Danıştay Kararı 13. Daire 2021/5003 E. 2022/2696 K. 16.06.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/5003 E.  ,  2022/2696 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/5003
Karar No:2022/2696

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Kurumu
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdarî Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … Anonim Şirketi tarafından … Sanayi Ticaret Anonim Şirketi’nin 01/01/2017-31/12/2017 hesap dönemine ait finansal tablolarına yönelik yürütülen bağımsız denetim çalışmalarının kalite güvence sistemi incelemeleri kapsamında Kurum uzmanlarınca incelenmesi sonucunda düzenlenen … tarih ve … sayılı İnceleme Raporu’nda tespit edilen mevzuata aykırılıklara istinaden, anılan bağımsız denetim kuruluşu adına bağımsız denetim raporunu imzalayan sorumlu denetçi davacıya “01/01/2021 tarihine kadar faaliyet izninin askıya alınması” yaptırımı uygulanmasına ilişkin Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu’nun (Kurul) … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; davacı tarafından gerçekleştirilen denetim kapsamında hazırlanan denetim dosyasında birtakım bağımsız denetim standartlarına riayet edilmediği hususu sabit görülmekle birlikte, bu riayetsizliğin dava konusu Kurul kararının dayanağı Bağımsız Denetim Yönetmeliği’nin ilgili maddesini ihlâl eder nitelikte olmadığı, zira bu riayetsizliğin, söz konusu denetim çalışmasında, Türkiye Denetim Standartları (TDS) çerçevesinde dürüstlük, tarafsızlık, bağımsızlık, meslekî yeterlilik ve özen, sır saklama, mesleğe uygun davranış ve diğer etik ilkelere uyulmaması ya da kaliteli ve güvenilir denetimler gerçekleştirilmemesi olarak nitelendirilemeyeceği, nitekim davaya konu Kurul kararının dayanağı inceleme raporunu imzalayan iki uzman tarafından da, tespit edilen aykırılıkların Bağımsız Denetim Yönetmeliği’nin 40. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında kaldığı sonuç ve kanaatine varıldığı, bu hükme göre ise “uyarı” yaptırımı tesisi gerektiğinin açık olduğu, farklı yöndeki Kurul kararında hukuka uygunluk bulunmadığı, öte yandan, davalı idarenin, savunma dilekçesinde de ifade edildiği üzere, uzman inceleme raporlarında önerilen yaptırımı uygulama gibi bir zorunluluğu bulunmamakla ve önerilenden daha ağırını veya daha hafifini uygulamasına bir mani olmamakla birlikte, davaya konu Kurul kararında, uzman inceleme raporunda tespit edilen aykırılıklara aynen yer verildiği, rapora ilaveten hiçbir hususun ya da raporda yer verilen hangi aykırılığın Yönetmeliğin 40. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamında değil de 41. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi kapsamında değerlendirildiğinin ortaya konulamadığı, davalı idarece, tespit edilen aykırılıklar açısından rapora aynen itibar edildiği ve önerilen yaptırım bakımından neden rapordan ayrıldığının somutlaştırılamadığı, bu hâliyle de işlemde hukukî tutarlılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdarî Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, denetim kuruluşunun denetim yetkisini sorumlu denetçisi eliyle kullandığı, sorumlu denetçinin, denetim faaliyetinin yürütülmesinden doğrudan sorumlu olduğu, denetim ekiplerinin, denetimlerini sorumlu denetçinin gözetimi ve idaresi altında gerçekleştirdiği ve sorumlu denetçinin denetim raporunu bağımsız denetim kuruluşu adına imzalamaya yetkili olduğu, bu nedenle mevzuata aykırı fiillere sorumlu denetçinin doğrudan sebep olduğu, Kurul kararında mevzuata aykırı fiillerin neler olduğunun ve idari yaptırımın gerekçelerinin tek tek belirtildiği, 660 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca bağımsız denetçiler ve bağımsız denetim kuruluşları hakkında uygulanacak yaptırım türüne karar verme görev ve yetkisinin münhasıran Kurul’a ait olduğu, Kurum uzmanlarının görev ve yetki alanının, mevzuata aykırılığın tespitini yapmakla sınırlı olduğu, bu aykırılıklara karşılık gelen kabahati tespit yetkileri bulunmadığı, Kurul’un inceleme raporlarında yer alan yaptırım türlerine ilişkin kanaatlerle bağlı olmadığı, idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği, Mahkemenin, inceleme raporuyla tespit edilen mevzuata aykırılıkların “uyarı” yaptırımını gerektirdiği yönündeki değerlendirmesinin Kurul’un takdir yetkisinin kaldırılması anlamına geldiği, inceleme raporuyla tespit edilen mevzuata aykırılıkların Kurul kararında aynen yer almasının önerilen kabahatin ve yaptırım türünün de aynen benimsenmesi zorunluluğunu içermediği, Kurul’un görevinin tespit yapmak olmadığı, dava konusu Kurul kararının hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … İdarî Dava Dairesi’nin … tarih ve E:… , K:… sayılı temyize konu kararında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davalı idareye iadesine,
5. Kullanılmayan … -TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davalı idareye iadesine,
6. 2577 sayılı İdarî Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdarî Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 16/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.