Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/407 E. , 2022/3468 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/407
Karar No:2022/3468
TEMYİZ EDENLER : 1. (DAVACI) : … Petrol Uluslar Arası Taşımacılık İhracat
İthalat İnşaat Tekstil Turizm İmalat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
2. (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bayilik lisansı sahibi davacı şirketin, sahip olduğu lisansın verdiği haklar dışında faaliyet göstererek yeniden satış amaçlı satış yaptığından bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 19. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi ve aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca 67.962,00-TL; dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal ettiğinden bahisle ise aynı Kanun’un 19. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 70.000,00-TL olmak üzere toplam 137.962,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu Kurul kararı, davacıya 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 70.000,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde; 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 7. fıkrasında 19. maddede belirtilenlerin dışında kalan, ancak Kanun’un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara verilecek idari para cezasının düzenlendiği, davacının, dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmaline ilişkin fiili için verilecek idari para cezasının ise, Kanun’un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 3 numaralı alt bendinde düzenlendiği;
Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin “Aşağıdaki hâllerde sorumlulara sekiz yüz elli bin Türk Lirası idari para cezası verilir” bölümünün, bendin (3) numaralı alt bendindeki “8. maddenin ihlâli” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunulduğu; Anayasa Mahkemesi’nin 03/05/2016 tarih ve 29701 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararıyla iptali istenilen maddenin, 5015 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi yönünden Anayasa’nın 2. maddesine aykırı bulunarak iptal edildiği ve iptal hükmünün de, kararın Resmî Gazetede yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği;
Bu itibarla, davalı idare tarafından davacının fiili, 5015 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendinde düzenlenen dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali eylemi olarak nitelendirildiğinden anılan fiilin karşılığı olarak, aynı Kanun’un 19/2(c)-3 maddesi uygulanmak suretiyle, hakkında ceza yaptırımı tayini gerekmekte ise de, maddenin Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmiş olması nedeniyle, davacı hakkında bu madde yönünden yaptırım uygulanmasının da hukuken mümkün bulunmadığı;
Kurul kararı ile davacı şirkete isnat edilen fiilin dağıtıcısı haricinde akaryakıt ikmal edilmesi olarak tanımlandığı, bu nedenle isnat edilen fiil ile örtüşmediğinden dolayı davacıya 5015 sayılı Kanun’un 8. maddesinin birinci fıkrasına dayanılarak idari para cezası verilemeyeceği,
Bu itibarla, “dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali etmek” fiilinin karşılığı olarak 19. maddede sayılanların dışında kalan fiiller için verilecek olan cezayı düzenleyen 19. maddenin 7. fıkrası yasal dayanak alınarak tesis edilen dava konusu işlemin bu kısmında hukukî isabet bulunmadığı;
Dava konusu Kurul kararı davacının sahip olduğu lisansın verdiği haklar dışında faaliyet göstererek yeniden satış amaçlı satış yapması sebebiyle davacıya 67.962,00-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde, dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile soruşturma raporunun birlikte değerlendirilmesinden, davacı şirketin 2012 yılı içerisinde muhtelif tarihlerde … tarih ve BAY/… sayılı bayilik lisansı sahibi … Petrol Ürünleri Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi’ne akaryakıt ikmal etmek suretiyle yeniden satış amaçlı satış yaparak 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi ve aynı maddenin 4. fıkrasını ihlâl ettiği anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararının 67.962,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davacının sahip olduğu lisansın verdiği haklar dışında faaliyet göstererek yeniden satış amaçlı satış yaptığı gerekçesiyle tesis edilen idarî para cezası yönünden davanın reddine; dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali gerçekleştirdiği gerekçesiyle tesis edilen idarî para cezası yönünden ise işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, isnat edilen fiilin işlenmediği öte yandan lehe kanun tespit edilmeden ceza verildiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, Mahkemece yapılan değerlendirmenin fiilin yaptırımsız kalması anlamına geldiği, Anayasa Mahkemesi kararının yarattığı kanunî boşluğun yasa koyucu tarafından doldurulacağı, bu zamana kadar piyasa işleyişinde aksaklık yaşanmaması için 19. maddenin 7. fıkrası kapsamında işlem tesis edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
Davacı tarafından ise, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal hükmü ile beraber lehe durum oluştuğu, Anayasa’ya aykırılığı tespit edilen düzenlemeler dayanak alınarak haklarında ceza verilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının davacının sahip olduğu lisansın verdiği haklar dışında faaliyet göstererek yeniden satış amaçlı satış yaptığı gerekçesiyle tesis edilen idarî para cezasına ilişkin kısmı yönünden davanın redde ilişkin kısmının onanmasına; dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali gerçekleştirdiği gerekçesiyle tesis edilen idarî para cezasına yönünden işlemin iptaline ilişkin kısmı bakımından ise bozulmasına karar verilmesinin gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirketin bağlı olduğu dağıtıcı firma tarafından Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna gönderilen 05/10/2012 tarihli yazı ile davacı şirketin, aynı dağıtıcıya bağlı başka bir bayi ile Mayıs 2012 döneminde karşılıklı olarak motorin ikmal ettikleri bildirilmiştir.
Bunun üzerine 13/02/2018 tarih ve 7536 sayılı Başkanlık Oluru ile başlatılan soruşturma neticesinde yapılan tespitler kapsamında, Kurul’un … tarih ve … sayılı kararıyla, davacı şirketin sahip olduğu lisansın verdiği haklar dışında faaliyet göstererek yeniden satış amaçlı satış yapması sebebiyle 67.962,00-TL; sözleşmeli dağıtıcısı haricinde akaryakıt temin etmesi sebebiyle de 70.000,00-TL olmak üzere toplam 137.962,00-TL idari para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun “Bayiler” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında, bayi lisanslarına ilişkin düzenlemelerin (teknik, güvenlik, kapasite, çevre vb.) Kurum tarafından yapılacağı, bayilerin, dağıtıcıları ile yapacakları tek elden satış sözleşmesine göre bayilik faaliyetini yürütecekleri; aynı maddenin 2. fıkrasının (a) bendinde, bayilerin lisanslarının devamı süresince, bayisi olduğu dağıtıcı haricinde diğer dağıtıcı ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapılmaması ile yükümlü olduğu kuralına yer verilmiştir.
5015 sayılı Kanun’un “idari para cezaları” başlıklı 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin 3 numaralı alt bendinde, 5, 6, 7, 8 ve 17. maddelerin ihlâli hâlinde, sorumlulara sekiz yüz elli bin Türk Lirası idari para cezası verileceği; aynı maddenin 2. fıkrasının (d) bendinde, 8. maddenin ihlâli hâlinde bayiler için (c) bendinde yer alan cezanın beşte birinin uygulanacağı; 19. maddesinin 7. fıkrasında ise, yukarıda belirtilenlerin dışında kalan ancak bu Kanun’un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin beş yüz Türk Lirasından yetmiş bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verileceği kurala bağlanmıştır.
Petrol Piyasası Lisans Yönetmeliği’nin “Bayilik Lisansı Sahiplerinin Yükümlülükleri” başlıklı 38/d maddesinde, “Bayisi oldukları dağıtıcı haricinde akaryakıt temini yapılmaması” kuralı yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının davacının sahip olduğu lisansın verdiği haklar dışında faaliyet göstererek yeniden satış amaçlı satış yaptığı gerekçesiyle tesis edilen idarî para cezası yönünden davanın reddine ilişkin istinaf başvurusunun reddine dair kısmında hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
2. Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacının dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali gerçekleştirdiği gerekçesiyle tesis edilen idarî para cezası yönünden dava konusu işlemin iptaline ilişkin istinaf başvurusunun reddine dair kısmı incelendiğinde;
İdari yaptırımlar ve idari para cezaları idarenin bir yargı kararına gerek olmaksızın, yasaların açıkça verdiği bir yetkiye dayanarak, idare hukukuna özgü yöntemlerle, doğrudan doğruya bir işlem ile uyguladığı yaptırımlarla verdiği cezalardır. Kabahatler Kanunu’na göre hangi fiillerin kabahat oluşturduğu, kanunda açıkça tanımlanabileceği gibi kanunun kapsam ve koşulları bakımından belirlediği çerçeve hükmün içeriği, idarenin genel ve düzenleyici işlemleriyle de doldurulabilecek, fakat kabahat karşılığı olan yaptırımların türü, süresi ve miktarı, ancak kanunla belirlenecektir.
Esasen ceza hukukunu ilgilendiren suçta kanunilik ve cezada kanunilik ilkeleri ceza hukukundan kabahatler hukukuna sirayet etmiştir. İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza içeren hükümler ihdas edip edemeyeceği açısından idareye genel ve düzenleyici işlemlerle, kanunla çizilen çerçeve hükmün içeriğini hangi kabahatlerin yaptırım gerektireceği konusunda doldurma yetkisi verilmiştir. Fakat kabahatler karşılığında uygulanacak idari yaptırımlar ise ancak kanunla düzenlenecektir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun “İdari para cezaları” başlıklı 19. maddesinde, bir kısım fiillere yönelik idarî para cezaları fıkralar hâlinde sayıldıktan sonra, yukarıda belirtilenlerin dışında kalan ancak bu Kanun’un getirdiği yükümlülüklere uymayanlara Kurumca bin beş yüz Türk Lirasından yetmiş bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verileceği kurala bağlanmıştır. Kanun koyucunun bu düzenlemeyle, Kanuna aykırı hiçbir fiilin yaptırımsız kalmamasını sağlamayı amaçladığı görülmektedir.
Dairemizce, 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinin “Aşağıdaki hallerde sorumlulara sekiz yüz elli bin Türk Lirası idari para cezası verilir” bölümünün, bendin (3) numaralı alt bendindeki “8. maddenin ihlâli” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğu kanaatiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmuş, Anayasa Mahkemesi’nin 03/05/2016 tarih ve 29701 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararıyla; 5015 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi yönünden Anayasa’nın 2. maddesine aykırı bulunarak iptaline ve iptal hükmünün de kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi tarafından verilen 07/04/2016 tarihli iptal kararının yürürlüğü 03/05/2016 tarihinden itibaren dokuz ay ertelenmesine rağmen bu süre içerisinde, iptal edilen kısma ilişkin yeni bir yasal düzenleme yürürlüğe girmemiştir. Bu nedenle davalı idare tarafından, dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal etmek fiilini işlediği tespit edilen davacı şirket hakkında Kanun’un 19. maddesinin 7. fıkrası gereğince idari para cezası uygulanmıştır.
5015 sayılı Kanun’un Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilen hükmü, bayilerin, bayisi olduğu dağıtıcı dışında başka bir dağıtıcıdan ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapılmamasına yönelik yükümlülüğe ilişkin olmayıp, bu yükümlülüğe aykırılık nedeniyle verilecek idari para cezasının maktu olarak düzenlenmesinin adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmayacağından, bu fiili işleyenler hakkında uygulanacak ceza maddesine ve miktarına yönelik bir iptal kararı olduğu, söz konusu yükümlülüğe aykırı davranan bayiler hakkında Kurumca ilgili mevzuat hükümleri dikkate alınarak işlem tesis edilebileceği açıktır.
Bu itibarla, dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmal etmeme yükümlülüğüne ilişkin olarak bu yükümlülüğün hukuka aykırı olduğundan bahisle verilmiş bir iptal kararı bulunmadığından, belirtilen yükümlülüğe riayet etmeyen bayilere, bu ihlal nedeniyle verilecek cezayı özel olarak ayrıca düzenleyen kanun maddesinin iptali nedeniyle oluşan hukukî durum dikkate alındığında, Kanun’un 19. maddesinde özel olarak sayılmayan ihlaller nedeniyle uygulanacak cezaları düzenleyen aynı maddenin yedinci fıkrası uyarınca idarî para cezası verilmesinde hukuka aykırılık, işlemin bu kısmının iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukukî isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, davacıya yeniden satış amaçlı satış yapması sebebiyle …-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin kısmı yönünden davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından kararın bu kısmının ONANMASINA oybirliğiyle,
3. Davalının temyiz isteminin kabulüne;
4. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin davacı hakkında, dağıtıcısı dışında akaryakıt ikmali gerçekleştirdiği gerekçesiyle tesis edilen …-TL idarî para cezası uygulanmasına ilişkin kısmı yönünden iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair kısmının, 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA oyçokluğuyla,
5. Posta giderleri avansından artan tutar ile davalı harçtan muaf olduğundan istemi hâlinde temyiz aşamasında yatırılan toplam …-TL harcın davalıya iadesine,
6. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesine, 04/10/2022 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun 8. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde, bayilerin, bayisi olduğu dağıtıcı haricinde diğer dağıtıcı ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapılmaması ile yükümlü oldukları kurala bağlanmıştır.
Dairemizce, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun “İdarî para cezaları” başlıklı 11/04/2013 tarih ve 28615 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6455 sayılı Kanun’un 44. maddesiyle değişik 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “Aşağıdaki hâllerde, sorumlulara sekizyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verilir” kuralının, (3) numaralı alt bendindeki “8. maddenin ihlâli” yönünden Anayasa’nın 2. maddesine aykırı görülerek yapılan itiraz başvurusu üzerine, Anayasa Mahkemesi’nin 07/04/2016 tarih ve E:2015/109, K:2016/28 sayılı kararıyla, 5015 sayılı Kanun’un, 28/03/2013 tarih ve 6455 sayılı Kanun’un 44. maddesiyle değiştirilen 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin, “Aşağıdaki hâllerde, sorumlulara sekizyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verilir” bölümünün, 5015 sayılı Kanun’un 8. maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline, iptal hükmünün, kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir.
Anılan iptal kararı, 03/05/2016 tarih ve 29701 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak 03/02/2017 tarihinde yürürlüğe girmiş olmasına rağmen kanun koyucu tarafından 5015 sayılı Kanun’un 8. maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi yönünden uygulanacak idarî para cezasına yönelik belirtilen tarihe kadar yeni bir yasal düzenleme yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesi’nce, bayilerin dağıtıcı haricinde başka dağıtıcılardan veya onların bayilerinden akaryakıt ikmal etmeleri hâlinde fiilin haksızlık içeriği, bayilerin kusur durumu dikkate alınmadan, ekonomik büyüklüklerine ve sınıflarına göre adil bir denge gözetilmeden, itiraz konusu kuralla ölçülü ve makul olmayan idarî para cezası ile cezalandırılmalarının hukuk devletinin gereği olan “adalet” ve “hakkaniyet” ilkeleriyle bağdaşmadığı gerekçesiyle vermiş olduğu iptal kararının yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla, iptal kararının gerekçesine uygun yasal bir düzenleme yapılmadığı gözardı edilerek, davalı idarece 5015 sayılı Kanun’un 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c-3) bendine göre verilemeyen idari para cezasının, bu kez anılan maddenin yedinci fıkrası uyarınca verilmesinin hukuki güvenlik ve hukuki belirlilik ilkeleri açısından kabul edilmesi mümkün değildir.
Kanun koyucu tarafından, 28/02/2019 tarih ve 30700 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7164 sayılı Kanun’un 32. maddesi ile getirilen düzenleme ile madde yeniden düzenlenmiş ve 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun “idari para cezaları” başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin 3 numaralı alt bendinde, 8. maddenin ikinci fıkrasının (a) bendinin ihlali hâlinde sorumlulara uygulanacak idari para cezası belirlenmiştir.
Buna göre, 5015 sayılı Kanun’un 8. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer alan, bayisi olduğu dağıtıcı haricinde diğer dağıtıcı ve onların bayilerinden akaryakıt ikmali yapılmaması yükümlülüğünün ihlâli hâlinde, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının yürürlüğe girdiği 03/02/2017 tarihinden, bu konuda gerekli yasal düzenlemenin yapıldığı 28/02/2019 tarihine kadar olan dönemde bayiler için uygulanacak herhangi bir idarî para cezası bulunmamakta olup, lehe olan bu durumun 28/02/2019 tarihinden önce söz konusu fiili işleyenlere aynen uygulanması hukuk devleti ilkesinin gereğidir.
Bu itibarla, Anayasa Mahkemesi’nce, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’nun, 28/03/2013 tarih ve 6455 sayılı Kanun’un 44. maddesiyle değiştirilen 19. maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinin, “Aşağıdaki hâllerde, sorumlulara sekizyüzellibin Türk Lirası idarî para cezası verilir:” bölümünün, 5015 sayılı Kanun’un 8. maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi yönünden iptal edilmesi ve kanun koyucu tarafından uygulanacak yaptırım konusunda iptal kararında verilen süre içerisinde herhangi bir yasal düzenleme yapılmaması karşısında, 28/02/2019 tarihinden önce söz konusu fiili işleyenlere lehe olan durumun uygulanmayıp, Kanun’un 19. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca idari para cezası verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.