Danıştay Kararı 13. Daire 2021/5069 E. 2022/4370 K. 23.11.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2021/5069 E.  ,  2022/4370 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2021/5069
Karar No:2022/4370

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
4- …
5- …
6- …
7- … İlçesi … Mahallesi Sosyal Yardımlaşma
ve Dayanışma Derneği
VEKİLİ : Av…

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av…
2- … Su ve Kanalizasyon İdaresi (…)
Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av…

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İller Bankası Anonim Şirketi’nce 22/10/2019 tarihinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca açık ihale usulü ile gerçekleştirilen “Özvatan (Kayseri) Atıksu Arıtma Tesisi İnşaatı Yapım İşi” ihalesinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; … ili, … ilçesi kanalizasyon hattı ihalesinin 19/10/2011 tarihinde yapıldığı, kanalizasyon projesi ile birlikte kanalizasyon hattının bitiş yerinin atık su arıtma tesisi yeri olarak belirlendiği, 6360 sayılı Kanun uyarınca ilçedeki altyapı sorumluluğunun davalı idareye devredildiği, bu kapsamda kanalizasyon projesi ile belirlenen yere atık su arıtma tesisi yapılabilmesi için 10/08/2015 tarihinde proje ihalesi yapıldığı, yapılan proje ihalesinin KASKİ Yönetim Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararı ile onayladığı, yapılan ihale uyarınca projenin yapılması için yüklenici şirket ile idare arasında 03/09/2015 tarihinde sözleşme imzalandığı, yapılan proje uyarınca gerekli kamulaştırma işlemleri tamamlanarak 2018 yılında taşınmazların davalı idare adına tescil edildiği, dava konusu arıtma tesisi inşaatı yapım işi ihalesinin … Bankası A.Ş. tarafından 22/10/2019 tarihinde gerçekleştirildiği, ihale konusu yapım işi için 21/11/2019 tarihinde yüklenici ile sözleşme imzalandığı, akabinde 03/12/2019 tarihinde düzenlenen tutanakla yer tesliminin yapıldığı, davacılar vekilince 09/06/2020 tarihli dilekçe ile idareye ihalenin iptali istemiyle yapılan başvurunun reddi üzerine bakılan davanın açıldığı;
Davacılar vekili tarafından atık su ihalesinin iptali isteminde ileri sürülen iddiaların; atık su arıtma tesisinin yapılacağı alanın sınırında ya da hemen yakınlarında evlerin ve meyve bahçelerinin bulunması, mahallenin tam ortasında arıtma tesisi yapılması durumunda meydana gelecek koku ile mahallede yaşamın çekilmez hâle geleceği ve arıtma tesisinin mahallenin ekosistemini ve biyoçeşitliliğini olumsuz etkileyeceği yönünde olduğu görüldüğünden, atık su tesisinin ekolojik çevreye ve insanların sağlığına zararı bulunup bulunmadığının tespitinin teknik ve uzmanlık gerektiren bilgi içermesi nedeniyle Mahkemelerinin 27/04/2021 tarihli ara kararı ile keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; ” Çevresel etkiler açısından değerlendirildiğinde, benzer tüm projelerde olduğu gibi bu projenin de olumsuz etkilerinin olması kaçınılmazdır. Dava dosyası incelendiğinde görülmüştür ki, oluşacak olumsuz etkiler alınacak önlemler sonucu ilgili mevzuat ve bilimsel esaslara göre kabul edilebilir düzeydedir. Ayrıca çevresel etki ve mevzuat yönüyle de uygundur. ” kanaat ve tespitine yer verildiği;
Bu itibarla, bilirkişi raporunda yer alan tespitler ile dosyadaki bilgi ve belgeler birlikte incelendiğinde, uyuşmazlık konusu atık su tesisi yapım işi ihalesinin Kanun ve yönetmelik hükümleri ile belirlenen yetki ve usul kurallarına uygun olarak kamu ihtiyacı sebebiyle yapıldığı, ekolojik ve biyolojik çevreye verebilecek muhtemel olumsuzlukların alınacak önlemler sonucu kabul edilebilir düzeyde olduğu ve çevresel etki açısından mevzuat hükümlerine uygun olduğu anlaşıldığından, atık su arıtma tesisinin yapım işine ilişkin ihalede hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, uyuşmazlık konusu atık su arıtma tesisinin ihale sürecinde ÇED raporunun düzenlenmediği, tesisin yapımı ile kötü koku ve çevre zararlarının meydana geleceği, doğal güzellikleri ile bilinen bölgenin mahalle sakinleri için yaşanmaz hâle geleceği, Atıksu Toplama ve Uzaklaştırma Sistemleri Hakkında Yönetmelik uyarınca güzergâh seçimi yapılırken gözetilmesi gereken hususların gözetilmediği, tesisin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki bir yerde kamulaştırmaya gerek kalmaksızın inşası mümkünken, mahallenin ortasındaki taşınmazların kamulaştırılması yoluna gidildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalılarca, temyiz istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra; üye …’ın dava konusu edilen arıtma tesisi yapım işi ihalesinin 22/10/2019 tarihinde gerçekleştirildiği, ihale konusu yapım işi için 21/11/2019 tarihinde yüklenici ile sözleşme imzalandığı ve 03/12/2019 tarihinde yer teslimi yapılarak atık su arıtma tesisi yapım işine başlandığı açık olduğundan, dava konusu yapım işi ihalesinden davacıların en geç yapım işi için yüklenici firmaya yer tesliminin gerçekleştiği ve inşaata başlandığı 03/12/2019 tarihinde haberdar olduklarının kabulü gerektiği, bu durumda, ivedi yargılama usulüne tâbi uyuşmazlıkta, davacıların proje ihalesinden en geç haberdar oldukları kabul edilen 03/12/2019 tarihinden itibaren otuz gün içinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 19/06/2020 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı anlaşıldığından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15/1-b maddesi uyarınca davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği yolundaki usule ilişkin ayrışık oyuna karşılık, bakılan davanın süresinde açıldığına oyçokluğu ile karar verilerek gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacılara iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 23/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.