Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2021/5058 E. , 2021/5349 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/5058
Karar No : 2021/5349
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Genel Müdürlüğü
DAVANIN KONUSU : Manisa ili, Salihli ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde kayıtlı 694 m² yüzölçümlü taşınmazın satışına ilişkin olarak davalı idarece 12/04/2007 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin yargı kararıyla iptali üzerine, taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile davalı idare lehine tescil edilmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen şimdilik 1.000.000,00-TL maddi zararın yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dava dilekçesi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü tarafından 12/04/2007 tarihinde gerçekleştirilen TCDD taşınmazlarının müzayede yöntemiyle satışı ihalesi ile bu işlemin dayanağı olan 09/11/2006 tarih ve 26341 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü’ne Ait Taşınmazların Satışı ve Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmeliğin iptali istemiyle açılan davada, Dairemizin 26/04/2011 tarih ve E:2007/5183, K:2011/1862 sayılı kararıyla, davanın Yönetmeliğin iptali istemine yönelik kısmı hakkında konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 12/04/2007 tarihli TCDD taşınmaz satışı ihalesinin ise iptaline karar verilmiştir.
Bunun üzerine, davalı idare tarafından, söz konusu ihale neticesinde davacıya satışına karar verilerek devredilen Manisa ili, Salihli ilçesi, … Mahallesi, … ada, …parselde kayıtlı 694 m² yüzölçümlü taşınmazın tapu kaydının iptali ve idareleri adına tescili istemiyle açılan davada, … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile TCDD İşletmesi Genel Müdürlüğü adına tesciline karar verilmiş ve anılan karar kesinleşmiştir.
Davacı tarafından yapılan başvuru üzerine davalı idarece … tarih ve … sayılı işlemle, satış bedeli olan 430.000,00-TL ile satış bedelinin idare hesabına yatırıldığı tarih ile taşınmazın yeniden idarenin mülkiyetine geçtiği tarih arasındaki 519.110,14-TL yasal faiz tutarı olmak üzere toplam 949.110,14-TL bedel üzerinden davacının mutabakatının alınmasına müteakip, söz konusu bedelin ödenmesini teminen konunun değerlendirileceği bildirilmiştir.
Bakılan dava, uğranıldığı ileri sürülen zararın davalı idarece belirtilen miktar ile karşılanmadığı iddiasıyla şimdilik 1.000.000,00-TL maddi zararın yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 24. maddesinde, ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülecek davalar sayılarak, yalnızca bu davaların ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’ca karara bağlanacağı; 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun’un 1. maddesinde, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinin bu Kanunla verilen görevleri yerine getirmek üzere kurulmuş “genel görevli” mahkemeler olduğu; 5. maddesinde, idare mahkemelerinin, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştay’da çözümlenecek olanlar dışındaki davaları çözümleyeceği; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14/3-(a) maddesinde, dilekçelerin görev ve yetki yönünden inceleneceği; 15/1-(a) maddesinde, 14. maddenin 3. fıkrasının (a) bendine göre adlî yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine, idarî yargının görevli olduğu konularda ise görevli veya yetkili olmayan mahkemeye açılan davanın görev veya yetki yönünden reddedilerek dava dosyasının görevli veya yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verileceği; 32. maddesinin 1. fıkrasında, göreve ilişkin hükümler saklı kalmak şartıyla, bu Kanun’da veya özel kanunlarda yetkili idare mahkemesinin gösterilmemiş olması hâlinde, yetkili idare mahkemesinin, dava konusu olan idarî işlemi veya idarî sözleşmeyi yapan idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi olduğu; 34. maddesinin 1. fıkrasında, imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasında veya bunlara bağlı her türlü haklara veya kamu mallarına ilişkin idarî davalarda yetkili mahkemenin taşınmaz malların bulunduğu yer idare mahkemesi olduğu; 36. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde ise, idarî sözleşmelerden doğanlar dışında kalan tam yargı davalarında yetkili mahkemenin, zararı doğuran idarî uyuşmazlığı çözümlemeye yetkili idarî mahkeme olduğu kurala bağlanmıştır.
İdarî davalarda genel yetki, 2577 sayılı Kanun’un 32. maddesinde düzenlenmiştir. 32. maddenin 1. fıkrasına göre, iptal davalarında yetki konusundaki genel kural, dava konusu idarî işlemi tesis eden idarî merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinin yetkili olmasıdır.
2577 sayılı Kanun’un 33. ilâ 37. Maddelerinde ise, kamu görevlileri ile ilgili davalarda, taşınmaz ve taşınır mallara ilişkin davalarda, tam yargı davalarında ve vergi uyuşmazlıklarında geçerli olan özel yetki kuralları düzenlenmiştir.
Kanun’un 34. maddesinde, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasından kaynaklanan iptal ve tam yargı davaları ile konusu taşınmaz mal olan idarî sözleşme uyuşmazlıklarından ve ayrıca kamu mallarına ilişkin idarî davalardan söz edilmiştir. Maddenin öngördüğü yetki kuralı özel ve kesin nitelikte olduğundan; anılan davaların mutlaka uyuşmazlık konusu taşınmaz malın bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde görülmesi gerekmekte, 32. maddenin 1. fıkrasındaki genel yetki kuralının bu alanda geçerliliği bulunmamaktadır. Kanun’un 36. maddesinin (a) bendi ise, bağımsız bir yetki kuralı getirmiş olmayıp, Kanun’un 32-35. maddelerinde yer alan kurallara atıfta bulunduğu, ilgilinin zarara uğramasına neden olan işlem 32. maddenin kapsamına giren türden ise, bu işlemden dolayı açılacak tam yargı davasına “işlemi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki” idare mahkemesinde bakılacaktır. 36. maddenin (a) bendinde öngörülen yetkili mahkemeyi bulabilmek için 32-35. maddelerdeki yetki kurallarından birine başvurulması zorunlu bulunmaktadır (YENİCE Kâzım / ESİN Yüksel, Açıklamalı-İçtihatlı- Notlu İdari Yargılama Usulü, 1983, Ankara, s.656-674).
Aslında, 2577 sayılı Kanun’un 2. maddesinde düzenlenen idarî dava türlerinden hiç birinin konusu taşınmaz mallar değildir. Dolayısıyla, 34. maddede yer alan “taşınmaz mallara ilişkin davalar” ifadesinden anlaşılması gereken, taşınmaz malları konu edinen idarî davalar değil; “idarî uyuşmazlığın kaynağı olan taşınmaz mallarla ilgili bir isteği karşılayan” ya da “taşınmaz mallar üzerindeki bir hakkı ihlâl eden” idarî işlemleri konu edinen idarî davalardır (CANDAN Turgut, Açıklamalı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 2017, Ankara, s.929).
Bu durumda, idarî dava türlerinden olan iptal davalarında, yetkili mahkemenin tespitinde kural olarak 32. maddede belirlenen ilkenin uygulanmasının esas olduğu; bu genel kuraldan ayrılmanın ancak istisna öngören özel bir yetki kuralının varlığı hâlinde mümkün olduğu; 2577 sayılı Kanun’un 34. maddesinde düzenlenen özel yetki kuralının ise, taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasını veya taşınmaza bağlı hakları konu alan işlemlere karşı açılan davalara yönelik olduğu açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, davalı idarece 12/04/2007 tarihinde gerçekleştirilen ihale sonucunda Manisa ili, Salihli ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde kayıtlı 694 m² yüzölçümlü taşınmazın davacı tarafından satın alındığı, anılan ihalenin yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptal edildiği ve yeniden davalı idare lehine tescil edildiği, davacı tarafından yapılan başvuru üzerine davalı idarenin … tarih ve … sayılı işlemiyle, satış bedeli olan 430.000,00-TL’nin 519.110,14-TL yasal faiz tutarı ile birlikte toplam 949.110,14-TL bedel üzerinden davacının mutabakatının alınmasına müteakip ödeme yapılmasını teminen konunun değerlendirileceğinin bildirildiği, bunun üzerine uğranıldığı ileri sürülen zararın davalı idarece belirtilen miktar ile karşılanmadığı iddiasıyla şimdilik 1.000.000,00-TL tutarındaki tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, ihalenin yargı kararıyla iptali üzerine, taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile davalı idare lehine tescil edilmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın tazmini istemine ilişkin işbu davanın, Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak karara bağlayacağı idarî davalar arasında bulunmadığı, uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun’un 34. maddesinin 1. fıkrası kapsamında imar, kamulaştırma, yıkım, işgal, tahsis, ruhsat ve iskân gibi taşınmaz mallarla ilgili mevzuatın uygulanmasına veya taşınmaza bağlı hak kapsamında bulunan bir işleme yönelik olmadığı, taşınmaz hukukuna ilişkin herhangi bir kuralla ilgili olmaksızın, hukuka aykırı olduğu yargı kararıyla tespit edilen işlem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine yönelik olduğu anlaşıldığından, davanın çözümünde, 2577 sayılı Kanun’un 36. maddenin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca, uğranıldığı ileri sürülen zararın kaynağı olarak gösterilen ihale işlemini gerçekleştiren TCDD Genel Müdürlüğü’nün bulunduğu yerdeki Ankara İdare Mahkemesi’nin görevli ve yetkili olduğu sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN GÖREV YÖNÜNDEN REDDİNE,
2.Dosyanın Ankara İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 27/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.