Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/368 E. , 2021/434 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/368
Karar No:2021/434
YETKİLİ YARGI YERİNİN BELİRLENMESİ KARARI
Dava, … Madencilik İnşaat Nakliye Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili Av. …tarafından, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nce gerçekleştirilen Siirt ili, Pervari ilçesi sınırları içerisinde bulunan ER:…sayılı IV. grup maden arama ruhsatı ihalesine ait ihale onayının uygun bulunmamasına ilişkin …tarih ve …sayılı işlemin iptali istemiyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’ne karşı açılmıştır.
…İdare Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla, dava konusu ihale onayının uygun bulunmamasına ilişkin işlemin, özel yetki kuralları arasında yer alan 2577 sayılı Kanun’un 34. maddesinde sayılan imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi işlemlerden olmadığı anlaşıldığından, işbu davanın görüm ve çözümünde, 2577 sayılı Kanun’un 32/1. maddesi uyarınca işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğu gerekçesiyle dosyanın Ankara İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
…İdare Mahkemesi’nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla ise, dava konusu işlemin, Siirt ili, Pervari ilçesinde bulunan IV. Grup ER:…numaralı sahanın maden ruhsatı işlemlerine ilişkin olduğu, davanın mahiyeti itibarıyla anılan taşınmaza maden ruhsatı verilmesi kapsamında 3213 sayılı Maden Kanunu ve ilgili diğer mevzuatın uygulanmasına ilişkin bulunduğu, bu nedenle uyuşmazlığın görüm ve çözümünün, 2577 sayılı Kanun’un 34/1. maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer İdare Mahkemesi olan Siirt İdare Mahkemesi’nin yetkisinde olduğu gerekçesiyle yetkili yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın Danıştay’a gönderilmesine karar verilmiştir.
Aktarılan kararlar üzerine ortaya çıkan yetki uyuşmazlığına ilişkin dosya, 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 27. maddesi ve 2577 sayılı Kanun’un 43. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari davalarda genel yetki” başlıklı 32. maddesinin birinci fıkrasında, “Göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, bu Kanun’da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması hâlinde, yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idarî işlemi veya idarî sözleşmeyi yapan idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.”; 34. maddesinin birinci fıkrasında ise, “İmar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskan gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idarî davalarda yetkili mahkeme taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesidir.” kuralına yer verilmiştir.
İdari davalarda genel yetki, 2577 sayılı Kanun’un 32. maddesinde düzenlenmiştir. 32. maddenin yukarıda yer verilen birinci fıkrasına göre, iptal davalarında yetki konusundaki genel kural, dava konusu idari işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olmasıdır.
2577 sayılı Kanun’un 33. ile 37. maddeleri arasında ise, kamu görevlileri ile ilgili davalarda, taşınmaz ve taşınır mallara ilişkin davalarda, tam yargı davalarında ve vergi uyuşmazlıklarında geçerli olan özel yetki kuralları düzenlenmiştir.
Kanun’un 34. maddesinde, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından kaynaklanan iptal ve tam yargı davaları ile konusu taşınmaz mal olan idarî sözleşme uyuşmazlıklarından ve ayrıca kamu mallarına ilişkin idari davalardan söz edilmiştir. Maddenin öngördüğü yetki kuralı özel ve kesin nitelikte olduğundan; anılan davaların mutlaka uyuşmazlık konusu taşınmaz malın bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde görülmesi gerekmekte, 32. maddenin birinci fıkrasındaki genel yetki kuralının bu alanda geçerliliği bulunmamaktadır (YENİCE Kâzım / ESİN Yüksel, Açıklamalı-İçtihatlı-Notlu İdari Yargılama Usulü, 1983, Ankara, s.656).
Aslında, 2577 sayılı Kanun’un 2. maddesinde düzenlenen idarî dava türlerinden hiç birinin konusu taşınmaz mallar değildir. Dolayısıyla, 34. maddede yer alan “taşınmaz mallara ilişkin davalar” ifadesinden anlaşılması gereken, taşınmaz malları konu edinen idarî davalar değil; “idarî uyuşmazlığın kaynağı olan taşınmaz mallarla ilgili bir isteği karşılayan” ya da “taşınmaz mallar üzerindeki bir hakkı ihlâl eden” idarî işlemleri konu edinen idarî davalardır (CANDAN Turgut, Açıklamalı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 2017, Ankara, s.929).
Bu durumda, idarî dava türlerinden olan iptal davalarında, yetkili mahkemenin tespitinde kural olarak 32. maddede belirlenen ilkenin uygulanmasının esas olduğu; bu genel kuraldan ayrılmanın ancak istisna öngören özel bir yetki kuralının varlığı hâlinde mümkün olduğu; 2577 sayılı Kanun’un 34. maddesinde düzenlenen özel yetki kuralının ise, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasını veya taşınmaza bağlı hakları konu alan işlemlere karşı açılan davalara yönelik olduğu açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlığın, davacının uhdesinde kalan Siirt ili, Pervari ilçesi sınırları içerisinde bulunan ER: …sayılı IV. grup maden arama ruhsatı ihalesine ait ihale onayının uygun bulunmamasına ilişkin işlemden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun’un 34. maddesinin birinci fıkrası kapsamında imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasına veya taşınmaza bağlı hak kapsamında bulunan bir işleme yönelik olmadığı, taşınmaz hukukuna ilişkin herhangi bir mevzuat hükmü uygulanmaksızın maden arama ruhsatı ihalesine ait ihale onayının uygun bulunmamasına ilişkin olduğu anlaşıldığından, uyuşmazlığın çözümünde 2577 sayılı Kanun’un 32. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki genel yetki kuralı uyarınca, dava konusu işlemi tesis eden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın görüm ve çözümünde ANKARA İDARE MAHKEMESİ’NİN YETKİLİ OLDUĞUNA, dava dosyasının Ankara 15. İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, kararın Siirt İdare Mahkemesi’ne ve taraflara tebliğine, 10/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.