Danıştay Kararı 13. Daire 2021/3712 E. 2022/4743 K. 13.12.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/3712 E.  ,  2022/4743 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/3712
Karar No:2022/4743

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirkete toplamda 2.404.158,72-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu’nun (Kurul) … tarih ve …5 sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce, Dairemizin 07/03/2019 tarih ve E:2015/1473, K:2019/703 sayılı kararı ile dava konusu Kurul kararının T.C Kimlik numarası bilgilerindeki yanlışlıkla ilgili 3. maddesi ve abonelik sözleşmelerini muhafaza etme yükümlülüğünün yerine getirilmemesiyle ilgili 4. maddesi yönünden onanmasına, herhangi bir abonelik sözleşmesi imzalanmadan ve kimlik fotokopisi alınmadan hat verilmesiyle ilgili 1. maddesi ve abonelere abonelik sözleşmesinin bir nüshasının verilmemesiyle ilgili 2. maddesi yönünden ise bozulması üzerine bozma kararına uyularak verilen kararda; uyuşmazlığa konu olay incelendiğinde, mobil telefon işletmecileri tarafından, açık hatlara ilişkin … tarih ve … sayılı Kurul kararının ve Abonelik Kayıtlarının Güncellenmesi ve Son Kullanıcıların Aboneliğinin Gerçekleştirilmesi İşlemine İlişkin Usul ve Esasların gereklerinin yerine getirilip getirilmediğinin tespit edilmesi amacıyla davacı şirket hakkında … tarih ve … sayılı Kurul kararı ile soruşturma açılmasına karar verildiği, soruşturmanın 17/03/2011 – 17/09/2011 tarihleri arasında gerçekleştirildiği, soruşturma kapsamında … bayilerinde yapılan yerinde incelemelerde, işletmeci sistemi ve arşivinde araştırma yapılarak açık hat aktivasyonu yapılıp yapılmadığı tespitinin mümkün olmadığı gerekçesiyle Telekomünikasyon Kurumu’nun Denetim Çalışmalarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan kural uygulanmaksızın, bayilerden açık hat alınması denenmek suretiyle birtakım tespitlerde bulunulduğu, söz konusu tespitlere dayanılarak alınan dava konusu Kurul kararının davacı şirkete ilişkin kısmının 1. maddesinde, herhangi bir abonelik sözleşmesi imzalanmadan ve kimlik fotokopisi alınmadan hat verilmesi; 2. maddesinde ise, abonelere abonelik sözleşmesinin bir nüshasının verilmemesi nedeniyle Telekomünikasyon Kurumu Tarafından İşletmecilere Uygulanacak İdari Para Cezaları ile Diğer Müeyyide ve Tedbirler Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinin (a) fıkrası uyarınca, 2010 yılı net satış tutarının (3.005.198.407,70) %0,02 (onbinde iki)’si oranında ayrı ayrı idarî para cezası uygulanmasına karar verildiği,
Bu durumda, Telekomünikasyon Kurumu’nun Denetim Çalışmalarına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin yürürlükte kaldığı 30/03/2007 – 14/12/2011 tarihleri arasında gerçekleştirilen denetim faaliyetlerinde, anılan Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan kural uyarınca, Kurum denetçilerinin denetime başlamadan önce Kurum adına denetleme yetkisini haiz olduklarına dair görevlendirme yazısı ve/veya kimlik belgesi ile kendilerini denetlenen tarafa tanıtmaları gerektiğinden, 17/03/2011-17/09/2011 tarihleri arasında gerçekleştirilen soruşturma kapsamında Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan kural uygulanmaksızın davacı şirkete ait bayilerden normal bir vatandaş gibi açık hat alınmasının denenmesi suretiyle gerçekleştirilen denetimler sonucunda elde edilen tespitlere dayanılarak davacı şirket hakkında idarî para cezası uygulanmasına ilişkin dava konusu Kurul kararının 1. ve 2. maddelerinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin ilgili kısımlarının iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, söz konusu denetimin 5809 sayılı Kanuna göre yapıldığı, mülga yönetmelik kuralının esas alınmasının normlar hiyerarşisine aykırı olduğu, kanun yürürlüğe girince yönetmeliğin geçerliğinin kalmadığı, tespitin niteliği gereği müşteri gibi gidilerek yapılacağı, işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin ilgili kısımlarının iptali yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (on beş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 13/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.