinde, istasyonun LPG tankından sızan gazın birikmesi neticesinde 27/06/2011 tarihinde patlama meydana geldiği, davacı tarafından, söz konusu patlamanın davalı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile davalı idarelerin Şanlıurfa ilindeki yetkili birimlerince gerekli denetimin yapılmaması nedeniyle meydana geldiği iddiasıyla olay nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen 1.350.000,00-TL tutarındaki maddi zararın tazmin edilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı, İdare Mahkemesince 20/09/2017 tarihli ara kararı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Karaköprü Belediye Başkanlığı’nın da hasım mevkine alındığı, Mahkemenin 29/03/2018 tarihli kararı ile bilrkişi incelemesi yaptırılmaksızın karar içeriğinde yer alan değerlendirmeler ile davalı idarelerin kusur oranları belirlenerek davanın kabulüne karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge İdare Mahkemesi’nce mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapordaki kusur oranları dikkate alınarak istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen reddine karar verildiği, ilk derece ve istinaf aşamalarında verilen kararlar neticesinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 67.500,00-TL, Karaköprü Belediye Başkanlığı’nın 135.000,00-TL, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun ise 405.000,00-TL tazminat ödemesine hükmedildiği, tazmin talebinin kalan kısmı yönünden ise davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı davacı ile davalı idarelerden Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Karaköprü Belediye Başkanlığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Patlamanın ve buna bağlı olarak maddî zararın ortaya çıkmasında hangi idarenin ne oranda kusurlu olduğunun bilirkişi raporunda yer alan tespitlere göre belirlendiği ve bu oranlara göre davalı idareler aleyhine tazminata hükmedildiği, davacının müterafik kusurunun bilirkişi raporundaki oran dikkate alınarak belirlendiği, davacı ve davalı idareler tarafından söz konusu kusur oranlarının hatalı belirlendiği iddialarıyla temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmakta olup, raporda yer alan tespitler ile dosya içeriğinde yer alan diğer hususlar dikkate alınarak davacı ile davalı idarelerin temyiz talepleri bakımından ayrı ayrı irdeleme yapılması gerekmektedir.
Karaköprü Belediye Başkanlığı yönünden yapılan incelemede;
Davacının işyerinin de bulunduğu ve patlamanın meydana geldiği istasyon binası Karaköprü Belediyesi sınırları içerisinde bulunmaktadır. Akaryakıt istasyonu için ilk olarak Şanlıurfa Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü’nce …tarih ve … sayılı İkinci Sınıf Gayri Sıhhî Müesseselere Ait Açılma Ruhsatı verilmiş, ruhsatta işin türü akaryakıt satışı olarak belirtilmiştir. Devam eden süreçte istasyon sahibi şirketin başvurusu üzerine işin türü akaryakıt ve LPG satış istasyonu olarak tadil edilmiş ve Karaköprü Belediye Başkanlığı’nca …tarih ve … sayılı İkinci Sınıf Gayri Sıhhî Müesseselere Ait Açılma Ruhsatı düzenlenmiştir. Şirket unvanında değişiklik yapılması üzerine ruhsat tekrar tadil edilmiş ve istasyon için Karaköprü Belediye Başkanlığı’nca …tarih ve … sayılı İkinci Sınıf Gayri Sıhhî Müesseselere Ait Açılma Ruhsatı düzenlenmiş, bu ruhsatta da işin türü akaryakıt ve LPG satış istasyonu olarak belirtilmiştir. Anılan ruhsatlara istinaden istasyon için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nca …tarih ve …sayılı akaryakıt bayilik lisansı ile …tarih ve …sayılı LPG Otogaz bayilik lisansı düzenlenmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi’nce hükme esas alınan 10/12/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda Karaköprü Belediye Başkanlığı yönünden; “Olayın meydana geldiği yerin Karaköprü Belediye Başkanlığı’nın mücavir alanı içinde olduğu, belediye sınırları ve mücavir alan içinde gayrisıhhi müesseselere ruhsat vermek ve denetlemek yetkisinin belediyelere verildiği, bu doğrultuda ruhsat vermeye yetkili idarelerin LPG istasyonlarına ruhsat verirken ruhsatlandırmaya esas mevzuat hükümleriyle birlikte mecburi standart haline gelen TS 12820 ve TS 11939 standartlarını da göz önünde bulundurması gerekmekte olduğu bilinmektedir. 29/09/2003 tarih 25244 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan TS 12820 “Akaryakıt istasyonları- Emniyet kuralları” standardının ;1.4 Çukurlar,zemin seviyesinin altında ve kısmen altında olan çalışma alanları: bölümünde, “Bu standardın yürürlüğe girme tarihinden sonra inşa edilen akaryakıt istasyonlarında bodrum katı bulunmamalı” denilmektedir. Denetlemeyi yapan Karaköprü Belediye Başkanlığı da, işyerine Açılma Ruhsatı vermeden önce, LPG istasyonlarında yapılan işin doğası gereği bodrum katı gibi çukurların ve zemin seviyesinin altında olan boşluk şeklindeki bölümlerin olmaması gerektiği de ortada iken, gerekli denetimi yapmaması ve istasyon yetkililerini uyarmaması nedeniyle Karaköprü Belediye Başkanlığının kusurlu olduğu kanaatindeyiz.” şeklinde değerlendirmeye yer verilmiş, Bölge İdare Mahkemesi’nce de bu değerlendirme doğrultusunda; “Karaköprü Belediye Başkanlığı’nın işyeri açma ruhsatı vermeden önce, LPG istasyonlarında yapılan işin doğası gereği bodrum katı gibi çukurların ve zemin seviyesinin altında olan boşluk şeklindeki bölümlerin olmaması gerektiği ortada iken, gerekli denetimi yapmaması ve istasyon yetkililerini uyarmaması nedeniyle %10 oranında kusurlu olduğu” sonucuna varılarak davalı idare aleyhine tazminata hükmedilmiştir.
Davalı Karaköprü Belediye Başkanlığı tarafından gerek bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde gerek temyiz dilekçesinde, TS 12820 sayılı standardın Resmî Gazete’de yayımından altı ay sonra uygulanmaya başladığı, 29/09/2003 tarihinde yayımlanan standardın 2004 yılı Mart ayından itibaren uygulanacağı, dolayısıyla bu tarihten sonra inşa edilen istasyonlarda standart gereğince bodrum katı bulunmaması gerektiği, patlamanın gerçekleştiği istasyonun inşasının 26/03/2003 tarihinde tamamlandığı ve yapı kullanma izninin alındığı, tamamlanmış ve ruhsat verilmiş bir yapı için daha sonra getirilen düzenlemenin uygulanamayacağı, standart mevcut değilken mevzuata uygun şekilde inşa edilerek tamamlanan bodrum katı nedeniyle idarelerine kusur atfedilemeyeceği ileri sürülmüştür.
Karaköprü Belediye Başkanlığı’nın patlamanın meydana gelmesinde kusurlu olduğuna ilişkin olarak bilirkişi raporunda yer alan tespit, işyeri için ruhsat verilmeden önce TS 12820 sayılı akaryakıt istasyonları emniyet standardında yer alan istasyonlarda bodrum kat bulunmamasına ilişkin kurala yönelik gerekli denetimlerin yapılmayarak, standarda aykırı bir işyeri için ruhsat verildiği şeklindeki değerlendirmeden kaynaklanmakta olup, akaryakıt ve LPG istasyonlarına ilişkin mecburî standartlar ile özel yapı şeklini gerektiren söz konusu iş yerleri için ruhsat almadan önce anılan standartların ne şekilde dikkate alınacağının ortaya konulması gerekmektedir.
29/09/2003 tarih ve 25244 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mecburî Standard Tebliği (Tebliğ No: ÖSG-2003/90)
‘nin 2. maddesinde, “Türk Standardları Enstitüsü tarafından hazırlanan ekli, TS 12820 “Akaryakıt istasyonları-Emniyet kuralları” standardı Resmi Gazete’de yayımı tarihinden itibaren 6 (altı) ay sonra mecburi olarak uygulanacaktır.”; 3. maddesinde ise, “Ekli Standard konusunda iştigal edenlerin bu Tebliğ hükümlerine uymaları zorunludur.” kuralına yer verilmiş, tebliğ eki
TS 12820 “Akaryakıt istasyonları-Emniyet kuralları” standardı
nın “Çukurlar, zemin seviyesinin altında ve kısmen altında olan çalışma alanları”na ilişkin 1.4. maddesinde, “Bu standardın yürürlüğe girme tarihinden sonra inşa edilen akaryakıt istasyonlarında bodrum katı bulunmamalı, standardın yürürlüğe girme tarihinden önce inşa edilmiş istasyonlarda ise bodrum kat girişi ve bodrum katın herhangi bir açıklığı havalandırma borusu çıkış ucu, doldurma ağzı, tank ve dispenserlerle aksi cephede (girişi arkadan) olmalı, girişte eşik ve eşikten sonra dışarıya doğru bir meyil olmalıdır.
” kuralına yer verilmiştir.
09/03/2001 tarih ve 24337 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mecburî Standard Tebliği (Tebliğ No: ÖSG-2001/13-14)
‘nin 1. maddesinde ise, “07/02/1996 tarihli ve 22547 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 96/14-15 sayılı Tebliğ ile mecburî uygulamaya konulan, 30/05/1998 tarihli ve 23357 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 98/16-17 sayılı Bakanlığımız Tebliği ile revize edilen TS 11939 “Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) – İkmal İstasyonu – Karayolu Taşıtları İçin- Emniyet Kuralları” standartı, Türk Standartları Enstitüsünce aşağıdaki şekilde yeniden revize edilmiş olup, bu standart metni Resmi Gazete’de yayımı tarihinden itibaren 1 ay sonra imalat ve satış safhalarında mecburi olarak uygulanacak ve bu tarihten sonra eski metin uygulamadan kaldırılacaktır.”; 2. maddesinde ise, “Adı geçen standart kapsamına giren malı üreten ve satanların standart hükümlerine uymaları gerekmektedir.” kuralına yer verilmiş, tebliğ eki
TS 11939 “Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) – İkmal İstasyonu – Karayolu Taşıtları İçin- Emniyet Kuralları” standardı
nın 2.2.1 maddesinde, “Tank sahasında ve dispenserin 5 metreden daha yakınında herhangi bir kanal ve/veya kanalizasyon girişi ve benzeri çukurlar bulunmamalıdır.” kuralına yer verilmiştir.
TS 12820 ve 11939 sayılı standartlar ile bu standartların yayımına ilişkin Tebliğ hükümleri incelendiğinde, “Akaryakıt istasyonları-Emniyet kuralları”na ilişkin standardın yayım tarihinden itibaren altı ay sonra uygulanmaya başlayacağı ve mecburî standart olduğu, standart yürürlüğe girdikten sonra inşa edilecek akaryakıt istasyonlarında bodrum katı bulunmasının yasaklandığı, standart yürürlüğe girmeden önce inşa edilmiş olan mevcut istasyonların bodrum katının kullanılabilmesi için ise şartların belirlendiği; “Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) – İkmal İstasyonu – Karayolu Taşıtları İçin- Emniyet Kuralları”na ilişkin standardın ise olayın meydana geldiği istasyonda LPG faaliyetinin yürütülmesine yönelik ruhsatın verildiği tarihte yürürlükte olduğu ve LPG istasyonlarında alınacak güvenlik önlemlerine ilişkin düzenlemeleri içerdiği anlaşılmaktadır.
Aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca, gayrisıhhî müesseselere işyeri açma ruhsatı verilmeden önce ilgili makamlarca faaliyet konusuna ilişkin mecburî standartların göz önünde bulundurulması gerekmekte olup, ruhsatta yapılacak tadilat ve faaliyet konusu değişiklikleri açısından da aynı durumun geçerli olduğu açıktır.
Patlamanın yaşandığı yapıya ilişkin olarak akaryakıt istasyonu ruhsatının verildiği 24/03/2003 tarihinde TS 12820 sayılı standardın henüz yürürlükte bulunmadığı, akaryakıt satışına ilave olarak LPG satış istasyonu için ruhsatın verildiği 15/09/2005 tarihinde ise TS 11939 sayılı standardın yürürlükte olduğu anlaşılmakta olup, davalı Belediye tarafından ruhsat verilmeden önce hangi standart hükümlerinin uygulanması gerektiğinin ve buna bağlı olarak standart hükümlerine aykırı şekilde ruhsat verilip verilmediğinin belirlenmesinde söz konusu ruhsatların verildiği tarihlerin dikkate alınması gerekmektedir.
Bölge İdare Mahkemesi kararına esas alınan bilirkişi raporunda ise, olayın meydana geldiği istasyona ilişkin olarak yalnızca TS 12820 sayılı standardın istasyonlarda bodrum katı bulunmaması gerektiğine ilişkin kural yönünden değerlendirme yapıldığı, oysa ruhsata konu yapının TS 12820 sayılı standart yürürlüğe girmeden önce tamamlandığı ve yapı kullanma izni verildiği, akaryakıt istasyonu olarak verilen ilk ruhsatın da standart yürürlüğe girmeden önce düzenlendiği, belirtilen nedenlerle söz konusu standardın bodrum katını yasaklayan hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı şeklindeki itirazın mevcut olduğu, raporun ise bu hususa yönelik herhangi bir değerlendirmeyi içermediği, patlamanın LPG sızıntısından kaynaklandığı ve istasyon için LPG satışı amaçlı ruhsat düzenlendiği dikkate alınarak, LPG satışı için işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlendiği tarihte yürürlükte olan TS 11939 sayılı standart yönünden aykırılık bulunup bulunmadığına ilişkin bir değerlendirme yapılması suretiyle LPG satışı için gerekli standartları sağlamayan ve buna bağlı olarak ruhsat düzenlenemeyecek bir yer için ruhsat verilip verilmediği hususu ortaya konulduktan sonra davalı Belediye’nin olayın meydana gelmesinde kusuru olup olmadığının belirlenmesi gerekirken bu yönde bir değerlendirme de yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, bilirkişi raporunun bu kısmının hükme esas alınabilecek yeterlikte olmadığı anlaşıldığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının Karaköprü Belediyesine ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yönünden yapılan incelemede;
Davaya konu olay, davacının kiraladığı deponun üst katında bulunan akaryakıt ve LPG satış istasyonundan sızan LPG’nin deponun arka kısmında birikmesi sonucu meydana gelmiştir. İstasyon için Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından akaryakıt ve LPG bayilik lisansı düzenlenmiştir. Dosya muhteviyatından, istasyonun noter sözleşmesine dayalı olarak lisans sahibi tarafından üçüncü bir kişiye kiralandığı ve olay tarihinde kiracı tarafından işletildiği anlaşılmaktadır. Davacı, patlamanın Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile ilgili birimleri tarafından istasyon sahiplerinin mevzuattaki yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği hususunda gerekli denetimlerin yapılmaması ve buna bağlı olarak istasyondaki aykırılıkların tespit edilmemesi nedeniyle meydana geldiğini ileri sürmekte, bu nedenle ortaya çıkan zararın tazminini talep etmektedir.
Petrol ve sıvılaştırılmış petrol gazları piyasası faaliyetlerinin denetimi 5015 ve 5307 sayılı Kanunlar ile ilgili yönetmelik hükümleri gereğince davalı Kurum’un kendi personeli veya davalı Kurum ile diğer kurumlar arasında yapılan işbirliği protokolü kapsamında Kurum denetçisi sıfatıyla diğer kamu kurum ve kuruluşları personeli tarafından yerine getirilmektedir. LPG piyasasına yönelik olarak yapılan denetimlerde piyasaya ilişkin faaliyetler ile hesapların ilgili mevzuat hükümlerine uygunluğu incelenmekte, ayrıca piyasaya arz edilen LPG’nin teknik düzenlemelere uygunluğu araştırılmaktadır. Bu denetimler kapsamında mevzuata aykırı durumların tespiti hâlinde, mühürleme gibi idarî tedbirler uygulanabilmekte, fiilin ağırlığı ve niteliği dikkate alınarak idarî para cezası verilebilmektedir.
Bölge İdare Mahkemesi’nce hükme esas alınan 10/12/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yönünden; “EPDK’nın Şanlıurfa ilinde denetimler için bir program yapmadığı, Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü’nün de program olmayınca bir denetim yapmadığı anlaşılmaktadır. Şanlıurfa Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğünün Diyarbakır Karayolu Üzeri, … Caddesi, No: …adresinde faaliyet gösteren … Petrol İnş. San. Tic. Ltd. Şti. adlı akaryakıt istasyonundaki son denetimini 22/06/2011 tarihinde yaptığı, bu denetimde de yapılanın akaryakıt istasyonunda bulunan iki adet LPG ve akaryakıt sayacının Asmay Yönetmeliği’ne uygun olup olmadığının belirlenmesi olduğu, imzalanan denetleme raporunda akaryakıt istasyonunun yetkilisi olarak … Petrol İnş. San. Tic. Ltd. Şti. görülmekte iken petrol istasyonunda …Petrol’ün adı ve reklamları olmasına rağmen bu konunun sorulmadığı ve irdelenmediği, aynı işyerinde kazadan sonra Şanlıurfa Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğünce 28/06/2011 tarihinde yapılan inceleme ve soruşturmanın sonunda rapor düzenlendiği, rapora göre 1) Müessese sahibinin … Petrol İnş. San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, 2) İşyerinin 19/03/2005 tarihinde EPDK’dan aldığı belgeye göre 12 yıllık lisansı olduğu, 3) İl Müdürlüğü elemanlarınca 22/06/2011 tarihinde sayaçların periyodik muayenelerinin yapıldığı, 4) İşletmenin 2-3 yıldır …Petrol olarak adlandırılan bir firma tarafından çalıştırıldığı, 5) … Petrol ile ilgili Ticaret Sicil Memurluğunda yapılan bir inceleme sonucunda herhangi bir kayda rastlanmadığı, 6) Bütün resmi işlemlerin … Petrol İnş. San. Tic. Ltd. Şti. adına yapıldığının görüldüğü hususlarının belirtildiği, rapordan anlaşılacağı üzere Şanlıurfa Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü’nün kazadan sonra protokol gereği yapması gerekeni yaparak akaryakıt istasyonu hakkındaki gerçek bilgileri tespit ettiği, denetlemelerde gereken soruları sorarak, yetki belgesi, lisansı yok mu öğrenerek gerekiyorsa hızlı bir şekilde karar alarak protokol gereği istasyonu geçici olarak mühürleyerek bu olayın gerçekleşmesinin önlenebileceği, açıklanan nedenlerle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun taşra teşkilatı bulunmaması nedeniyle denetim vb. Konularda protokol imzaladığı Sanayi ve Ticaret Bakanlığının (İldeki temsilcisi olan Şanlıurfa Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü aracılığı ile) denetimlerinde eksikliklerin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun %30, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın %5 oranında kusurlu olduğu” şeklinde değerlendirmeye yer verilmiş, Bölge İdare Mahkemesi’nce de bu değerlendirme doğrultusunda; “Şanlıurfa Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğünün akaryakıt istasyonundaki son denetimini 22/06/2011 tarihinde yaptığı, bu denetimde de yapılanın iki adet LPG ve akaryakıt sayacının Yönetmeliğe uygun olup olmadığının belirlenmesi olduğu, imzalanan denetleme raporunda akaryakıt istasyonunun yetkilisi olarak … Petrol İnş. San. Tic. Ltd. Şti. görülmekte iken istasyonda … Petrol’ün adı ve reklamları olmasına rağmen bu konunun sorulmadığı ve irdelenmediği, aynı işyerinde kazadan sonra Şanlıurfa Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğünce 28/06/2011 tarihinde yapılan İnceleme ve Soruşturma sonucunda rapor düzenlendiği, Şanlıurfa Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü’nün kazadan sonra protokol gereği yapması gerekeni yaparak istasyon hakkındaki gerçek bilgileri tespit ettiği, gerekli denetlemeler yapılmadığından eksikliklerin tespit edilememesi nedeniyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun %30, bu kurumun taşra teşkilatı bulunmaması nedeniyle denetim ve benzeri konularda protokol imzaladığı Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın %5 oranında kusurlu olduğu” sonucuna varılarak davalı idareler aleyhine tazminata hükmedilmiştir.
Davalı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından gerek bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde gerek temyiz dilekçesinde, akaryakıt istasyonundaki sayaçların denetiminin iki yılda bir ölçü ve ayar hizmetinde görevlendirilen personel tarafından yapıldığı, görevlendirilen personelin sadece ölçü aletlerinin muayenesi ve damgalanması ile yetkili olduğu, ölçü aletlerine yönelik periyodik olarak gerçekleştirilen muayene işleminin EPDK mevzuatı kapsamında yapılan bir denetim faaliyeti olarak değerlendirilemeyeceği, söz konusu denetimlerin EPDK denetçi kimliği verilmiş ve bu konuda eğitim almış kişilerce gerçekleştirildiği, patlama öncesinde gaz sızıntısı olduğu anlaşılmasına rağmen idareleri nezdinde herhangi bir şikâyet ve ihbarda bulunulmaması nedeniyle denetim yapılmasının beklenemeyeceği, belirtilen nedenlerle idarelerine kusur atfedilemeyeceği ileri sürülmüş, davalı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından bilirkişi raporuna karşı sunulan itiraz dilekçesinde ise; lisans sahiplerinin istasyonlarda tehlikeli eylem sonucu doğuracak her türlü işlemden özenle kaçınmak ve bunların oluşumunun engellenmesini sağlamak ile görevli olduğu, istasyonlardaki uygunsuzlukların denetiminin dağıtıcılar aracılığıyla da yapılabileceği, LPG piyasası mevzuatı ve piyasa işleyişi dikkate alınmadan idarelerine kusur atfedildiği ileri sürülmüştür.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile, esas itibarıyla, olayın gerçekleştiği tarihten önce yapılan 22/06/2011 tarihli incelemede eksikliklerin tespit edilmediği, 28/06/2011 tarihinde gerçek durumun tespit edildiği, bu bakımdan 22/06/2011 tarihli denetimde eksiklerin tespit edilememesi nedeniyle davalı idarelere kusur atfedildiği, Bölge İdare Mahkemesi’nce de bu görüş benimsenerek karar verildiği görülmekte olup, öncelikle denetim olarak değerlendirilen söz konusu incelemelerin niteliğinin ortaya konulması gerekmektedir.
22/06/2011 tarihli tutanağın incelenmesinden, olayın meydana geldiği istasyondaki LPG ve akaryakıt sayacının ölçü ve ayar memuru tarafından LPG, Ölçek, Sayaç ve Pompalarından Ölçüler Tüzüğü ile Akaryakıt Ölçek ve Sayaçları Muayene ve Ayar Yönetmeliği uyarınca kontrol edildiği, EPDK denetçisi sıfatıyla ve EPDK mevzuatı yönünden bir incelemenin yapılmadığı, dolayısıyla söz konusu incelemenin EPDK mevzuatı yönünden gerçekleştirilen bir denetim olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, Şanlıurfa Sanayi ve Ticaret İl Müdürü ile Müdür Yardımcısı tarafından imzalanan 28/06/2011 tarihli raporda ise olay sonrasında yapılan incelemeler sonucunda istasyonla ilgili olarak tespit edilen bilgilere yer verildiği anlaşılmaktadır.
Her ne kadar bilirkişilerce 22/06/2011 tarihli sayaç incelemesi denetim kabul edilerek davalı idarelerin denetimde eksiklikleri tespit etmediği gerekçesiyle olayda kusurlarının bulunduğu sonucuna varılarak rapor düzenlenmiş ve Bölge İdare Mahkemesi’nce söz konusu rapor esas alınarak gerekli denetimlerin yapılmadığı ve eksikliklerin tespit edilmediğinden bahisle davalı idareler aleyhine tazminata hükmedilmiş ise de; davalı idarelerin tazmin sorumluluğundan söz edilebilmesi için denetim görevinin yerine getirilmemesinden kaynaklı hizmet kusuru ile varsa bu kusurun olay ile illiyet bağının bulunması ve bu durumun gerekçeleriyle birlikte ortaya konulması gerekmekte olup davalı idarelerin istasyonun denetimiyle ilgili olarak mevzuatta yer alan yükümlülüklerinden hangilerini ne şekilde yerine getirmediği ve bu durumun olayın meydana gelmesine nasıl etkide bulunduğuna ilişkin herhangi bir değerlendirmeye yer verilmeksizin yalnızca 22/06/2011 tarihli sayaç kontrolünü esas alarak düzenlenen bilirkişi raporunun bu yönüyle de hükme esas alınabilecek yeterlikte olmadığı anlaşıldığından, söz konusu rapor esas alınarak Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı aleyhine tazminata hükmedilmesine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında da hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Diğer kusur oranları yönünden yapılan inceleme;
Bölge İdare Mahkemesi’nce hükme esas alınan 10/12/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda davacı yönünden müterafik kusur incelemesi yapılarak “petrol istasyonunda meydana gelen patlama öncesinde, davacının kullanmakta olduğu depoda gaz kokusu olduğuna yönelik şikayetleri üzerine, 21/06/2011 tarihinde, davacının işyerinde gaz sızıntısı kontrolünün yapıldığı, istasyona gaz dağıtımı yapan dağıtım şirketi personeli tarafından köpüklü su ile (basınç metodu uygulamadan, basit bir metotla, uzman olmayan kişilerce) yapılan kontrolde gaz sızıntısına rastlanmadığının tutanak altına alındığı, davacının işveren sıfatıyla işyerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçilerde iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlü olduğu, basit bir metotla, uzman olmayan kişilerce tank ve çevresinde yapılan kontrolle yetinmemeli, gaz kokusunun devam ettiği deposu için etkin önlemler almalı, deposunun LPG istasyonunun bodrum katı olduğu, deponun LPG tankının altında olduğu, böyle bir yerleşim nedeniyle meydana gelebilecek gaz kaçaklarından dolayı tehlikeleri dikkate almalı, bu alanda havadan ağır olan LPG gazının patlama şartlarını oluşturmadan önce haber verecek bir gaz algılama dedektörünün bulunmasını sağlamalı, bir LPG istasyonunun bodrum katında işyeri kurması nedeniyle işyerinde meydana gelebilecek tehlikeleri tahmin etmeli, gerekirse koku kaynağı bulununcaya kadar çalışmayı durdurmalı, ilgilileri alarma geçirmeli, çalışanlarının can güvenliği için elinden geleni yapmalı idi. Yukardaki açıklamalardan dolayı davacının %5 oranında kusurlu olduğu kanaatindeyiz.” şeklinde değerlendirmeye yer verilmiş, Bölge İdare Mahkemesi’nce de bu değerlendirme doğrultusunda, “davacının %5 oranında kusurlu olduğu” sonucuna varılmış, ayrıca bilirkişi raporunda istasyonun lisans sahibi şirket ile fiilen işleten şirketin ve dağıtıcı şirketin olayda toplam %50 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, patlamadan sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişlerince hazırlanan Ön İnceleme Raporunda, “Sızan LPG’nin en alçak seviyedeki kot kısmında yer alan boş hacimde biriktiği, bu hususun iş müfettişleri tarafından yapılan son iki teftişte tespit edildiği ve önlem alınması için tebligatta bulunulduğu” şeklinde tespite yer verilmiş olup, söz konusu tebligatın hangi işverene yapıldığı hususunda herhangi bir araştırma yapılmadığı gibi bu hususa bilirkişi raporunda da yer verilmediği görülmektedir.
Davacı tarafından, aynı olay nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle istasyonun lisans sahibi, istasyonu fiilen işleten şirket ve yetkilisi, akaryakıt ve LPG dağıtım şirketleri ile istasyonun sigorta poliçesini düzenleyen sigorta şirketine karşı …Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E: … sayılı dosyasına kayıtlı bir dava daha açılmış olup, Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 23/02/2017 tarihli bilirkişi raporunda, davalı … Petrol İnş. San. Tic. Ltd. Şti. (lisans sahibi)’nin %40, …Gıda İnş. Nak. Tem. San ve Tic. Ltd. Şti.’nin (lisans sahibinden kiralayan) %40, … A.Ş.’nin (LPG dağıtım firması) %10, davacının ise %10 oranında müterafik kusurunun bulunduğu, olayda başka kişi veya kuruluşlara atfı kabil kusur oranının mevcut olmadığı yönünde değerlendirme yapılmış, … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile de oluşan zararın söz konusu rapordaki kusur oranları doğrultusunda davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, patlamanın meydana gelmesinde davalı idarelerin kusur oranlarının belirlenmesine dair bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirmeler içermesi sebebiyle hükme esas alınabilecek nitelik ve yeterlikte olmadığı, olayın meydana gelmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunup bulunmadığının ve varsa olayla aralarında nedensellik bağının kurularak kusur oranlarının tespit edilebilmesi amacıyla; Karaköprü Belediye Başkanlığı yönünden işyerine ait mimarî proje, varsa istasyonun vaziyet planı, yapı ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesinin dosyaya ibrazının sağlanarak öncelikle yapının hangi tarihte tamamlandığının ve TS 12820 sayılı standardın bodrum katını yasaklayan hükümleri kapsamında olup olmadığının ortaya konulması, LPG tankı ile davacının kullanımında olan deponun konumları tespit edilerek işyerine LPG satış istasyonu ruhsatı verilmeden önce TS 11939 standardında yer alan kurallara uygunluk yönünden inceleme yapılıp yapılmadığının, işyerinin bu standartta öngörülen şartları sağlayıp sağlamadığının ve bu standarda uygun olarak ruhsat verilip verilmediği belirlenerek Karaköprü Belediye Başkanlığı’nın olayda kusuru bulunup bulunmadığının ve varsa kusur oranının ne olduğunun ortaya konulması (deponun arka kısmında bulunan alanda sonradan yapıldığı belirtilen genişletme yönünden de davalı idarenin kusuru bulunup bulunmadığının ve varsa kusur oranının ne olduğunun irdelenmesi suretiyle); Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yönünden; istasyonda gaz sızıntısı olduğuna yönelik söz konusu idarelere herhangi bir ihbarın ulaşıp ulaşmadığı araştırılarak bu hususun ortaya konulması, dosya muhteviyatında yer alan bilgiler doğrultusunda, istasyonda mevzuata aykırı durumların olup olmadığının tespit edilmesi hususunda anılan idarelere 5307 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Piyasasında Yapılacak Denetimler ile Ön Araştırma ve Soruşturmalarda Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’le verilen görev ve yetkilerden hangilerinin ne şekilde yerine getirilmediği somut bir şekilde belirlenerek olayın meydana gelmesinde bu görev ve yetkilerin yerine getirilmemesinden kaynaklı olarak nedensellik bağı kurulabilen kusurlarının bulunup bulunmadığının ve varsa kusur oranlarının ne olduğunun ortaya konulması, ayrıca iş müfettişleri tarafından düzenlenen raporlarda konuyla ilgili olarak önlem alınması amacıyla yapıldığı belirtilen tebligatın kime yapıldığının da açıklığa kavuşturulması ve yeniden düzenlenecek bilirkişi raporunda kusur oranları belirlenirken söz konusu husus ile adlî yargı mercilerince alınan raporda davacı yönünden belirlenen müterafik kusur oranıda dikkate alınmak suretiyle sonuca ulaşılması gerekmektedir.
Belirtilen açıklamalar doğrultusunda, davalı idarelerin, davacının ve dava dışı kişilerin olayın meydana gelmesinde sorumluluğu bulunup bulunmadığının ve varsa kusur oranlarının ne olduğunun tespiti bakımından; iş güvenliği uzmanı, patlama uzmanı (gaz sıkışmalarına bağlı patlamalar konusunda), yangın uzmanı, makine mühendisi ve inşaat mühendisinden oluşan uzman kişilerin yer alacağı bilirkişi heyeti tarafından yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerekmektedir.
Bu itibarla, hatalı değerlendirmeler sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak ve eksik inceleme yapılarak verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında usûle uygunluk bulunmamaktadır.
Öte yandan, yeniden yapılacak yargılama sonucunda davacıya tazminat ödenmesine karar verilmesi hâlinde, davacı tarafından adlî yargı merciince hükmedilen tazminat tutarının davacıya ödenip ödenmediği dikkate alınarak icra aşamasında tahsilde tekerrüre mahal verilmemesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kısmen reddi, kısmen kabulü ile davanın kısmen reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harçlarının istemleri hâlinde davalı Karaköprü Belediye Başkanlığı ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na ayrı ayrı iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesine, 19/10/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.