Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/3671 E. , 2022/4284 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/3671
Karar No:2022/4284
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Gayrimenkul Yatırım Petrol Enerji Sanayi A.Ş.
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, “… Köyü, … Mevkii, … Mahallesi, No:… ” adresindeki tesis için istasyonlu bayilik lisansı verilmesi istemiyle davacı şirket tarafından yapılan başvurunun, başvuru dosyasında yer alan asgari mesafe tespit tutanağının Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin 45. maddesine uygun olmadığından bahisle reddine ilişkin … tarih ve E…. sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile; “İmar Kanunu hükümlerine göre 01/01/2005 tarihinden önce imar planına “akaryakıt istasyonu” alanı olarak işlenmiş veya geçerli inşaat ruhsatı veya yapı kullanım ruhsatı olan yerler için, kişilerin yapacakları başvurularda asgari mesafe şartının aranmayacağına” karar verildiği, Danıştay Onüçüncü Dairesi’nin 09/03/2009 tarih ve E:2008/10927 sayılı kararı ile yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle söz konusu kararın yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, anılan yargı kararı uyarınca Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile … tarih ve … sayılı kararın kaldırıldığı,
Şu hâlde, yürürlükteki mevzuat hükümleri uyarınca, akaryakıt istasyonları arasındaki mesafe -aynı yönde olmak üzere- şehirler arası yollarda on kilometre, şehiriçi yollarda bir kilometreden az olamayacağından, bayilik lisansı almak için başvuran isteklilerin mevzuatta yer verilen bu düzenlemeye ilişkin gerekli tespitleri yaparak Kurul’a ibraz etmelerinin bir zorunluluk olduğu,
Mahkeme’nin 06/11/2019 tarihli ara kararına cevaben gönderilen bilgi ve belgelerden, 5015 sayılı Kanun’un Geçici 1. maddesi uyarınca 20/12/2003 tarihinden itibaren başvuru yapılması gereken 1 yıllık süre içinde lisans almak üzere davalı idareye herhangi bir başvuru yapılmadığının anlaşıldığı, mevzuatı uyarınca ilgili akaryakıt istasyonunun 01/01/2005 tarihinden önce imar planına akaryakıt istasyonu alanı olarak işlenmiş olmasının başvuru tarihi itibarıyla asgari mesafe şartından muafiyet sağlamadığı,
Netice itibarıyla, mevzuata uygun bir asgari mesafe tespit tutanağı ibraz etmeyen davacının lisans başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ilgili akaryakıt istasyonuna ilk kez 27/11/1970 tarihinde işletme ruhsatı verildiği, istasyonun önceki sahibi olan … Petrol Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’nin başvurusu üzerine Uşak İl Özel İdaresi’nin 25/04/2014 tarihli yazısı ile akaryakıt istasyonu için çalışma ruhsatı verilmesinde sakınca olmadığının belirtildiği, söz konusu yazıya itimat ederek istasyonu satın aldıkları, 01/01/2005 tarihinden önce imar planında akaryakıt istasyonu olarak belirlenmiş yerler için EPDK tarafından asgari mesafe şartı muafiyeti getirildiği, Uşak İl Özel İdaresi’nden sahibi oldukları akaryakıt istasyonu için asgari mesafe tespit tutanağı aranıp aranmadığının sorulduğu, verilen cevabî yazıda istasyonlarının bu şarttan muaf olduğunun belirtildiği, buna rağmen lisans başvurusunun reddedildiği, öte yandan, davalı idarece tebligatların yanlış adrese ve usulüne aykırı olarak yapıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya, fazladan yatırılan …-TL harcın istemi hâlinde davalı idareye iadesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 21/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.